Kitap Künyesi
Yazar: Maksim Gorki
Çevirmen: Koray Karasulu
Yayın Evi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
İSBN: 9786053322924
Sayfa Sayısı: 168
Küçük Burjuvalar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
19. yüzyıl klasik Rus edebiyatı geleneğini öncüllerinden devralan Maksim Gorki, sosyalist gerçekçi yaklaşımın öncüsü olarak Sovyet edebiyatında yeni ufuklar açmıştır. 20. yüzyıl başlarında Anton Çehov'un etkisi altına girmiş; onun sayesinde Moskova Sanat Tiyatrosu'nun iki önemli şahsiyeti Konstantin Stanislavski ve Vladimir Nemiroviç-Dançenko ile tanışmıştır. Gorki'nin tiyatro alanına ilk adım atışı da Moskova Sanat Tiyatrosu için yazdığı Küçük Burjuvalar ile olur. Oyunun arka planında bilinçlenen işçi sınıfının ve yaklaşan 1905 devriminin ayak sesleri duyulur. Gorki o güne dek klasik geleneği çok güçlü olan Rus tiyatrosuna, Çehov'un deyişiyle "sosyopolitik bir ufuk armağan eder" ve bizi o dönemde "yepyeni bir insan" olarak dikkat çeken, entelektüel açıdan kendini yetiştirmiş bir işçi olan Nil karakteriyle tanıştırır.
Küçük Burjuvalar Alıntıları - Sözleri
- Katlanalım bakalım... Yaşamımız boyunca katlandık, biraz daha katlanırız!
- Yaşam kitaplarda asla gerçekte olduğu gibi tasvir edilmez...
- Kalbimde öfkeyle gelmedim, sevgiyle geldim sana...
- Yaşam kitaplarda asla gerçekte olduğu gibi tasvir edilmez...
- Neden akıllı insanlar ayyaş olur?
- Bir erkek hayatta ne yapacağını bilmeli.
- +İnanmak lazım aslında... - Neye? +Hayallerine...
- Yaşam insanları gürültüsüz, çığlıksız, gözyaşları olmadan, sezdirmeden de yıkabiliyor...
- - “Ne güzel gözleriniz var.” + “Bunu dün de söylemiştiniz.” - “Yarın da söyleyeceğim.”
- —Biz kimiz? —Biz özgür kuşlarız.
- - Ne güzel gözleriniz var... - Bunu dün de söylemiştiniz... - Yarın da söyleyeceğim...
- Ah, öylesine mutsuzum! Öylesine yalnızım ki! Kimse kafasını çevirip bana bakmıyor...
- Taşa atan, boşa atar...
- Dürüst insanların bedenine uymuyor yaşam.
- İnsanları nedensiz yere incitmemeli.
Küçük Burjuvalar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Rusya’da Kuşaklararası Kültür ve Fikir Çatışması: Küçük Burjuvalar: “Yaşam insanları gürültüsüz, çığlıksız, gözyaşları olmadan, sezdirmeden de yıkabiliyor…” (Tatyana) Rus edebiyatının önde gelen yazarlarından yazar/maksim-gorki’nin asıl adı Aleksey Maksimoviç Peşkov’dur. Henüz küçük yaşlardayken babasını kaybetmiş, annesinin de yeniden evlenme kararı almasının ardından mecburen dedesinin yanında büyümüştür. Bu durum onun çalışma hayatıyla erken tanışmasına sebep olmuştur ve Gorki ilerleyen yıllarda yazacağı öykülerinde işçi sınıfını oldukça başarılı bir şekilde tasvir etmiştir. İlk romanını 1899’da yayımlayan Gorki’nin Rus devrimci hareketine adadığı ve başyapıtı olarak sayılan “kitap/ana--286780” romanı ise 1906’da yazılmıştır. Öyküleri, oyunları ve romanlarıyla Rus edebiyatında derin izler bırakan Gorki ayrıca dönemin siyasi atmosferinde de bir hayli aktiftir. Hayatının farklı dönemlerinde iki kez İtalya’da yaşamıştır ve bunlardan birinin sebebi siyasi sürgün olarak ülkeden uzaklaştırılmasıdır. “İstemiyorum, zorunlu değilim toplumun isteklerine boyun eğmeye! Ben bireyim! Özgür bir birey…” (Pyotr) Gorki’nin “otobiyografik üçlemesi” olarak anılan kitap/cocuklugum--6284, kitap/ekmegimi-kazanirken--1729 ve kitap/benim-universitelerim--1730 kitapları edebi anlamda yazarın zirve eserleri arasında gösterilir. Küçük Burjuvalar isimli bu oyunu ise 1901 yılında yayımlanmıştır ve yazarın ilk oyunu olma özelliğini taşır. İş Bankası Modern Klasikler Dizisi kapsamında dilimize başarılı bir şekilde aktarılan kitabın çevirmeni ise yazar/koray-karasulu ’dur. yazar/anton-cehov’un etkisiyle tiyatroya yakınlaşan ve art arda güçlü eserler kaleme alan Gorki “toplumcu gerçekçilik” olarak adlandırılan edebiyat akımının öncülerinden olur. kitap/kucuk-burjuvalar--24107’da Gorki 1905 Devrimi öncesindeki Çarlık Rusya’sının toplumunu masaya yatırıyor. Kalabalık oyuncu kadrosuna sahip oyunda farklı toplumsal sınıflardan birçok karakter karşımıza çıkıyor. “Yaşam kokuşmuş! Pisliğe bulanmış… Dürüst insanların bedenine uymuyor yaşam. Küçük burjuvalar daraltıp kastılar yaşamı, daracık yaptılar…” (Teterev) Oyunda işlenen ana temalar arasında ise kuşak çatışması ve hayatın monotonluğu yer alıyor. Satır aralarında mutluluk, iyilik, kötülük, sınıf farklılıkları gibi konular da işleniyor. İşçi sınıfı ile yüksek burjuvalar arasında sıkışan ve Gorki’nin deyimiyle “küçük burjuva” toplumu olarak adlandırılan insanların gündelik yaşantısı ve birbirleriyle olan iletişimleri gerçekçi sahneler eşliğinde okura (ve izleyiciye) aktarılıyor. Oyunda toplumun psikolojisinin kültür sanat üzerine, sosyolojik değişimlerin de gündelik hayat üzerine olan etkileri müthiş tespitler eşliğinde karşımıza çıkıyor. Dönemin eğitim sistemine, tüm dünyada olduğu gibi Rusya’da da etkisini hissettiren kapitalizme, toplumsal normlara, aşka ve hayata dair cümleleriyle birçok farklı çatışmayı aynı potada eritip aynı sahnelerde ustaca işlemeyi başarıyor Maksim Gorki. “Ah bir anlasaydım çocuklarımı! Hiçbir şey söylemeden yaşayıp gidiyorlar… Neler hissediyorlar? Bilinmez! Kafalarının içinde ne var? Belirsiz! Gücendiğim de bu!” (Bessemyonov) 4 perdeden oluşan oyunun ana karakterleri arasında Bessemyonov bulunuyor ve bütün olaylar “büyük oda” adı verilen yerde geçiyor. Hali vakti yerinde, sıradan bir Rus vatandaşı olan Bessemyonov 58 yaşında, eşi Akulina ise 52 yaşındadır. 2 çocukları bir de evlatlıkları bulunan aile aynı zamanda bir pansiyon işletmektedir. Bu ailenin yanı sıra, Perçihin adlı uzaktan akrabaları ve pansiyonda kalan çeşitli sınıflardan insanlar (Yelena, Teterev, Şişkin, Tsvetayeve) oyunun diğer karakterleri olarak zaman zaman sahneye girer ve çıkarlar. Bir evlatlık olan ve artık 27 yaşında olan Nil isimli karakterin aşık olduğu kadınla birlikte olma hayali ailesinin düşünce yapısıyla çarpışır ve bunun sonucunda ortaya büyük bir çatışma çıkar. Kuşak farkı, kendisini kültür ve fikir çatışması eşliğinde dışa vurur ve aile üyeleri arasında sert tartışmalar meydana gelir. Entelektüel bir karakter olan Nil’in ve Teterev’in cümleleri aslında bir nevi Maksim Gorki’nin de oyunda işlediği konulara dair düşünce yapısını ortaya çıkarır nitelikte. “Çok az insan gerçekten yaşıyor… pek çoğu yaşamaya fırsat dahi bulamıyor… Bir parça ekmek için mücadele ediyorlar…” (Polya) Ailenin oğlu Pyotr, kızı Tatyana, Perçihin’in kızı Polya ve aşçı kadın Stepanida gibi karakterlerle daha da dallanıp budaklanan öykü, Rus toplumuna dair güçlü tespitler ve eleştiriler içeriyor. yazar/aleksandr-puskin’in bir şiirinden alıntı yapan Gorki, yazar/Herakleitos’ın da adını anıyor ve bir sahnede ise yazar/friedrich-nietzsche’ye selam gönderiyor. Tiyatrodan hoşlanan ve Rus edebiyatı okumayı seven herkesin keyifle okuyacağı bir eser Küçük Burjuvalar. Henüz Maksim Gorki’yle tanışmamış okurlar için de başlangıç kitabı olabilir. Oyunun ardından okunması gereken kitabı ise: kitap/kucuk-burjuva-ideolojisinin-elestirisi--130711 . Oyun okumaktan hoşlanmayan fakat yine de Gorki’yle tanışmak isteyen okurlar ise kitap/celkas--262165 isimli (incelemesi için bakınız: gonderi/127639858) bu öyküsüne göz atabilirler. Keyifli okumalar dilerim. “Yaşamak, aşk olmasa bile güzel şey.” (Nil) (Bahri Doğukan Şahin)
Çünkü görüyorsunuz ki insanların hepsi henüz yaşamıyor! Çok az insan gerçekten yaşıyor… Pek çoğu yaşamaya fırsat dahi bulamıyor… Bir parça ekmek için mücadele ediyorlar… Buna yaşamak denmez; hayatta kalmak denir. Gorki ve sefil insanlarını okuyoruz yine. Ekonominin yarattığı sınıf farklarını son derece gözler önüne seren Gorki, keşke günümüzde köşe yazarı olsa da bizlerin hayatlarını da gözler önüne serse. Zira zengin zümre ile fakir zümre arasındaki uçurum çağ dinlemiyor. Her zaman, her yerde varlığını sürdüren bir toplumsal sorun olmaya devam ediyor ve edecek. (Ebru)
Modern Klasikler Dizisi'nden okumuş olduğum ancak buraya eklemediğim eserlere yeri geldikçe kısa kısa incelemeler yazmak istiyorum. Seride 46. kitap olan Küçük Burjuvalar da bunlardan biri. Gorki'nin yazdığı ilk tiyatro eseri olması nedeniyle de önemli bir kitaptır Küçük Burjuvalar. Maksim Gorki'nin yaklaşan 1905 Rus Devrimi'ni ve Rus insanlarının sosyolojik tespitini anlattığı 4 perdelik tiyatro eserinde işçi sınıfının da yaşadıkları ile yüzleşiyoruz. Eserde sadece tek bir mekân ile sınırlı kalan Gorki, salonda geçen 4 perdelik oyunda zaman kavramını okura her perdede hatırlatıyor. Bir pansiyonda, kiracıları ile birlikte yaşayan Bessemyanovlar çıkıyor karşımıza. Kendileri birer küçük burjuva olan ailenin, pansiyonda yaşayan kiracıları her sınıftan insanlardır. Nil adlı karakterimiz, hayatın aslında yaşadığı evden ibaret olmadığını öğrenen evlat edinilmiş ve ailesine bakmayı kendine görev edinmiş bir gençtir. Bessemyonov'ların evlat edindiği Nil 27 yaşında, kendini geliştirmiş ve makinistlik yapmaktadır. Ancak onun hayattan beklediği şeyin ne olduğunu keşfetmesi uzun sürmeyecektir. Ailesinin onaylamadığı evlilik isteği yüzünden, bir karar vermek zorunda kalacaktır Nil. Gerçekçi, açıksözlü bir karakter yaratan Gorki okurun da aklını okuyor böylece. Sınıfsal farkları, düşünce çatışmalarını, olan düzene başkaldırma cesaretini tam anlamıyla gözler önüne seriyor yazar. Devrim öncesi Rus işçilerinin de sosyal yaşamını objektif bir gözle okutuyor bizlere. Sosyalist düzen ile burjuva düzen arasındaki uçurumun, insan hayatında nelere neden olduğunu ve ne pahasına olursa olsun bu düzenin yıkılması gerektiğini 4 perdelik oyunda tek bir karakterin cümleleri ile vuruyor yüzümüze. Tiyatro okuması yapmak isteyen, kısa ancak dolu dolu bir eser arayan herkese Küçük Burjuvalar benim tavsiyemdir. (fazi)
Kitabın Yazarı Maksim Gorki Kimdir?
1892 yılında Tiflis'te, Kafkasya Gazetesi'nde çalışmaya başladı. Yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için Rusça'da acı anlamına gelen Gorki takma adını kullanmaya başladı. 1895'te St. Petersburg'da yayınlanan bir dergide çıkan Çelkaş adlı öyküsü ile ünlendi. Ardından Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız öyküsü yayınlandı.
Ünü hızla yayıldı. Bu öyküler kadar başarılı olmayan bir dizi roman ve öykü daha yazdı. Gorki'nin 1898 yılında yayınlanan ilk kitabı Hikâye Denemeleri (Очерки и рассказы) çok beğenilir ve yazarlık kariyerinin başlangıcı sayılır. İlk romanı Foma 1899'da basıldı. Bu dönemde sağlam bir olay örgüsü kuramaması ve yaşamın anlamı üzerine uzun felsefik tartışmalara girmesi romanlarının başarısını düşürür. 1906'da yazdığı ve Rus Devrimi'ne adadığı Ana en başarılı romanıdır. 1899-1906 arasında St. Petersburg'da yaşar. Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır. Çarlık tarafından kontrol ve baskılara maruz kalmıştır. 1901'de Fırtına Kuşunun Türküsü isimli kısa şiiri yüzünden tutuklandı. Kısa sürede serbest kaldı, Kırım'a gitti.
Gorki birçok devrimci ile tanıştı. Lenin'le tanıştığı 1902 yılından itibaren aralarında yakın bir arkadaşlık oluşmuştur.
1902 yılında Rusya Edebiyat Akedemisi'ne seçilir. Ancak Çar II. Nikolas buna izin vermez. Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır.
Başarısız olan 1905 Rus Devrimi sırasında Peter ve Paul Kalesi'nde kısa bir süre daha hapis kalır. Gorki Güneşin Çocukları adlı oyununu yazar.
Oğlunun Mayıs 1935'teki ani ölümünü takiben Gorki de, 1936 yılında Haziran ayında öldü. Her ikisinin de ölümü şüphe altındadır. Zehirlendikleri iddia edilmiş, ama bu iddia hiçbir zaman ispatlanamamıştır. Gorki'nin cenaze töreninde tabutu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer alacaklardır.
1938'de Buharin'in mahkemesinde Gorki'nin NKVD başkanı Yagoda tarafından öldürüldüğü itiraf edilmiştir.
Maksim Gorki Kitapları - Eserleri
- Ana
- Ekmeğimi Kazanırken
- Benim Üniversitelerim
- Arkadaş
- Çocukluğum
- Üçler
- Foma
- Özgürlük
- Soytarı
- Bozguncu
- Fırtınanın Habercisi
- Taşralı Oblomov Matvey Kojemyakin 1. Cilt
- Taşralı Oblomov Matvey Kojemyakin 2. Cilt
- Mujik
- Yol Arkadaşım
- Ayaktakımı Arasında
- Küçük Burjuvalar
- Aşk Rüyası
- Yaşanmış Hikayeler
- Yararsız Bir Adam
- Serçecik
- Bozkırda
- Ekmek İşçileri
- Günlüğümden Notlar
- Acı Günler
- İnsanlarımız
- Tolstoy'dan Anılar
- Klim Samgin'in Yaşamı 40 Yıl (1. Cilt)
- Klim Samgin'in Yaşamı 40 Yıl (2. Cilt)
- Klim Samgin'in Yaşamı 40 Yıl (3. Cilt)
- Klim Samgin'in Yaşamı 40 Yıl (4. Cilt)
- Makar Çudra - Çelkaş - Yol Arkadaşım
- Edebiyat Yaşamım
- Hainin Anası
- Zulüm
- Öyküler
- Sıkıntı
- Seçilmiş Öyküler
- Halkın İçinde
- Amerika’dan İtalya’ya
- Seyirciler
- Yirmi Altı Adam ve Bir Kız
- Matvey Kojemyakin
- Üç Uzun Öykü
- Artamonovlar
- Edebi Portreler
- Dede ile Torunu
- Güneşin Çocukları Barbarlar
- Stepte
- Endişe Verici Bir Kitap
- Gorki’nin Mektupları
- Konovalov
- Hapiste
- Varenka Olesova
- Ana - İki Şehrin Hikayesi
- Mujik ve Öyküler
- Karşılık Görmiyen Aşk
- Lenin'den Anılar
- Küçük Burjuva İdeolojisinin Eleştirisi
- Danko'nun Yüreği
- Çanlar Çalınınca
- Sovyet Öyküleri 2
- Makar Çudra
- Toplu Oyunları 1
- Toplu Oyunları 3
- Toplu Oyunları 2
- Şahin Türküsü
- Buzların Çözülüşü
- Münzevi
- Güneş Çocukları
- İki Oyun: Richard Waverly Davası / Sonuncular
- Gorki - Otobiyografik Üçleme
- Unutulmuş Hayatlar
- Sürgün
- Körlerin Türküsü
- Fırıldaqçı
- Mavi Bir Yaşam
- İki Arkadaş
- Anılar&Mektuplar
- Çelkaş
- Seçilmiş əsərləri, Birinci cild
- Hayat Kadını Tereza
Maksim Gorki Alıntıları - Sözleri
- Haklısın, bizimkiler hikaye uydurmada pek ustadır... Hayatında hiçbir güzel şey bulunmayan bir insanın bir hikaye uydurup gerçekmiş gibi anlatmasında ne kötülük var? Anlatır, masalına kendi de inanır, bir parça avunur. Çok insan böyle yaşar. Engel olamazsın buna... (Konovalov)
- "... na dinya çewt vıraziya." (Ekmek İşçileri)
- Mən dünyaya razılaşmamaq üçün gəlmişəm (Seçilmiş əsərləri, Birinci cild)
- Ruslar, çalışmaya hayrandır, ama ona inanmazlar. Hareketli bir yazar, örneğin bir Jack London, Rusya'da çıkamazdı. (Edebiyat Yaşamım)
- “Sıcaktan, gürültüden ve yorgunluktan bunalmış, sırtlarındaki paçavraları sürükleyerek sağa sola koşuşan insancıklarla; kocaman gövdeleri güneş altında parıl parıl parlayan makineler arasındaki ayrım korkunçtu. Oysa bu makineleri insanlar yaratmıştı. Üstelik onları harekete geçiren şey de, motordan önce yine insan gücüydü.”.. (Çelkaş)
- --- Ne kadın be, diye mırıldandı Mişa. Nasıl çalışmış ömür boyu, nasıl sevmiş. Basit ama dokunaklı bir hikaye...!" (Sürgün)
- Gençliğin verdiği çoşkunlukla kişiliği yepyeni hislerle dolup taşıyordu... (Sürgün)
- "Tüm insanlar yeryüzünde fazlalıktır. " (Ayaktakımı Arasında)
- Hepimiz birbirimize hiç değilse görünüşte inanıyorduk. İçten inanmaya gelince, biz kendimize bile zor inanıyorduk. (Şahin Türküsü)
- “İnsan uzun yaşamaya değil de elden geldiğince çok yaşamaya bakmalıdır.Beş şişe kırmızı şarap yerine bir şişe şampanya içmek hiç kuşku yok ki, daha iyi idi.” (Aşk Rüyası)
- Bəli...İnsana inanmayın! Çünki o həmişə özündən danışdıqda, yalan danışır! Bədbəxtliyə düşəndə də yalan danışır ki, özünə qarşı çox mərhəmət hissi oyandırsın, xoşbəxt olanda da yalan danışır ki, ona daha çox həsəd aparsınlar, hər bir halda yalan danışır ki, özünə qarşı diqqəti artırsın.. (Fırıldaqçı)
- belki de düşünce,maddenin bir tür rahatsızlığıdır... (Klim Samgin'in Yaşamı 40 Yıl (4. Cilt))
- " Çok inançlısın dostum, inanıyor ve güveniyorsun. Ama insanlar çiğ süt emmiştir; onlara güvenmek, onlara inanmak akıl kârı değildir, tehlikelidir, anlayacaksın." (Ekmek İşçileri)
- Beni hayatın aşkı mahvetti... Hayatı sevdiğim için bir budalaymışım ben... (Arkadaş)
- Hepimiz birer kahramanız, diyordu, çünkü ölüme mahkûm olduğumuzu kafamızdan atmayı becerebiliyoruz. (Karşılık Görmiyen Aşk)
- Denizde yangın var! (İnsanlarımız)
- Bizi kandırmak için Tanrı'yı bile araç olarak kullanmaktan çekinmiyorlar. Ruhumuzu öldürmek istediklerinde onu, yalan ve iftira içinde bırakıyorlardı. ''Bir politikacı, dinden bahsediyorsa bil ki birilerini kandırmaya çalışıyordur.'' (Halkın İçinde)
- Yaşam kitaplarda asla gerçekte olduğu gibi tasvir edilmez... (Küçük Burjuvalar)
- "Her sabah nereye gittiğini bilmeden bir işe giden, her akşam nereden çıktığını bilmeden bir işten çıkan, sevmediği hayatı yaşayan, sevmediği işi yapan, sevmediği kişilerle yaşayan, kalabalıklar yüzünden yaşamaya karşı ne bir sevgi, ne de bir sevgisizlik işareti olmadan gelip geçen... Her akşam evinin dört duvarı arasına sanki bir mezara girermiş gibi giren, gecelerini bir sıkıntı yorganının altında yalnız ya da yanındaki yabancı gövdeyle geçiren bütün ölü kentlerin, ölü doğmuş çocukları! Size bu ölü yaşamı hazırlayan "sermaye sahibi egemen sınıftır", bu acımasız oyunun varlığı siz izin verdiğiniz sürece sürecektir." (Günlüğümden Notlar)
- Yaşam kitabının bir sayfası daha okundu. (Klim Samgin'in Yaşamı 40 Yıl (3. Cilt))
Yorumlar
0 yorum