Kitap Künyesi
Yazar: Cengiz Aytmatov
Editör: Yasin Topaloğlu
Yayın Evi: Elips Kitap
İSBN: 9786054138364
Sayfa Sayısı: 139
Kızıl Elma - Oğulla Buluşma - Beyaz Yağmur - Asker Çocuğu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Aytmatov, milletinin tarih boyunca kazandığı sosyal, kültürel, ahlaki, edebi, askeri yani bütün maddi ve manevi zenginliğini eserlerine yansıtmış, yaşadığı coğrafyanın insanınının tarih içinde kazandığı değerleri, acılarını, kahramanlıklarını, tecrübelerini yazıya döküp ölümsüzleştirmiş, halkını içine düştüğü zor durumları eserlerinde en güzel şekilde anlatmış, onların çözümlerine dair ipuçları göstermiş, eserlerinde kendi ifadesi ile "tikip insan"ı ortaya koymaya çalışmış bir yazardır. Hikayelerinde milletinin temel mülkü olan milli hafızaya ait efsane, destan, masal, hikaye ve türküleri, bunların meydana geldiği şartalır, ardındaki hikayeleri, insanları kullanırken, Kırgız Türk kültürünü,psikolojisiyle, duyuş ve anlış tarzıyla, maddi manvi zenginliğiyle o kültürü bina edenlerin evlatlarına yeniden hatırlatmaya çalışmıştır.
Kızıl Elma - Oğulla Buluşma - Beyaz Yağmur - Asker Çocuğu Alıntıları - Sözleri
- İnsan kalbi böyledir: Onu kolayca dondurabilirsiniz, ama çok zor eritir, çok zor ısıtırsınız. Bazen hiç çözemeyiz o buzu.
- “Böyle rahat uyuman büyük bir şans yavrum, ileride, büyüdüğün zaman, uykusuz geçireceğin günler de olacak... O uykusuz geceler herkesin başına gelir, kimse kurtulamaz. Ama daha vakit var o günlere. Şimdi uyu, rahat uyu yavrum, güzel rüyalar gör...”
- "Karısı her zaman kadın arkadaşlarına imrenirdi: - Gördün mü, diyordu, adam gözünü karısından ayırmıyor, herkesin içinde eğilip karısının ayakkabı bağlarını bağlamaktan çekinmiyor. Böyle bir davranıştan korkmuyor... O da karısına: - Böyle bir gösterişten hoşlanmam ben, pohpohlamayı da bilmem, diyor, kestirip atıyordu. - Gösterişle ne ilgisi var bunun? Bir nezaket kuralı, bir duyarlıktır bu, nasıl anlatacağımı bilemiyorum. Yoksa sen, aşkından, beni sevmekten mi utanıyorsun? Yoo, ben böyle yaşayamam. Ben, sevdiğim erkeğin beni sevdiğini açıkça göstermesinden korkmamasını isterim. Başka türlü davranışı aşağılayıcı buluyorum. Sen bunu hiç düşünmüyorsun!"
- Bir erkek, bir adam ol oğlum.Nerede olursan ol, erkek ol, mert bir erkek olarak kal!
- İnsan kalbi böyledir: Onu kolayca dondurabilirsiniz, ama çok zor eritir, çok zor ısıtırsınız.
- Dağların tepesine doğru, ta uzakta, herhalde elektrik santralinin gerisinde, küçük bir ateş yanıyor, kımıldayan bir yıldız gibi ışıldıyordu. Bir çoban ateşi olmalıydı. O anda, o ateşin bulunduğu yerde olmak istedi: Orada, gecenin koyu karanlığında tek başına kalmak, hiçbir şeyi düşünmemek, ara sıra ateşe kuru ardıç dallarını atarak çatır çatır yanışlarını seyretmek...
- “Böyle rahat uyuman büyük bir şans yavrum, ileride, büyüdüğün zaman, uykusuz geçireceğin günler de olacak... O uykusuz geceler herkesin başına gelir, kimse kurtulamaz. Ama daha vakit var o günlere. Şimdi uyu, rahat uyu yavrum, güzel rüyalar gör...”
- İnsan kalbi böyledir: Onu kolayca dondurabilirsiniz, ama çok zor eritir, çok zor ısıtırsınız. Bazen hiç çözemeyiz o buzu. Bunun da sonucu bir sinir zayıflığı, bir sinir hastalığı olur.
- Hava da ne kadar güzeldi bugün! İnsanın kalbi ve kafası da keşke bu hava gibi huzurlu olabilse!...
- "Yakında yağmurlar başlayacak, her şey solacak, kararacak ve tarlalar bu güzelliklerini yitirecekler" diye üzüldü İsabiekov..
- Bu konuşma olurken Ave Maria şarkısı, ateş kırmızısı düzlüklere, toprağa ve insanların kalbine sonbaharın ruhunu üflüyordu sanki.
- Kuşku yok ki her insanın ruhu güzelliklere susar. Ama çok defa, susadığı bu güzelliği korumaz, hatta bazen farkına bile varmaz.
Kızıl Elma - Oğulla Buluşma - Beyaz Yağmur - Asker Çocuğu İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kızıl Elma, büyük usta Aytmatov'un ilk dönem eserlerinden birisidir. Aytmatov bu sefer bozkırlardan ve köylerden inerek bir şehir hikayesi anlatıyor. Eşiyle sorun yaşayan ve ayrılmanın eşiğine gelen İsabiekov'un maziye dönüş yaparak ilk gençliğinde yaşadığı bir aşk hikayesini hatırlaması hikayenin ana temasını oluşturuyor. Aytmatov, aşka dair umudu, hayal kurmayı, ona mana yüklemeyi çok iyi tasvir ediyor ancak esas kavram 'hak etmek' olarak öne çıkıyor. Son olarak, Kızıl Elma ismi bizim tarihi 'kızıl elma ülküsünün' adını çağrıştırıyor ancak bu daha farklı. Aslında yayınevleri, bunun yerine kitabın orijinal adı olan Al Elma ya da Kırmızı Elma'yı tercih etmelilerdi. (Mehmet Y.)
Yıllar önce, birer lira ile kiralayarak sahaflardan alıp okuduğum dev şahsiyetin gözde eserleri. 1k sitesi ile tanışmamın ardından, alıntı ve pekiştirme adına, bu güzide yazarımızın eserlerini uygun vakitlerde sıkılmadan tekrarlayıp okuyacağım. Okumadığım bir eseri var: O da rahmetli Cengiz Aytmatov'un son eseri kitap/ebedi-gelin--16045 'dir. Kızıl Elma başlıklı bu eser, içinde 4 hikayeyi barındırıyor. Bunlar sırasıyla; Kızıl Elma, Oğulla Buluşma, Beyaz Yağmur ve Asker Çocuğu'dur. Hikayeler okuyucuyu sıkmadan, saf ve duru bir çeviri ile hemencecik bitiyor. Finaller ise bir düşünce, bir temayülden ibaret. Hikayelerimizi genel olarak aktarırsam: Kızıl Elma'da; İsabiekov adlı bir babanın eşi ile yaşadığı ailevi sorunları ve çocuğunun, bu ikilemde yaşadığı duyguları; Oğulla Buluşma'da; Çordon adlı dedemizin yıllar önce kaybettiği oğluna hasret duyduğu acı dolu bir özlemi; Beyaz Yağmur'da; Bir annenin tek başına yalnızlığı ve kızı ile yaşadığı imtihanını; Son olarak Asker Çocuğu hikayesinde ise; küçük bir çocuğun annesi ile yaşadığı kasabada, asker babasını beklemesini anlatıyor. Yazar, çoğu eserinde olduğu gibi, bu eserde de -azda olsa-(kısa hikayeden kaynaklandığını düşünüyorum) güçlü bir tabiat ve doğa betimlemesi yapıyor. İnsanların mekanik ses yapısı ve konuşma ağızları birer tiyatro izlenimi veriyor adeta. Kırgız kültürü ve milliyetçiliğin ötesinde, bir Rus akımı, bir Alman Nazizmi tablosu ve bir 2.Dünya Savaşı'nın acımasızlığını, barut kokusunu, insanların çaresiz kalmışlığını tadıyoruz. Ayrıca bir hayvanın, (bu genelde at oluyor) insanlar ile daha doğrusu tam tersi ile yaşanan duygular, kitaba ayrı bir zenginlik katıyor. Aşk, sevgi, yalnızlık, keder, inanç gibi çok keskin duygular, en berrak halde karşımıza çıkıyor. Ve DAHA DA ÖNEMLİSİ, güzel kültürümüzün unutulmuşluğunu, çaresizliğini, milletimizin yabancıların boyunduruğundan kurtulamadığı benliğimizi bir uyarı olarak not ediyoruz kafamıza. Cengiz Aytmatov'un kitaplarını okurken kesinlikle hızlı bir biçimde kendimizi kaptırıyoruz ve bu sayfaların sonuna kadar devam ediyor. Tüm eserlerini tavsiye ederim. (İsmail)
Kızıl Elma, orijinal adı Al Alma olan bir hikaye. İsabiekov adlı bir adamın, ayrılma aşamasına geldiği eşiyle ilgili, geçmişe dönüp, ilk aşkını hatırladığı bir süreçten sonra verdiği kararı anlatıyor. Aşkın halini ve eldekinin kıymetini çok iyi anlatan bir hikayedir. (Mehmet Y.)
Kitabın Yazarı Cengiz Aytmatov Kimdir?
Cengiz Aytmatov, (Kırgızca: Чыңгыз Айтматов (Çıňğız Aytmatov), Rusça: Чингиз Торекулович Айтматов) (d. 12 Aralık 1928, Kırgızistan - ö. 10 Haziran 2008, Almanya).
Ünlü Kırgız Türkü edebiyatçı, gazeteci, çevirmen ve siyasetçi. 12 Aralık 1928 tarihinde Kuzeybatı Kırgızistan'daki Talas eyaletinin Şeker köyünde doğdu. Babası Torekul Aytmatov, Sovyet Kırgızistanı'nda seçkin devlet adamı idi, ancak 1937'de tutuklandı ve 1938'de kurşuna dizildi. Tatar kızı olan annesi Nagima Hamziyevna Abdulvaliyeva tiyatro aktrisiydi. Adı, Cengiz Han'dan esinlenerek konulmuştur.
Gençliği sıkıntılı bir döneme denk gelmişti. O dönemde zaten yeni yerleşmeye başlayan siyasî sistemle, bir de savaşla mücadele etmek zorundaydı. Çok genç yaşta çalışmaya başladı; çünkü II. Dünya Savaşının SSCB üzerindeki etkileri gençleri de etkiliyordu, yetişkinler savaşta olduklarından, gençlere büyük iş düşüyordu. On dört yaşında köyündeki sekreterliğe girdi. Burada tarım makinelerinin sayımı, vergi tahsildarlığı gibi işlerde çalıştı. Köyünden, Kazakistan'a giderek Cambul Veterinerlik Teknik Okulu'nda okudu. Daha sonra şimdiki Kırgızistan'ın başkenti olan Bişkek'e giderek burada Frunze Tarım Enstitüsü'nde öğrenimine devam etti. Ardından Maksim Gorki Edebiyat Enstitüsü'ne geçti ve 1956 ile 1958 yılları arasında Moskova'da okudu. Yazmaya bu yıllarda Pravda gazetesinde başladı. Yazdığı eserleriyle üne kavuştu ve 1957 yılında Sovyet Yazarlar Birliği'ne üye kabul edildi. 1963'te Lenin Ödülü'nü aldı. Eserleri yüz elliyi aşkın dile tercüme edildi. 1990-1994 yıllarında Sovyetler Birliği'ni ve Rusya Federasyonu'nu, sonra ise 2008 yılına kadar Kırgızistan Cumhuriyeti'ni büyükelçi olarak temsil etti.
Aytmatov, Gün Olur Asra Bedel romanının film çekimleri için gittiği Rusya'nın Tataristan Cumhuriyeti'nin başkenti Kazan'da 16 Mayıs 2008'de rahatsızlandı ve böbrek yetmezliği teşhisiyle tedavi için Almanya'ya getirildi. Almanya'nın Nürnberg kentindeki Klinikum Nord'da tedavi gören Cengiz Aytmatov, komaya girdi.10 Haziran 2008 tarihinde Nürnberg'de hayatını yitirdi.
Cengiz Aytmatov Kitapları - Eserleri
- Beyaz Gemi
- Toprak Ana
- Gün Olur Asra Bedel
- Cemile
- İlk Öğretmenim
- Cemile - Sultanmurat
- Elveda Gülsarı
- Yıldırım Sesli Manasçı - Yüzyüze - Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek
- Dişi Kurdun Rüyaları
- Çocukluğum
- Ebedi Gelin
- Kızıl Elma - Oğulla Buluşma - Beyaz Yağmur - Asker Çocuğu - Deve Gözü
- Cengiz Han'a Küsen Bulut
- Sultanmurat
- Selvi Boylum Al Yazmalım
- Kassandra Damgası
- Elveda Gülsarı / Yüzyüze / Cemile / Oğulla Görüşme / Askerin Oğlu
- Şafak Sancısı
- Sokrat'ı Anma Gecesi
- Al Yazmalım, Selvi Boylum - Erken Gelen Turnalar - Fuji Yama - Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek
- Beyaz Gemi - Toprak Ana - Deve Gözü - İlk Öğretmenim
- Kızıl Elma - Oğulla Buluşma - Beyaz Yağmur - Asker Çocuğu
- Yüz Yüze / Oğulla Görüşme / Deve Gözü / Askerin Oğlu
- Fuji-Yama
- Yıldırım Sesli Manasçı - Kızıl Elma - Beyaz Yağmur - Baydamtal Irmağı’nda
- İlk Turnalar - Fuji Yama
- Kader Ağı (Kıyamat)
- Cemile - Deve Gözü - Selvi Boylum
- Deve Gözü
- Yüzyüze
- Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek
- Kızıl Elma - Oğulla Buluşma
- Yıldırım Sesli Manasçı - Asker Çocuğu - Beyaz Yağmur
- Cemile - Öğretmen Duyşen
- Hekayələr
- Kuz Başındaki Avcının Çığlığı
- Bütün Eserleri: 2
- Cengiz Aytmatov Uluslararası Bilgi Şöleni Bildirileri
- Time to Speak
- Seçilmiş Əsərləri
- Yüz Yüze - Oğulla Görüşme
- Gülsarı / Yüz Yüze
Cengiz Aytmatov Alıntıları - Sözleri
- Bir erkek, bir adam ol oğlum.Nerede olursan ol, erkek ol, mert bir erkek olarak kal! (Kızıl Elma - Oğulla Buluşma - Beyaz Yağmur - Asker Çocuğu)
- İnsana korku veren bazı sözler vardır. "Artık hiçbir zaman!" gibi. Böyle sözlerden sonra söyleyecek bir şey kalmaz. (Elveda Gülsarı / Yüzyüze / Cemile / Oğulla Görüşme / Askerin Oğlu)
- Biraz daha; birkaç dakika daha yaşatmak istiyordu onu gönlünde. (Kızıl Elma - Oğulla Buluşma)
- Gün gelir, ağacın kendisi değil, gövdesi bile işe yarar. (Yüz Yüze / Oğulla Görüşme / Deve Gözü / Askerin Oğlu)
- Gözünün bütün yaşlarını dökerek ağlamak istiyordu, ağlayamıyordu. (Yıldırım Sesli Manasçı - Yüzyüze - Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek)
- “Yalnız çalışmak için mi yaşar insan?” (İlk Turnalar - Fuji Yama)
- 20. yüzyıl insanlığın iki büyük dünya savaşına ve türlü kan döküşlere, nükleer felaket ve depremlere, uzayı ele geçirme ve bilimsel teknik uçuşlara tanıklık etmekle kalmadı. Bununla birlikte nice bin yılların, nesillerinin eleğinden geçip seçilmiş manevi zenginliğin, en önemlisi inanç değerlerinin düşmesine; hayatı çürümekten, bozulmaktan koruyangelen yüce sevgi duygusunun basitleşmesine, yok edici edep dışı davranışların mizahı haline gelip zayıf düşmesine yol açtı. Bence bu, insanlık için nükleer savaştan sonra en tehlikeli beladır. (Kuz Başındaki Avcının Çığlığı)
- "Seviyordu ama özlemiyordu , yanındayım diyordu ama uzaktaydı ; sadece sözler vardı , kendisi yoktu." (Selvi Boylum Al Yazmalım)
- Talih vardır güldürür, talih vardır öldürür. (Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek)
- Hayatım boyunca hep seni özledim, seni düşündüm ben. Bu kadar çok beklettiğim için özür dilerim. (Kızıl Elma - Oğulla Buluşma)
- Demek ki, düşünmemek unutmak demek değilmiş. (Elveda Gülsarı)
- İnsanoğlu ömründe bir kerecik olsun vicdanıyla baş başa kalmak, yaşamın hay-huyundan uzak durmak istiyor, … (Al Yazmalım, Selvi Boylum - Erken Gelen Turnalar - Fuji Yama - Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek)
- "Uzun zamandan beri seviyorum seni.. Bilmediğim zamanlardan beri seni sevmiş, seni beklemişim ben. Ve işte geldin, seni beklediğimi biliyormuş gibi geldin! (Cemile)
- İnsan kalbi böyledir: Onu kolayca dondurabilirsiniz ama çok zor eritir, çok zor ısıtırsınız. (Kızıl Elma - Oğulla Buluşma)
- Sanki sevginden utanç duyuyor gibisin! (Kızıl Elma - Oğulla Buluşma)
- İnsanın kahpeliği sınır tanımaz. (Ebedi Gelin)
- Aşk, yaratılışın hediyesi, sonsuzluğun gizli enerjisidir. (Ebedi Gelin)
- İnsanlar ne diye böyle yaparlar, bilmem ki! İyiliğe karşılık hep kötülük, hep kötülük. Sonra yaptıklarından utansalar, pişman olsalar bari! O da yok.... (Beyaz Gemi - Toprak Ana - Deve Gözü - İlk Öğretmenim)
- İnsanın sağlığı yerindeyse, eli kolu tutuyorsa çalışmaktan daha iyi ne var yeryüzünde? (Beyaz Gemi - Toprak Ana - Deve Gözü - İlk Öğretmenim)
- “Öyle bir bakıyordu ki sanki hem acı çekiyor hem de hayranlık duyuyordu Cemile’ye ve mutlulukla acıyı aynı anda yaşıyordu bakışlarında.” (Cemile - Öğretmen Duyşen)
Yorumlar
0 yorum