Kitap Künyesi

Yazar: Ahmet Seyrek

Yayın Evi: Dorlion Yayınevi

İSBN: 9786052493427

Sayfa Sayısı: 426

--reklam--

Köy Enstitüleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Kanuni’den sonra başa geçen padişahlar, medrese ve ilmiye sınıfının ıslahına çalışmışlarsa da başarı sağlanamamış, bozulma ve usulsüzlükler devam etmiştir. İlmiye teşkilâtındaki ıslah çalışmaları, biraz farklı bir yaklaşımla daha sonraki asırlarda da devam etmiştir. III. Selim, hemen her konuda ıslahata girişirken, ilmiyeye önem ve öncelik vermeye gayret etmiştir. Bütün bu gayret ve bakış açıları, genellikle klasik anlayışın bir devamı niteliğindedir. II. Mahmut döneminde de medreselerle ciddi bir şekilde ilgilenilmemiş, ilmiye mensuplarının sahip olduğu geniş imkânlar ve nüfuz sahaları yavaş yavaş ellerinden alınmaya başlanmıştır. Nihayet, 1826’da Evkaf-ı Hümayun Nezareti’nin kuruldu ve o zamana kadar ilmiyenin büyük ölçüde yararlandığı vakıf gelirleri nezaret vasıtasıyla devlet bütçesine aktarıldı. Bu uygulamadan vakıf gelirleriyle idare edilen medreseler zarar gördü. Bu dönem, medreseler açısından kaynakların elinden alındığı, yenilenme ve gelişmesi için hiçbir ciddi teşebbüsün yapılmadığı, bilakis kendi haline terk edilerek alternatif eğitim kurumlarının, yani Batı usulü eğitimin öngörüldüğü bir devir olmuştur.

--reklam--

Köy Enstitüleri Alıntıları - Sözleri

  • Atatürk, gençliğe olan inancını ve duygularını şu sözlerle ifade etmiştir: "Her şeye rağmen muhakkak bir nura doğru yürümekteyiz. Bende bu iman yaşatan kuvvet, yalnız aziz memleket ve milletim hakkındaki payansız muhabbetim değil; bugünün karanlıkları, ahlaksızlıkları, şarlatanlıkları içinde sırf vatan ve hakikat aşkıyla Ziya serpmeye ve aramağa çalışan bir gençlik gördüğümdendir."
  • Atatürk'e göre milli eğitim, bağımsızlık savaşı kadar önemlidir. O, bunu Yunanlıların Kütahya-Eskişehir üzerinden Ankara'ya doğru saldırıya geçtikleri günlerde ispat etmiştir. Düşman bütün gücüyle saldırıya geçtiği sırada, 16-21 Temmuz 1921 tarihleri arasında, Ankara'da milli eğitim-öğretim seferberliği de başlatmıştır. Bu hareketi ile hem eğitim-öğretime verdiği önemi göstermiş, hem de iç ve dış kamuoyuna Türk ordusunun başarıya ulaşacağına emin olduğu imajını vermiştir. Bu dünya tarihinde hiçbir ülkenin yapmadığı, hiçbir devlet adamının düşünmeye cesaret edemediği bir harekettir.
  • 9 Mayıs 1920 tarihinde TBMM'de okunan bakanlar programında eğitimle ilgili olarak bazı hedefler belirtilmiştir. Bu hedefler arasında eğitimi dini ve milli bir duruma koymak, bu hedeflerin başında gelmektedir. Eğitimi, hayat mücadelesinde çocukları başarılı kılacak, dayanaklarını kendi varlığında bulduracak güç, girişim ve kendine güven gibi nitelikler verecek, üretici bir düşünce ve bilinç uyandıracak bir seviyeye ulaştırabilmek diğer bir önemli nokta olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca öğretimi tüm okullarımızda bilimsel, modern olan temeller ve sağlık kurallarıyla yeniden düzenlemek ve programlarını düzeltebilmek konusu üzerinde durulmuştur.
  • Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar, iktisadi zaferlerle taçlandırılmazlarsa meydana gelen zaferler devamlı olamaz, az zamanda söner.
  • Gerçekten Türk tarihi araştırılırsa bütün yükselme ve düşme sebeplerinin bir iktisat meselesinden başka bir şey olmadığı anlaşılır. Efendiler, tarihimizi dolduran bunca başarılar, zaferler veyahut yenilgiler, yok olmalar ve felaketler, bunların tümü gerçekleştikleri devirlerdeki iktisadi durumlarımızla ilişkili ve ilgilidir. Yeni Türkiye'mizi hak ettiği yere ulaştırabilmek için mutlaka ekonomimize birinci derecede önem vermek zorundayız. Çünkü zamanımız tamamen Bir iktisat devresinden başka bir şey değildir.
  • Efendiler, kılıç kullanan kol yorulur, sonunda kılıcı kınına koyar ve belki kılıç o kında küflenmeye, paslanmaya mahkūm olur. Lakin saban kullanan kol; gün geçtikçe daha fazla kuvvetlenir ve daha çok kuvvetlendikçe daha çok toprağa sahip olur.
  • Düşmanlarımız bizi dinin tesiri altında kalmış olmakla itham ediyor, duraklama ve çökmemezi buna bağlıyorlar; bu hatadır. Bizim dinimiz hiçbir vakit kadınların erkeklerden geri kalmasını talep etmemiştir. Allah'ın emrettiği şeyi, erkek ve kadının beraber olarak bilim ve bilgiyi kazanmasıdır. Kadın ve erkek bu bilim ve bilgiyi aramak ve nerede bulursa oraya gitmek ve onunla donanmak mecburiyetindedir. Dipnot: Atatürk'ün Kadına ve Kadın Eğitimine Verdiği Önem-Ali Rıza Erdem
  • ...Kısacası enstitü talebesi iş hayatı içinde, iş vasıtasıyla iş için terbiye edilir.
  • Bugünün gereklerinden biri de kadınlarımızın her hususta yükselmelerini temindir

--reklam--

Köy Enstitüleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Türkiyede eğitim sisteminin başlangıcı "John DEWEY'le " baslamıstır.1924 Yılında Türkiye'yi ziyaret eder. Köy enstitülerinin fikir babası ;İsmail Mahir Efendi Bu enstitulerin kurucusu; İsmail Hakkı Tonguç'tur. Köy enstitüleri yalnızca eğitim kurumları değil, "hiçlikten üretmek" ve "yaşayarak uygulayarak öğrenme" ilkelerini temel alan,bilinçli ,kendine güvenen,eşitlikçi bir yaşam felsefesini benimseyen bireyler yetiştiren , nihai hedefi toplumsal kalkinma olan daha kompleks yapılardir. Bu eğitim yaşamının tümüne sanat , hareket ve yaratıcılık egemendi.Her ögrencinin bir müzik aleti (Genellıkle Mandolin ) keman, baglama , akerdion, flüt çalmasi zorunlu idi.Bizde de önce (İvriz Köy Enstitüsi ) sonra İvriz Ögretmen Okulundan (olan )mezun babamin Mandolini var. Köy Enstitüleri 1943 başlayip 1947 ve en son 1954 kapatilarak Ögretmen okuĺlari olarak degişiklıge uğramıstır. Köy enstitülerinin yapilmasi ll.Dünya Savaşı'na denk gelmistir. 1938 Yılında Manisa'nın Horoz köyünde Köy Enstitüsi acılmıstır.Sonra İzmir ile Canakkale arasinda köy olan Savastepe halkı, vaatlar'da bulunarak oraya tasınmıstır. (Okurken cok etkilendim Köy Enstitüleri devam etseydı eminim cok farķli bır Türkiye'de yaşiyor olacaktık.) (Fatma Gülcan)

Türkiye'ye özgü bir sistem olan Köy Enstitüleri gerçekten muazzam bir iş. Gerici insanlar tarafından önü kesilen köy enstitülerinin ömrü maalesef kısa sürmüş. Fakat bu kısa zamanda bile büyük işler başarmışlar. Kitapta geçmişten günümüze eğitimin nasıl bir yol aldığını, köy enstitülerinin neler başardığını çok güzel anlatmış. Gayet yalın ve akıcı bir şekilde çok rahat okunuyor. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar. (Kitaplar arasında yolculuk)

--reklam--

Köy Enstitüleri PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Ahmet Seyrek - Köy Enstitüleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Köy Enstitüleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Ahmet Seyrek Kimdir?

Ahmet Seyrek, Araştırma - İnceleme, Azınlıklar & Etnik Gruplar, Biyografi kategorilerinde eserler yazmış popüler bir yazardır.

Başlıca kitapları alfabetik sırayla; Aliya İzzetbegoviç, Angela Merkel, Büyük Komutanlar Seti (10 Kitap Takım), Donald Trump, Dünyaya Hükmeden Osmanlı Padişahları, Ermeni Meselesi ve Tehcir olarak sayılabilir.

Ahmet Seyrek kitapları; Bizim Kitaplar Yayınevi, Kar Yayınları, Mavi Çatı Yayınları, Siyah Beyaz Yayınları, Tulpar aracılığıyla kitapseverlerle buluşmuştur.

Ahmet Seyrek tarafından yazılan son kitap "Vladimir Putin", Mavi Çatı Yayınları tarafından okurların beğenisine sunulmuştur.

--reklam--

Ahmet Seyrek Kitapları - Eserleri

  • Malcolm X
  • Elon Musk
  • Aliya İzzetbegoviç
  • Steve Jobs
  • Sürgünde Üç Devrimci
  • Medeniyetlere Yön Veren Uygarlıklar - Eski Yunan
  • Medeniyete Yön Veren Uygarlıklar - Mayalar
  • Çerkez Ethem'in Anıları
  • Medeniyetlere Yön Veren Uygarlıklar - Sümerler
  • Cesaretin Güneşi Mahir Çayan
  • Köy Enstitüleri
  • Fatih Sultan Mehmet
  • Medeniyete Yön Veren Uygarlıklar - Roma
  • Leonardo da Vinci
  • Medeniyete Yön Veren Uygarlıklar - Aztekler
  • Medeniyetlere Yön Veren Uygarlıklar - İnkalar
  • Osmanlı Padişahları
  • Mahatma Gandhi
  • Bill Gates
  • Aliya İzzet Begoviç
  • Çöl Kaplanı Fahreddin Paşa
  • Medeniyete Yön Veren Uygarlıklar - Çin
  • Dünyaya Hükmeden Osmanlı Padişahları
  • Necip Fazıl Kısakürek
  • Ateizm Deizm Agnostisizm
  • Jack Ma
  • Marco Polo
  • Medeniyete Yön Veren Uygarlıklar - Babil
  • Sergey Brin ve Larry Page
  • Mark Zuckerberg
  • Akad
  • Mustafa Kemal Atatürk
  • Neyzen Tevfik
  • Medeniyete Yön Veren Uygarlıklar - Asur
  • Medeniyete Yön Veren Uygarlıklar - Hitit
  • Medeniyete Yön Veren Uygarlıklar - Urartu
  • Yoldaş Che
  • Angela Merkel
  • Mevlana
  • İnsanlık İçin Teknoloji- Jeff Bezos
  • Viking
  • Medeniyete Yön Veren Uygarlıklar - Lidya
  • Donald Trump
  • Japon
  • Bizans
  • Şeyh Bedreddin
  • Deniz Gezmiş
  • Vladimir Putin
  • Frigya
  • Evanjelizm
  • İlluminati
  • Ahmet Yesevi
  • Bir Asırdır Çözülemeyen Sorun
  • Sultan II.Abdülhamid
  • Çerkez Ethem
  • 1.Murat
  • Larry Ellison
  • Dünyayı Yöneten Osmanlı Padişahları
  • III.Selim Ve II.Mahmut
  • I.Mehmet Ve II.Murat
  • II.Selim
  • Yavuz Sultan Selim
  • Fal ve Tarot
  • İbrahim Kaypakkaya
  • Mahir Çayan
  • Yıldırım Bayezid
  • Ertuğrul – Osman ve Orhan Gazi
  • Kanuni Sultan Süleyman
  • Köprünün Ortasında
  • 1. Mehmet ve 2. Murat

--reklam--

Ahmet Seyrek Alıntıları - Sözleri

  • Büyük problemleri çözmek , küçük problemleri çözmekten daha kolaydır. (Sergey Brin ve Larry Page)
  • Gösteriş ve ihtişamlı bir yaşam ,toplum için büyük bir tehlikedir . (Medeniyete Yön Veren Uygarlıklar - Roma)
  • 12 yıl boyunca, bu 450 millik alanda İspanyollar 4 milyonu aşkın insanı, kadın, çoluk çocuk, genç, yaşlı demeden bıçakla veya mızrakla öldürdüler ya da diri diri yaktılar. ... Denir ki 5-6 bin insan avluda kılıçtan geçerken, İspanyolların yüzbaşısı şöyle bir şarkı söylemiş: Neron yangına bakar Roma'dan Tarpeia kayasına Çocuklar, yaşlılar bağırır Ve o hiçbir şey hissetmez (Medeniyete Yön Veren Uygarlıklar - Mayalar)
  • Bilim komutandır, uygulama asker. (Leonardo da Vinci)
  • İçimi sevgi ile doldur Tanrım! Gönlüm bütün varlıkları kucaklasın. (Mahatma Gandhi)
  • Bizim en büyük hastalığımız bencilliğimizdir. (Mahatma Gandhi)
  • Tam Otuz yıl saatim işlemiş, ben durmuşum.. Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum.. (Necip Fazıl Kısakürek)
  • Geçmiş gecelerde, Geçmiş uzak gecelerde. (Medeniyetlere Yön Veren Uygarlıklar - Sümerler)
  • Vefatı sırasında kırk dokuz çocuğunun hayatta olduğu ve cariyelerinin yedisinin henüz hamile bulunduğu anlaşılmaktadır. Osmanlı padişahları arasında en çok çocuğu olan padişah lll. Murat'tir. Kız ve erkek çocuklarının sayısıni tarihçiler 100-130 arasında verirler. (Dünyayı Yöneten Osmanlı Padişahları)
  • Yanlış yanlıştır, kimin söylediği önemli değil. (Malcolm X)
  • Yunan askerlerinin ölümü esarete tercih ettikleri çok görülüyordu. Esir aldığımız Yunan esirlerini sorguya çektik. Komutanları askerlerine" Ethemcilere esir olursanız ayaklarına hayvan nalı çakılacağını, daha binbir çeşit işkenceler içinde öleceğinizi unutmayınız" diyormuş. (Çerkez Ethem'in Anıları)
  • Bir ilkbahar sabahıydı ve etraf yemyeşil & Arkadaki araçtan inen diğer tutuklularla selamlaştı Bu sırada bana dönerek, "Bizi hiçbir yere sığdıramadılar' dedi. Derin derin havayı soluyordu. (Deniz Gezmiş)
  • Bir hikayeyi öbürlerinden ayıran ve önemli kılan şey onun sonu olduğuna göre, bu son hiçbir sona benzememeli... (Köprünün Ortasında)
  • Hayatımda hiç uyumamış olduğum sadece birkaç gece hatırlayabiliyorum. Bunlardan biri de Lukavica'daki o geceydi. (Aliya İzzet Begoviç)
  • "İnsan şahsiyetini alçaltan,onu eşyayla bir tutan her şey gayri insanidir." (Aliya İzzet Begoviç)
  • Övgüler sizi mutlu eder, eleştiri ise sizi geliştirir. (Elon Musk)
  • Ömrüm boyunca kazandığım paraları yanımda götüremem, götürebileceğim sadece sevgiyle beslenmiş hatıralarım. (Steve Jobs)
  • ... "Bugün Deniz, Türkiye devriminin simgesi hâline gelmiştir." ... (Cesaretin Güneşi Mahir Çayan)
  • Dünya senin kendine sayginla ilgilenmez. Dünyanın ilgisini asıl çeken şey, senin kendini iyi hissetmek için ne yaptığın olacaktır. (Bill Gates)
  • Fatih Sultan Mehmet, Romanos Kapısı’na (Topkapı) giderek geleceklerinden endişe duyan Rumlara hitaben şu fermanı yayınladı... “Yaptığım anlaşmada manastırlarınız ve kiliselerinizin açık kalacağına ve dininize dokunulmayacağına söz verdim. Ancak şehrin bir bölümünü kılıcımla aldığımdan bu bölümdeki kiliselerin cami olmasını, sizin teslim olduğunuz bölümdeki kiliselerin de aynen kalmasmı uygun gördüm.” (Bizans)