Kitap Künyesi

Yazar: Mahfi Eğilmez

Yayın Evi: Remzi Kitabevi

İSBN: 9789751413208

Sayfa Sayısı: 184

Küresel Finans Krizi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Küresel krizi anlamak ve Türkiye ekonomisini yorumlamak için bu kitabı okuyun!

Dr. Mahfi Eğilmez, yaşadığımız küresel krizi tüm yansımalarıyla gündeme taşıyor. Krizin Türkiye'yi nasıl etkileyeceğini ve bir daha küresel kriz yaşanmaması için neler yapılması

gerektiğini, ayrıca böyle bir krizde kişilerin ve işletmelerin alması gereken önlemlerin neler olduğunu açıklıyor.

"Şu an yaşadığımız kriz, bizi felaketlere sürükleyen ekonomik modelin ve serbest piyasa ekonomisinin her zaman en doğrusu olduğu yönündeki görüşün de sonudur."

-Joseph Stiglitz- (Nobel Ödüllü Amerikalı İktisatçı)

"Karl Marx haklıymış. Kapitalist sistem insanlığı bu hale getirdi."

-Anglikan Kilisesi-

(Tanıtım Bülteninden)

Küresel Finans Krizi Alıntıları - Sözleri

  • Durgunluk dendiğinde bir ekonomide büyüme hızının sıfı­ ra düşmesi ya da sıfıra yaklaşması anlaşılır. GSYH’si; yani bir yıl içinde ürettiği bütün mal ve hizmetlerin piyasa fiyatı cinsinden değerleri toplamı 200 milyar dolar olan bir ekonominin bir son­ raki yıl yine aynı değerde GSYH yaratması o ekonominin dur­ gunluk içinde olduğunu gösterir. Burada sözünü ettiğimiz değer enflasyondan arındırılmış olan reel değerdir. Durgunluk genel­ likle işsizler için yeni iş imkânları yaratılamamasıyla birlikte ge­ lişir.
  • Türkiye’nin değişimi açısından dünyadaki eğilimden en fazla farklılık gösteren şey esnafın iktidar olması meselesidir. Türkiye’nin içine girmeye çalıştığı Avrupa ailesinde hiçbir ülkede tek başına esnaf iktidarı söz konusu değildir. Ya sermayenin ta­ rafındaki muhafazakârlar ya da emeğin tarafındaki sol partiler si­ yaset dümenin dedir. Dolayısıyla Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve kültürel değişimi, aralarına katılmaya çalıştığı gruptan farklı bir yöne doğru hareketlenmiştir. Her ne kadar şu anda Avrupa aile­ sine katılmayı hedeflemiş görünse de, bir süre sonra, krizden ala­ cağı darbenin de etkisine bağlı olarak, Türkiye açısından bir yön değişikliği olması mümkün görünüyor. Ekonomik krizlerde ilk ve en büyük darbeyi esnaf alır. Bu tür krizlerde esnafın satışla­ rı düşer, para kazanamaz hale gelir, hatta bir bölümü işini tasfiye eder. Yani esnaf, önümüzdeki dönemde kendi iktidarına son ve­ recek tek güç olarak görünüyor.
  • Son bir buçuk yıl içinde Türkiye geçmişi konuşmaktan başka bir şey yapmadı. Sonuçta yukarı giden eğilim bir süre tepe noktasında asılı kaldıktan son­ra aşağıya döndü.
  • 2001 krize girerken Türk ban­ kaları dışarıdan aldıkları yabancı para kredilerinin bir bölümü­ nü içeride TL kredi olarak firmalara veriyorlar, bir bölümüyle de Hazine kâğıtları alıyorlar ve dolayısıyla büyük miktarlı açık pozis­ yon taşıyorlardı. Krizde bu nedenle ağır darbeler aldılar, izleyen yıllarda getirilen kurallar ve denetimler sonucu bankaların bu tür açık pozisyon taşımaları kısıtlandı. 2008 krizinde ise açık pozis­ yonla yakalanan reel sektör oldu. O nedenle artık bir atasözü haline gelmiş olan şu söz çok sık tekrarlanır oldu: “Eğer yabancı parayla gelirin yoksa yabancı pa­ rayla borçlanma.”
  • Kapitalist sistem, işler iyiye giderken piyasadan yana tavır ko­ yup devleti mümkün olduğunca ekonomi dışında tutmaya çalışı­ yor. Buna karşılık işler bozulmaya başlayınca devleti imdada çağı­ rıp sisteme müdahale etmesini bekliyor. 2008 krizi bunun en bü­ yük örneğidir.
  • Ekonomiler büyüme ve enflasyonla ilişkilerine göre dörde ay­ rılırlar: (1) Bir ekonomi sıfır enflasyonla büyüyorsa orada enflas­ yonsuz büyüme geçerlidir. (2) Bir ekonomide hem reel büyüme hem de enflasyon varsa enflasyonlu büyüme söz konusudur. (3) Bir ekonomide reel büyüme sıfır ya da sıfıra yakınken enflasyon varsa stagflasyon durumu geçerlidir. (4) Bir ekonomide GSYH reel olarak küçülürken enflasyon da ortaya çıkıyorsa o ekonomi slumpflasyon ile karşı karşıyadır.
  • Ekonomide kriz dendiğinde neyin anlaşılması gerektiği konu­ sunda bir görüş birliği yoktur. Kimileri durgunluk, kimileri reses- yon, kimileri enflasyon, kimileri deflasyonu ekonomik kriz olarak tanımlıyor. Bunlara ek olarak finans kesiminde ortaya çıkan kriz­ lerin her birinin ekonomik kriz olarak tanımlanması gerekliliği de ortaya çıkınca iş biraz daha karışıyor. Bunlardan hangisinin ekonomik kriz olduğunda görüş birliği olmadığı gibi, her birinin tam olarak neyi ifade ettiği konusunda da görüş ayrılıkları var.
  • Bütün piyasaların birbirinin içine girdiği, dünya çapında fon yöneticileri ve spekülatörlerin değerlerle oynadığı küresel piyasa­ da oyuna katılmak ve kazanç elde etmek kolay değil. O nedenle bu işleri iyi izlemeyenlerin sağlam alanlarda ve sağlam kuruluşla­ rın kâğıtlarında uzun vadeli yatırımlar yapmaları, güncel kazanç­ lar peşinde koşmamaları sonradan üzülmemeleri için en doğru yoldur.
  • Eğer uygulanan ekonomi politikasında hatalar söz konusuy­ sa bu uygulamalar eninde sonunda küçük ya da büyük bir eko­ nomik krize yol açar.
  • Çok ağır bir ekonomik kriz söz konusuysa sonuçta bir resesyon ve borçları ödeyememe (default) durumu da ortaya çıkabilir.

Küresel Finans Krizi İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kanaaatimce Mahfi Eğilmezi bilmeyen yoktur ya da en azından bloğundaki yazılarından birini veya birkaçını okumayan . Okumayan varsa şiddetle tavsiye ederim. Yazarın daha önce kaleminden bir kaç kitap okumuştum ama iktisat bölümü mezunu olmam hasebiyle daha önce okuduğum kitaplar biraz ders kitabı niteliğinde olduğu için beni biraz sıkmıştı . Bu kitap diğer kitaplardan ayıran en önemli özellik muhtemelen diğer kitaplarından biraz farklı bir yazım dili ile yazılmış olması . Yazar küresel bazda 1929 dan beri meydana gelen krizleri günümüz olayları , günümüz TürkiyesiNi, (2011yilini dikkate almak lazim basımından dolayı ) ekonomik teorileri dikkate alarak oldukça anlaşılır ve akıcı bir dille yazmış ve okurları bilgilendirmiştir. Yaşam şartları , ekonomik kriz , işsizlik, stagflasyon , yüksek faiz gibi şeyler sizi yeteri kadar sıkmamışsa şiddetle okumayı tavsiye ediyorm :) (Batuuuu)

Mahfi Hoca bu kitabında Büyük Buhran’dan Asya Krizine, 2001 Finans Krizinden 2008 Krizine kadar gerek lokal gerekse global ekonomi krizlerini ele almış ve altında yatan dinamikleri madde madde okuruna sunmuştur. Özellikle de 2008 Krizini oldukça yalın ve net bir şekilde ele almış ki beni en çok etkileyen kısım da bu oldu. 2008 Krizine doğru ABD hızla sürüklenirken kimse bir şey fark etmedi ve bedelini bütün dünya ödedi. Hocanın da değindiği gibi irrasyonel tutumlar rasyonel tavırları geçti ve bu da piyasada patlamaya hazır bir balon haline geldi. Bu durum bana hayatlarımızı sorgulattı. İrrasyonel amaçlarımız yani hayalgücümüz, gerçek hayatta elle tutulur olmayan arzularımız rasyonel tavırlarımızı yani eylemlerimizi geçtiğinde hayatımızda patlamaya hazır bir balon oluşuyor. Patlama sonrasında başta biz ve belki de yakınlarımız zarar görüyor. Kitap herkesin anlayacağı dilde yazılmış. Krizleri ve ekonomiyi merak eden herkese içtenlikle öneririm. İyi okumalar. (özden demir)

Geçmiş krizlerin nelerden kaynaklandığını, ülkelerin ve kuruluşların nasıl reaksiyon gösterdiklerini basit bir dille anlatıyor. Özellikle kitabın sonundaki sözlük kısmının çok işime yarayacağını düşünüyorum. (Eray Çelik)

Kitabın Yazarı Mahfi Eğilmez Kimdir?

1950 yılında İstanbulda doğdu. Ankara Atatürk Lisesini, A.Ü.Siyasal Bilgiler Fakültesini (İktisat ve Maliye Bölümü) bitirdi. Gazi Üniversitesi’nde Kamu Maliyesi dalında doktora yaptı. Yeminli Mali Müşavir ünvanına sahiptir.rnrn1972 yılında Maliye Müfettiş Muavini olarak başladığı kamu hizmetinde Maliye Müfettişi, Gelirler Genel Müdür Yardımcısı (tedvir), Hazine Kamu Kurumları ve İştirakleri Daire Başkanı, Hazine Kamu Finansmanı Genel Müdür Yardımcısı, Washington Büyükelçiliği Ekonomi ve Ticaret Müşaviri, Hazine ve Dışticaret Müsteşarlığı Kamu Finansmanı Genel Müdürü, Hazine ve Dışticaret Müsteşar Yardımcısı, Washington Büyükelçiliği Ekonomi ve Ticaret Başmüşaviri, Hazine Müsteşarlığı Müşaviri olarak görev yaptı. 1997 yılında Hazine Müsteşarlığı’na atandı. 1997 yılı sonunda kamu hizmetinden ayrıldı.rnrnHalen Garanti Bankası yönetim kurulu murahhas üyeliğinin yanısıra Garanti Leasing ve Doğuş İnsangücü Kaynakları A.Ş.’nin yönetim kurulu başkanlığını yapıyor, Radikal Gazetesinde köşe yazısı yazıyor ve İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Ekonomi Politilkası dersleri veriyor.rnrnKatma Değer Vergisi (Teori - Uygulama) (1983); Hazine (1996); IMF, Dünya Bankası ve Türkiye (1996); Light Günlük (2000); Krizleri Nasıl Çıkardık? (Ercan Kumcu ile ortak 2001); Anitta’nın Laneti (2001) ve Ekonomi Politikası (Ercan Kumcu ile ortak 2002) adlı yedi kitabı ve çeşitli ekonomik ve mali konularda yayınlanmış makaleleri vardır.rn

Mahfi Eğilmez Kitapları - Eserleri

  • Örneklerle Kolay Ekonomi
  • Tarihsel Süreç İçinde Dünya Ekonomisi
  • Değişim Sürecinde Türkiye
  • İnferis
  • Ekonomide Analiz
  • Küresel Finans Krizi

  • Ekonomi Politikası
  • Makro-Ekonomi
  • Türkiye Ekonomisi
  • Mikroekonomi
  • Ekonominin Temelleri
  • Anitta'nın Laneti
  • Hazine

  • Kendime Yazılar
  • Sahte Sultan
  • Hattuşa'dan Kaçış
  • Kamu Maliyesi
  • Light Günlük
  • Hitit Ekonomisi
  • Krizleri Nasıl Çıkardık?

Mahfi Eğilmez Alıntıları - Sözleri

  • 0 ile 1 arasında değişen Gini Katsayısı, sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımının düzeldiğini, bire yaklaştıkçada bozulduğunu gösteriyor. (Ekonomide Analiz)
  • Küresel sistem, kapitalizmin bir ekonomik ve sosyal sistem olarak dünyaya yayılmasıyla ortaya çıkmıştır. (Değişim Sürecinde Türkiye)
  • Şekel: Hitit para birimi (Anitta'nın Laneti)
  • Örneğin hayal gücümüzü bir zaman makinesi gibi kullanabiliriz. İnsanın hayal gücü hiçbir şeyle sınırlı değil nasılsa. (Hattuşa'dan Kaçış)
  • Burada kritik soru şudur: ‘’Giderek artan bir refahı geleceğin refah azalışıyla sağlayarak devam etmek doğru bir karar mıdır?’’ Kapitalizmin önemli çelişkilerinden birisi budur. (Ekonominin Temelleri)
  • Finansal buluşlar bankacılığın esasını değiştirmez. Bankacılığın esası ölçülebilirlik, kredibilite ve risk yönetimi olarak kalacaktır. (Ekonomi Politikası)

  • Bir toplum, geçmişte çekilen acıları hatırlamaz, yapılan hataları değerlendirmezse aynı acıları çekmeye mahkûmdur. Tarihini doğru okumayan kuşaklar, gün gelir o tarihi başkalarından dinlemek zorunda kalırlar. (Değişim Sürecinde Türkiye)
  • Gösteriş tüketimi Veblen'den bu yana kullanılan bir kavramdır.Günümüzde daha çok gelişme yolundaki ülkelerde kişilerin kendi statülerini yüksek göstermek amacıyla imkânlarının ötesinde pahalı mallara ( kredi kullanarak ya da borçlanarak) ulaşma çabalarını açıklamakta kullanılıyor. (Türkiye Ekonomisi)
  • Ülkenin sorunu yasak koymakta değil konulan yasağı uygulayabilmekte. (Sahte Sultan)
  • Sarayın zenginliği, altın kupalar, halkın bulamadığı yiyecekler seni şaşırtmasın. Yiyeceğin ekmek, içeceğin su olmalı. (Anitta'nın Laneti)
  • Keynes'e sormuşlar; - "Görüşlerinizin gerçeklere uymadığını görseniz ne yapardınız?" Keynes yanıtlamış: -"Görüşümü değiştirdim. Ya siz ne yapardınız?" (Makro-Ekonomi)
  • Devletin borcu, alacağı, ödemeye dönüşebilecek her türlü yükümlülükleri Hazine tarafından izlenir ve yönetilir. (Hazine)
  • Vergi politikası, ekonominin gidişine göre vergilerin ar­tırılması veya azaltılması biçiminde uygulanır. (Örneklerle Kolay Ekonomi)

  • Korelasyon katsayısı iki değişken arasındaki ilişkinin yönünü ve gücünü ortaya koyan bir katsayıdır. Bu katsayı - 1 ile +1 arasında bir değer alır. Eksi değerler iki değişken arasında ters yönlü, artı değerler ise doğru yönlü bir ilişki olduğunu gösterir. Katsayının değeri -1 ya da +1'e yaklaştıkça ilişkinin gücü artar. Katsayı sıfıra yaklaştıkça iki değişken arasındaki ilişki azalır, sıfır olursa iki değişken arasında herhangi bir ilişki olmadığı anlaşılır. (Ekonomide Analiz)
  • Cemal Süreya'nın bir sözü zihninde dolaşıp duruyordu: Önce sevdiğiniz terk eder sizi, ardından uykunuz. (Sahte Sultan)
  • Paranın dolaşım hızının artması , likiditeye olan talep artışını gösterir.Bu da enflasyonda artışa yol açar. (Türkiye Ekonomisi)
  • Neden-sonuç ilişkilerinin ortaya konulmasında üç yol vardır: hipotez, bilimsel kanun ve teori. (Ekonomi Politikası)
  • İnsanlar mallarını muhafaza etmenin yollarını öğrendikçe karşılıksız, faizsiz ve yanında bir fazlalık alma şartıyla borç vermeye başladılar. Faiz, insanlar arasında bu şekilde ortaya çıktı. Faiz, ekonomi ve ticaretin genişlemesi ve paranın da alışveriş aracı olmasın sonucu giderek yaygınlaştı. (Tarihsel Süreç İçinde Dünya Ekonomisi)
  • Özğür insanın, düşüncelerini bağımsız tutmayı becerebilen insan olduğuna inanıyorum. (Kendime Yazılar)
  • Ekonominin konusu eldeki sınırlı imkânların sınırsız istekler arasında nasıl tahsis edileceği meselesinin çözümüdür. (Türkiye Ekonomisi)