Kitap Künyesi
Yazar: Celil Oker
Yayın Evi: Altın Kitaplar
İSBN: 9789752119253
Sayfa Sayısı: 240
Kramponlu Ceset Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kimi zaman her şey göründüğü gibidir... İş görüşmesi için büyük bir tekstil firmasının defilesine davet edilen Dedektif Remzi Ünal, konukların arasında bir futbol takımının da olduğunu görünce şaşkınlığa uğrar. Ancak firma sahibi aynı zamanda kulüp başkanıdır ve hafta sonu oynayacakları ölüm kalım maçında oyuncularından bazılarının takımlarını satacağı ihbarını almıştır. Dedektifimizden istediği şey ise bu işin aslı astarı olup olmadığını araştırmasıdır.
Kollarını sıvayarak kendine özgü yöntemleriyle işe koyulan Remzi Ünal ilk olarak futbolcuları tanımaya ve tartmaya çalışır. Daha sonra da pis koku alma konusunda burunlarının en az kendisi kadar hassas olduğuna inandığı spor muhabirlerine yanaşır. Tam da güvenini kazandığı "acar" bir muhabirden istediği bilgileri elde etmek üzereyken ortalığı çınlatan bir silah sesi, soruşturmayı daha en başından içinden çıkılmaz bir hale getirir. Polisiye edebiyatımızın seçkin kalemi Celil Oker, Kramponlu Ceset ile okuyucusunu yine doyumsuz bir maceraya sürüklüyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Kramponlu Ceset Alıntıları - Sözleri
- "Futboldan anlar mısın?" dedi. "Seyrederim" dedim, oturdum karşısına. "İnsandan anlar mısın peki?" dedi. "Onları da seyrederim" dedim.
- Her uçak nasıl olsa inerdi yere. Şöyle ya da böyle.
- Kimsenin benim aklıma ihtiyacı yok, ama belki birine yardımım dokunabilir.
- Susmak, birini konuşmaya teşvik etmenin en sağlam yoludur bazen.
- Politika haberlerini okumadan geçtim. Ne yaparlarsa yapsınlar benim hayatımı değiştiremiyorlardı.
- "Futboldan anlar mısın?" dedi. "Seyrederim" dedim, oturdum karşısına. "İnsandan anlar mısın peki?" dedi. "Onları da seyrederim."
- "Çatışmanın ana noktasını boşvermeliyiz... Rakip bileğimizden mi tuttu, şimdi onun en zayıf yeri orasıdır. Bırakalım tutsun. Bizim yapacak başka işlerimiz var."
- Susmak, birini konuşmaya teşvik etmenin en sağlam yoludur bazen.
- "Ulan Remzi" dedi. "Senden şüpheleniyorum ben, bana söylediklerinden başka şeyler biliyormuşsun gibime geliyor valla." "Yok be" dedim. "Ne bilebilirmişim ki ben?" "Yumurtlayacaksın bir şey sonunda" dedi. "Sana haber veririm o zaman" dedim. "Gıdaklarım."
- Raslantı değildi, tamam ama ne kadar rastlantı değildi?
- Her uçak nasıl olsa inerdi yere. Şöyle ya da böyle.
- "Domo arigato gozaimashita!" ''Dōmo arigatōgozaimashita.'' どうもありがとうございました。 ''Çok teşekkür ederim ''
- "Ecel yetince ne dense boş"
- ''Ben tesadüflere inanmam dedim kendi kendime. İnanmak istesem bile inanamam. Hiçbir şeyin tesadüf olamadığını hayat gösterir bana nasıl olsa.''
- uzanıp, okuduğu gazete tomarından, sabah elime geçiremediğim gazetemi bulup aldım. politika haberlerini okumadan geçtim. ne yaparlarsa yapsınlar benim hayatımı değiştiremiyorlardı.
Kramponlu Ceset İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İlk kez bir Celil Oker romanı okudum(dinledim). Çok akıcı, anlaşılır, kolay takip edilebilen bir olay örgüsüne sahip. Yorucu İstanbul trafiğinde dinlememe rağmen hiçbir şeyi kaçırmadım. Diğer romanlarını da dinlemeyi düşünüyorum. Polisiye roman sevenlere tavsiye ederim. (Rümeysa)
Genelde yabancı polisiye okuduğum için yerli polisiyenin böyle güzel örneklerine raslayınca bizim yazarlara azıcık haksızlık ettiğimi düşünüyorum. İlk kez Celil Oker okudum. Bir radyo tiyatrosu kadar canlı ve akıcı yazıyor. Hikayesi için Aşırı yetenekli, etkileyici, kusursuz bir dedektif seçmemesi de çok yerinde olmuş. Remzi Ünal birazcık konik, biraz yetenekli, işini iyi yapmaya çalışan bir dedektif. Kitabın diğer karakterleri de, olaylar da günlük hayattan kopuk değil. Kitap Remzi Ünal'ın bir şike meselesini araştırması için tutulmasıyla başladı. Sonra cinayetler ve kayıp bir insanın da dahil olduğu bir maceraya evrildi. "maçta şike olacak mı olmayacak mı? Şikenin arkasında kim var? Futbolcuyu kim öldürdü?" Gibi soruların cevabını bulduk da küme düşen takımı da öğrenebilseydik iyi olurdu. (Yasemin Çakır)
Oker'den dinlediğim ikinci kitap olan Kramponlu Ceset, tekstil sektöründe yer alan ve 3. ligdeki iki futbol takımına sponsor olan rakip iki firmadan birisinin maçta şike olacağına dair bir ihbar almasını ve bunun üzerine Remzi Ünal'ı işe almasını konu ediyor. Sanırım Ünal polis olmadığı için önce sıradan bir olay için tutuluyor ama olayı araştırırken bir şekilde bir cinayet işleniyor. En azından ilk iki kitap bu tasarımdaydı, sonrakiler de bu şekildedir diye varsayıyorum. Bu kitap kurgusal olarak öncekine göre daha uzun ve daha iyiydi, daha oturaklıydı. Ters köşelerini beğendim, belki de beklentisiz okuduğum içindir. İnsan ilişkilerini gerçek hayatta nasılsa öyle yansıtmış Oker, uçup kaçmamış, başarılı buldum. Önceki kitabın yorumunda Remzi Ünal için ilginç bir adam demiştim, bu kitapta bu fikrim pekişti. Bakın Ünal kendisini nasıl tanımlıyor: "Çalışma ilkelerimden bazılarını açıklayayım" dedim. "Bana herşeyi söylemediniz diye size kızmam, bu bir. Olsa olsa işim zorlaşır biraz, ben zaman kaybedersem siz de kaybedersiniz, ödeşiriz. İşimi yaparken öğrendiklerim vicdanımı ne sızlatır, ne harekete geçirir, bu iki. Yaptıklarınız ya da yapmadıklarınız sizin sorumluluğunuzdur, ne beni ilgilendirir ne üçüncü kişileri. Devlet dahil. Hafızam işime geldiği zamanlar hiç ama hiç güçlü değildir, bu üç." Tam bir True Neutral. :) Okuması gerçekten keyifli çünkü hangi şartta neyi seçeceğini kestirmek güç (ama bazı örüntüler oluşmaya başladı, özellikle kitap sonları ile ilgili). Ünal'ın geçmişine henüz pek tanıklık etmedik ve onu şimdiki Remzi Ünal yapan olayları çok merak ettiğimi itiraf edeyim. Son olarak Oker'in kitap ismi seçimine değinmek istiyorum. Artık umursamazlıktan mı yoksa kolaya kaçmaktan mı bilmiyorum ama ilk 5 kitabının ismi şöyle: * Çıplak Ceset * Kramponlu Ceset * Bin Lotluk Ceset * Rol Çalan Ceset * Son Ceset Neyse ki 5. kitaptan sonra bu tekdüzelikten vazgeçmiş. :) Kitaba notum 8/10. (İ. B.)
Kitabın Yazarı Celil Oker Kimdir?
1952 yılında Kayseri'de doğan yazar, ortaokulu Talas Amerikan Ortaokulu'nda tamamladı. Ardından Tarsus Amerikan Koleji'ni bitirdi. Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümüne devam eden Oker 1979 senesindeki mezuniyetinin ardından çevirmenlik, gazetecilik ve ansiklopedi yazarlığı yaptı. Bu işlerin ardından 1983'te reklam yazarlığına başladı. Markom ve Merkez Ajans isimli şirketlerde çalıştı.
Uzun süre reklamcılıkla ilgilendikten sonra 1998 yılında Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. 1999 yılının Nisan ayında ilk romanı Çıplak Ceset'i yayınladı. Aynı senenin Ekim ayında ise Kramponlu Ceset çıktı. Oğlak Yayınları tarafından basılan bu eseri ile Kaktüs Kahvesi Polisiye Roman Birinciliği'ni kazandı. Her iki romanın kahramanı olan eski pilot, yeni dedektif Remzi Ünal'ın maceralarını anlattığı beş roman daha yazdı. Oker'in son Remzi Ünal macerası 2010 yılında Turkuvaz Kitap tarafından basılan Yenik ve Yalnız'dır. Oker ayrıca, 2004 yılında Murathan Mungan, Pınar Kür, Faruk Ulay ve Elif Şafak ile birlikte Beşpeşe isimli bir roman yazdı. Beşpeşe yazarların birbirlerinin ardından, birinin bıraktığı yerden diğerinin devam ederek oluşturdukları bir romandır.
Bilgi Üniversitesi'nde yaratıcı yazarlık teknikleri dersi verdi. Sevtap Oker'le evliydi. Yazarın Ali ve Can isimli iki oğlu vardır.
Celil Oker Kitapları - Eserleri
- Genç Yazarlar İçin Hikaye Anlatıcılığı Kılavuzu
- Çıplak Ceset
- Kramponlu Ceset
- Bin Lotluk Ceset
- Rol Çalan Ceset
- Ateş Etme İstanbul
- Son Ceset
- Yenik ve Yalnız
- Bir Şapka Bir Tabanca
- Sen Ölürsün Ben Yaşarım
- Beyaz Eldiven Sarı Zarf
Celil Oker Alıntıları - Sözleri
- İstanbul’un sokaklarıyla barışıktım. Bir sokağın paçalarıma bulaştırdığı çamurları, başka bir sokağın yağmuru temizlerdi. Bir sokakta acıkırsam, öteki sokak doyururdu beni. Bir sokakta sigara paketimi buruşturursam, öteki sokakta bir çöp tenekesi karşılardı beni. Bir sokakta üstüme ateş ederse İstanbul, öbür sokakta yardımıma koşardı. (Ateş Etme İstanbul)
- Susarak acının büyüklüğünü anladığınızı gösterebilirdiniz. Hiçbir zavallı cümlenin ifade edemeyeceği kadar. (Ateş Etme İstanbul)
- "Ustayla tartışmayacaksın," (Yenik ve Yalnız)
- "Ama nereden anladın? Kadın hiç renk vermedi içeri girdiğinde." "Ama sen verdin." (Bin Lotluk Ceset)
- "Anladım," dedim. Anlamamıştım ama anladım dedim. Bazen her şeyi tam olarak anlayana kadar anlamış görünmek iyidir. (Çıplak Ceset)
- “Bazı yasalar bazı çevrelerde geçmiyor,” (Rol Çalan Ceset)
- "Çatışmanın ana noktasını boşvermeliyiz... Rakip bileğimizden mi tuttu, şimdi onun en zayıf yeri orasıdır. Bırakalım tutsun. Bizim yapacak başka işlerimiz var." (Kramponlu Ceset)
- İnsan o gün ne yapacağını bilmezse erken kalkmanın da bir anlamı olmuyor. (Bin Lotluk Ceset)
- ''Hayat böyleydi işte, sen konuşmazsan başkaları konuşurdu. Sen davranmazsan başkaları davranırdı'' (Bir Şapka Bir Tabanca)
- Remzi Ünal... Şu Hava Kuvvetleri'nden müstafi, THY'den kovulma, kendisine saygısı olan hiçbir "frequent flyer"ın adını bile duymadığı sekizinci sınıf çartır şirketlerinde bile tutunamayan, sayenizde MS Flight Simulator'ün Cessna'sını bile indirmekten aciz eski pilot, ex-kaptan, nevzuhur özel dedektif Remzi Ünal. (Rol Çalan Ceset)
- Susmak, birini konuşmaya teşvik etmenin en sağlam yoludur bazen. (Kramponlu Ceset)
- Bir günde cennetten çıkma olduğu iddia edilen şeyle iki kere karşılaşmak hoş değildi. (Sen Ölürsün Ben Yaşarım)
- Müşterim olsun olmasın, insanlara kötü haberler vermekten hoşlanmam. Kendimi zorlasam, haber vermekten hoşlanmam da diyebilirim. Benim işimde verdiğiniz her haber insanların hayatını değiştirir. Hem de ciddi biçimde değiştirir. Ve ben insanların hayatını değiştirmekten hoşlanmam. (Bin Lotluk Ceset)
- "Bir zamanlar o kadar yüksekten düştüm ki" dedim, "artık kaldırımdan inerken bile dikkat ediyorum." (Bir Şapka Bir Tabanca)
- “Anladım” dedim. Anlamamıştım ama anladım dedim. Bazen her şeyi tam olarak anlayana kadar anlamış görünmek iyidir. (Çıplak Ceset)
- Ancak yazdığın zaman " yazar" olursun. "Yaratıcılık" doğuştan gelen bir armağan değildir. Öğrenilir, çalışarak elde edilir. Dünya üzerindeki bütün hikayeler aslında aynı şeyi anlatır: kahramanın yolculuğu. Anlatacağın her yolculuğu eksiksiz bir bütünlük içinde vermelisin. Yolculuğun nereye varacağını bilmek için bir yol haritası çizmelisin. Yol haritanın, temelinde net bir çatışma olmalı. Tek çatışma ile yetinmemeli, çoğaltmalısın... (Genç Yazarlar İçin Hikaye Anlatıcılığı Kılavuzu)
- "Kötü haber kötü haberdir," dedim kendi kendime. Birkaç saat erken geç fark etmez. (Bin Lotluk Ceset)
- Bazı misafirler çağrılmadan gelir. (Rol Çalan Ceset)
- "Seni seviyorum," diyenin "beni sev," dediği gibi. (Yenik ve Yalnız)
- Yazmış mısın, yoksa yazar olmayı çok ama çok istiyorum duygusunda takılıp kalmış mısın? (Genç Yazarlar İçin Hikaye Anlatıcılığı Kılavuzu)
Yorumlar
0 yorum