Kitap Künyesi
Yazar: Henri Troyat
Çevirmen: Işık Ergüden
Çevirmen: Z. Canan Özatalay
Yayın Evi: İletişim Yayınları
İSBN: 9789750507830
Sayfa Sayısı: 984
--reklam--
Lev Tolstoy Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Tolstoy karmaşık bir kişilik. Bir yandan eserleri ve düşünceleriyle dünyayı etkilemiş, müritler edinmiş büyük bir fikir adamı; diğer yandan kumara ve kadınlara düşkün, zaafları olan bir insan. Ömrü boyunca öğretisiyle yaşantısı arasındaki çelişkinin acısını çekmiş: Evrensel aşkı yüceltirken evde karısına kötü davranan, yoksulluğu öğütlerken lüks içinde yaşayan...
Öğretinin yüceliği için “kendi”ni yok etmeyi salık veren; ama “kendi”yle ilgili her fiziksel sıkıntıyı defterlerine not etmeden duramayan biri.
Henri Troyat, bu kadar kapsamlı bir Tolstoy biyografisi meydana getirebildiyse, bunu büyük ölçüde Tolstoy’un kendini not etmeye düşkün olduğu günlüklere, defterlere, mektuplara borçlu. Onlar sayesinde Tolstoy’un yaşamını kendi ağzından dinler gibi, neredeyse dakika dakika takip edebiliyoruz bu kitapta.
Ve kitabın esas kahramanı Tolstoy ise, onu bu sayfalarda yeniden yaratan da, titiz çalışması ve usta kalemiyle Henri Troyat’dır.
Edebiyat dünyasında bir Tolstoy mevcut olduğunda, bir edebiyatçı olmak kolay ve hoş oluyor. Ve insan hiçbir şey yapmamış olduğunun, hâlâ da yapmamakta olduğunun bilincinde olsa bile buna dayanabiliyor, çünkü Tolstoy herkes için yaratıyor ve yapıtları, edebiyata bağlanan tüm ümitlere ve tüm inançlara cevap veriyor.
--reklam--
Lev Tolstoy Alıntıları - Sözleri
- “Sadece kitap okumak yetmez insana. Bazen meydan okumalı; kendine, hayata, dünyaya..” •
- Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar;ya bir insan bir yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir .
- Tolstoy diyor ki:"Bir insana devamli aynı iyiliği yap, göreceğin tek şey; muazzam bir nankörlük." O kadar haklı ki
- ''Kendi mutluluğundan başka hedefi olmayan insan kötüdür.''
- “sadece kitap okumak yetmez insana. Bazen meydan okumalı; kendine, hayata, dünyaya..” • Lev Tolstoy
- En güçlü iki savaşçı sabır ve zamandır.
- Kimse kimseyi küçümseyecek kadar büyük değildir bilmelisin. Küçümsediğin her şey için gün gelir, önemsediğin bir bedel ödersin.
- Herkesten çok güldü. Belli ki acı çekiyor... Lev Tolstoy
--reklam--
Lev Tolstoy İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bir dönem Tolstoy okumak benim için bir alışkanlıktı halen kütüphanemin bir rafı sadece Tolstoy kitapları ile dolu . Belki bu nedenle Henri Troyat'ın bu kitabından etkilendim. Kitabın büyük kısmı Tolstoy'un hatıra defterlerinden alınmış tabii burada ilginç olan diğer bir şey daha var Tolstoy karısı ile bir anlaşma yapıyor, her ikisi de hatıra defterlerini okuyabiliyorlar, böylece bu kitap aynı zamanda Tolstoy'un karısının hatıra defterinden alıntılarla dolu. Açıkçası bu kitap Tolstoy'un yaşamını bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor . Büyük yazarın bilmediğiniz yönlerini ,karısı ,kızı ve en yakın arkadaşı ( müridi demek daha doğru olur ) ile olan ilişkilerini, korkularını, felsefesini ve en önemlisi çar ve Rus sosyetesinin onu nasıl gördüğünü anlıyorsunuz. Tolstoy'un kitaplarındaki kahramanların karakterleri için çoğunlukla çevresindeki insanlardan esinleniyor . Tolstoy, yazdığı romanı bitirince akşamları birlikte yaşadığı insanlar ile ( en az yirmi kişi ) sobanın etrafında toplanarak yüksek sesle kitabı okumaya başlıyor. Bu sırada karakterler ortaya çıktıkça çevresindekiler bu benim bu benim diyerek tahminde bulunuyorlar. Belki küçük bir detay ama kitabı okuduktan sonra bazı kitapları daha fazla anlam kazanıyor.Örneğin ; Bu kitabı okuduktan sonra KREUTZER SONATI kitabını tekrar okudum . Çünkü Tolstoy bu kitabı, karısını piyano öğretmeninden kıskandığı için yazmış . (CEM AKDAG)
--reklam--
Lev Tolstoy PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Henri Troyat - Lev Tolstoy kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Lev Tolstoy PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Henri Troyat Kimdir?
Henri Troyat (Lev Aslanovitch Tarassov) 1911'de Moskova'da doğdu. Tanınmasını sağlayan Fax Jour (1935) ve Araigne'den (Goncourt ödülü 1938) sonra, eski Rusya'yı yeniden canlandırdığı (la Lumière des justes, 1959-1962; les Héritiers de l'avenir, 1968-1970; le Moscovite, 1974-1975; la Gouvernante française, 1989; Aliocha, 1991) ya da bugünkü Fransız toplumunun resmini çizdiği (les Semaille et les Moissons, 1959-1962; les Eygletière, 1965-1967) geleneksel tarzdaki romanlarla geniş bir çevreye ulaştı. Aynı zamanda biyografiler (Tolstoï, 1965; Catherine la Grande, 1977; Pierre le Grand, 1979; Ivan le Terrible, 1982; Tourgueniev, 1985; Gorki, 1986; Flaubert, 1988; Maupasant, 1989) ve tiyatro piyesleri yazdı: les Vivants (1946). 1959'da Académie Française'e seçildi.
--reklam--
Henri Troyat Kitapları - Eserleri
- Dostoyevski
- Gogol
- Lev Tolstoy
- Rasputin
- Gorki
- Ölçüsüz Dostluk
- Çehov
- Yaslı Kar
- Guy de Maupassant
- Dört Çariçe
- Örümcek
- Yeşil Sinek
- Yalancı Işık
- Yıkık Umutlar
- Mutlu Damlalar
- Barones ve Müzisyen
- Puşkin-II
- Puşkin-I
--reklam--
Henri Troyat Alıntıları - Sözleri
- Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar;ya bir insan bir yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir . (Lev Tolstoy)
- 'Palto' hikayesinin orijini otantik bir olaya bağlıdır. Gogol bu olayı 1832'ye doğru bir arkadas çevresinden isitmistir: Küçük bir memur çetin mahrumiyetlerle katlanarak kendisine bir av tüfeği satın alır ve daha ilk çıkışta tüfeği yitirir, öyle üzüntüye düşer ki, arkadaşları duygulanir, bir araya gelerek bir başka silah satın alırlar kendisine. (Gogol)
- Puşkin Gogolü sevmiyordu. Ama kabiliyetini anlayınca onu teşvik etti, yazılarını düzeltti. Rus dilinin zenginliklerini ona öğretti, hatta Ölü Canlar'la Müfettiş'in konusunu verdi. (Puşkin-II)
- Kadınların gözleri keskin, zekaları uyanık, düşünceleri kuruntulu olur. (Guy de Maupassant)
- Kurulan hayaller ! Yıkılan umutlar ! Birbirimizi bir daha ne zaman ve hangi şartlar altında görecektik ? Gelecek karanlıktı ve ben kötü önsezilerin pençesindeydim. (Rasputin)
- …. insanın aşağılık içgüdülerle cömertçe hamlelerin bir karışımı olduğunu ve hiç kimsenin tam manasıyla masum ya da suçlu olmadığını anlıyordu. (Gorki)
- Biraz sabredin, dedi. Her şey düzelecek. (Yaslı Kar)
- Işık saçan bir güneş karşısında Nasıl bir lamba sönük kalırsa Sahte bilgi de zeka güneşi karşısında Titrer, yok olur gider. (Puşkin-I)
- Bu hayatta zamandan etkilenmeyen bir dostluk olabilir miydi? Henüz yaşamın eşiğindeyken, her şey güven, düşünce ve duygu birliği içinde doğuyor; sonra ortam genişleyip değişiyor, herkes eğlence ile zorunluluklar, uzlaşma ile doğruluk arasında kendine bir yol çiziyordu. (Ölçüsüz Dostluk)
- Dostoyevski aşırı duyguların adamıdır. Olağanüstüde rahat eder. Fırtınada soluk alır. “Nasıl yaşadığıma gelince, sizin kendi yaşamınızda yarıda bıraktığınız şeyleri ben sonuna kadar götürdüm.” diye yazacaktır Yeraltından Notlar’da. (Dostoyevski)
- Tolstoy diyor ki:"Bir insana devamli aynı iyiliği yap, göreceğin tek şey; muazzam bir nankörlük." O kadar haklı ki (Lev Tolstoy)
- Engelli aşklar, kurbanlarının kalbinde büyülü bir değer kazanır. (Puşkin-II)
- Prens Feliks , tırnaklarının ya da saçlarının şekliyle olduğu kadar , düşünceleriyle de dandyliğe özenmektedir.İnce uzun bir fiziğe , narin bir yüze ve baygın bakan gözlere sahip olan bu adamın , ergenlik yaşlarındayken kadın kılığına girmekten hoşlandığı söylenmektedir.Şimdi bile olgun erkeklerin bakışları , iltifatları ve kendisiyle dostluk kurmak için yanına yaklaşmaları onun gururunu okşamaktadır . Bununla birlikte kadınları da hor görmemektedir.Yalnızca , soyları ya da eğitimleri gereği gönül okşayıcı söz ve davranışlarla sürekli etraflarında dolaşmasını istedikleri için kadınlar onu biraz sinirlendirmektedir. (Rasputin)
- Kuvvetli bir zeka ile doğup, tehlikeli yollara sapmamak için dinde, ahlakta destek aramayanlar, hem kendilerini hem yurttaşlarını felakete sürüklemişlerdir. (Puşkin-I)
- Mücadele ediyoruz, umutsuzluğa kapılıyoruz. Ve birdenbire hayat çok basit, gökyüzü çok huzurlu, çare çok yakın ve çok tatlı. (Örümcek)
- ‘’Yaşamda küçük burjuvalardan daha fena düşman tanımadım, diye yazıyordu. Cellat ve kurbanı uzlaştırmak isterler. Kurbana sabır telkin ederek, kendisine uygulanan şiddete karşı gelmekten caydırırlar, varlıklı ve yoksul arasındaki ilişkileri değiştirmenin imkânsızlığını ispatlamaya çalışırlar, halka çalışma ve zahmetleri için Tanrı katında bir ödül vaat ederler ve dünyadaki zorlu varoluşuna hayran olsalar da, yaprak bitleri gibi, canlı kuvvetlerini emerler. Çoğu doğrudan doğruya baskının hizmetindedir, diğerleriyse tevekkül, uzlaşma, bağışlama ve aklanma vaaz ederek buna dolaylı katkıda bulunurlar.’’ (Gorki)
- “Her şeyin farkındayım ve bu beni öldürecek” (Dostoyevski)
- Soğuk bir rüzgar bulutları sürüyor ve açılan gökyüzünde , sayısız yıldızların parıldamakta olduğu görülüyordu. Bir müddet sonra, yıldızların parlaklığı soluklaşıyor ve gökyüzü, doğu tarafından olmak üzere pembeleşiyordu. (Guy de Maupassant)
- Aşk bana önce taze göründü, Sonra önümden uçup gitti... (Puşkin-I)
- "Ne doğa, ne anıtlar, ne de sanat yapıtları onu ilgilendiriyordu,” diye yazıyor Strakhov. “Tüm dikkatini insanlara yöneltiyordu.” (Dostoyevski)
Yorumlar
0 yorum