Kitap Künyesi

Yazar: Neil Gaiman

Yazar: Terry Pratchett

Çevirmen: Niran Elçi

Orijinal Adı: Good Omens

Yayın Evi: İthaki Yayınları

İSBN: 9786053751830

Sayfa Sayısı: 416

--reklam--

Kıyamet Gösterisi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

1655 yılında yazılmış ve şimdiye kadarki en doğru kehanet kitabı olan Cadı Agnes Çatlak'ın Dakîk ve Kat'î Kehanetleri'ne göre, cumartesi günü dünyanın sonu. Önümüzdeki Cumartesi. Akşam yemeğinden hemen önce.

İyilik ve Kötülük orduları toplanıyorlar. Her şey Büyük Plan'a uygun ilerliyor gibi. Yalnız ufak bir pürüz var. Birazcık müşkülpesent bir melek ile sefahat düşkünü bir iblis yaklaşan bu coşku dolu anın gelişini hiç de iple çekmiyorlar. Ha unutmadan, birileri Deccal'ı yanlış yere göndermişe benziyor.

"Kıyamet daha önce hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı."

-Clive Barker-

"Thomas Pynchon, Tom Robbins ve Don DeLillo işbirliği yapsaydı, ancak bu kadar olurdu... İnanılmaz."

-Washington Post-

"Otostopçunun Galaksi Rehberi'nin soyundan geliyor..."

-New York Times-

"Monty Python Uçan Sirk'in kaleme aldığı Vahiy Kitabı gibi adeta."

-Phoenix New Times-

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Kıyamet Gösterisi Alıntıları - Sözleri

  • Cadılıkla ilgili birçok kitap cadıların çıplak çalıştığını söyler. Çünkü cadılıkla ilgili kitaplar erkekler tarafından yazılır.
  • İnsanların küçük aptal meyvalarını yediği için neden yaygara kopardıklarını anlayamıyordu zaten, ama eğer yaygara koparmasalardı hayat çok daha az zevkli olurdu. Ve Adam'a göre insanın başının derde girmesini göze alamayacağı hiçbir elma yoktu.
  • "Selam" dedi. "Nasıl gidiyor? Dünya daha sona ermedi mi?"
  • "Biz yalnızca işimizi yapıyorduk, " diye mırıldandı Crowley. "Ee, ne olmuş? Tarihte bir sürü insan yalnızca işlerini yaptı ve onların sebep olduğu onca belaya bak."
  • Eskiden dünyayı kocaman bombalar, manyak politikacılar, dev depremler ya da büyük nüfus göçleri gibi olayların değiştirdiği düşünülürdü. Bu, modası geçmiş fikirlerin yalnızca çağdaş düşünceyle alakası olmayan insanlar tarafından savunulduğu daha yeni fark edilmiştir. Kaos teorisine göre, dünyayı gerçekten değişime uğratan, ufak şeylerdir.
  • "Kimsenin sahip olmadığı, olamayacağı bir şeye sahipsin; Kendine... Senin sesin, senin aklın, senin hikâyen, senin bakış açın? Öyleyse yaz, çiz, yarat, eğlen, dans et. Ve yalnızca senin yaşayabileceğin, yalnızca senin sahip olabileceğin o hayatı yaşa."
  • "Orasını bilemem bayım. Görünüş aldatıcı olabilir. Mesela ben bir itfaiyeciyim. Ama benimle iş dışında karşılaşan ve işimi bilmeyen insanlar aslında benim yeminli muhasebeci ya da şirket yöneticisi olduğumu sanıyor. Beni üniformasız hayal edin bayım, nasıl bir adam olduğumu düşünürsünüz? Dürüst olun ama." "Boşboğazın teki," dedi Crowley...
  • Bu berbat bir dünya.
  • Ama işin komediye dönüştüğünü kabul etmen lazım. Yani, Ağaç'ı göstermek ve koca koca harflerle 'Dokunmayın' demek? Çok da incelikli sayılmaz, değil mi? Yani, ağacı çok uzağa ya da yüksek bir dağın zirvesine koysan olmaz mı? O'nun gerçekten ne planladığını merak ediyorum.
  • Orta yaşlı, düşmanca olmayan bir sesti, ama muhtemelen öğle uykusundan uyandırılmıştı ve çok da iyi hissetmiyordu.
  • "Her şey zihninizin içinde," diyordu, "unuttuğunuz vakit giderler."
  • Kaos teorisine göre, dünyayı gerçekten değişime uğratan, ufak şeylerdir.
  • Kiliselerin Şerir Varlık'ı yok etmelerini bekleme, çünkü bunu yapsalar dükkânı kapatmaları gerekir.
  • Ben denizleri oldukları haliyle seviyorum. Bunun olması gerekmiyor. Sırf doğru işleyip işlemedikleri görmek için her şeyi yok ederek sınaman gerekmiyor.
  • Sonsuzluğun ne olduğunu biliyorsun, değil mi? Sonsuzluğun? Demek istediğim, sen sonsuzluğun ne olduğunu biliyor musun?

--reklam--

Kıyamet Gösterisi İncelemesi - Şahsi Yorumlar

E Kıyamet Kopsun O Zaman: Sıradan hayatınızdan çok mu sıkıldınız? Gelin Kıyamet Gününe gidelim! Deccal, İslam'daki anlamıyla değil Şeytan'ın oğlu olarak, doğmasından tam 11 yıl sonra bir Cumartesi günü Kıyamet'in kopması gerekiyor. Yani en azından Esrarengiz Plana göre öyle. Fakat bir İblis ve bir Melek'in çok sevdikleri Dünya'nın yok olmasına gönülleri el vermiyor. İşin içine bir de Cadı ve Cadı Avcısı, ve de babasından daha çok isyankâr olan Deccal girince Plan'dan biraz sapılması gerekiyor. Kıyamet Gösterisi ile ilk kez dizisi sayesinde karşılaştım. David Tennant ve Michael Sheen'in muhteşem tatlı oyunculukları sağ olsun, diziden aşırı keyif almıştım. Fakat dizinin çıktığı dönemler kitabın maalesef ki stoğu yoktu. Neyse ki hatalarını fark edip tekrar baskıya girdi. Ne kadar olayları bilsem de Neil Gaiman ve Terry Pratchett'in aşırı eğlenceli diliyle hiç mi hiç sıkılmadan okudum. Bir çırpıda da bitti. Neil Gaiman röportajında kitabı birbirlerini güldürmek için yazdıklarını, kitabın bu şekilde ilerlediğini söylüyor ve kendileri de yazarken aşırı eğlenmiş zaten. Okurken her satırda bunu hissediyorsunuz gerçekten. Ben çok çok eğlendim. Evet kitap bir eğlence kitabı, çok güldürüyor. Fakat bu bu eğlencenin içinde inanılmaz düşünceler var. Yaratılış, din, hür irade gibi konulara çok özgün bir şekilde ve hiçbir inancı incitmeyecek şekilde değinmişler. Ayrıca Deccal'ın adının ilk insan olan Adam ile aynı olması mükemmel ötesi bir detay. Ayrıca küçük üzücü bir not da eklemek istiyorum. Neil ile Terry kitap yazıldıktan sonra dizisi çıkar mı diye aralarında konuşuyor, Neil çıkacağını söylerken Terry çıkmayacağını düşünüyor. Ve ne yazık ki Terry dizinin çıkışını göremeden vefat ediyor. Öyle güzel bir diziyi görememesi gerçekten üzücü. Yani, ben kitabı da diziyi de çok çok beğendim. İkisini de tavsiye ederim. Keyifli okumalar ve unutmayın; Kıyamet'i koparmayı evinizde denemeye kalkmayın! (ecitah)

It’s ineffable.: Bu kitabı İngilizce olarak okuduğum için İngilizce inceleme yazmayı düşündüm. Ama madem bu uygulama ve kullanıcıları Türkçe kullanıyor, ben de ayak uyduracağım. Bu yaz hayatımın en sıkıcı yaz tatiliydi. Oturdum. Kelimenin tam anlamıyla, sadece oturdum. İnsanlar bunu diyince bana inanmıyorlar ama cidden, sadece oturdum. Ve bu sıkıcılığı biraz da olsa yıkacak tek bir şey vardı. Good omens. Hayır, kitabı değil dizisi. 13 yaşlarımda manyak bir Doctor Who hastası olduğum için adında David Tennant olan her şeyi izlemişimdir. Good omens çıkınca kendimi tutamadım tabii ki. Ve diziyi bir çırpıda bitirdim. Bir kere izlemedim ha, bir ayda 10 kere izlemişimdir. Artık dizinin obsesif bir fanı olmuştum, günlük hayatımda Crowley gibi sarkastiktim, Aziraphale gibi konuşuyordum ve kimse anlamamasına rağmen her cümlem diziye referanslardan oluşuyordu. Beni en derinden yaran ise baskısının Türkiyede olmamasıydı. Babam bu kadar çılgın fan olduğumu görünce benim için almıştı ve ah Tanrım, hayatımın en mutlu günü o gündü. Kitap 400 küsür sayfaydı ve İngilizceydi. Tamam, beni yanlış anlamayın. İngilizceyi ana dilim gibi biliyorum ama bazen Türkçe kitaplar okurken bile bazı kelimeleri bilmeyiz değil mi? Ve ben de çok İngilizce kitap okumadığım için, çok pahalılar, bu benim suçum değil, bilmediğim kelime sayısı elbette daha çok olacaktı. Ama ben bunu umursamadım, sabah 9da kitabı elime aldım ve saat 4(öğleden sonra) civarlarında kitabı bitirmiştim. Ya da, yalayıp yutmuştum. Kitaba 10 puan verdim, çünkü bu kitabın benim kalbimde apayrı bir yeri var. Ama bu demek değilki kitap mükemmel. Öncelikle kitap iki kişi tarafından yazılmış, iki büyük yazar, ama bu kitabı hiçbir şekilde etkilemiyor. Kitabı okurken tek aradığım şey, dizideki sahnelerdi. Keşke koysalardı, iyiki koymamışlar dediğim yüzlerce yer oldu. Tamam, belki onlarca. Kitap Neil Gaiman’in stiline alışık olanlar için hiç de değişik değil, ama ben ilk defa onun kitabını(yarı kitabı)okuyordum ve büsbütün şoklanmıştım! Anlatışı daha önce okuduğum hiçbir yazarınkine benzemiyordu. Aşırı açıksözlüydü, aşırı sarkastikti, aşırı eleştireldi ve daha da önemlisi aşırı komikti. Okurken yerlere düşecek kadar güldüğümde oldu. Bu dönemde hala bu kadar orijinal yazarlar olduğunu görmek benim için gönül ferahlatıcıydı. Kitap ile tek sorunum, çok fazla açıklaması olmasıydı. Yani bir olay, sadece lanet olası en ufak olmayan bir olay bile 2-3 sayfada anlatılıyordu ve ben de sayfa atlıyordum. Evet belki bir okurun asla yapmaması gereken bir şeydir sayfa atlamak ama; birincisi kitaptan çok ümitliydim ve güzel zaman geçiriyordum. Uzun ve sıkıcı betimlemelerin bunu bozmasına izin veremezdim! Hem, diziyi yüzlerce kez izlemiştim. Önemsiz karakter ve olayları tekrar dinlemek istemiyordum. Değişik bir şey okumak istiyorsanız, alıngan değilseniz, keyiflenmek istiyorsanız, dinlerde bu kadar ciddiye alınan olaylarla nasıl dinlere ters, absürt karakterlerin, dünyanın sonunu nasıl düzeltmeye çalıştıklarına tanıklık etmek istiyorsanız, bu kitap tam size göre! Tabii, baskısını bulabilirseniz. (batı)

Puanım 5/5 (%90/100) Baştan sona hiç sıkılmadan okuduğum oldukça eğlenceli bir kitap. Tam kitabını okuyayım derken dizisi çıktığı için onu izlemiştim ve çok hoşuma gitmişti. O yüzden kitap ertelendi durdu ve sonunda okuma fırsatı buldum (bu kitabı birkaç ay önce almış olmama rağmen). 2 yazar olması her ne kadar insanın gözünü korkutsa da ben hiçbir soruna rastlamadım. Michael Reeves ve Gaiman'ın birlikte yazdığı Ara Dünya serisinde çok belli oluyor 2 ayrı kişinin yazdığı. Fakat bu kitapta herhangi bir problem yoktu. O yönden kafanız rahat olsun. Kitabın tonu ve dili en sevdiğim şeylerden oldu. O yüzden uzun olmasına rağmen hiç sıkmıyor. Gerçekten komik sahneler var, isimler, diyaloglar ve absürt olaylar derken bir bakmışsınız kitap bitmiş. Crowley ve Aziraphale ikilisi zaten mükemmel karakterler ve aralarındaki etkileşim her zaman yüzümü güldürmeyi başardı. Neil Gaiman yeni okuyacaklara önereceğim kitaplar arasına girdi. Bu kitaptan sonra uzun süredir elimde duran Diskdünya'nın ilk kitabına da başlamayı düşünüyorum. (Mert Öncel)

--reklam--

Kıyamet Gösterisi PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Neil Gaiman - Kıyamet Gösterisi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kıyamet Gösterisi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Neil Gaiman Kimdir?

Sandman, Coralin, Stardust gibi modern fantastik kurgu edebiyatında iz bırakmış olan roman ve çizgiromanların yazarı. Fantastik kurgudan bilim kurguya, grafik romanlardan filmlere kadar geniş bir alanda ürün vermiş olan Gaiman; Hugo, Nebula, Bram Stoker gibi kurgu edebiyatının en prestijli ödüllerinin sahibidir.

Neil Gaiman, Polonyalı Musevi bir ailenin çocuğu olarak, 10 Kasım 1960 tarihinde, Portchester, Hampshire, İngiltere’de dünyaya geldi ve Fonthill, Ardingly ve Whiftgift’in de arasında bulunduğu bir dizi Church of England okulunda eğitim gördü.

Gençlik yıllarında, J.R.R. Tolkien, Edgar Allan Poe, Ursula Le Guin gibi fantastik kurgunun ve Roger Zelazny, Robert A. Heinlein gibi bilim kurgunun büyük ustalarının eserlerini takip etti. 80’li yılların başlarında gazeteci olarak çalışmaya başlayan Gaiman, bu sayede ileride kitaplarını basacaklarını umduğu basın dünyasının önemli isimleri ile tanıştı.

İlk yayınlanan kitabı, Duran Duran adlı müzik grubunun biyografisiydi. Bir yandan farklı İngiliz dergilerinde makaleleri yayınlanırken, bir yandan da British Fantasy Society’ye yazdıklarını gönderiyordu.

Kendisi gibi İngiliz olan grafik roman yazarı Alan Moore’dan etkilenek, grafik romanlar için senaryo yazmaya başladı. İlk olarak Moore’un yarım bırakmasının ardından Marvelman’i tamamlayan Gaiman, bu yapıttan sonra, Future Shock, Violent Cases, Black Orchield gibi erken dönem eserlerine imza attı.

1989 yılında, kendisine büyük ün ve servet kazandıracak olan Sandman’i çıkarttı. Dream karakterinin baş rolünde yer aldığı çizgiroman serisi, 1989-1996 yılları arasında 75 fasikül olarak piyasaya çıktı ve daha sonra yapılan eklemelerle birlikte 11 cilt olarak kitaplaştırıldı.

Sandman sonrasında farklı çizgiroman firmaları için Elric, Lady Justice, Shadow Death gibi eserleri kaleme alan Gaiman, 2009 yılında, Batman R.I.P. serisi için yazdığı “Whatever Happened to the Caped Crusader” adlı çizgiroman senaryosu ile grafik roman piyayasındaki uzun süreli sessizliğini bozdu.

Grafik romanların dışında uzun romanlar ve kısa hikayelerle düz yazı alanında önemli eserler veren yazar, Diskdünya’nın yazarı Terry Pratchett ile beraber yazdığı Good Omens ile dünya çapında üne kavuştu. 1990 yılında çıkan romanı, 1996 yılında Neverwhere, 1999 yılında, daha sonra sinemaya da uyarlanan Stardust ve 2001 yılında, en iyi eseri olarak bilinen Amerikan Tanrıları takip etti.

Amerikan Tanrıları’nın başarısı üzerine, romanda ek bir karakter olan Anansi’nin adı altında, yeni bir roman kaleme alan Gaiman, Anansi Boys adlı bu roman sayesinde New York Times Best Seller listesinde bir numaraya kadar yükseldi. Yazarın son romanı, 2008 yılında yazdığı ve çocuklara yönelik olan The Graveyard Book (Mezarlık Kitabı) oldu. Gaiman’ın Anansi Boys dışındaki kitapları Türkçe’ye çevrildi.

Amerikan Tanrıları adlı kitabının yazımı sırasında kendisine bir web blog’u açan Gaiman, eserlerinin yapım aşamasını ve hayatından kesintileri yansıttığı ve http://journal.neilgaiman.com adresinde bulunan blogunu açıldığı tarihten beri aktif tutmakta ve yazılarını haftalık olarak sürdürmekte.

Minneapolis, Minesota, A.B.D’de, Addams Family House adını verdiği bir evde yaşayan yazar, eski karısı Mary McGrath’la olan evliliğinden Michael, Holly ve Madeleine adlı üç çocuğa sahip ve 2009 başından bu yana, şarkı sözü yazarı Amanda Palmer ile uzun dönemli bir ilişkisi var.

--reklam--

Neil Gaiman Kitapları - Eserleri

  • İskandinav Mitolojisi
  • Koralin
  • Yolun Sonundaki Okyanus
  • Mezarlık Kitabı
  • Amerikan Tanrıları
  • Yokyer
  • Prelüdler & Noktürnler - Sandman 1. cilt
  • Yıldız Tozu
  • Sandman 2 - Bebek Evi
  • Odd ve Ayaz Devleri
  • Kıyamet Gösterisi
  • Sandman 3
  • Anansi Çocukları
  • Sandman 4 - Sisler Mevsimi
  • Sen Oyunu - Sandman 5
  • Ara Dünya
  • Sandman 6
  • Sandman 7 - Kısa Yaşamlar
  • Sandman 8 - Dünyaların Sonu
  • Siyah Orkide
  • Sandman 9 - Merhametliler
  • Babam Süt Peşinde
  • Vadinin Hükümdarı
  • Sandman 10 - Uyanış
  • Kırılgan Şeyler
  • Batman: Pelerinli Süvariye Ne Oldu?
  • Mezarlık Kitabı Cilt 1
  • 1602
  • Sandman 11 - Ebedi Geceler
  • Cinayet Sırları
  • Talimatlar
  • Gümüş Hayal
  • Kayıp Bayan Finch Vakasının Ardındaki Gerçekler
  • Sonsuzluk Çarkı
  • Gecenin Yaratıkları
  • Soytarı Aşık
  • Paniğe Kapılma!
  • Duvarların İçindeki Kurtlar
  • Çılgın Saç
  • Spawn: Klasik Seri Cilt 2
  • Eternals
  • Yaşamanın Ağır Bedeli
  • Babamı İki Japon Balığı ile Değiş Tokuş Ettiğim Gün
  • Çu'nun Bir Günü
  • Art Matters
  • The Books of Magic
  • A Death Gallery
  • Cinnamon
  • Çu'nun Plajdaki Bir Günü
  • Trigger Warning: Short Fictions and Disturbances
  • The Sandman Vol. 2: The Doll's House 30th Anniversary Edition
  • The Sleeper and the Spindle
  • The Sandman
  • The Absolute Sandman, Vol. 1
  • American Gods, Vol. 1: Shadows
  • The Sandman: Act II
  • The Neil Gaiman at the End of the Universe
  • The Sandman - Vol. 4
  • The Neil Gaiman Audio Collection
  • Snow Glass Apples
  • Çu'nun Okuldaki İlk Günü
  • Neil Gaiman's Troll Bridge
  • The Graveyard Book, Volume 2
  • Unnatural Creatures: Stories Selected by Neil Gaiman

--reklam--

Neil Gaiman Alıntıları - Sözleri

  • Libraries are the gates of future... (Art Matters)
  • Niyetler ve neticeler, birbirine nadiren denk düşer. (Sandman 9 - Merhametliler)
  • "ama biraz daha sessizce rüya görebilir misin acaba? Rüyaların benim rüyalarımın içine akıyor ve asla ilgilenmediğim bir şey varsa o da tarihlerdir (Yıldız Tozu)
  • -İsimlerinizi alabilir miyim? - İnan bana benimkini istemezsin. Cidden bak. Bazen ben bile istemiyorum kendi ismimi, üstelik alıştım artık. Ama seni dağıtır yani bu isim. (Sandman 7 - Kısa Yaşamlar)
  • İçimden bir his bir arada olmamız gerektiğini söylüyor. (Kırılgan Şeyler)
  • Puştun tekidir. Her zaman puştun tekiydi. Her zaman puştun teki olacak. Bazı insanlar puşttur, o kadar. (Amerikan Tanrıları)
  • “Düş kurmayan kimse var mı acaba dünyada?” (Sandman 8 - Dünyaların Sonu)
  • Çok da var olduğun söylenemez zaten. İhtimal, varlığa hiç gelmemiş birinin anısının hayaletinin rüyasısın sen. Ölümün gerçek bir ölüm sayılmayacaktır. Hem Morpheus ölünceye dek hiçbiriniz gerçekten ölemezsiniz, değil m? Üstelik bu ilk ölümün de olmayacak, öyle değil mi? (Sandman 9 - Merhametliler)
  • Umudunu kaybetme; aradığın neyse bulunacak. (Talimatlar)
  • Özür dilemek için, her zaman, çok geçtir... (Yolun Sonundaki Okyanus)
  • Things need not have happened to be true. Tales and dreams are the shadow-truths that will endure when mere facts are dust and ashes, and forgot. (The Sandman)
  • She cursed the babe at birth, such that when the girl was eighteen she would prick her finger and sleep forever. (The Sleeper and the Spindle)
  • Aptallık bu... Neden böyle acıyor canım? Onu doğru dürüst tanımıyordum bile. Üç beş ay, az daha fazlası... Ona dünyalar verebilirdim, kendi dünyaları olabilirdi ipekten ipe dizili safirlerle zümrütler gibi... (Sandman 7 - Kısa Yaşamlar)
  • "Çünkü," dedi Koralin, "Bir şeyi korkmana rağmen yapıyorsan, bu cesurcadır." (Koralin)
  • "Bir şeyi korkmana rağmen yapıyorsan, bu, cesurcadır." (Koralin)
  • Bir melek olmak istiyorsan, cömert ol. (Cinayet Sırları)
  • Kader, Sonsuzların en büyüğüdür. Başlangıçta Söz vardı ve Söz yüksek sesle söylenmeden evvel, Kader'in kitabının ilk sayfasına elle yazılmıştı. (Sandman 4 - Sisler Mevsimi)
  • Rüya sana verebileceğim hiçbir şey yok, şu tavsiye hariç: Ne yaptığımı hatırla. Bıraktığımı hatırla. Bırakmanın benim için ne kadar zor olduğunu hatırla ve unutma: Bu senin suçun değildi. (Sandman 7 - Kısa Yaşamlar)
  • Şehir boyunca rüyalar birbirine katılıp karışıyor, karışırken sonsuza denk değiştiriyor rüyakârları... (Sandman 2 - Bebek Evi)
  • İnanman gerek. Yoksa asla gerçek olmaz. (Yıldız Tozu)