Kitap Künyesi
Yazar: Joseph Conrad
Çevirmen: Dost Körpe
Yayın Evi: İş Bankası Kültür Yayınları
İSBN: 9786052951552
Sayfa Sayısı: 408
--reklam--
Lord Jim Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Kendi içgüdüsel hislerimden ve kafa karışıklığımdan bu kadar çok bahsediyorum, çünkü Jim hakkında anlatacak pek bir şey kalmadı. Benim için vardı ve sonuçta sizin için sadece benim aracılığımla var. Onu elinden tutup dışarı çıkardım; onu karşınızda yürüttüm. Kapıldığım sıradan korkular yersiz miydi? Bilmiyorum… şimdi bile. Belki siz daha iyi karar verirsiniz, ne de olsa bir maçın, en iyi seyirciler tarafından görüldüğü söylenir.”
Joseph Conrad (1857-1924): Polonya asıllı J. Conrad İngiliz dilinin en önemli yazarları arasında yer alır. Fransız ticaret gemilerinde miçoluk yaparak başladığı denizcilik kariyerini büyük İngiliz gemilerinde birinci kaptanlığa kadar yükseltir. 1886’da İngiliz vatandaşı olur, vatandaşlıkla birlikte kaptanlık belgesi de alabilecektir.
1894’e kadar sürecek olan seferler ile bir yandan da hikâye ve romanlarının pek çoğunda canlandıracağı dünyaları keşfeder.
Lord Jim (1900), Nostromo (1904), Razumov’un Öyküsü: Batı Gözüyle (1911, Under Western Eyes) adlı romanları ve Karanlığın Yüreği (1902, Heart of Darkness) adlı öyküsü en önemli yapıtlarından sayılır. Yazarın Casus (1907, The Secret Agent) adlı romanı da Modern Klasikler Dizimiz’de yer almaktadır.
--reklam--
Lord Jim Alıntıları - Sözleri
- Yalnızlık var olmanın sert ve gerekli koşuludur.
- "I dare say I am less calm now than I was then. I was ready for anything. "
- Bütün dünyayı kapsayacak kadar geniştir insan yüreği. Yükü omuzlamak yeterince yiğitliktir, ama bunu silkip atacak yüreklilik nerededir?
- "The worst of it," he said, "is that all you fellows have no sense of dignity; you don't think enough of what you are supposed to be."
- "Get what you like---- go away when you like."
- İnsan korkuyu nasıl öldürebilir acaba?
- Ölmeye hazır olmak çok nadir bir durum değildir ama kaybedilen mücadeleyi sonuna dek sürdüren kararlılığın delinmez zırhıyla kuşanmış insanlara nadir rastlanır; umut azaldıkça huzur arzusu güçlenir ve sonunda yaşam arzusuna baskın çıkar.
- "It is more than probable he thought himself cut off from them by a space that could not be traversed, by an obstacle that could not be overcome, by a chasm without bottom."
- " ---indeed, had you been Emperor of East and West, you could not have ignored your inferiority in his presence--- but I couldn't get up any real sentiment of offence. "
- "While there's life there is hope, truly; but there is fear too."
- Yarı yarıya kapalı gözlerle, ağır kulaklarla, uyuklayan düşüncelerle yaşamımızı geçirişimiz olağanüstüdür. Böyle de olur belki; yaşamı hesaplanamaz çoğunluk için bu denli desteklenir ve beğenilir kılan bu donukluğun ta kendisidir belki.
- Bazı büyük insanlar büyüklüklerini kullanmak için seçtikleri kişilerin kendi işlerine tam olarak ne kadar yarayabileceğini kestirme yeteneğine borçludur.
- "He was running. Absoletely running, with nowhere to go to. And he was not yet four-and-twenty."
- Our lives are too short for anyone to judge us fully.
--reklam--
Lord Jim İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Lord Jim, Modern Klasikler #103: İlk sayfaları kahramanımız kendisi anlatıyor. Sonrasında anlatıma Marlow devam ediyor. Bu noktasından sonra anlatımda bir karmaşa başlıyor. Anlatıcının Marlow mu Jim mi olduğunu birçok kere karıştırdım. Çift tırnak içinde tek tırnaklar açılarak anlatım yapılmış. Bu durum anlamayı epey zorlaştırıyor. Ana hikaye ise, kitabın adından da anlaşılacağı üzere Jim adında bir ikinci kaptanın hikayesi anlatılıyor. Jim bir gün seferde bir gemi kazasına tanık olur. Bu olayı bir türlü unutamaz. Başka gemilerde çalışmaya başladığında bu gemi kazasının konusu açılında birdenbire işi bırakır. O olayı çevresinde bir kişinin bile kendisine hatırlatmasını istememektedir. Jim daha sonra Marlow'un bir tanıdığının vasıtası ile bir yerel kabilede ticaret işlerinin yönlendirilmesi için görevlendirilir. Bu görevlendirildiği yerde bu gemi kazasını hatırlatacak kimse yoktur. Jim uzun bir süre sonra kendini rahat ve huzurlu hisseder. Burada hayata yeniden başlar. Bakalım Jim'in hayatı böyle devam edecek midir? (Kovulan Adam)
Conrad'ın diğer öykülerinde vazgeçmediği edebi izlenimciliğin bu romanda da fazlasıyla yer bulduğu görülüyor. Dış dünyadaki varlığın bir önemi ve gerçekliği yoktur bu anlatılarda. Kişide bıraktığı izlenim ve çağrışımları öne çıkararak, dış dünyadaki bütün nesneleri anlatının ‘hayal izlenimi’ olarak karşımıza çıkarır. Anlamın soyutluğu bu sebeple metin dışı edilir çünkü bir anlatıda kapalılığın tercih edilmesi daha farklı düşünceleri kendisine çekmesiyle açıklanabilir. Empresyonizmin önemli temsilcilerinden Rilke, Joyce, Rimbaud, Proust gibi yazarlar, sanatın hayalden tabloya, tablodan yazıya olan eğiliminin en iyi örnekleri olduğunu biliriz. Direksiyonun sadece yazarın zihin dünyasına ait olduğunu gözlemlemek hoş bir şey... Okuyucunun zevkini yansıtan New York Times Bestseller modelini dışarı atarak tamamen öznel bir metin oluşturulması, beğenilmeyen eser olsa bile muhakkak takdir edilmeyi hak eder. Bugün, Dan Brown, Grange, Palahniuk gibi yazarları beğenmemek mümkün değil... Çünkü okuyucunun istek ve beklentileri formüle edilmiş, ezberlenmiş, psikolojik boyutu çok iyi hesaplanmıştır. Yazarın kendi öznel dünyasından çıkmak zorunda kaldığı durumlardır bunlar. Mükemmeldir, bir çırpıda okunabilir. Büyük bir kitle tarafından zevkle okunur. Ve sonunda tüm popülist muhibbanı gibi tarihe karışarak unutulmaya yüz tutarlar. Bu noktanın ayırdına daha güçlü varabilmek için Ruskin okumalarının önemli olduğunu düşünüyorum... Lord Jim... Her çocuğun düşlerini süsleyen kahramanlık öyküleri onu denizlere çağırarak büyük ve çileli bir yolculuğun zeminini hazırlar. Eğitimle başlayan macera tutkusu, kahramanlık hevesini doyuracak fırsatlarla karşılaştırmaz onu. Maceraya yelken açan Lord, kâh Patna Gemisinde, kâh ilkel yerlilerin arasında, kâh Müslümanları Hac yolculuğunda taşıyan bir gemide bulur kendisini. Eser boyunca anlatıcı Marlow'un gözlem ve çıkarımları üzerinden Lord'un varoluş sancılarına tüm detayıyla şahit oluruz. Ki bence Romanı ayakta tutan anlatıcının bu devreye girişleri olmalıdır. Aforizmavari dokunuşların epey uzağında, sadelik ve iddiasızlıkla bezenmiş ama güzelliği ifade eden bir anlatı Lord Jim… Jim'in sıçrayışları maceralarındaki sonuç kısmıyla açıklanabilir belki de. Yarım milin etrafında sıkışıp kalan bir insanı düşündüğümüzde iki seçenek belirir; Crusoe olmak ya da Crusoe olmamak. İkincisi gerçekleştiğinde Maceralar, kahramanlıklar, yeni heyecanlar hiçbir sonuç vermeyecektir. Jim'in ahlaki kimliğini ateşten kurtarma çabaları, bu bastırılmanın içerisinde yitirilir... Hikaye seyrinin kahramanın hatırlayış durumuna göre aniden değişmesi konudan sapmayı tetiklediğini belirtelim. Anlatımın ileri geri biçimindeki savrukluğu ve duygulanımların eksikliği gereğinden fazla uzatılmış bir roman kanısını oluşturduğunu söyleyebilirim. (Sergen)
Joseph Conrad İngiliz dilinin en önemli yazarları arasında kabul edilir. Lord Jim karakteri unutulmayan , iz bırakan karakterlerden birisi bana kalırsa. Gözleyen gözünden tanımaya çalıştığımız Jim, yaptığı anlık bir gafletten dolayı hayat boyu peşini bırakmayacak bir vicdan muhakemesi ile yaşar ve kendini tekrar topluma kanıtlamak adına bir ömür mücadele eder. Ahlak, adalet, iyi, kötü gibi kavramları başından sonuna kadar sorgulatan bir kitap. Betimlemeler ve anlaşılmayı bekleyen felsefesi açısından yer yer durma, düşünme ihtiyacı hissedebilirsiniz. Jim'in duygu karmaşasını, yaptığı anlık bir gafletin, hatanın bedelini ödemek için verdiği mücadele, harika betimlemeler, felsefi sorgulamalar ile bir edebi şölen bu kitabı okumak. İz bırakan kitaplardan bir tanesi.Okumadan geçmeyin diyorum. Sonsuz sevgi ve saygılarımla. (Mine Oral)
--reklam--
Lord Jim PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Joseph Conrad - Lord Jim kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Lord Jim PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Joseph Conrad Kimdir?
1857'de Polonyalı bir anne-babadan Ukrayna'da doğdu. Asıl adı Josef Korzeniowski'ydi. Sürgün edilen anne ve babasıyla birlikte Rusya'ya gitti. 1874 yılında bir Fransız gemisinde denizcilik hayatına başladıktan sonra 1884'de bir İngiliz denizcilik şirketine geçti ve İngiliz vatandaşı oldu.
Denizcilik hayatı 1894'e kadar sürdü. Bundan sonra kendini yazmaya verdi. Ancak bu yıllar arasında, hikaye ve romanlarının pek çoğuna konu ve tema sağlayan denizcilik hayatından alacağını almıştı.
1924 yılında ölen Conrad, anadili olmamakla birlikte İngiliz dilinin en önemli yazarları arasında yeralmayı başardı. Dilindeki belli belirsiz yabancılığı, anlatmayı sevdiği iç dünyaları, çeşitli yorumlara açık çetrefil kişilikleri anlatmakta başarıyla kullandı.
Nostromo (Çeviren: Mehmet H. Doğan, Adam Yayınları), Nigger of Narcissus, Lord Jim, Victory (Zafer, Çeviren: Armağan İlkin, Adam Yayınları), Secret Agent, Under Western Eyes (Razumov'un Öyküsü, Çeviren: Ayşe Yunus-Zafer Bakırcı, Alan Yayıncılık) ve The Heart of Darkness en önemli eserleri arasındadır.
--reklam--
Joseph Conrad Kitapları - Eserleri
- Karanlığın Yüreği
- Casus
- Lord Jim
- Narcissus'un Zencisi
- Gençlik
- Nostromo
- Batılı Gözler Altında
- Lagün
- Üç Deniz Öyküsü
- Sır Ortağı
- Zafer
- Muhbir
- Dönüş
- Altı Öykü
- Geri Zekalılar
- Almayer'in Sırça Köşkü
- Kişisel Bir Belge
- Sokak Çalgıcısı - Lord Jim
- Denizden Yansıyan
- Tayfun
- Talih
- Karain
- The Lagoon
- Tales of Unrest
- An Outpost of Progress
--reklam--
Joseph Conrad Alıntıları - Sözleri
- "Bu yıl keyfim yerinde olmadı pek." (Narcissus'un Zencisi)
- Tıpkı patlayan top mermileri gibi yasaların ihlali de denizden gelen çözülmez bir gizemdi onlar için. (Karanlığın Yüreği)
- Bu yıl keyfim yerinde olmadı pek. (Narcissus'un Zencisi)
- Ona göre kavga çok daha eskilere dayanıyordu. ............................................. ............................................. ............................. "Mesele neydi acaba?" (Muhbir)
- Bilmediğim sokaklardan güçlükle yolumu bularak eve dönerken ben de bir sürü şey yapmaya koyulmuştum; ben ama kimseyi rahatsız etmeden, sadece kendim için ve sadece kafamın içinde... (Sokak Çalgıcısı - Lord Jim)
- Bizim siyasi nedenimiz yok; siyasi tutkularımız var ve o da bazen. Bir inanç nedir? İster nesnel ister duygusal olsun, kişisel çıkarımızla ilgili bir bakış açısıdır. Kimse durup dururken, hiç uğruna yurtsever olmaz. Yurtsever kelimesi işimize yarıyor. (Nostromo)
- Çok gençlerin anları yoktur. Dur durak ve iç gözlem nedir bilmeyen umudun o güzelim sürekliliği içinde günlerini peşinen yaşamak, ilk gençliğin ayrıcalığıdır. (Üç Deniz Öyküsü)
- ilahi demokrasiden pek de farklı olmayan vahşi otokrasi,sadece düşmanlarının kanıyla beslenmiyor anlaşılan.Dostlarını ve uşaklarını da yiyip yutuyor. (Batılı Gözler Altında)
- Kalbin arzuladığı yere giden tüm yollar uzundur. Sürüklenip gideceksek, tutunduğumuz yeri bırakmanın ne faydası var ? (Üç Deniz Öyküsü)
- Bence insanların çoğu son meteliklerine kadar kumar değil mi zaten? Bugünden yarına ne olacağını kim bilir? İşin kötüsü insan kendi elindeki kağıtları bile bilmez yaşarken. Oysa önemli olan elindeki kozları tanımaktır. Bilmem anlatabildim mi? Fırsatını bulursa herkes kumar oynar. Herhangi bir şey için, bazen de her şey için. (Zafer)
- Bütün dünyayı kapsayacak kadar geniştir insan yüreği. Yükü omuzlamak yeterince yiğitliktir, ama bunu silkip atacak yüreklilik nerededir? (Lord Jim)
- Kısa bir tatil verdim kendime. Tek başıma kutluyorum. Neden olmasın ? (Casus)
- Dünyadan çekip gitmeye yeterince hazırdım. (Sır Ortağı)
- Onlar! Asla! (Geri Zekalılar)
- "Bunlar geçecek." (Geri Zekalılar)
- "Tek başına bilgi sadece bir çöp yığınıdır." (Batılı Gözler Altında)
- "Yanlışlık: Yaşam için gerekli ihtiyaçların, gizli korkuların, yarım olgun hırsların, kendimize karşı duyduğumuz gizli bir inançsızlıkla karışık bir kendine güvenin, umuda beslenen aşkın ve belirsiz günlerin getirdiği korkunun derinliklerinde yatar." (Batılı Gözler Altında)
- İnsanca duygulara her zaman saygı duyardı Heyst. Ne var ki insanlara yakınlık göstermesini beceremez, bu eksikliğini de bilirdi. Karşınızdaki bir yıkıntı haline gelmişse, incelikle, terbiyeyle yardımcı olamazsınız ona. (Zafer)
- Bu kokuşmuş gemide açlıktan kırıldığımız yetmedi, şimdi de bu kötü yürekli zorbalar uğruna boğuluyoruz! (Narcissus'un Zencisi)
- "İyi gerekçelerden şüphe duymak gerekir." (Batılı Gözler Altında)
Yorumlar
0 yorum