Kitap Künyesi
Yazar: Simone Weil
Çevirmen: Murat Erşen
Yayın Evi: Vakıfbank Kültür Yayınları
İSBN: 9786057947079
Sayfa Sayısı: 72
--reklam--
Kişi ve Kutsal Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Ne alıkoyuyor bizi karşımızdakinin gözünü çıkartmaktan? sorusuyla açılıyor Kişi ve Kutsal, nedir insanın insana kurtlaşmasına mâni? Neden kötülük değil de iyilik bekleriz ötekinden? Simone Weil’in Nazi işgaliyle darmadağın bir hâl alan ülkesi Fransa için açlık grevindeyken yazdığı bu kitap, 20. yüzyılın en sıradışı filozoflarından birinin çağının insanlarına son çağrısı. École normale supérieure’ün ilk doktoralı kadın felsefecilerinden biri olan Simone Weil, kitlelerin bireyi yutup sildiği ideolojiler çağında insanın ufalanamazlığının, aşılamazlığının, indirgenemezliğinin sözcülüğünü yapıyor. Giorgio Agamben’in önsözünde işaret ettiği üzere, Weil 21. yüzyıldaki okurlarına, yani bizlere çok şey söylüyor. Kapitalizmin dayattığı yabancılaşmayı duyumsamak için fabrikalarda çalışmaktan faşizmin yükselişine karşı İspanya İç Savaşında gönüllü askerliğe, felsefeyi dünyanın sorumluluğunu üstlenerek icra eden bir filozofun tarihe son notu karşınızda.
--reklam--
Kişi ve Kutsal Alıntıları - Sözleri
- Biliyoruz ki Roma hukuku persona kavramını tiyatrodan almıştır. Trajedi ve komedi eserlerinde aktörlerin ellerinde yüzlerine tuttukları maskeler yer alır. Hukukçular da, özneyi bedenden kopararak bu teatral maskeleri dönüştürmüşler ve geçerli hukuksal eylemlerde bulunma salahiyetine sahip bir "hukuki kişi" oluşturmuşlardır.
- “Oysa ki insana bir sıcak sükût gerekliydi, biz ise ona soğuk bir kargaşayı layık gördük.”
- Bir kişiyi dinlemek, kendini onun yerine koymaktır.
- Kelimenin tam manasıyla bir köy delisi, hakikate âşık ise onun fısıltıları dahi Aristoteles'in düşüncesinden çok daha değerlidir. Platon'a, Aristoteles'in hiç olmadığı kadar yakındır.
- Oysa ki insana bir sıcak sükût gerekliydi, biz ise ona soğuk bir kargaşayı layık gördük.
- Bende kaybetmeyeceğim hiçbir şey yoktur. Talih her an beni yıkıp, benim yerime de daha aşağılık ve sefil bir şey koyabilir.
- Sallantıda olan toplumlarda imtiyaz sahipleri ise vicdan azabına sahiptir. Bazısı bunu saklayarak kalabalıklara şöyle seslenir: Benim imtiyazlara sahip olup, sizin olmamanız münasiptir. " Bir diğeri ise teveccühüyle şöyle der : " Maliki olduğum imtiyazlardan, sizler için eşit paylar talep ediyorum. " İlk tutum aşağılıkçadır ikincisi ise sağduyudan yoksun, basittir. Bu tutumların ikisi de halkı tamamen kendi elinde olmasa da yakınında olduğu yegane ve sahih iyiliğinden uzaklaştırmak için kötülüğe doğru kamçılar.
- Takdir-i ilahinin ebedi tasarrufuyla, adalet ve hakikatin ruhu bir insana hükmettiğinde bu kişinin yaptığı her şey güzellikle bezenir. Güzellik bu dünyanın en yüce sırrıdır.
--reklam--
Kişi ve Kutsal İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kişi ve Kutsal Değerlendirmem: Alanı hukuk, sosyoloji, dil, adalet, siyaset, insan olanlar toplanın ketebe yayınlarından çıkan 60 sf. olan ancak her cümlesi altı çizilecek ve hakkında sayfalarca yazı yazılabilecek müthiş anektod ve görüşlere dolu kişi, hak, adalet, güzellik kavramına farklı bakış açısı ile yazılmış bir kitap var burada. Bazı kitaplar bir cümlesi için bile okunur diyorlar ya işte benim için bu kitap : " oysa insana bir sıcak sükût gerekliydi, biz ise ona soğuk bir kargaşayı layık gördük." cümlesi için okunur diyebileceğim kadar sarsıcı oldu. Çevirmenin ve siyaset felsefesi düşünürü #giorgioagamben 'in önsözü ile daha da anlaşılır kılınan bir kitap. Yazar sözcükleri kullanım şeklinin ne derece önemli olduğunu çarpıcı örneklerle sunuyor. " Hak " kavramınının taşıdığı anlamın yetersizliğine dem vuran yazar siyasal kurumları ve bu kurumlar tarafından kontrol altına alındığını ifade ettiği sendika ve dini kurumları "zekanın endişesine yabancı" kurumlar olarak görüyor ve "incinmişliğini hissedebilenlerin" "boğuk be kesintisiz sızı" şeklinde çıkardığı sesi duymadığını savunmaktadır. İşçilik ve bilim sanat kıyaslaması farklı ve haklı geldi. Bilinen isimlerden ziyade bilinmeyen isimlerin değerini görmeyi mistik bakışla ele alan yazar Roma ve Yunan hukukunda hak kavramını da kıyaslıyor ve Antigone Kreon diyalogu ile düşüncelerini tanık göstererek ikna edecek hale getiriyor. "Bir köy delisi de bir harika çocuk kadar hakikate yakındır." sözü yazarın derinliğini gösterdi nazarımda. Kökleri yeryüzünde değil göklerde olan ağaç metaforu ile bedbahtları değerlendirmesi de bende farklı pencereler açtı. Sayfa sayısı bakımından basit bir kitap görünse de derinlikli ve ufuk açıcı bir kitap oldu. İlgililer kaçırmasın derim. #ketebe #kişivekutsal #sımoneweıl #orkunelmacıgil #giorgioagamben #hukuk #adalet (Tuğba Kumru)
Bildiğiniz, insan ve toplumla özdeş kavramların literatürdeki varlığını temel anlamıyla unutmaya ve bambaşka bir gözle yeniden yorumlamaya hazırsanız başlıyoruz! Beyninizi ele geçirip yavaş yavaş ilerleyen aslının yerine kendisinin de ne koyduğunu aslında bilmediği, bazen yerine oturmamış bazen bundan daha uygun bir kelime olur muydu acaba, diye düşündüğünüz silsileleri manifestolaştıran birincilerden Simone Weil. Okuduğum ilk kitabıydı.Buna dair bir değerlendirme yapacak olursam ve sizlerde gözatmak isterseniz: kişi, insan, hak, hukuk, özgürlük, toplumun birey üzerinde ya da bireyin toplum içindeki yeri, ceza, yarar ve fayda... gibi mekanizmaları "kutsallık" çevresinde toplayıp dallandıran, birbirini etkileyen tüm normların geri dönütü için sebepler sunan, faydacı ve tarafsız tutum sergileyen, dünya insanının ekolünü okuyor olacaksınız. Bunun dışında felsefe ve düşünce ağırlıklı birçok kitaba göre kolay anlaşılır şekilde yazılmış. Okunmak istenip, konu yoğunluğu dolayısıyla tercih edilmeyen kitaplardan biri değil kesinlikle. "Bir yazar eşittir bir dünya" ilkesine bağlı olan her okuyucu, yeni bir bakış açısı üzerine düşünmek ile bir şey kaybetmez, kazanır mı okuyunca kendi muhakemesini yapabilir, bu o tarz bir kitaptı benim açımdan. Keyifli okumalar dilerim sizlere de... (Eurdiyce)
sakin bir okuma gerektirir: Başlarken bir saate biter dediğim ama bit(e)meyen bir eser. Çeviri kaliteli ona rağmen yazarı anlamak için bazen paragraflara defalarca dönüş gerekiyor, soluklanmak gerektiriyor. Son zamanlarda iyi tanıştım ve okudum diyeceğim bir yazar ve eser oldu. Özellikle 19. Yüzyılda kadın bir aktivist, yazar ve düşünür. Değerli bir kombinasyon insanlık için. Vakit ayırıp sakin bir zamanda okumanız sizi zenginleştirecektir. İyi okumalar. Sakın acele etmeyin (Muhammed)
--reklam--
Kişi ve Kutsal PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Simone Weil - Kişi ve Kutsal kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kişi ve Kutsal PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Simone Weil Kimdir?
Hayatı
Weil, 1909'da ataları Musevi olmakla birlikte kendisini ve büyük erkek kardeşini agnostik olarak büyüten bir ailenin çocuğu olarak Paris'te dünyaya geldi. Hayatı boyunca başağrıları ve sinizütten dolayı acı çekti.
Weil'in oniki yaşında Antik Yunanca öğrenerek ileri düzeyde kitapları okuyabilmesi ileride sergileyecek yeteneklerinin bir ön habercisiydi. École Normale Supérieure'deki sınıfının ikincisi olmuştu.
1919'da on yaşındayken Bolşevik olduğunu ilan etti. Gençliğinde işçi hareketine katıldı. Politik yazılar kaleme aldı, gösterilerde yürüdü ve işçi haklarını savundu.
1931'de öğretmenlik diplomasını alarak Le Puy adlı kız okulunda felsefe öğretmeni oldu. Öğretmenliğinin yanı sıra tüm eleştirilere rağmen marksizme inanan bir kişi olarak işsiz ve grevdeki işçiler arasına girerek yerel politik eylemlere katıldı. Sonraları Marksist görüşlerinden vazgeçmesine rağmen demokratik ve kapitalist toplumlara ilişkin görüşlerini yazmaya devam etti. Weil kapitalizm ve sosyalizmin sınırları hakkında kötümser bir görüşe sahipti. 1934'de sıradışı metotları sebebiyle öğretmenliği bırakmaya zorlandı ve Paris fabrikasında çalışmaya başladı. Kötü sağlığı ve eksik fiziksel gücü sebebiyle fabrikada fazla çalışamadı.
1936'da öğretmenliğe geri dönmüş ancak artık tüm şevkini kaybetmişti. Aynı yıl İspanya'ya gider ve İspanya İç Savaşı'nda anarşist cepheye katılır. Silah kullanmaz ancak cephe gerisinde çalışır. Kaynar suyla yaralanır ve Fransa'ya geri döner.
Savaşdan sonra Weil ilgisini dine yöneltir. Tanrı ve onun kendi yaşamı ile ilgili iradesi hakkında daha fazla şey keşfetmenin peşine düşmüştür. İlk mistik deneyimini Solesmes Manastırında keşişlerin söyledikleri ilahileri dinlerken yaşar. Bu deneyiminden sonra hayatının geri kalanını Tanrı'nın kendi yaşamıyla ilgili iradesini keşfetmeye ve deneyimlerinin entelektüel sonuçlarını ifade etmeye adamıştır.
Weil'e 1943'de tüberküloz teşhisi konmuştur. Doktorları tarafından dinlenmesi ve iyi bir diyet programı takip etmesi istendi ancak o, politik eylemlere katılmaya, ülkesindeki direniş sebebiyle duyduğu üzüntüyle yiyeceğini ülkesindeki insanlarının yiyeceği oranında kısıtlar ve çoğu kez çok az yiyecekle yetinir. Paraya önem vermeyişi özel bir tedavi kabul etmesine izin vermez. Sağlığı gittikçe kötüleştiğinden İngiltere'de Ashford'da bir senatoryum'da yatmak zorunda kalır.
Kimilerince 20.yüzyılın en ilginç filozoflarından kabul edilen Simone Weil, 1943 yılının Ağustos ayında 34 yaşındayken kalp yetmezliğinden dünyaya gözlerini kapar. Ölüm raporunda şu ifadeler yer alır; "Merhume zihin dengesini yitirerek yemek yemeği reddedip kendini öldürdü."
Çoğu eseri ölümünden sonra yayınlanmıştır.
--reklam--
Simone Weil Kitapları - Eserleri
- Yerçekimi ve Tanrı'nın Lütfu
- Allah Aşkı Üzerine Düzensiz Düşünceler
- Kişi ve Kutsal
- Yerçekimi ve İnayet
- Felsefe Dersleri
- The Notebooks of Simone Weil
- The Need for Roots
- Some Thoughts on the Epic
- Destan Üzerine Bazı Düşünceler
- Tanrı’yı Beklerken
- Kökler
- Waiting for God
- Baskı ve Özgürlük
- Tanrı Sevgisinin Örtük Biçimleri
--reklam--
Simone Weil Alıntıları - Sözleri
- Madde, fabrikadan değeri artarak; işçi ise değeri düşük çıkar. (Kökler)
- ''Benim işim kendimi düşünmek değil, benim işim Tanrı’yı düşünmek ve beni düşünmek de Tanrı'nın işi.'' (Tanrı’yı Beklerken)
- . Kendine yönelik şefkat, gerçek alçakgönüllülüktür. ... (The Notebooks of Simone Weil)
- Bağlanma yanılsamalar üretir ve her kim gerçeği istiyorsa bunlardan kopmak zorundadır. (Yerçekimi ve İnayet)
- Bir iktidar ne kadar kalıcı olursa o kadar zalimleşir. (Felsefe Dersleri)
- . İyilik arzusunun her zaman yerine getirildiğine inanmak , bu inançtır ve kimde varsa ateist değildir. ... (The Notebooks of Simone Weil)
- Dünyanın gerçekliği bizim tarafımızdan, bağlılığımızla oluşmuştur. Bu, ben'in bizim tarafımızdan şeylere aktarılan gerçekliğidir. Bu hiçbir şekilde dışsal gerçek değildir. Bu dışsal gerçeklik ancak tam bir kopuşla algılanabilir. Yalnızca bir iplik bile kalsa, hâlâ bağlantı var demektir. (Yerçekimi ve Tanrı'nın Lütfu)
- I only read what I am hungry for at the moment when I have an appetite for it, and then I do not read, I eat. (Waiting for God)
- Hareketsiz kalmalı ve arzuladığımız ve yaklaşamadığımız şeyle birleşmeliyiz. Tanrı'yla da böyle birleşilir:ona yaklaşılmaz. Mesafe güzelliğin ruhudur... (Yerçekimi ve İnayet)
- “(...) kimseye hesap verebilirliği olmayan, egemen bir hükümdar tarafından yönetilen her toplum, hasta bir kişinin ellerindedir.” (Kökler)
- Köklenmek, belki de insan ruhunun en önemli ve en az bilinen ihtiyacıdır. (The Need for Roots)
- Bir devletin vatandaşlarından gizlediği kötü planları olacağına düşmanlarının bildiği iyi planları olsun. (Felsefe Dersleri)
- Takdir-i ilahinin ebedi tasarrufuyla, adalet ve hakikatin ruhu bir insana hükmettiğinde bu kişinin yaptığı her şey güzellikle bezenir. Güzellik bu dünyanın en yüce sırrıdır. (Kişi ve Kutsal)
- Tanrı hakkında yalnızca bir şey bilebiliriz:O, bizim olmadığımız şeydir... (Yerçekimi ve İnayet)
- "Erdem, kişinin kendi hatalarının farkındalığıdır." (Felsefe Dersleri)
- İnsanlarla değil, doğa ile doğrudan yüzleşmek tek disiplindir. Başkasının iradesine bağımlı olmak bir köle olmaktır ve bu tüm insanların kaderi. (The Notebooks of Simone Weil)
- Just punishment, like just almsgiving, enshrines the real presence of God and constitutes something in the nature of a sacrament. That also is made quite clear in the Gospel. It is expressed by the words: "He that is without sin among you let him first cast a stone." Christ alone is without sin. (Waiting for God)
- . İyilik arzusunun her zaman yerine getirildiğine inanmak bu inançtır ve kimde varsa ateist değildir. ... (The Notebooks of Simone Weil)
- Doğal yetilerle kavranan her şey varsayımsaldır. Yalnızca doğaüstü sevgi bir şey ortaya çıkarır. Bu şekilde biz de ortak yaratıcılarız.Kendimizi yaratmayı feshederek dünyanın yaratılışına katılıyoruz.... (Yerçekimi ve İnayet)
- Dünya üstünde, çeşitli kılıklar içerisinde gördüğümüz kötülük, Tanrı'dan uzak oluşumuzun bir işaretidir. Lakin mesafenin kendisi aşktır ve aşka âşık olunmalıdır. Kötülüğe âşık olamayız ama Tanrı, işte bu kötülükler arasından geçilerek sevilir. Bir çocuk, değerli bir vazoyu kırdığında, annesi bu vakadan hoşnut olmaz. Gelgelelim bir zaman sonra, çocuk uzaklara gittiğinde yahut öldüğünde, anne bu vakayı şefkat ile anımsar. Zira bu anıya artık çocuğunun varlığı sinmiştir. İşte bu sebeple, iyi ve kötü olan tüm şeylerin arasında, ayrım gözetmeksizin Tanrı’yı sevmeliyiz. Yalnızca iyilik etrafında bir aşk kurarsak sevdiğimiz şey Tanrı’nın kendisi olmaz, adına Tanrı dediğimiz bir dünyeviliği sevmiş oluruz. (Allah Aşkı Üzerine Düzensiz Düşünceler)
Yorumlar
0 yorum