Kitap Künyesi
Yazar: Osman Yüksel Serdengeçti
Yayın Evi: Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları
İSBN: 9789757594161
Sayfa Sayısı: 200
--reklam--
Mabetsiz Şehir Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Batı'ya uşaklık etmeyin! Emperyalistlerin oyununa gelmeyin! Avrupa'dan dost olmaz!" dediği için Tek Parti diktatörlüğü sırasında zulüm gören, tabutluklarda yatırılan, bayılıncaya kadar dövülen bir Yiğit adam'ın dünden bugüne uzanan çığlıkları...
"Mabetsiz Şehir yaparsanız, insanları Allah'a kul değil de kulları kullara kul edersiniz ve onları kendinize taptırırsınız!" diyen "mangal yürekli" yazarı haklı çıkaran görüşler... Doyumsuz bir zevk ve öfkeyle okuyacağınız bir kitap...
(Arka Kapak)
--reklam--
Mabetsiz Şehir Alıntıları - Sözleri
- Bir santim yükselmek için bir metre eğilen başlar, baş olmaktan çıksın.
- Gören gözler, duyan kulaklar; düşünen kafalar için yirminci asır Türkiyesinde bulunup da azap duymamanın imkanı var mı?
- Bir şey iki defa yanmaz! Bu dünyada yananlar öteki dünyada yanmazlar.
- - Rahim ne düşünüyorsun? - Hiç! - Hiç olur mu Rahim! İnsan "hiç" dediği zaman çok sıkıntılı olduğu zamandır.
- Allah büyük ve adildir. Onun himayesindeyim. Şüphesiz ki kanunlardan evvel insanlar vardı; insanlardan evvel Allah...
- Bahtiyar bir ihtiyar var. Etrafı, sekiz yaşından seksen yaşına kadar bütün nesiller tarafından sarılmış. Yaşlar ayrı, başlar ayrı, işler ayrı... Fakat bu ayrılıkta gayrılık yok! Hepsi bir şeye inanmış... Allah'a!.. Âlemlerin Rabbi olan Allah'a... Onun ulu Peygamberine… Onun büyük kitabına… Kur'an henüz yeni nâzil olmuş gibi, herkes aradığını bulmuş gibi bir hal var onlarda. Said Nur ve talebelerini seyrederken, insan kendini âdeta Asr-ı Saadet'te hissediyor. Yüzleri nur, içleri nur, dışları nur... Hepsi huzur içindeler. Temiz, ulvî, sonsuz bir şeye bağlanmak; her yerde hazır, nâzır olana, âlemlerin yaratıcısına bağlanmak, o yolda yürümek, o yolun kara sevdalısı olmak... Evet!.. Ne büyük saadet!
- Bir santim yükselmek için bir metre eğilen başlar, baş olmaktan çıksın.
- Yemeyi, içmeyi, çiftleşmeyi 4 ayaklılar senden iyi yapar. Sen insan olarak ne yaptın?
- Bu asır, âlimlerle zalimlerin birleştiği bir asırdır.
- Uçurumun kenarındayız. Namuslu, şerefli bir şekilde yaşamak istiyorsak, mes'ut aile yuvaları kurmak istiyorsak, her şeyden evvel kadın meselesini ele almak zorundayız. Onları hakiki yerlerine, evlerine iade etmeliyiz.
- bugünün en Medenî, en mütekâmil milletleri hep geçmişlerini saya saya, mazilerini tetkik ede ede ilerlemişler; kökten sürmüşlerdir. Halbuki bunlar her şeyi inkar ettiler eski nesille yeni nesil arasına nifaklar soktular. Babalarla çocuklarını birbirine düşman yaptılar. kadınlara rastgele birdenbire geniş hürriyetler verdiler. Böylece cemiyetin nüvesi olan aile müessesesini ta kökünden sarstılar. Komünizmin gelişeceği zemini kendi elleriyle hazırladılar.
- Kafamızı ve kalbimizi, kendimizi kaybetmeden Türk ve Müslüman olduğumuzu unutmadan, bütün insanlığa karşı açacağız. Yarının hür demokrat Türkiye'sini bu esaslar üzerine kuracak, bu esaslar üzerinde geliştireceğiz.
- Bir santim yükselmek için, bir metre eğilen başlar, baş olmaktan çıksın. Baş, yerini ayağa terk etmesin. Söz ayağa düşmesin. Dalkavukluğa, riyaya, putlaştırılmaya giden bütün yollar kapansın.
- Üstad'ın Nur risaleleri elden ele, dilden dile, ilden ile ulaştı, dolaştı. Genç-ihtiyar, cahil-münevver, sekizinden seksenine kadar herkes ondan bir şey aldı, onun nuruyla nurlandı.
- Biz insanlar noksan yaratıklarız!..
--reklam--
Mabetsiz Şehir İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Cumhuriyetin ilanının ardından ikame edilen devrim ve inkılapların Anadolu insanında bıraktığı dini boşluğa ve toplumumuzda meydana getirdiği ahlaki çöküşe tanıklık eden genç yazarın, yaşananları tüm sadeliğiyle korkusuzca kaleme alma cesaretini göstermiş olduğu bu kitab; dini ve edebi esaslara sımsıkı sarılmamız hakikatini bize hatırlatıyor. Bugün sözde ülkücü geçinenler Osman Yüksel Serdengeçti'yi (namı diğer "kravatsız vekil) okusunlar, 80 öncesi ülkücü hareketin küfre karşı nasıl bir istikamet çizdiğini idrak etsinler. Belki o zaman boyunlarına dolanan kravatın ucu bugün kimin elinde farkına varırlar... (İbrahim Enes)
"Asırımızın Faciası, hiç şüphesiz bir takım insanlara ifratla bağlanmak, onlara tapmak, onları iahlaştırmaktan ileri geliyor. yirminci asır diktatörlerinin peşinde koşan, onlara kayıtsız şartsız inanna insan sürüleri bugünün felaketini hazırladılar. biz yaptık, biz yarattık, biz her şeye hakimiz diyenlerin hali bugün gözlerimizin önündedir. işte Hitler, işte Mussolini ve işte güneş imparatorluğu, Japonlar'ın Allah'ı... Kimlerin önünde diz çöktüler!... Gördük; daha neler göreceğiz. Çünkü dünya henüz yarı ilahlardan kurtulmamıştır." 'Mabetsiz şehir yaparsanız, insanları Allah'a kul değil de kulları kullara kul edersiniz ve onları kendinize taptırırsınız' diyen mangal yürekli bir yazarın haykırışı var bu kitapta. Osman Yüksel Serdengeçti, mabetsiz şehir dediği Ankara Yenişehir'i anlatarak başlıyor kitabına. Sonra da onun doyumsuz anlatımıyla konular peş peşe geliyor. Ayrıca kitapta 'Bir Fakültenin İçyüzü' başlığıyla ele aldığı yazısından dolayı ceza alması ve mahkemede verdiği savunma da yer alıyor. Bunun yanında, kültür emperyalizmi ile gençliğin nasıl teslim alındığı, onun kendine has üslubu ile ele alınmış. değerleri kutsalları yol edilen bir aydının çığlığı bir katliamı ve insanlığın namusunun nasıl kirletildiğini birinci ağızdan dinleyin.. Harika bir eser okunması gerekir. (Meryem)
SEVDÌĞÌM VE ÖNEM verdiğim HÜSEYİN NİHAL ATSIZ'ın arkadaşı SERDENGEĆTİ . ..Ölen bedendir RUH değil . ...Fikirler ve Ruhlar ölmez . ..36. Senei devriyesinde rahmetle anıyorum. .. (1 HEROSHAN HEYKEL ADAM HEYKEL BEY HEYKEL KRAL)
--reklam--
Mabetsiz Şehir PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Osman Yüksel Serdengeçti - Mabetsiz Şehir kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Mabetsiz Şehir PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Osman Yüksel Serdengeçti Kimdir?
Gazeteci-yazar (1917 Akseki-10 Kasım 1983 İstanbul).Asıl adı Osman Zeki Yüksel’ dır. Serdengeçti dergisinde bu imzayla çıkan yazılarından dolayı bu soy adla tanındı. Aralarında Ahmet Hamdı Akseki, eski müftülerden Hacı Salih Efendi’nin de bulunduğu alimler yetiştirmiş bir aileye mensuptur. İlkokulu Akseki’de, ortaokulu yatılı öğrenci olarak Antalya’da okudu. Ankara’da Atatürk Lisesi’ni bitirdikten sonra girdiği Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde 2. Sınıf öğrencisi iken Mayıs 1944′te meydana gelen olaylara karıştığı için öğrenimi yarıda kaldı. Nihal Atsız ve Alpaslan Türkeş’le birlikte bir süre tutuklu kaldı. Serbest bırakılınca fakülteye başvurarak öğrenimine devam etmek istediyse de kendisine izin verilmedi. Bunun üzerine dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’ e hitaben Yüksek makamın alçak vekiline sözleriyle başlayan bir dilekçe yazdı. Dilekçe’yi bakana verme cesaretini kimse bulamadı, Osman Yüksel yeniden hapishaneye gönderildi.
Hapisten çıkınca ünlü Serdengeçti dergisini çıkarmaya başladı. Pek çok sayısı toplatılan bu dergide çıkan yazıları nedeniyle hakkında çok sayıda dava açıldı ve sık sık tutuklanıp serbest bırakıldı. Başlığının altında ‘Allah, Vatan, Millet Yolunda’ cümlesi sürekli yer alan dergideki yazılarında sık sık kullandığı ‘Açın kapıları Osman geliyor’sözü yeni tutuklanmalara hazır olduğunu bildiriyordu. Kendisine Serdengeçti unvanını kazandıran bu dergi, sık sık kapanması ve çıkan yazılarından dolayı çok sayıda mahkumiyet kararı çıkması nedeniyle 33 sayı çıkabilmişti. (1947-Şubat 1962)
Tek parti yönetiminin İslamiyet ve müslümanlar üzerindeki ağır baskılarını protesto eden aydınların önde gelenlerin arasında yer alan Osman Yüksel ‘Kalemini Hak yolunda bir kılınç gibi kullandı, bu nedenle de Anadolu’da efsanevi bir kahraman gibi tanındı.’(Mehmet Ateşoğlu). 1952 yılında Bağrı Yanık adlı bir mizah gazetesi çıkardı. Başlığı altında ‘Hak yolunda bağrı yanık yolcular’ sözü yer alan bu yayınında da inancının mücadelesini zengin esprilerle dolu yergileriyle sürdürdü. Bir ara politikaya atıldı, Adalet Partisi listesinden Antalya milletvekili seçilerek, parlamentoda görev yaptı (1965-1969). Batılılaşmayı protesto için meclise kıravatsız milletvekili olarak da ün kazandı. Partisinin politikası ve parti ileri gelenlerine yönelttiği eleştiriler yüzünden AP’den ihraç edildi. Sonraki yıllarda mücadelesine yine yayınladığı yazı ve kitaplarla devem etti. Son olarak Yeni İstanbul gazetesinde ‘Selam’ başlığı altında günlük fıkralar yazdı.
ESERLERİ: Mabetsiz Şehir, Bir Nesli Nasıl Mahvettiler, Bu Millet Neden Ağlar, Gülünç Hakikatlar, Ayasofya Davası, Türklüğün Perişan Hali, Mevlana ve Mehmet Akif, Kara Kitap, Radyo Konuşmaları, Müslüman Çocuğun Şiir Kitabı.
--reklam--
Osman Yüksel Serdengeçti Kitapları - Eserleri
- Bir Nesli Nasıl Mahvettiler
- Bu Millet Neden Ağlar
- Mabetsiz Şehir
- Gülünç Hakikatler
- Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 1
- Akdeniz Hilalindir
- Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 2
- Bütün Şiirleri
- Ayasofya Davası
- Kara Kitap
- Serdengeçti'den Serdengeçtilere
- Kanlı Balkanlar
- Serdengeçti Dergisi
- Said-i Nursi ve Serdengeçti
--reklam--
Osman Yüksel Serdengeçti Alıntıları - Sözleri
- İnsan ölünce toprağın bir metre altına gömerler. Biz şimdiden iki iki buçuk metre aşağıdayız! Ölüm bile bizim için bir yükseliş olacak!.. (Kanlı Balkanlar)
- Acaba şu memlekette namuslu insanlara çalışma, gelişme imkanı ne zaman verilecek? Bunu ne zaman göreceğiz? (Gülünç Hakikatler)
- "Ey meçhul âlemlerin ey meçhul sakinleri, Ey ebedi hayatın ebedi hâkimleri!... Ey şu sessiz, şu ıssız, şu çorak bozkırların, Ey burada yıllardır sükût eden sırların, Ulvi bir ilham ile mânasına erenler! Ey bir karış yer için dağ gibi can verenleri... Durun, susun dinleyin ey kapkara trenler Burada her bir zerre nabız gibi atıyor!... Sakarya ufukları kıpkızıl, gün batıyor!..." (Bu Millet Neden Ağlar)
- 20. Asır Türk’ünün çaresizliği içimize çöküyor. Amerika’dan dolar, Londra’dan haber, Moskova’dan insaf bekleyen bugünün Türkiye’si bütün yoksulluğu ile gözlerimizde canlanıyor. Bir garip oluyoruz. Artık destanlar okumaya metalimiz yok. Yıkıntılar, çöküntüler, harabeler içindeyiz. (Kanlı Balkanlar)
- Öyleyse bize ne oldu da, kendi elimizle kendi camimizi kapatıp müze yapabildik? (Ayasofya Davası)
- Milyonlarca şehidin kefensiz yattığı bu toprakları bugün, yabancılara peşkeş çekenler var: Siyaset yoluyla çekenler var. Ticaret yoluyla, riyaset ihtirasıyla çekenler var. Turizm perdesi arkasında düşmanlarımıza bu topraklar üzerinde tarihî haklar hazırlayanlar var. (Bir Nesli Nasıl Mahvettiler)
- Esir vatanlar kurtulsun! (Kanlı Balkanlar)
- Serdengeçti onların kuşağının büyük yıldızıydı... Onların heyecanı, onların nüktesi... (Kanlı Balkanlar)
- Bir devir açıp, bir devir kapayan Fatihin ilk hutbeyi okuduğu bu binanın İslam • Türk aleminde bambaşka bir mevkii vardır. Yeni zamanlara ilk nefhayı, ilk nefesi Fatih , Ayasofya minberlerinden üflemiştir. Onun için iddia makamının «bir Camii müze haline getirmek müslümanlığın ortadan kaldırılması demek değildir» demesi hiç bir mana ifade etmez . (Ayasofya Davası)
- Artık olan oldu bize Gelsen de bir gelmesen de Gelemeyiz biz yüz yüze Gelsen de bir gelmesen de Hep kendini çektin naza Yok bahara yahut yaza Bıktım gayrı yaza yaza Gelsen de bir gelmesen de Bir candır bu bir andır bu Giden gelmez bir handır bu Dağ taş değil insandır bu Gelsen de bir gelmesen de Göreceğim bir boş kafes Ceset kalmış çıkmış nefes Nerde o can nerde o ses Gelsen de bir gelmesen de (Bütün Şiirleri)
- Bir sada duymak için sahralara düşeyim. Helal olsun bu yolda,varım yoğum herşeyim! .. (Bütün Şiirleri)
- Mevlana cehennemden, azaptan, haramdan ilaahiri insanların hoşlanmayacağı şeylerden fazla bahsetmez. O; insanın kafasına, gönlüne sevgilerle girer, yerleşir (Bir Nesli Nasıl Mahvettiler)
- Belki istediğimiz özlediğimiz bu âlem, bize yıldızlar kadar uzaktır. Fakat uzaktır diye bizi yıldızlara bakmaktan kim men edebilir? (Bu Millet Neden Ağlar)
- Hep de bize imiş feleğin cevri Döndü gayrı dünya, değişti seyri Bu devir alçaklar, korkaklar devri (Bütün Şiirleri)
- Bir defasında TRT radyosunda çalışırken ‘Allah’ dediği için mahkemeye çıkarılan Osman Yüksel Serdengeçti’ye hakim sorar: +Evladım, sen bu radyoda Allah demenin yasak olduğunu bilmiyor musun!? - Allah, Allaah! Öyle mi!?” (Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 1)
- Adamın birisinin kafası bozulur. O memlekette de kafalar tamir edilirmiş. Götürür kafasını tamirciye verir. Usta, kafayı düzeltir, bir gün bekler, iki gün bekler, adam yok oğlu yok!... Nihayet bir yerde rastlar : "Beyfendi, der, kafanız tamir edildi, lütfen dükkâna teşrif edin de alın." Ötekisi hiç oralı değil: "Ben, der, mebus oldum, artık kafaya lüzum yok!" (Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 2)
- İnkılâp edebiyatında, devrimcilerin dilinde "Konya" dendi mi, hemen irtica akla gelir. Hâlbuki bu toprakta dünyanın en büyük gerçek inkılâpçılarından biri yatmaktadır. Bizim Serdengeçti, Konya'yı çok sever. Kendisine "Konya ve Konyalı hakkında ne düşünüyorsunuz?" diye sual soran bir arkadaşına: -Konya'nın her kuvvetli varlık gibi kendini saydıran, kabul ettiren, hükmeden bir ruhu vardır. Konyalı benzemez, benzetir. Uymaz, uydurur. Şu güya keçe şapkalara bakınız. Ufak bir kıvrıntı ile eski keçe külahlar şapka oluvermiş. Denilebilir ki Konya inkılâba değil, inkılâp Konya'ya uymuştur. (Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 2)
- Allah büyük ve adildir. Onun himayesindeyim. Şüphesiz ki kanunlardan evvel insanlar vardı; insanlardan evvel Allah... (Mabetsiz Şehir)
- Vaktiyle Çanakkale'yi topla tüfekle geçemeyen kuvvetler, şimdi başka kanallardan kolayca geçmesini bildiler. Türkiye'miz bir uçtan Bir uca yabancı zevklerin, yabancı eserlerin, yabancı fikirlerin bir panayırı hâline gelmiştir. (Bir Nesli Nasıl Mahvettiler)
- Gövden bir yerde de, başın bir yerde, Aramıza inmiş bir demir perde, Söyle Turan sen nerdesin, ben nerde? Nerde benim yaslı Tanrı dağlarım, Akşam olur sabah olur ağlarım... (Bütün Şiirleri)
Yorumlar
0 yorum