Kitap Künyesi
Yazar: Sadık Yalsızuçanlar
Yayın Evi: Profil Yayıncılık
İSBN: 9789759967895
Sayfa Sayısı: 120
--reklam--
Kuş Uykusu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Öç alır gibi soğuk mektuplar yazıyorsun. Mürekkebin ıslaklığını gidermek için topraklıyor, yaz rüyalarında açık renkli elbiseler giyiyorum.hayatıma son vermek istediğimi nereden çıkarıyorsun, anlamış değilim.gerçeğin ışığını örten bir körlük perdesi yok.bu çiçekler kalbimin yaralarını iyileştiriyor.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Kuş Uykusu Alıntıları - Sözleri
- Bu çiçekler kalbimin yaralarını iyileştiriyor
- Ayna kalbindir. Gibi çevreleyen sarsıntı. Gizli bir kuş uçuyor ahşap konağın duvarı. Kanatlı bir ceylan saçını örtüyor. Sis çekiliyor.
- zaman yüreğimdeki niyeti onayladığını anladım. O zaman gerçeği söyledim.
- Hiçbir şeyden emin değiliz, güvensizlikle besleniyoruz.
- Çocuklar. Güzel gözlü bir nehir.
- Zaman, bulutların akışı gibi geçiyor görüyorsunuz, üstte ve daima hissedilmeden
- Her konuşmasında gerçeği nasıl damla damla tükettiğini ayrımsayamadı
- Pazartesi. Yine içsiz bir kabuk gibi evden çıkacağım. Aynı patikadan geçecek aynı geçide uğrayacak, aynı durağa gidecek, aynı otobüse binecek, aynı küf kokusunu soluyacak, aynı soruları soracak, aynı kadını, aynı sarhoşu, aynı rüyayı göreceğim. Yürüdükçe uzayan bir yola girdiğim farkındayım.
- Yaprağını dökmeyen ağaç gibi kalbinden diline o sözcük akıyor.
- Geçmişe baktı büyük bir mezar gördü. Geleceğe baktı daha karanlık bir mezar gördü. Yaşadığı ana baktı cenazesi taşınıyordu.
- Evvela ne zaman çıksam evimle kentin ayrıştığı duvarı aşamiyorum. Fevkalade kıyısız, dipsiz öğütler veriyorsun, gönlümün meyvesi düşmüyor.
- Bu çiçekler kalbimin yaralarını iyileştiriyor
- Varlık çölünde konaklayan her nesne gibi yalnızdı.
- Süregelen bir hüzün. Özlüyorum özlüyorsun...
--reklam--
Kuş Uykusu İncelemesi - Şahsi Yorumlar
ÖZLÜYORUM, ÖZLÜYORSUN, ÖZLÜYOR!!!: "Hayatımı yazan kader kalemi her an döndürüluyor baykuş gibi uğursuzluk resmi çizmekten bıktım; kafamı ve kalbimi ikna edemeyen işlerle boğuşmaktan usandım, duvarda ki resmin karanlık yaydığına inanmaktan boş ve serseri vakitlerde cansız bir heyhula gibi pelte bedenimi taşımaktan aynı merdivenden aynı pis kokuyu duyarak aynı koğuşa çıkmaktan aynı telaştan aynı kirden tozdan çamurdan derinleşen iğrenç kokudan mavi boşluktan yağlı giysilerden parmaklarimi pişiren postaldan usandım aynı yüzü sonsuz kez okumaktan aynı yolu izlemekten aynı suyu geçip aynı günahı binlerce defa yinelemekten aynı yanlış yoldan dönmekten yüzü yaralı boynunda zil siyah bir ite yakalanmaktan azat edildiğimi sandığım yerde tutulmaktan bu kırılgan seslerden bu uğultudan tanrım bu uğultudan uğul..." diyor kitap. Yani demem o ki, zor bir kitap! Öyle çayın yanında on tane alıntı yapıp 1-2 saatte bittiğine bakmayın! Sadık hocayı tanıma şerefine erenlerdenim çok şükür. Inşallah tekrar tekrar görmek, sohbetine nail olmak nasip olsun inşallah. Sadık hocayı tanıyanlar nasıl şiir gibi konuştuğunu bilir , o ordan Eminönünde bir kahveci varya der senin burnuna Mehmet efendi kokusu gelir öyle bir adam... Öyle bir betimler ki kendini o kahveyi içiyor, o kokuyu aliyor bulursun. Kitap kısacık bir öykü kitabı konusu şudur diyebileceğim bir kelime gelmiyor dilime. Ama o kadar hayatın içinden, o kadar tanıdık bir özlem, o kadar tanıdık bir pişmanlık, o kadar gündelik bir acıyla yazmış ki , insan o kendini o acıyı cekerken buluyor. Durup düşünmek için, uzaklara dalıp gitmek için okuyun derim. (Öznur)
Yazarın farklı türlerde de eserleri olmasına rağmen,kendisiyle tanışmak bana öykü kitabı ile nasip oldu. Her ne kadar ben kendisini tanımıyorsam da kitabı elimde gören herkes -neredeyse herkes- bir kitap tavsiyesi verdi. Demek ki sevilen ve beğenilen bir yazar. Öykü kitabı olmasına rağmen çoğu yerde şiirsellik vardı. Sanırım edebi türleri içiçe geçirmeyi bilen ve seven bir kalemi var. Okuması oldukça güç oldu benim için çünkü çok farklı bir üslubu var. Zira anlamak için “beynim yandı” desem abartmış olmam. Sanırım yazarla tanışmak için yanlış kitabı seçtim. Başka bir kitapta daha pozitif düşünmek istiyorum yazar için. Kitapla kalın (Ellyf)
Yazarların ve şairlerin dünyaya diğer insanlardan daha farklı bakabildigini görmüşümdür hep. Sadık Yalsızuçanlar 'ı okurken de bunu hissettim. Çoğu yerde ben böyle anlıyorum ama acaba yazar orda ne durumda, neyi hissetti de kaleme böyle yansıdı diyerek okudum. Betimlemeleri ve günlük hayatı tasvir edişi hoşuma gitti. Herkese farklı manalar katacağına eminim. Keyifli okumalar vesselam . (tûbâ)
--reklam--
Kitabın Yazarı Sadık Yalsızuçanlar Kimdir?
Sadık Yalsızuçanlar (d. 1962, Malatya), roman ve öykü yazarı, TRT Ankara Televizyonu'nda yapımcı.
İlk ve orta öğrenimini burada tamamladı. Hacettepe Üniversitesi Türkoloji Bölümünü bitirdi (1983). Bir süre yayıncılık ve öğretmenlik yaptı. Halen TRT Ankara Televizyonunda yapımcı olarak çalışıyor. Şehirleri Süsleyen Yolcu ve Rüya Sinemasıyla TYB öykü ve deneme ödülünü, Ozanın Kopuzu Aşığın Sazı ve Kırkambar belgeselleriyle TMKV ve TYB tv program ödüllerini kazandı.
--reklam--
Sadık Yalsızuçanlar Kitapları - Eserleri
- Kerem İle Aslı
- Vefa Apartmanı
- Mem ile Zin
- Gezgin
- Cam ve Elmas
- Anka
--reklam--
- Yakaza
- Diyamandi
- Hiç
- Hayyam
- Dem
- Allah'ın Adamları
- Birdenbire
--reklam--
- Gerçeği İnciten Papağan
- Üstad
- Aşk Kağıda Yazılmıyor
- Kuş Uykusu
- Mevlana'dan Öyküler
- Garip
- Aşkın Hâlleri
--reklam--
- Muhsin Başkan
- Kur'an'dan Öyküler
- Deli Tomarı
- Al Aşkını Ver Beni
- Gönül Bekleme
- Sufi Öyküler
- Küf
--reklam--
- Şehirleri Süsleyen Yolcu
- Yolcu
- Terk
- Vadideki Balzac
- Başçarşı’da Karşılaşmak
- Kelimelerin Kalpleri
- Evden Eve Gezen Ölüm
--reklam--
- Rüya Sineması
- Ali’nin Parçaları
- Ayan Beyan
- Bilgelik Kulesi
- İlk Aşk
- Huruf
- Yok Bişey
--reklam--
- Güzeran
- Hikmet Burcundan Şiirler
- Namaz Öyküleri
- Şey
- Masal İstasyonu
- Anadolu Erenleri
- Dünyanın Orta Yeri Sinema
--reklam--
- Küçük Sırlar
- Adı Güzel Kendi Güzel Muhammed
- Sessizlik Diyarı
- Ters Lale
- İlk Harfi Elif’tir Son Harfi He
- Ummi Sinan Halveti
- Huzur Öyküleri
--reklam--
- Kuş Uykusu Güzeran
- Halvet Der Encümen
- Erdem Öyküleri
- Sırlı Tuğlalar
- Kalpteki Akıl
- Yüz
- Cumhuriyet'in Gözü Yaşlı Çocukları
--reklam--
- Saadet Çağından Öyküler
- Rehber Öyküler
- Muallakat-ı Seb'a
- Aşka Dair Yalanlar
- Dünya Durulmaz
- Derviş Öyküleri
- C’nin Hazırlanmış Hayatı
--reklam--
- Varlığın Evi
- Seyyahın Üç Serüveni
- Edebiyat Ortamı Öykü Yıllığı 2012
- Televizyon ve Kutsal
- Dua Günlüğü
- Korku ve Ümid ve Aşk
- Simya
--reklam--
- Sofra
- Tarafsızlık Masalı
- Efendiler Bağı
- Öyküler Kitabı
- Düş Gerçeklik ve Sinema
- Geçen Gün Ömürdendir
- Bir Yolcunun Halleri
--reklam--
- Tövbe ve İstiğfar Günlüğü
- Armağan Kulesi
- Sepetteki Dünya
- Aşkın Sesi
- Gazzali
- Gelecek Yakındır
- The Thing
--reklam--
- Haris
- Köle ile Prens
- Barsisa
- Benlikten Hiçliğe
- Aşıkların Sırrı
- Düş kırığı
- Kürtlerin Ateşle İmtihanı
--reklam--
- Hayat Müzikle Devam Eder
- Mavi Kanatlı Bir Kuş
- Rahmet Peygamberinin Dilinden Dualar
- Anne Kalbe Gizlenir
- Düş Bahçesi
- Hikmet Öyküleri
- Yalnızlar Koridoru
--reklam--
- Unsuru'l Belagat'a İlişkin Notlar
- İletişim: Deveran mı? Kesik Devre mi?
- Her Yer Kerbela
--reklam--
Sadık Yalsızuçanlar Alıntıları - Sözleri
- "aklı ne yapacaksın, divanesin sen" (İlk Aşk)
- Yeryüzüne sığmayan bir acıyız, içimize sığan yeryüzünden büyük acılarız. (Aşka Dair Yalanlar)
- Kur'an, derin bir konuyu oldukça kısa anlatabilen, icazlı bir kitaptır. (Huruf)
- An madem bölünebiliyor demişti dostum, o halde iki insanın, birine doğru yürüyen iki insanın birleşmesi imkansızdır. (Hayyam)
- "Yeryüzünde yolculuk edenin ayağı; gökte yolculuk yapanın ise kalbi su toplar." Ebu'l Hasan Harakani (Cam ve Elmas)
- “Hakikat aşktır ayan görsün ol şebih beyan Hakikat donun giyen ağır hil'at içinde” Gerçeğin giysisini giyinen, onun ağır sorumluluğunu ve yükümlülüğünü taşımayı da göze almıştır ve esasen doğası ve sınırları da onu taşımaya elverişlidir. Ahmed Cevdet Paşa, Mecelle'de, örneğin hakimin niteliklerini sayarken onu aşkın şeyden söz eder: “Hâkim, hakim olmalı, hikmet sahibi olmalı, her şeyi ölçüp biçmeli, tartmalı, kılı kırk yarmalı; âdil olmalı, âlim olmalı, müşfik olmalı, rahim olmalı.” Bir giysiyi giymek- Bu; askeri, bilimsel, hukuki, idari, örfi veya sivil olabilir- giysinin ima veya temsil ettiği sımı taşımak demektir. Bilim, hukuk veya siyaset, hangi tür giysı giyersek giyelim, adil, nesnel, ahlaki ve vicdani bir ilkeye dayanmaksızın o giysinin hakkını vermemiz mümkün değildir. (Bilgelik Kulesi)
--reklam--
- Hak'la Hak olmak. O'na yakın olmak. Hakikat dile gelemez. Gelen hakikatin suretidir. Sır dile dökülemez. Sızdıran bedelini öder. (Birdenbire)
- Elim ayağım bağlı benim. Yüreğim bağlı değil. Gönlüm özgür olduktan sonra tutsak olmuşum ne çıkar! (Mevlana'dan Öyküler)
- ... Sırrımı sende gözetiyorum. Sen kendini bende seyret. Bende kim ben olduysa onu bende gözet. (Ayan Beyan)
- 'Hayırdır nereye yolculuk?' 'Aslımıza gidiyoruz...' (Birdenbire)
- Ölüm habersiz olduğu kadar gerçektir. (Evden Eve Gezen Ölüm)
- Dedemin özü ağlayınca, gözü de ağlardı. Onun özü, varlığın gözbebeğiydi. (Yüz)
- Büyük bir hazinenin içindesin, iki dünyanın en büyük hazinesi. Onun ümmetinden biri olmak ne büyük bir nimettir. Bu hazineye iki elinle sıkı sıkı yapış, hiçbir şeyden korkma kızım. Şu gerçeğe kuvvetle iman ediyorum. Yükselmek için iki kanat lazım: aşk ve ibadet... İbadetsiz aşk ve aşksız ibadet tek kanattır. Tek kanatla asla yükselemeyiz. (Diyamandi)
--reklam--
- Herkesin bir yolu varsa da gerçekte yol tektir. (Küçük Sırlar)
- O'ndan gayrına başvurmam ve yönelmem. (Küçük Sırlar)
- Hiç Sensiz yaşamadım ki öleyim, derdimden gafil olmadım ki güleyim... (Vefa Apartmanı)
- Sevmenin tadı başka, sevilmeninki başka. Hangisi daha tatlı, bilmem, bilemem. (Vefa Apartmanı)
- ..dünyadan çok meleklerle konuşmayı nasıl başarıyordu... (İlk Aşk)
- Biliyordu ki , en güzel anlar , en çok sevdiği şey , kendisiyle birlikte olmaktı. (Gezgin)
- Seni beklerken geldiğini farketmemişim. Ben sana doğru bir adım atarken meğer sen bana koşarak gelmişsin. (Garip)
Yorumlar
0 yorum