Kitap Künyesi
Yazar: Irina Andreeva
Çevirmen: Mihriban Doğan
Yayın Evi: Pia Yayınları
İSBN: 9786050202373
Sayfa Sayısı: 160
--reklam--
Kurutulmuş Kelebekler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Savaş, son veremediği hayatları bir uçuruma sürükler. Bu uçurumdan dönmek, kadere karşı durmak demektir.
Gürcistan`daki savaşta ailesini, evini ve geçmişini yitiren iki genç kız Ruso ve Makvala, uçurumun kenarındadır. Yeniden başlamak, başlarına gelen felaketlerle baş etmek, her türlü kötülüğü yapmaya hazır insanlarla mücadele etmek ve her şeyden önemlisi hayatta kalmak zorundadırlar.Makvala için kötülerle baş etmenin yolu, en az onlar kadar kötü olmaktı. Ruso ise savaştan önce ailesine yaptığı kötülüğün bedelini ödemek zorunda olduğunu düşünüyordu. Ona ayakta kalma gücü veren şey, annesinden kalan kurutulmuş kelebeklerdi. Bu iki genç kızın savaştan önce birlikte başlayan hikâyesi, savaştan sonra da inanılması güç, dramatik ve çarpıcı olaylarla kesişir. Bir okulda başlayan hikâye, bir hapishanede son bulur.
--reklam--
Kurutulmuş Kelebekler Alıntıları - Sözleri
- önce bedenini, sonra başını suya daldırdı. "Benim de güzel bir hayatım olacak. Benim de güzel bir hayatım olacak. Benim de güzel bir hayatım olacak," diye defalarca tekrarladı.
- Kız hiçbir yere sığamaz olmuştu. Bırak bu oda, dünya ona dardı artık. Boğuluyordu.
- Lütfen Tanrı'm, dedi içinden, benim burada olduğumu unutma.
- Gözlerini ağır ağır kaldırdı. Karşısında duran dolabın üç kapağının üç aynasında da kendini gördü. Bir tanesi yere çömelmiş, gözyaşlarına boğuluyordu. Bir diğeri kalın zincirlere bağlı, siyah toprağa esirdi. Oradan kopmaya çalışıyordu, ama kopamıyordu. Üçüncüsü suskun, durgundu ve gözünün perdesinde koca bir boşlukla sersemlemişti.
- Şehir aynı şehir, sokaklar aynı sokaklardı. Farklı olan kendisiydi. İçindeki yabancıyla aniden karşılaşmanın şaşkınlığıydı bu, sanki içinde iki farklı insan vardı ve onların kavgasından bunalmıştı.
--reklam--
Kurutulmuş Kelebekler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Belki adından belki de kitabın başlangıcının izleniminden daha basit bir roman bekliyorsunuz ama nihayetinde canınız acıyor. "Savaş, son veremediği hayatları bir uçuruma sürükler. Bu uçurumdan dönmek, kadere karşı durmak demektir." yüreğinize dokunan ve kitabı özetleyen iki cümle... Elimden bırakamadım. Sanki okumadım da yaşadım. Benim de kurutulmuş kelebeklerim olsun istedim. Konu anlatımı gerçekten çok etkileyici. Ve 160 sayfaya sığdırılmış koskoca bir yaşam. Sonu mu? Gerçekten şaşırtıcı. "İyiliğin kötülükle, masumiyetin günahla, insanın insanla verdiği savaşın hüzünlü ve kırık öyküsü..." (SihirliFlut)
Bu kitapta yazar iki kızın hayatlarını dizi bölümü tarzıyla anlattığı için beni merak ve heyecan içinde bıraktı. Sonu ise sürprizle bitti. (Remzi Adali)
Yaşamak kolay değiilll: Yaşamanın ölümden daha zor olduğunu, sabredemediğimiz için ölümü seçtiğimizi ,hayatın toz pembe olmadığını çok iyi anlatan müthiş bir kitap.Bence OKUMALISINIZ. (İçindekikahkaha)
--reklam--
Kurutulmuş Kelebekler PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Irina Andreeva - Kurutulmuş Kelebekler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kurutulmuş Kelebekler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Irina Andreeva Kimdir?
Memleket Rusya
Yaşadığı yer Kuşadası
--reklam--
Irina Andreeva Kitapları - Eserleri
- Kurutulmuş Kelebekler
- Kemikten Yapboz
- Kördüğüm
- Kapan
- Şüpheli Ölüm
- Aklımdaki Şeytan
- Lanetli Ev
--reklam--
Irina Andreeva Alıntıları - Sözleri
- Cebinde kala kalmış tek mermiyi çıkaran Nona onu izlerken ölümün ne kadar basit olduğunu düşündü. (Kapan)
- Lütfen Tanrı'm, dedi içinden, benim burada olduğumu unutma. (Kurutulmuş Kelebekler)
- Meğer pisliğin son nokta denen bir şeyi yokmuş. Tükenmek yokmuş. Yaşananlar bedenine birer ruh, Azrail gibi gerine gerine yerleşip kök salıyormuş ve bakıyorsun ki, sen yoksun hiç olmamışsın, sadece bataklığın içindesin. Nefret, kin intikam var gözünün ruhunun perdesinde.. (Kapan)
- Çaresizliğime gözlerini kapatan, duyarsızlığımın cehaletine mahkûmdur. (Kemikten Yapboz)
- "Hayat bu kadar basit. Bir varsın, bir bakıyorsun yoksun. Hepsi bundan ibaret. Birbirini kırmaya değmez." (Kapan)
- Deniz dolmadan taşar mı? (Kapan)
- "Bir ihtiyacın var mı?" sorusunun nasıl bir samimiyetle söylendiğini bilmesem de bunun en zor günlerimde değer biçilmez olduğunu biliyordum. (Şüpheli Ölüm)
- "Zihnimi varlığımdan koparsam, vicdanımı ruhumdan koparamıyorum." (Kemikten Yapboz)
- Sence kör şoför arabayı ne kadar sağlıklı kullanır, sen onu de bana, ya ona güvenen yolcular? (Kapan)
- ... kuruntu beynin katilidir, gizli dedektifi de... (Kapan)
- “Yanılmışlar, benden kalan enkaz bile şu an varlığımdan daha tehlikeli idi.” (Şüpheli Ölüm)
- Çaresizlik, Açlıktan ölmek üzere olan mideye benzer, Aklı yok, düşünemez. (Kapan)
- Oysa öfke yüreğinin içinde yuva bulduysa, kolay kolay oradan taşınıp gitmezdi. (Kemikten Yapboz)
- Korku benimle olabilir, nerede tutacağımın kararını ise ben veririm; toprağa yakın ayak tabanlarımda ya da soluğumun karıştığı gökyüzünde... (Kemikten Yapboz)
- Gözlerini ağır ağır kaldırdı. Karşısında duran dolabın üç kapağının üç aynasında da kendini gördü. Bir tanesi yere çömelmiş, gözyaşlarına boğuluyordu. Bir diğeri kalın zincirlere bağlı, siyah toprağa esirdi. Oradan kopmaya çalışıyordu, ama kopamıyordu. Üçüncüsü suskun, durgundu ve gözünün perdesinde koca bir boşlukla sersemlemişti. (Kurutulmuş Kelebekler)
- Zihnimi varlığımdan koparsam, vicdanımı ruhumdan koparamıyorum. (Kemikten Yapboz)
- “Bu benim Dünyam” geveledi ve hüzünle gülümsedi. “Nasıl yani?” diye sorduğumda, “Çok basit. Ben de kelebeklerin ömrü kadar kısa fakat sakin, kavgasız, sorunsuz bir dünya istiyorum.” “Ya bu içindeki halka?” “Bu benim dünyam işte...” (Şüpheli Ölüm)
- Sigara dumanından sararmış tavana gözlerimi diktim. Bir ses bekliyordum, bir işaret... Bir belirti... Birinin kaba da olsa “Kendine gel!” diye bağırışını... (Şüpheli Ölüm)
- "Bir ihtiyacın var mı?" sorusunun nasıl bir samimiyetle söylendiğini bilmesem de bunun en zor günlerimde değer biçilmez olduğunu biliyordum. (Şüpheli Ölüm)
- Hayattan, yazgının avucuna bırakacaklarını beklemek, bencillik değil, korkaklıktır. (Kemikten Yapboz)
Yorumlar
0 yorum