Kitap Künyesi

Yazar: Susanna Tamaro

Çevirmen: Eren Yücesan Cendey

Orijinal Adı: Luisito: Una Storia D'amore

Yayın Evi: Can Yayınları

İSBN: 9789750732089

Sayfa Sayısı: 96

Luisito: Bir Sevgi Öyküsü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Anselma, yaşlı ve emekli bir öğretmendir. Roma'daki evinde yıllardır yalnız başına yaşamakta, artık tanıyamadığı bu dünyada kendini gereksiz hissetmektedir. Her günü acı ve hüzün doludur. Bir yaz gecesi çöp tenekesinin dibinde terk edilmiş olağanüstü bir papağan bulur. Luisito adını verdiği papağan, Anselma'nın yüreğindeki buzları eritecek, sevgiyi yeniden keşfetmesini sağlayacaktır. Tüm bir yaşamıyla hesaplaşmayı göze alan Anselma, Luisito sayesinde, dünyanın ona unutturmaya çalıştığı yaşama sevincini yeniden duymaya başlayacaktır. Ta ki...

Yüreğinin Götürdüğü Yere Git'in yazarı Susanna Tamaro, bir gazete haberinden esinlenerek yazdığı yeni romanı Luisito: Bir Sevgi Öyküsü'nde, sevginin kurtarıcı gücünü yüceltiyor. Luisito, okurunu şaşırtan, duygulandıran ve eğlendiren çağdaş bir masal. Tekdüze ve sevgisiz bir yaşamın bağrındaki şiiri, güzelliği ve sevgiyi ortaya çıkaran küçük bir roman.

Luisito: Bir Sevgi Öyküsü Alıntıları - Sözleri

  • "Altın,sabahın ağzındadır."
  • Büyüklerin dünyasında yasalar, sevgiden daha ağır basar.
  • bunun acısını çelik bir pencenin sıkıştırması gibi hissetmişti
  • Büyüklerin dünyasında yasalar, sevgiden daha ağır basar.
  • Biliyor musun, birbirini sevince kavga etmek normaldir. Biraz takışma olmazsa sevginin keyfi olmaz.
  • Sanki kötü yürekli bir büyücünün sihirli değneği her şeyi dondurmuş gibiydi. Yüreğinde kar, içinde buz vardı. Nereye giderse gitsin kar ve buz ona eşlik ediyor ve çevresinde bulunan her şeyi de donduruyordu.
  • Dikkatli ol, kur yaparken kimse gerçek yüzünü göstermez. İnsanın gerçek yüzü sonradan ortaya çıkar.
  • Bir hayvan neydi gerçekten? Günlük konuşmanın küçümseyici tavrında bu sözcüğün kökeninde yatan öz kolayca unutuluyordu. Can. Evet, hayvan can sahibi olan biriydi. İnsanların büyük bölümü için aynı şeyin söylenebileceğinden ise emin değildi.
  • Büyüklerin dünyasında yasalar, sevgiden daha ağır basar..
  • Sakin, korunaklı ve ufuksuz. Kesinlikle benden, senden daha iyi yaşayacaklardır ama hayat gerçekten o mudur? Bu, arzu duyulacak bir yaşam mıdır? Ölüm döşeğinde "Bu olağanüstü bir serüven miydi?" diye sordurabilecek bir yaşam mıdır? Yoksa bir yaşam putu mudur? Gizemi olmayan —ve bununla karşılaşma hevesi taşımayan— hayat bitmek bilmeyen esnemelerden başka nedir ki?
  • Altın, sabahın ağzındadır.
  • Büyüklerin dünyasında yasalar, sevgiden daha ağır basar.
  • her zaman, her an değişmeye olanak var mıydı?
  • “Sence, şiir nedir?” “Benimkilerin içinde yansıyan senin gözlerin. Ve seninkilerin içinde yansıyan benim gözlerim.”
  • Anselma dalgın, şükran duygusu olmayan, açgözlü, ellerinden düşürmedikleri ışıklı kutular dışında hiçbir şeye ilgi duymayan torunlarının başka bir gezegenden indiklerini düşünüyordu.

Luisito: Bir Sevgi Öyküsü İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Sıcacık Bir Dostluk: —Spoiler Uyarısı— Anselma bir öğretmen ve çok sevdiği bir dostu varmış eskiden Luisita adında. Bu yüzden papağanının adını Luisito koyuyor. Kitapta zaman zaman eski dostu Luisita ile diyologlarını okuyoruz. Felsefeden, edebiyattan, hayattan konuşuyorlar. Bir gün bir papağanla karşılaşıyor, onu sahipleniyor ve ona duyduğu sevgiyle kalbi zamanla sıcacık oluyor, yıllardır yaşadığı mutsuz evliliği ve çocuklarının onu mutsuz etmesi sebebiyle yaşadıkları sonucu buz bağlayan kalbi, bir anda hayatına bu sevimli dostun girmesiyle buzlarını çözüyor. Kitabı okurken hayata dair, insan ilişkilerine dair ve yaşlı bir kadının hayatı nasıl gördüğü ve soğumuş olduğu hayata yeniden nasıl bağlandığına dair bir hikayeye tanık oluyoruz. Okurken çok keyif aldığım aynı zamanda bu sıcak sevgi bağı sebebiyle beni ağlatan bir kitap oldu. Kalbiniz biraz olsun buzlandıysa, sevgiden şefkatten ve dostluktan ümidinizi kesmişseniz eğer bu kitap iyi bir panzehir olabilir. Keyifli okumalar dilerim. (Demet Elmas)

Sayfa sayısı az olduğu için bir gün de bitirirsiniz. Kitabımıza gelince Anselma emekli bir öğretmendir evinde yalnız yaşamaktaydı. Çocuklarının ilgisizliği normal hayatın standartlar dışında kendini dışlamış hüzünlü sevgisiz bir hayatı vardı. Ta ki çöp kutusunda bulduğu bir papağan ile değişen kadar hayatında ki çöplüklerden kurtulmaya başlayıp yeni bir Anselma'yı keşfetti. Ama sonra işler ters gitti. Şunu unutma: Umut etmek gerekir! Yolun sonunda daima bir hazine vardır! (İlknur Göçmen)

Kitabın Yazarı Susanna Tamaro Kimdir?

Susanna Tamaro, İtalyan kent soylu bir ailenin kızı. Trieste'de 1957 yılında doğdu, Orvieto yakınlarında kedileri ve köpeğiyle birlikte yaşamaktadır. Zor bir çocukluk dönemi geçiren Tamaro, 18 yaşındayken, bir depreme tanık olur, 25 yaşındayken ölümcül bir hastalık geçirir ve 27 yaşında yazmaya başlar.

Her başarıya ulaşmış yazarın yaşamış olduklarını o da yaşar. İlk denemelerinde başarısız olur ama bunlara aldırmadan yoluna devam eden Tamaro “Tek Bir Ses İçin” adlı kitabıyla büyük ses getirir. ”Yüreğinin Götürdüğü Yere Git” adlı bu eser de ona daha büyük bir ün kazandırır. (Bu kitap aylarca İtalya'da liste başı olmuştur.) Genelde günlük ya da mektuplar şeklinde yazar. Olayları birinci ağızdan anlatır. Eserlerinde hep bir hüzün vardır. Kahramanları genellikle ölümün eşiğine gelmiş ama bu durumu kabullenmiş; hayatta aradığını bulamamış insanlardır.

Susanna Tamaro Kitapları - Eserleri

  • Yüreğinin Götürdüğü Yere Git
  • Kitaplardan Korkan Çocuk
  • Yüreğimin Sesini Dinle
  • Kökler, Yollar ve Yitik Benler
  • Anima Mundi
  • Luisito: Bir Sevgi Öyküsü

  • Sonsuza Kadar
  • Sevgili Mathilda, İnsanın Yürümesini Dört Gözle Bekliyorum
  • Tek Ses İçin
  • Kaplan ve Cambaz
  • Her Melek Korkunçtur
  • Aklı Bir Karış Havada
  • Düşünen Bir Yürek

  • Büyülü Çember
  • Daha Çok Ateş Daha Çok Rüzgar
  • Yanıtla Beni
  • Rüzgar Ne Diyor
  • Tombul Yürek
  • Ulu Ağaç
  • Her Sözcük Bir Tohumdur

  • Bakışınla Aydınlanır Dünya
  • Büyük Bir Aşk Hikâyesi
  • Sessizlik Bir Erdemdir
  • Var Olan Ada
  • Tobia ve Melek
  • Atla, Bart!
  • Eve Doğru

  • Rüzgar Ne Diyor

Susanna Tamaro Alıntıları - Sözleri

  • Benim için gerçekten her kitap son kitaptı. Sonuncuydu çünkü ufka baktığımda hiçbir şey göremiyordum, belki de yazmanın bıraktığı yorgunluk ve halsizlik içindeydim; öte yandan- belirişi ve işlenişiyle- her kitabın çevresinde bir mucize halesi oluyordu. Bilindiği üzere mucizenin, buyrukla yaratılması mümkün değildir. (Her Melek Korkunçtur)
  • O ekim ayında, bir parçam- umut etmiş, hayal kurmuş olan parçam- bütünüyle ölmüştü. O günden sonra artık onunla birlikte yaşamayı öğrenmem gerektiğini biliyordum. Belki bir süreliğine gizli tutabilirdim ama sonra güçlü çürüme kokusu gerçek durumumu başkalarına da açık edecekti. (Her Melek Korkunçtur)
  • "Uyku sırları ortaya çıkartıyor." (Rüzgar Ne Diyor)
  • (...) "Eh, en azından senin bir sürü kardeşin var." "O kadar çok olunca yok sayılır. Zaten artık yoklar." "Nereye gittiler?" "Derin donduruculara herhalde." O anda yeniden utanç yüklü bir sessizlik oldu. Bart, Zoe'nin akrabasını yemiş olma olasılığını düşündü. (...) (Atla, Bart!)
  • Sakin, korunaklı ve ufuksuz. Kesinlikle benden, senden daha iyi yaşayacaklardır ama hayat gerçekten o mudur? Bu, arzu duyulacak bir yaşam mıdır? Ölüm döşeğinde "Bu olağanüstü bir serüven miydi?" diye sordurabilecek bir yaşam mıdır? Yoksa bir yaşam putu mudur? Gizemi olmayan —ve bununla karşılaşma hevesi taşımayan— hayat bitmek bilmeyen esnemelerden başka nedir ki? (Luisito: Bir Sevgi Öyküsü)
  • Gerçekte insan hayatı nedir? İki karanlık arasındaki ışıklı bir yarılmadır... Nereden geliyoruz? Nereye gidiyoruz? (Var Olan Ada)

  • Düzen ve saygı bizi hayvanlardan ayıran biricik değerlerdi. (Rüzgar Ne Diyor)
  • Sözcüklerin arkasında sözcükler gizlidir, ama sessizliğin içinde "herhangi bir şey" yuvalanmış olabilir. (Rüzgar Ne Diyor)
  • Büyüklerin dünyasında yasalar, sevgiden daha ağır basar.. (Luisito: Bir Sevgi Öyküsü)
  • Ansızın kollarını göğe doğru kaldırdı, ellerini bir orkestra şefi gibi sallayarak şöyle dedi: " Ve sonra hayata şükrediyorum! Ağaçlara, çuha çiçeklerine, boraya, üveyiklere ve serçelere, çocuklara, otlara şükrediyorum ve tümünü kutsuyorum! Çünkü her şey kutsaldır ve bir lütuftur." (Her Melek Korkunçtur)
  • ‘Eğer’ler dünyası bir girdap, bir hortum, bir kara deliktir. İnsan bir an dengesini yitirirse, içine yuvarlanmaması olanaksızdır. (Daha Çok Ateş Daha Çok Rüzgar)
  • Demekle yapmak arasında uçurumlar var. (Büyük Bir Aşk Hikâyesi)
  • Sonra, belki de ölmeden bir an önce, hayatımızı bir an için seyredeceğiz ve gerçekten bizim olan, gerçekten dolu geçen anların farkına varacağız;bunlar belki de bir çiçeğe bakarak,bir ağacın biçimini seyrederek,yanımızdan geçen bir çocuğun başını okşayarak zaman yitirdiğimiz anlar olacaklar. (Her Sözcük Bir Tohumdur)

  • “ Bilgelik dolu yazılara bakarsanız işin hoş yanı da sürprizlerdir ama hele bunu gerçekte yaşayın da görün. “ (Tombul Yürek)
  • Bir hayvan neydi gerçekten? Günlük konuşmanın küçümseyici tavrında bu sözcüğün kökeninde yatan öz kolayca unutuluyordu. Can. Evet, hayvan can sahibi olan biriydi. İnsanların büyük bölümü için aynı şeyin söylenebileceğinden ise emin değildi. (Luisito: Bir Sevgi Öyküsü)
  • "Gitmek ya da gitmemek, beslediğin ateşe bağlıdır." "Ateş beslenir mi?" "Yakıp yok eden buz gibi bir ateş vardır, bir de sıcak, yeniden yapan bir ateş. Her ikisi de bizim yüreğimizdedir. Hangisinin alevleneceğine biz karar veririz." (Kaplan ve Cambaz)
  • "Gerçek yüzlerini en baştan gösterseler, büyük bir olasılıkla hiçbir zaman evlenemezler." (Anima Mundi)
  • "Boşuna yaşadım, ölümümde boşuna olacak " (Tek Ses İçin)
  • "Her şeye içine girmeden yukarıdan bakabilmenin ne güzel olacağını düşündü." (Rüzgar Ne Diyor)
  • “Kovalayandan kaçarım, kaçanı kovalarım.” (Büyük Bir Aşk Hikâyesi)