Kitap Künyesi

Yazar: Rita Falk

Çevirmen: İlhan Yabantaş

Orijinal Adı: Winterkartoffelknödel

Yayın Evi: Pegasus Yayınları

İSBN: 9786053431695

Sayfa Sayısı: 240

--reklam--

Kış Patatesi Köftesi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Disiplinsiz ve miskin bir polis, Ferrari gibi güzel bir kadın. Kış patatesi kadar soluk tenli bir ceset.

Taşrada absürtlüklerle dolu bir cinayet vakası...

"Garip, hınzır ve içten."

-Die Abendzeitung-

"Rita Falk'ın bu ilk polisiye romanının ayakları yere sağlam basıyor. Çok sevimli ve olabildiğince yerel bir hikâye."

-Frontal-

"Rita Falk, Franz'ı konuşturuyor, hem de içinden geldiği gibi: küstah ve çok komik. Roman bu tarzıyla çok eğlenceli."

-Nürnberger Nachrichten-

"Zıpır karakterler ve bolca yerel mizah... Bavyeralı polisin bu ilk vakasını okuduktan sonra devamı için sabırsızlanacaksınız."

-Für Sie-

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Kış Patatesi Köftesi Alıntıları - Sözleri

  • Hayatta çeşit çeşit insan vardır. Kimisinin omzuna şöyle hafifçe dokunursun, ne demek istediğini anlar. Kimisinin de aklının çalışması için kafasına tahtayla vurman gerekir.
  • Üzerinde üç beyaz şerit olan yeşil-mavi bir eşofman giymişti. Üzerinde şöyle yazıyordu:, Abidas. Çek Cumhuriyeti'ndeki Vietnam pazarından alınmış kötü bir taklit. Artık taklit etmeye çalışmaktan bile vazgeçmişlerdi anlaşılan.
  • Olayı kimin çözdüğünü kimse bilmek istemez. Önemli olan çözülmüş olması,
  • Doğru laf: Rekabet işleri canlandırır.
  • Bir kez Ferrari'si olan biri bir daha Golf kullanmak istemezdi.

--reklam--

Kış Patatesi Köftesi İncelemesi - Şahsi Yorumlar

İsmi ilgimi çektiği için okumaya karar verdiğim bu kitabı o kadar zor okudum ki yarım bırakmamak için ite kaka zorla bitirdim. Anlatım o kadar havadaydi ki yani bir şeyler oluyor ama ne oluyor anlayamıyorsunuz. Bir satırda katili buluyor diğer satırda güneşlenmeye gidiyor, bir satırda biri ölüyor alt satıra geçiyorsunuz köpeğini yürüyüşe çıkarıyor. Kitap çok tutarsız geldi. Karakterlerin hiçbirine ısınamadım,belki büyükanneye biraz ısınmış olabilir o da beeelki yani %5 kadar falan Yazı dilini, anlatımı sevmedim. Sevmek için kendimi zorladım ama sevemedim. Zaten yazar kendisi de demiş herkes kötü kitap yazıyor ben neden yazmayayım, yani ne diyim dediğini yaptığı için yazarı tebrik ediyorum.. (Büsra Hanım)

Eser hayali bir köy olan Niderkaltenkirchen'in sakin günlerinde geçen bir rahat polisiye. Öyle Adlı Tıp, derin ipuçları filan yok. Münih polis teşkilatından kendi köyüne sürgün gönderilen Franz Eberhofer adlı polis memurunun ağzından anlatılıyor. Franz köyde kazara vuku bulan ölümlerden şüphelenerek davayı soruşturmaya başlıyor. Ortada dört kişilik bir ailenin trajik kaza sonucu ölümleri var fakat tüm köy kaza olduğunu davayı bırakması gerektiğini söyleyip duruyor. Belediye Başkanı bile onun öne sürdüğü fikirleri kabul etmiyor. Fakat Franz biraz ağır aksak ilerlese de ölümlerin arkasındaki bağlantı ile öne sürülenler arasındaki farkı gözden kaçırmıyor... Büyükannesinin yemekleri, sürekli indirim takipleri, babasının Beatles dinleyip esrar çekip büyük oğlu Leopold ile birbirlerine yaptıkları yalakalıkları mizahi bir dil ile anlatan Franz karakteri benim hoşuma gitti. Devam kitapları elimde olduğu için şimdi onları sıra ile okuyacağım... Son sayfalarda 'Büyükannenin Yemek Tarifleri Kitabından 1937' verilen tariflerde kitaba ayrı bir hava katmış. Sıkılmadan okunacak fakat çok fazla heyecanı olmayan kitabı tavsiye edip etmemekte karasız kaldım. En iyi bu seçimi okurlara bırakmak... Kitapla kalın (Nurhan Işkın)

Yazarımız Rita Falk demiş ki: " Okuduğum ve kötü bulduğum yığınla kitap ardından bir süre sonra şöyle bir duyguya kapıldım: Ben de kötü kitaplar yazabilirim. Hatta belki iyi bir kitap yazmayı bile başarabilirim. Ya da en azından komik kitaplar." Yazarımız komik bir kitap yazmayı başarmış ve kesinlikle kötü değildi. Eğlenerek okudum kitabı. 3 serilik bir taşra polisiyesi. Polisiye dediğine bakmayın derinlemesine bir polisiye değil. Kendi memeleketine sürülmüş bir polisin 4 cinayet vakasını çözmeye çalışması bu sırada ailesi ve arkadaşları ile yaşadıklarını anlatıyor kitabımız. (Victra)

--reklam--

Kış Patatesi Köftesi PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Rita Falk - Kış Patatesi Köftesi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kış Patatesi Köftesi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Rita Falk Kimdir?

--reklam--

Rita Falk Kitapları - Eserleri

  • Kış Patatesi Köftesi
  • Hamur Tatlısı Cinayeti
  • Az Pişmiş Kelle

--reklam--

Rita Falk Alıntıları - Sözleri

  • İçten ve karşılıksız sevgiyi artık kimse fark edemiyor, hemen kabalaşıyorlar. (Hamur Tatlısı Cinayeti)
  • Üzerinde üç beyaz şerit olan yeşil-mavi bir eşofman giymişti. Üzerinde şöyle yazıyordu:, Abidas. Çek Cumhuriyeti'ndeki Vietnam pazarından alınmış kötü bir taklit. Artık taklit etmeye çalışmaktan bile vazgeçmişlerdi anlaşılan. (Kış Patatesi Köftesi)
  • Olayı kimin çözdüğünü kimse bilmek istemez. Önemli olan çözülmüş olması, (Kış Patatesi Köftesi)
  • "Selam Franz," dediği sırada arkasından bir top uçarak kafasına çarptı. "Kes şunu Ignatz-Fynn. Lanet olasıca top dışarıda kalacak!" diye bağırdı omzundan geriye doğru. "Özür dilerim," dedi tekrar bana dönerek. Benden özür dilemesine gerek yoktu. Ne de olsa top benim kafama çarpmamıştı. Top gelip kafama çarptı. Mary'yi kenara itip hergeleyi yakaladım. Şişe geçirilmiş gibi bağırıyordu. Topu da ikiye böldüm. (Az Pişmiş Kelle)
  • "Bayan Eberhofer, siz biraz ufaldınız mı ne?" Büyükanne bunu elbette akustik olarak algılayamadı. Ancak Rudi'nin yüz ifadesine dayanarak, her ihtimale karşı onun dizine doğru bir tekme salladı. (Az Pişmiş Kelle)
  • Doğru laf: Rekabet işleri canlandırır. (Kış Patatesi Köftesi)
  • "İnsanların içini göremezsin, değil mi? Dışarıdan çok masum görünürler ama ruhları cehennemden fırlamış olabiliyor." (Hamur Tatlısı Cinayeti)
  • Devriye arabasına biner binmez fark ettim. Mesanem baskı yapıyordu. Çay tahliye edilmeliydi. Bu yüzden mavi ışıklar ve siren devreye girdi ve son hızla büroya geri döndüm. Elbette belediye binasında tek bir erkek tuvaletimiz var. Ve aslında bana ve Belediye Başkanı'na gayet yeterli oluyor. Ancak bu durum biraz farklıydı. Tam da ben sıkışmışken Belediye Başkanımızın tahta oturası gelmişti. Bravo. (Az Pişmiş Kelle)
  • Hayatta çeşit çeşit insan vardır. Kimisinin omzuna şöyle hafifçe dokunursun, ne demek istediğini anlar. Kimisinin de aklının çalışması için kafasına tahtayla vurman gerekir. (Kış Patatesi Köftesi)
  • Bir kez Ferrari'si olan biri bir daha Golf kullanmak istemezdi. (Kış Patatesi Köftesi)
  • Evet, Tanrı herkese hak ettiğini verir. (Az Pişmiş Kelle)