Kitap Künyesi

Yazar: Gülşah Elikbank

Yayın Evi: Postiga Yayınları

İSBN: 9786055711764

Sayfa Sayısı: 320

--reklam--

Kızıl Ölüm Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Gülşah Elikbank'ın Günebakan Serisinin Beklenen Son Kitabı

"Kızıl Ölüm" Nihayet okurlarıyla buluşuyor

Fantastik Edebiyatın Genç ve Güçlü Kalemlerinden Gülşah Elikbank'ın hayat verdiği ve gençler arasında kısa sürede efsaneleşen Günebakan Üçlemesi son buluyor.

Kararsızlık kör bir bıçak gibidir, kestiği her şeyi parçalar ve yırtar. Öyleyse bir karar vermeliydi Nil! Aşkı ve yaşamı arasında ya da belki kaderi ve ailesi arasında...

Nil ve arkadaşları kasabadaki laneti ortadan kaldırmayı başarabildi mi?

Nil'in kalbinin yaptığı seçim, onları nasıl etkileyecek? Fimes'in aşkında geri adım atmaması işleri nasıl değiştirecek?

Aydınlığın Şövalyesinin kılıcı Supay'ın karanlık gücü karşısında yeterince güçlü olacak mı?

Kızıl Ülke'nin kapıları lanetlenen ırklara açılacak mı?

Siyah Gül, Supay'la olan yüz elli yıllık hesabını kapatabilecek mi?

Geç kalınmış pişmanlık,

Ana rahmindeki yalnızlık,

Dile gelmiş işte; sonsuz ayrılık...

Unutmayın!

Her şeyin, küçük bir başlangıcı vardır.

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Kızıl Ölüm Alıntıları - Sözleri

  • Ne yazık ki aşk doğruların peşinden koşmaz. Yüreğinizi çarptıran genelde yanlış kişidir ve siz o yanlışa, hayatın tek gerçeği gibi sarılırsınız. Aşkta doğrular ve yanlışlar kol koladır ve bu durumun en güzel yanı sizin bu ayrımı yapmak zorunda olmamanızdır.

--reklam--

Kızıl Ölüm İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Günebakan Üçlemesinin bu bölümünde iyilik ve kötülüğü simgeleyen karakterler saflarını seçiyor ve üçüncü kitapta büyük hesaplaşmaya kadar çeşitli olaylarla bir bir taraf, bir öbür taraf avantajlı duruma geçiyor. Bir başka gözlemim de kitapların özellikle bazı bölümlerinde çok samimi bir anlatım olduğuydu. Elikbank'ın hayat hikayesini okuduysanız, Nil'in babasıyla olan diyalogları ve onu düşündüğü bölümlerin neden o kadar kalpten ve samimi yazıldığı da son derece açık görülebiliyor. Evet, kitapları yazarların hayatından bağımsız okumak tercih edilebilir ama metnin o yazarın hayatından ve yaşadığı olaylardan izler taşımasını da doğal görmek gerekir. Belki bir konuda farklı bir yaklaşım güdebilirdi Elikbank. Genelde bu tür uzun soluklu, bir kaç kitaplı fantazi serilerinin başarılı olanlarının önemli bir özelliği var: Kitabın başında bir hedef konur. Kahramanlar her an bu hedefe ulaşmaları gerektiğinin bilincindedirler ve her hareketlerini bu yönlendirir. Örneğin Yüzüklerin Efendisi'ne Frodo'nun tek bir amacı vardır: Hem onun, hem tüm Orta Dünya'nın başına bela olan yüzüğü götürüp yanardağın içine atması gerekmektedir. Üçlemede bir sürü olay olsa da bu amaç hiç bir zaman çok arka plana atılmaz. Günebakan Üçlemesi'nde bir tek bunu rahatsızlığını duydum, yani Ana Amaç biraz değişim geçiriyor gibiydi ve bir süre sonra okuyucunun akışı ve bağlantıyı kaybetme tehlikesi ortaya çıkıyordu. Yani kitaplar sürükleyici de olsa ve siz büyük de zevk alsanız sanki bu tekniği kullanmak değerlerini arttırır gibi geldi bana. Elikbank bu üçlemede Batılı yazarların tersine onların mitlerini kullanmamış. Her ne kadar Türk efsane ve mitlerinden de yararlanmasa da yeni bir takım konular bulmuş, yani kitapta elfler, ejderhalar falan yok. Her ne kadar öyle lanse edilmiyorsa da ben üçlemenin stilinin daha çok "Young Adult" kategorisine girdiğini düşünüyorum. Gerçi bir anlamda fantazi okuyan herkesin yaşları kaç olursa olsun hep Young Adult olarak kaldıkları da söylenebilir, ama bu da başka bir konu.... İster genç olun, isterse benim gibi 50'lerinde bir "Young Adult" olun, dilimizde yazılan bu farklı fantastik üçlemeyi okumanızı tavsiye ederim. (Levent Mollamustafaoğlu)

GÜLŞAH ELİKBANK, Günebakan Üçlemesi serisiyle Türk yazarlar "Fantastik Aşk" türünde etkileyici olamaz şeklindeki eleştirimi yıkmayı başaran tek Türk yazar. Günebakan Üçlemesi beklentimin bayağı üstündeydi. Seriyi bitirdiğimde, yakın bir arkadaşımı kaybetmişim gibi içimde burukluk oluştu. Serinin üçüncü kitabı olan Kızıl Ölüm, son sayfalarına doğru beni çok etkiledi. Özellikle, Fimes'in Nil'e yazdığı o hüzünlü mektup... Yazar okuyucuyu ters köşe yapmayı başarmış durumda. Kitap hiç umulmadık bir sonla okuyucuya veda ediyor. Bu beklenmedik son, tür Fantastik (gerçek dışı) olsa bile okuyucuda derin izler bırakıyor. Kızıl Ölüm'ü bitirdiğimde ne mutlu olabildim, nede mutsuz... Çünkü yazar kitabı öyle bir bitirmiş ki! Adeta ikilemde kalıp, duygu karmaşası yaşıyorsunuz. İkilemde kalmış olsam bile akıcı nir romandı. Sadece yazarın Türk olmasına rağmen neden hayat verdiği karakterlerin çoğu yabancı? Bu soru seri boyunca kafama takıldı. Romanda sadece Nil ve Kayra Türktü. (~Ceren♡Rıza♡~)

#kitapyorum #Günebakanserisi Ve serim bitti :) İlk kitabı “SİYAH NEFES” ile yoruma başlayayım. Daha önce de yazmıştım, son dönemlerde yerli yazarlardan harika fantastik kurgular çıkıyor. Yine güzel bir fantastik seri okudum. Yazarın kalemini, kurgusunu çok sevdim… Annesi ve dadısı ile lüks ve rahat bir hayat yaşayan Nil, 18. yaş gününde kendisine son model bir araba alır ve yola çıkar. Önünde hiçbir şey olmamasına rağmen çok ciddi bir kaza geçirir, arabası pert olur ve o hafif yaralı olarak gözlerine hiç bilmediği bir kasaba da açar. Ortada ne bir insan, ne bir hayvan nede canlı bir bitki vardır. Sanki terk edilmiş, oldukça ürkütücü olan bu Kasaba 150 yıl önce yaşanan bir olay sonrası lanetlenmiştir. Kasabada sonrasında tanıştığı iki ayrı kabile olan ve birbirine düşman olan bu insanlar onun gelişini bir mucize kabul ederler çünkü dışarıdan kasabaya şimdiye dek girebilen olmamıştır. İnançlarına göre bekledikleri laneti ortadan kaldırabilecek kurtarıcı Nil dir. Nil şaşkın ve bu tür şeyler ona her zaman hurafe gelirken, şimdi gördükleri karşısında şok olmuş vaziyette ne yapacağına karar vermeye çalışır. Kasabada yaşayan bu iki kabiledeki kişilerin ise kendilerine özgü ayrı ayrı yetenekleri vardır. ** Kasaba da Nil den beklenenler… ** İki kabilenin Başkanlarının Nil’e aşık olması… ** Nil aslında kimdir… ** Bir anda Nil’in ortaya çıkan inanılmaz yeteneği…. ** Geride bıraktığı Annesine dönebilecek mi? ** Kasabayı terk mi edecek, yoksa ondan beklenileni mi yapacak ? ** Ve kıran kırana mücadele ile kitabımız heyecan içinde devam ediyor. Bu fantastik serimizde vampir, canavar, vs yok.. Doğaüstü güçlere sahip lanetten kurtulmaya çalışan insanlar var. Ve 2. Kitabı “MAVİ DAĞ” Heyecan tam hız devam ediyor :) Nil kasabada herkesle dost olmuş hepsini ailesi yerine koymuştur. Ona aşık iki genç Kayra ve Fimes :) annesi kadar sevdiği yaşlı Aneko, Nisa, Logis, Noran, Luna ve Sofis… Ve kasabayı bu hale getiren Supay’ın hedefinde tabiî ki Nil vardır. Laneti çözmeye çalışan Nil, öğrendiği yeni bilgiler ışığında Mavi Dağ’a gitmek için hazırlıklara başlar. Yolculuk esnasında olan olaylar, yeni sürprizler, yeni zorluklar ile macera tam gaz devam ediyor… Ve 3. Kitabı “ KIZIL ÖLÜM” 3 kitabında artık olaylar çözülmeye, sırlar ortaya dökülmeye ve geçmiş aydınlanmaya başlıyor. Nil ve arkadaşlarının önünde büyük bir savaş var ve bu savaş için müttefiklere ihtiyaçları olacaktır. Cadılar dahil, bir çok grup onlara katılmayı kabul eder çünkü Nil’in elinde öyle bir şey var ki, hepsi buna yıllarca sahip olmak istemişler :) Ancak bu kişiler arasında kimlere güvenecekler? Hainler kim? Nil’in hayatında bilmediği ailesinin ondan sakladığı o büyük sır nedir? Ölümüne bir aşk var :) ikisi de Nil için ölüyor :) bakalım neler olacak… Aşk için ödenen bedeller var… Nil'in yerine getirmesi gereken zorlu görevleri... Var da var :) Heyecan hiç bitmeden devam etti ve Yazar finale doğru beni delirtti :) bir anda hayır olamaz böyle bir son derken, bir baktım yüz doksan derece döndü olay :) inanılmaz bir son oldu.. Ben çok severek okudum :) zaten seviyorum bu tür kitapları. Başarılı bir kurgu olmuş. Bu tür kitapları sevenlere tavsiye edebilirim. Sevgili Gülşah Elikbank yüreğine ve kalemine sağlık :) (Sevgi Sertel)

--reklam--

Kızıl Ölüm PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Gülşah Elikbank - Kızıl Ölüm kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kızıl Ölüm PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Gülşah Elikbank Kimdir?

Gülşah Elikbank'ın kendi yazdığı biyografisi: "1980 yılında İstanbul’da dünyaya geldim. 1999’da Nazilli Süper Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde lisans eğitimini tamamladım. Ardından yüksek lisans eğitimini Marmara Üniversitesi’nde Yönetim ve Çalışma Psikolojisi üzerine yaptım.7 sene İstanbul’da bir insaat ve turizm firmasında yönetici olarak çalıştım.Kızım Rüya dünyaya geldikten sonra daha mutlu ve huzurlu olacağıma inandığım Bodrum’a yerleştim. Ardından İzmir’e Türkiye’nin ilk edebiyat konseptli otelini ( www.minifuarhotel.com ) açmak için geldim ve halen İzmir’de yaşıyorum. Çeşitli dergilerde yazılar yazıyorum.

Sabah gazetesi Ege ekinde, her Pazartesi köşeyazılarım yer alıyor.

Şu ana kadar yayınlanmış dört romanım var. Siyah Nefes, Mavi Dağ, Kızıl Ölüm ve Aşkın Gölgesi.

Aşkın Gölgesi adlı romanım, 8 Ortadoğu ülkesinde Arapça yayına hazırlanıyor.

Ayrıca Yitik Ülke Yayınlarının 90′lar Kitabında Megastar Tarkan ile ilgili bir yazımla yer aldım.

Kırmızı Kedi Yayınevinin yılbaşı seçkisi olan Kar İzleri Örttü kitabına, Hesaplaşma adlı bir öykümle katıldım.

Tabii yukarıda yazılanlar benim kim olduğumu anlatmaya yetmiyor.Peter Sellers’ın Parti adlı filminde, bir sahnede geçen replik beni çok etkilemişti. We don’t think who we are,we know who we are (Kim olduğumuzu düşünmeyiz, biliriz.) Ben henüz tam olarak kim olduğumu bilmiyorum ama arıyorum. Bu arayış serüvenime sizler de ortak olun istiyorum. Sanatın her dalına aşık, doğaya, doğanın kendi içindeki müthiş dengesine hayran biriyim işte. Dünya tozdur, öyleyse üfle gitsin mi yoksa dünya gerçektir öyleyse hiç bitmesin mi çelişkisinde tarafını bulmaya çalışan biri belki de.

Bugüne kadar yazdıklarımı hep yakın çevremle paylaşmıştım ama artık bu çemberi genişletmenin vaktinin geldiğine inanıyorum. Eğer sizler de bu serüvende bana eşlik ederseniz, çok mutlu olurum:)"

--reklam--

Gülşah Elikbank Kitapları - Eserleri

  • Siyah Nefes
  • Aşkın Gölgesi
  • Mavi Dağ
  • Kızıl Ölüm
  • Uykusuzlar
  • Aşıklar Gece Ölür
  • Yalancılar ve Sevgililer
  • İhtimal
  • Medusa'nın Pusulası

--reklam--

Gülşah Elikbank Alıntıları - Sözleri

  • Aslolan aşk değil, güven ve huzurdu. (Aşkın Gölgesi)
  • Aşk sahiden iki kişilik, aynı tempoda atılmazsa adımlar, takılıp tökezliyorsun. Sonunda düşüp yara bere içinde kalmak kaçınılmaz. (Aşıklar Gece Ölür)
  • Yeni tanıştığınız birinin çantasından çıkardığı kitabı, o kişinin kartviziti olarak düşünebilirsiniz. Hiç kitap taşımayanları tanımak için çaba göstermeye gerek bile duymam. Ama bir insan kendine kaldığı ilk an, eline bir kitap alıyorsa; kaçtığı bir derdi ve mutlaka bu dünyayla kendince bir kavgası var demektir. (Yalancılar ve Sevgililer)
  • Unutma ,çocuklar en büyük filozoflardır. Zihinleri henüz sınırlanmamıştır. (Uykusuzlar)
  • Ne zaman kahkalarla gülen birini görsem, derinlerde bir yerlerde çektiği acıyı kavrar,üzülürüm.Yine de hayatta kalmak için iyi bir yöntemdir gülmek. (Aşıklar Gece Ölür)
  • Sizi hayvanlardan ayıran özelliğinizin düşünebilmeniz ve konuşabilmeniz olduğunu mu sanıyorsun ?Bundan çok daha fazlası var;sizler olmayan bir şeyi hayal edebilirsiniz ve hayallerinizi gerçekleştirebilirsiniz. (Uykusuzlar)
  • Mutlulukta hayat yoktur. Hayat mutsuzluktadır. Çünkü ancak mutsuz insanlar dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için çabalar. (Yalancılar ve Sevgililer)
  • Ya bizim bir masalımız bile yoksa ? Yalnızca bu zamana aitsek,gelecekte yoksak ? Seni kaybedip bir daha bulamazsam? (Uykusuzlar)
  • İnsan kendine veremediği bir hesabı,nasıl başkasına verebilirdi ki! (Aşkın Gölgesi)
  • Kesin olan tek şeyin ölüm olduğu... Böyle bir farkındalıkla yaşamak zorunda bırakılan her canlı,deliliğin sınırlarında gezer. Yaşamak için nasıl kendi fikri alınmıyorsa,ölmek için de öyle, oysa. Bunu ne kadar çabuk kabullenirsen ,o kadar kolay yaşarsın. (Uykusuzlar)
  • "Keşke aramıza giren sadece zaman olsaydı. Kaçtığımız, sadece hatıralar olsaydı yalanların yerine." (Aşkın Gölgesi)
  • "Yaşadığını zanneden insanoğlu, aslında hayatın bekleme odasında uykudadır." Sufi İdris Şah (Uykusuzlar)
  • İnsan ruhunu bir başkasına teslim etti mi yüreği ayrı yöne gidemezdi. (Siyah Nefes)
  • Elleri ellerine değse avuçların yanar; en beteri, bir kere yüreği yüreğine deyse içinde o güne kadar biriken tüm solmuş çiçekler birer birer açardı. (Siyah Nefes)
  • "Seveceksen ölçülü sev ki sevgin uzun sürsün; çok hızlı giden de çok yavaş giden gibi geç varır hedefe." (Aşkın Gölgesi)
  • "Keşke aramıza giren sadece zaman olsaydı. Kaçtığımız, sadece hatıralar olsaydı yalanların yerine." (Aşkın Gölgesi)
  • Sanırım benim aksime o konuşmadan önce düşünme yetisine sahipti. Bense önce söyleyip sonra düşünüyordum. Zaten bu sebeple de başım dertten kurtulmuyordu (Mavi Dağ)
  • Korkuyordum.Yeniden başlamaktan hiç böylesi korkmamıştım. Ve yeniden yol almayı hiç bu kadar arzulamamıştım. (Aşkın Gölgesi)
  • "Akıllılar dövüşmeden önce kazanırlar, cahiller kazanmak için dövüşürler." (Mavi Dağ)
  • Tanrı'nın iradesi vardır, şeytanınsa o iradeyi bozmak için planları... ...Bakmayın iyilikle ilgili söylenmiş onlarca güzel söz olduğuna, kötülük teşvike ihtiyaç duymaz ne de olsa. (Yalancılar ve Sevgililer)