Kitap Künyesi

Yazar: H. G. Wells

Çevirmen: Evrim Öncül

Tasarımcı: Deniz Akkol

Yayın Evi: Kolektif Kitap

İSBN: 9786055029364

Sayfa Sayısı: 68

--reklam--

Körler Ülkesi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

And Dağları’nın vahşi çorak topraklarında insanların dünyasından elini eteğini çekmiş bir vadi uzanır. Ancak korkunç boğazlar ve buz kaplı bir geçit aşıldıktan sonra ulaşılabilen Körler Ülkesi’dir burası. Vadiyi on yedi gün boyunca karanlığa gömecek bir yanardağ patlamasının ardından, vakti zamanında İspanyol zulmünden kaçarak vadiye sığınmış ve körlük belasıyla cebelleşen insanların dünyayla bağlantısı kopmuştur. Körlüğe derman bulmak için köyden ayrılmış ve koca dünyada mahsur kalmış bir adamın anlattıklarıyla bir efsane olarak varlığını sürdürür Körler Ülkesi. Ta ki Nunez adında genç bir dağcı elim bir kazayla vadide hapsoluncaya kadar...

H. G. Wells’in bu meşhur öyküsüne İspanyol çizer Elena Ferrándiz’in muhteşem resimleri eşlik ediyor.

“… Ann Veronica, Zaman Makinesi, Körler Ülkesi… bunlar Wells’in çağdaşlarının üretebileceğinden çok daha iyi hikayeler.”

- Vladimir Nabokov

“Wells’i yüzyılın başında keşfettiğime çok üzgünüm. Keşke o baş döndüren, kimi zaman da dehşetli mutluluğu hissetmek için onu bugün keşfedebilseydim."

- Jorge Luis Borges

--reklam--

Körler Ülkesi Alıntıları - Sözleri

  • Körler ülkesinde tek gözlü insan kraldır.
  • "Körler ülkesinde tek gözlü insan kraldır!"
  • "Öğreneceksin" diye karşılık verdi kör adam. "Dünyada öğrenecek çok şey var."
  • Adam zamanın sıcak ve soğuk diye ikiye ayrıldığını söyledi, bunlar gündüz ve gecenin körler arasındaki muadilleriydi.
  • "Kör de ne?" diye sordu kör adam omzunun üstünden fütursuzca. "
  • Görmek benim dünyam, güzel şeyler var güzel küçük şeyler çiçekler, taşların arasındaki yosunlar, bir kürkün üzerindeki ışıltı ve renk ahengi, bulutların süzüldüğü gökyüzü gün doğumları-yıldızlar ve SEN sırf seni görmek değer...
  • "Körler Ülkesi'nde Tek Gözlü İnsan Kral'dır."
  • “Körler Ülkesi'nde Tek Gözlü İnsan'ın Kral olduğunu söyleyen oldu mu size hiç?" "Kör de ne?" diye sordu kör adam omzunun üstünden fütursuzca.
  • Aydınlıktan yarı karanlığa öyle yavaş geçmişlerdi ki, ne kaybettiklerinin hemen hiç farkında değillerdi.
  • Besbelli ki, görmekle ilgili hiçbir şey bilmiyorlardı.
  • "Körler Ülkesi'nde Tek Gözlü İnsan'ın Kral olduğunu söyleyen oldu mu size hiç?" "Kör de ne?" diye sordu kör adam omzunun üstünden fütursuzca.
  • "Rüyaymış! Gerçek yaşamımı yatıştıramadığım bir kederle dolduran, uğruna yaşadığım ve önemsediğim her şeyi değersiz, manasız kılan bir şey nasıl rüya olabilir?"
  • Bu insanlar on dört nesildir kördü ve dünyayı göremiyorlardı.
  • İnsanın kendisinden farklı bir dünya algısına sahip yaratıklarla gönül rahatlığıyla dövüşmesinin bile mümkün olmayacağını idrak etmeye başladı.
  • "Körler Ülkesi'nde tek gözlü insan, kraldır. "

--reklam--

Körler Ülkesi İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Körler Ülkesi, yazar/jorge-luis-borges ’in “Keşke o baş döndüren, kimi zaman da dehşetli mutluluğu hissetmek için onu bugün keşfedebilseydim” dediği yazar H.G. Wells’in okuduğum ikinci kitabı. And dağlarında korkunç boğazların, buz kaplı bir geçitin ardında dünyadan kopmuş bir ülke uzanır. Onu 17 gün boyunca karanlığa gömen bir yanardağ patlamasından önce nasıl anılırdı kimbilir, ama 14 nesildir onun adı Körler Ülkesi. Bir kaza sonucu bu ülkeye düşen bir dağcı..Körler Ülkesinde gözleri gören tek kişi. Görmek, kör olmak gibi halkın çoktan unuttuğu, karşılığı olmayan kelimeler kullandığı ve farklı olduğu için dışlanan, aşağılanan kahramanımız Numez’in yaşadıkları bize çok şey öğretir ve çok soru sordurur: Normal nedir? Herkes gibi olmak normal olan mıdır? Farklılıklarımız, sahip olduğumuz özellikler veya düşünceler, toplumun kabulüne muhtaç mıdır? Topluma göre şekillenmek mi gerekir, yoksa yeni bir yol bulmak mı? yazar/aldous-huxley ‘in ‚’Cesur Yeni Dünya‘sı , yazar/george-orwell ‘ın ‘1984‘ü, yazar/ursula-k-le-guin ’in ‘Mülksüzler’i, yazar/ray-bradbury ’nin ‘Fahrenheit 451’ini okuyup sevdiyseniz, bunu da çok seveceksiniz. Tıpkı onlar gibi distopik bir eser. Onlardan tek eksiği bunun uzun bir roman yerine uzun bir öykü olması. Çok yaratıcı bir olay örgüsü, detaylandırılmış betimlemeler, başarılı karakter derinliği.. Sahi, bu kitap niye daha uzun değil ki? Keyifli okumalar.. yazar/h-g-wells kitap/korler-ulkesi--29285 (Emel Keleş)

Gayet normal olduğunuzu düşündüğünüz taraftan anormallerin diye düşündüklerinizin tarafına bakıyorsunuz. Onlar "diğerleri" ilan ediyorsunuz. Gün geliyor siz onların tarafına geçiyor ve "diğeri" oluyorsunuz. Anormal, hasta... Bilmek istemeyene öğretme çabası, değişmek istemeyeni değiştirme gayreti sonuç verir mi? (Gamze gamze)

Körler Ülkesi: H.G Wells'in Körler Ülkesi muhteşem bir uzun öykü kitabı. Yazarın masalsı ve akıcı dili , Elena Ferrándiz'in muhteşem çizimleri, Evrim Öncül'ün harika çevirisi ve baskı kalitesiyle dört dörtlük bir kitap Körler Ülkesi. Bir ülke hayal edin yaşayan herkes kör. Ve siz bu ülkeye, 15 nesil boyunca kör insanların yaşadığı bu ülkeye bir kaza sonucu düşüyorsunuz. Bu insanlar tamamamen kendi ihtiyaçlarına göre bir düzen kurmuş yaşayıp gidiyorlar ve bırakın görmeyi , görme eylemini bile artık bilmez olmuşlar, tamamen unutmuşlar. İşte bütün hikaye Nunez adında bir dağcının bir kaza sonucu Körler Ülkesi'ne düşmesiyle başlıyor. Nunez önce "Körler Ülkesi'nde Tek Gözlü İnsan Kral'dır " mottosundan yola çıkarak farklılığını avantaja ve iktidar olmaya çevirmeye çalışsa da karşılaştığı toplumsal birliktelik ve direniş sonrasında bu rüyasından vazgeçmek zorunda kalıyor ve sonunda uzlaşmaya karar vererek Körler Ülkesi'nin bir vatandaşı olarak yaşamaya başlıyor. Gelişen olaylar Nunez'i Körler Ülkesi'nde gören göz olmanın ayrıcalık mı yoksa farklılık mı olduğunu sorguladığı, normal kimdir, yabancı kimdir, doğrular kime göre ve neye göre doğrudur sorularını sorduğu bir noktaya getiriyor ki onunla birlikte okur olarak sizde bunları sorgularken buluyorsunuz kendinizi. Nunez'in bir de aşık olup evlenmek istemesi, ancak evlenmek istediği kızın ailesi tarafından gören gözleri sebebiyle makul insan kalitesinden aşağıda olması nedeniyle bu evliliğe izin verilmemesi üzerine nasıl bir yol çizeceği işte tüm bu soruların cevabı 68 sayfalık kısacık ama dopdolu bir kitap olan Körler Ülkesi'nde. Keyifle okuyun.... (Filiz)

--reklam--

Körler Ülkesi PDF indirme linki var mı?

--reklam--

H. G. Wells - Körler Ülkesi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Körler Ülkesi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı H. G. Wells Kimdir?

Herbert George Wells ya da daha çok tanındığı adla H. G. Wells (21 Eylül 1866 - 13 Ağustos 1946), Dünyalar Savaşı, Görünmez Adam, Dr. Moreau'nun Adası ve Zaman Makinesi adlı bilimkurgu romanlarıyla tanınan ama neredeyse edebiyatın her dalında birçok eser vermiş olan İngiliz yazardır. Sosyalist olduğunu açıkça söyleyen H.G. Wells'in çoğu eserinde önemli ölçüde siyasi ve sosyal yorumlar bulunmaktadır. Jules Verne gibi gelecekteki teknolojik gelişmeleri anlattığı kitaplarıyla bilimkurgu dalının öncülerinden hatta yaratıcılarından sayılmaktadır.

Wells'in bilimkurgu romanlarında teknolojinin gözlemlenmesinin getireceği olanaklar bir yana bırakılır. Wells'te spekülasyon bir edebiyat biçimine dönüşür ve teknolojinin değil de onun toplumsal temellerinin araştırılmasına dönük bir boyut kazanır.

Wells'in ilham kaynağı Jules Verne olmuştur, ama Verne'in Aya Seyahat'i (De la Terre a la Lune) ile Wells'in Aydaki İlk İnsanlar (The First Men in the Moon) romanını karşılaştıracak olursak, kolaylıkla görebileceğimiz gibi Wells; Verne'in teknolojiye verdiği önemi paylaşır, ama Verne'in romanında 'Nasıl ve hangi teknolojik olanaklar?' sorusu ortaya atılırken, Wells'te Ay yolculuğunun teknik sorunu baştan savma bir biçimde geçiştirilir. Çünkü Wells'in derdi, teknolojik olanakların gelecekteki muhtemel ürünlerini tahmin etmek değil, Ay'daki toplumsal hayatın bizzat kendisi üzerine, tıpkı bir zamanlar Thomas More'un 'Ütopya Adası' örneğinde olduğu gibi, model düşünceler geliştirmektir.

Wells sadece bilimkurgu içindeki ütopya karşıtı düşüncelerin savunucusu olarak bu türe damgasını vurmakla kalmaz, toplumun şiddet ve zor yoluyla, gereğinden hızlı bir süreç içinde sosyalist bir topluma dönüştürülmesinin sakıncalarına olduğu kadar, sınıf karşıtlıklarının da iyice sivrileceğine karşı da uyarır bizi.

...

--reklam--

H. G. Wells Kitapları - Eserleri

  • Zaman Makinesi
  • Doktor Moreau’nun Adası
  • Görünmez Adam
  • Dünyalar Savaşı
  • Körler Ülkesi
  • Tanrıların Tohumu
  • Efendi Uyanıyor
  • Ağrı Dağı Yolcusu Kalmasın
  • Duvardaki Kapı
  • Körler Ülkesi ve Diğer Karanlık Öyküler
  • Ay'daki İlk İnsanlar
  • Gölgeler İçinde Rusya
  • Gelecek Günlerin Hikayesi
  • Tüm Savaşları Bitirecek Savaş
  • Geçmiş Günlerin Hikayesi
  • Kronik Argonautlar - Karıncalar İmparatorluğu
  • Kipps
  • Ay Işığı Masalları
  • Kızıl Oda ve Diğer Öyküler
  • İnsan Hakları
  • Uzay ve Zaman Hikayeleri
  • Kısa Dünya Tarihi
  • Açık Komplo
  • The Magic Shop
  • Tanrı İnsanlar
  • Ana Hatlarıyla Dünya Tarihi - 1
  • Hayalet Bataklıkları
  • Görünmez Kral Tanrı
  • Kuyrukluyıldız Günleri
  • Çağdaş Bir Ütopya
  • Geleceğin Keşfi
  • On İki Hikâye ve Bir Rüya
  • The Crystal Egg and Other Stories
  • Ann Veronica
  • In the Abyss
  • Seçilmiş əsərləri
  • The Land Ironclads
  • The World Set Free
  • A Slip under the Microscope
  • The History of Mr Polly
  • The Crystal Egg & Other Stories
  • Thirty Strange Stories
  • The Wheels of Chance

--reklam--

H. G. Wells Alıntıları - Sözleri

  • “Şans eseriydi işte.” diye araya girdi. İnsanın hayatındaki diğer her şey gibi. (Doktor Moreau’nun Adası)
  • Huzursuzluğun getirdiği ızdırap içindeydim . (Zaman Makinesi)
  • İnsanlar artık özgür değiller. Özgür olamadıkları gibi, daha büyük ya da daha iyi de değiller. Keşke hepsi bu kadar olsa. Bu şehir bir hapishane. Bütün şehirler gibi. Anahtar servet sahiplerinin elinde. Sayısız insan, beşikten mezara kadar sadece çalışıyor. Bu doğru mu? Hep böyle mi olacak bu? (Efendi Uyanıyor)
  • Zamanla öğretmenler bile gereksiz hale geldiler. Elektrikli aletlerin olmadığı bir dünyada yaşamak ilkellik olarak görülmeye başlandı. Kırsalda yaşamak çağın rafine değer yargılarına göre sefaletten farksızdı. (Efendi Uyanıyor)
  • O, kaçınılmaz olarak ortaya çıkmıştır ve kendini kafa karıştırıcı fikirlerden uzaklaştırmaya devam edecektir. O, bir koh-i noor'a dönüşür; o bir Işık Dağı'dır, büyüyen ve giderek yoğunlaşan. O, her yere yayılan ve her şeyi içine alan bir berraklık, parlaklık ve arılıktır. Onun kesilecek bir kafası ya da zarar verilecek bir bedeni yoktur. O, tüm engelleri aşar; her türlü sınırlamaya karşı koyar. O her şeyi, kendisine uymaya zorlar. Hava ne denli bulutlu ve sisli, ne denli kapalı ve puslu olursa olsun, o şafak sökerken gelir. Denize indirilen gemilerde sabah olurken, o gelir. O, görünmez kral Tanrı'dır. (Görünmez Kral Tanrı)
  • "Kör de ne?" diye sordu kör adam omzunun üstünden fütursuzca. " (Körler Ülkesi)
  • "Başkaları neyse de ondan böyle bir şey beklemezdim." (Duvardaki Kapı)
  • Ama bir yol bulmak hiçbir zaman o yolun ustası olmak değildir. (Ay'daki İlk İnsanlar)
  • " Körler Ülkesi'nde Tek Gözlü Adam Kral Olur. " (Ay Işığı Masalları)
  • Sosyalist olma, dünyaya başkaldırma ve sonsuza kadar bir daha misafirliğe gitmeme gibi çılgın planlarını tekrar düşününce cesaretini kaybetmişti. (Kipps)
  • “Good heavens!” he exclaimed; “What little things we are! What daring little devils! Down there, miles and miles of water—all water, and all this empty water about us and this sky. Gulfs!” He threw his hands out, and as he did so, a little white streak swept noiselessly up the sky, travelled more slowly, stopped, became a motionless dot, as though a new star had fallen up into the sky. Then it went sliding back again and lost itself amidst the reflections of the stars and the white haze of the sea’s phosphorescence. (In the Abyss)
  • Ari kavimleri Batıya doğru iki dalga halinde ilerlediler. Fransa’ya, Britanya’ya ve Ispanya’ya girdiler. Büyük Britanya’ya demiri getirmiş olup, Breton (Brythonic) Keltler adiyle anılırlar. Galli’ler dillerini işte bu Keltlerden almışlardır. Aynı ırktan Keltler, Ispanya'ya girdiler.Sadece oradaki Heliolitik Bask’larla değil, deniz kıyılarındaki Samî asıllı Fenike’li sömürgeleriyle de temasa girdiler. Latin Ariler İtalya'ya, Sanskrit dili konuşan Ari kabileler de, Milâttan önce 1000 yılından çok önceleri batı geçitlerini aşarak kuzey Hindistan’a girmişler. (Kısa Dünya Tarihi)
  • İnsan kusurlu bir hayvandır. (Açık Komplo)
  • Yahudilerin sebt günü geleneği pek çok Hristiyan tarikatının önemli geleneğidir. ama isa sebt gününü yıkmış sebt'in insan için olduğunu insanın sebt günü için olmadığını söylemiştir. (Ana Hatlarıyla Dünya Tarihi - 1)
  • "Bu səhləblər həmişə nə qədər maraqlıdırsa, - bir dəfə dedi, - bir o qədər də ehtimal və gözlənilməzliklər mümkündür. Darvin onların mayalanmasını öyrənmiş və sübut etmişdir ki, səhləbin adi çiçəyinin quruluşu həşəratların tozcuğu bitkidən bitkiyə daşımasına uyğun şəkildədir. Amma səhləblərin çoxlu məşhur növləri mövcuddur ki, bu cür mayalana bilmir. Məsələn, kipripedilərdən bəziləri - onlardan tozcuq daşıya bilən heç bir həşərat məlum deyil. Bəzi səhləblərdə isə, ümumiyyətlə, heç vaxt toxum tapa bilməyiblər." (Seçilmiş əsərləri)
  • “ ...prensip olarak, yalnız olmak ve rahatsız edilmemek istiyorum. ” (Görünmez Adam)
  • Kader insanların küçük planlarını altüst eder. (Ay'daki İlk İnsanlar)
  • “Ben seninim ve sen de benimsin. Bundan daha önemli ne olabilir ki?” (Tanrıların Tohumu)
  • Dünya büyüyor ama insanlar küçülüyor.Yine de aklımız ve duygularımız var.Sadece içgüdüleriyle hareket eden varlıklar değiliz ama gücümüzün bir sınırı var.Bir gün hepimiz ölüyoruz.Ölüyoruz,doğuyoruz,yaşamaya devam ediyoruz,zaman geçiyor... (Gelecek Günlerin Hikayesi)
  • Bizler yarı ölü sayılırız bir yerde. (Efendi Uyanıyor)