Kitap Künyesi
Yazar: Murat Türk
Yayın Evi: Aram Yayınları
İSBN: 9786059237956
Sayfa Sayısı: 140
--reklam--
Köprüdeki Düşman Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Önce yerdeki silahları aldık. 0 sağ omzuna attı silahı, ben sol... Bir silah, ilk defa öldürmenin aracı değil de başka bir şey, işlevsiz bir demir yığını, bir ağırlık gibi geldi bana. Birkaç saat önce kıpırdadığımız yerde birbirimize kurşun yağdırdığımız düşmanımla şimdi neredeyse soluk alıp verişimizi duyuyorduk. Ben onun dişlerinin takırtısını işitiyordum, o da benim...
--reklam--
Köprüdeki Düşman Alıntıları - Sözleri
- Böğürtlenleri en çok iki kişi sever: Karnında can taşıyan bir kadın ve yaralı bir özgürlük savaşçısı...
- Ne ağır bedel, zamana kan verip özgürlük istemek.
- "Böğürtlenleri en çok iki kişi sever: Karnında can taşıyan bir kadın ve yaralı bir özgürlük savaşçısı... Çünkü ikisi de kanıyla bir şeyleri besliyordur:biri yeni bir hayatı, diğeri özgürlüğü..
- Onu anlıyordum; çünkü düşler, kuşlar ve çocuklarda özgürlük tutkusu zaptedilmesi imkansız bir fırtınadır.
- Bize vermeye çalıştığın Umut; artık şu Deniz'in tuzlu suyuna benziyor; içtikçe susuzluğumuz artıyor..
- Bu sensin, tanıyorum seni. Sen ütopyamın gerçekleşmiş hali. Yürüyoruz hâlâ . Sen,yıkık köyün tek sakini.Geride yalnızlığınla bırakıyoruz seni. Dönüşte baharı getirmek üzere ayrılıyoruz.
- Ne acı! Sadece bir kere geri sarma şansımız olsa zamanı... Bir saat önceye dönsek, o anda bir şey olsa, eylem iptal edilse ya da bu savaş bitse... Ne ağır bedel, zamana kan verip özgürlük istemek.
--reklam--
Köprüdeki Düşman İncelemesi - Şahsi Yorumlar
--reklam--
Köprüdeki Düşman PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Murat Türk - Köprüdeki Düşman kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Köprüdeki Düşman PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Murat Türk Kimdir?
Kendi sözleriyle Murat Türk:
Ben Diyarbakır’da doğdum. Çocukluğum, “Özgürlük Mücadelemizin” sıcak ortamlarında geçti. Erken yaşta devrimci mücadele ile tanıştım. Her zaman tutkulu bir arayışım vardı. O ruhu el değmemiş bir yerde hala koruyorum.
--reklam--
Murat Türk Kitapları - Eserleri
- Böğürtlen Zamanı
- Böğürtlen Zamanı 2
- Köprüdeki Düşman
--reklam--
Murat Türk Alıntıları - Sözleri
- Onu anlıyordum; çünkü düşler, kuşlar ve çocuklarda özgürlük tutkusu zaptedilmesi imkansız bir fırtınadır. (Köprüdeki Düşman)
- Zamanı ve mekânı yoktu direnmenin. Yeter ki kendini aşmayı istesin insan; o yürek, o cevher ışıldasın gözlerde... (Böğürtlen Zamanı 2)
- Devrim olmuş da haberim yokmuş! (Böğürtlen Zamanı)
- "Böğürtlenleri en çok iki kişi sever: Karnında can taşıyan bir kadın ve yaralı bir özgürlük savaşçısı... Çünkü ikisi de kanıyla bir şeyleri besliyordur:biri yeni bir hayatı, diğeri özgürlüğü.. (Köprüdeki Düşman)
- Genç yüreğindeki azim ve kararlılık, ölümlerin betonlandığı mezarları çatlatan kelebeğin kanatlarındaki etkiden daha kuvvetliydi. (Böğürtlen Zamanı 2)
- İnsanın kendi kendisini iyileştirmesinden daha iyi bir şey varmı? Herkesin asıl doktoru kendi içinde. (Böğürtlen Zamanı 2)
- "Bak!" dedi. "Nasıl olsa savaşta öleceğim diyerek dumanı o kadar çekme! Her nefeste dumanın yüzde seksenine hooop dışarı, kalanını da ciğerine indirmeden bırak!" Tarif ettiği gibi hemen yaptım, Musa dayı gülümsedi... (Böğürtlen Zamanı)
- Ne ağır bedel, zamana kan verip özgürlük istemek. (Köprüdeki Düşman)
- Günbatımları bana hep ölümü çağrıştırırdı, bir de yalnızlığı. Ne zamandır böyle yalnız olduğumu hatırlamaya çalıştım. Günleri saymamıştım, ama çok olmuştu. Artık ulaşmam gerekiyordu bir yerlere. (Böğürtlen Zamanı)
- Zaman, her an sınırsız olanaklar sunar insana. Yeter ki insan kendisine inansın önce. Umudun kaynağı orada, hep orada... Yeter ki umudun sürekli varlığı unutulmasın. Umut hiç bitmiyordu, hiç tükenmiyordu. (Böğürtlen Zamanı 2)
- Özgürlük, hiç ummadığımız yerlerde daha gür, daha görülür halde yapraklanacak... (Böğürtlen Zamanı 2)
- Ne acı! Sadece bir kere geri sarma şansımız olsa zamanı... Bir saat önceye dönsek, o anda bir şey olsa, eylem iptal edilse ya da bu savaş bitse... Ne ağır bedel, zamana kan verip özgürlük istemek. (Köprüdeki Düşman)
- Öyle sessizlikler vardır ki öfke patlamalarından daha şiddetlidir. İnsana daha ağır, daha sarsıcı gelir. Çünkü sessizlik sürekli içe doğru patlar; art arda bir patlamalar dizisidir ve insanı önce yüreğinden vurur. Sessizliğin ardındaki şiddeti ölçmek güçtür. (Böğürtlen Zamanı 2)
- Yalnızlık anlarında, ruhumda bir yerde muazzam bir devinim başlar. Belli belirsiz esercesine uyuyan bir fırtınanın ağır, bulutsu devinimi gibi... Dokunsan bir okyanus gibi dalgalanmaya başlayacak... (Böğürtlen Zamanı 2)
- Yaralı birinin beslenmesi yatıp dinlenmesi gerekiyor. Sen bunun tersini yapmakla hayatını tehlikeye atıyorsun. Yaşamak istemiyormusun? (Böğürtlen Zamanı)
- "Böğürtlen getirmedin, bari bir çay yap heval Hasan..." dedim. Küçük çaydanlığı önüme bıraktı, kapağını kaldırdı: Ağzına kadar böğürtlen doluydu çaydanlık! "Tam zamanında geldin!" dedi küçük Hasan, "Böğürtlen zamanında..." (Böğürtlen Zamanı)
- Ölümü bazen bir koku çağrıştırır insana, bazen bir ses... Bunu bende çok yaşamıştım; ama korkuyu aşan anlamlarım varsa, korku anlamsızlaşırdı benim için. (Böğürtlen Zamanı 2)
- Böğürtlen... Benim için direncin meyvesidir. Azmin ve umudun, haylaz çocukluğumun, yaralı yürüyüşümün... Özgürlüğe tırmanan patikalarda soluklanırken yediğim, maneviyatımı derinleştiren muhteşem meyve... (Böğürtlen Zamanı 2)
- Bazı duyguları yaşamak için sadece aynı derecedeki zorlu koşullardan geçmek yetmiyor. İnsan, severek birbirine emek vermiş olmalı önce; her zerresine kadar kendini adamış olmalı bir de… (Böğürtlen Zamanı)
- İnsanın, hayatta güç alabileceği manevi kaynaklarının olması ne güzel. (Böğürtlen Zamanı)
Yorumlar
0 yorum