Kitap Künyesi

Yazar: Adonis

Çevirmen: Mehmet Hakkı Suçin

Yayın Evi: Kırmızı Yayınları

İSBN: 9786055411695

Sayfa Sayısı: 134

--reklam--

Maddenin Haritalarında İlerleyen Şehvet Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Adonis, alacakaranlığın çöktüğü Orta-Doğuda, derin ve köklü Mezopotamya kültürünün üzerinde şiirleriyle gökyüzüne mıhlanmış bir güneşi andırıyor. Sesinden Fırat'ın ve Dicle'nin, Doğu Akdenizin ve geniş çöllerin büyük fısıltıları taşıyor. Dünya şiirinin yaşayan en yüksek temsilcilerinden birinin Arapça aslından çevrilmiş bu örnekleri şimdi yanıbaşımızda.

--reklam--

Maddenin Haritalarında İlerleyen Şehvet Alıntıları - Sözleri

  • Ruh, konuşmayan bir hayalet Beden ise sadece kendisi "beden" diyebiliyor.
  • Yurdum yok benim Şiirin gölünden buharlaşan şu bulutlardan başka.
  • Ansızın, Rimbaud'ya rastlıyorum, andımızı yeniliyoruz: Işığın ta kendisidir perde/ Doğu'nun öteki adıdır Batı.
  • Ve tarihe merhaba, merhaba onun heba oluşuna
  • Su gibiyim; hüzünlerimin yalağına dökülüyorum. Ufuk gibiyim; arzularımın zirvesine yükseliyorum.
  • Zira yeterlidir bir insan bedenini oluşturmak için bu çağda Bir karıncanın ayaklarıyla bir çekirgenin başını birleştirmek
  • De ki: Hayat pişirilmiş çakıl taşları Ölüm ise onun çiğ eti.
  • Sabahleyin, öksürürken Saint-Michel Bulvarı, Çarparken iç organları gelip geçenlerin ayaklarına, Ne hoş gökyüzünün omuzlarımın arasından kayması, Başıboş bir kedinin rüzgârın kulağına miyavlaması.
  • Selam, ey hayalet, sana da.
  • Ha bir de şunu hatırlatacağım ona: Ta çocukluktan beri Yolcusun dünyaya, Ama hala varamadın.

--reklam--

Maddenin Haritalarında İlerleyen Şehvet İncelemesi - Şahsi Yorumlar

_________________________Uzay gemileri yapmak gerek Gezegenlere gitmek için değil Evlerimize gitmek için. Adonis Ortadoğu'nun ağulu suyunu içinde taşıyan, içindeki o ağulu suyun oluşturduğu devasa şiir gölünden hem içip, hem de o suyla yıkanıp - arınan, ozanca, beynelmilel bir şiir dilini benimsemiş, Batı tarafından da kabul görmüş Ortadoğulu naif bir şair Adonis. Asıl adı, Said Eşber. Suriye'nin liman kentlerinden biri olan Lazkiye'nin bir dağ köyünde doğmuş. Felsefe ve edebiyat okumuş.Beyrut'un ardından, 1960 yılında Lübnan vatandaşı oluyor ve Adonis ismini alıyor ama Lübnan iç savaşından dolayı(1980) ülkeyi terk etmek zorunda kalıyor ve Paris'e yerleşiyor. 1995'de Nazım Hikmet Uluslararası Şiir Ödülü'nü alıyor. 2005-2006 yıllarında Nobel Edebiyat Ödülü için, ismi geçen yazarlar arasında anılıyor. Türkiye'yi Cumhurbaşkanları değil, Nazım temsil ediyor'' diyecek kadar da Nazım sevgisiyle dolu. Ömrü boyunca da ülkesinin kültüründen uzak, bir ok gibi gergin yaşamış ama bu gerginliği evrenselleşen ozanlığı ve şiirleriyle isabete çevirmiş bir şair Adonis! İşte, Maddenin Haritalarında İlerleyen Şehvet kitabında ise, bu bitmek bilmez gerginliğinin, isabetlerinden biri olan şiir toplamını, Ortadoğulu bir zürafa gibi ya da Parisli bir flaneur gibi, Paris'in sokaklarında arşınladığı yollar üzere kaleminin diline sürmüş. Kaleminin diline sürdüğü içindeki ağu, hem Ortadoğulu hem de artık Parisli olmuş bir ozanın, tuhaf bir enerjiyle şiirine katık ettiği erotik metaforlarla, bir nevi kültürleri hem çakıştırma hem de birbiri içerisinde eritme yoluna götürmüş. İki farklı kültürü, insanın yabancılaşması ekseninde, birbirlerine gönderme yaparak, insanın apaçık yalnızlığını som bir maden gibi açığa çıkarmış. Anlayacağız, şiir için kendini tutuşturma sıcaklığına getirmiş Adonis ve yanmış. Hem kendi, hem de insana ilişkin bütün tarih sahneleri için. Hatta bu yazdıklarımı kitaptan birkaç dizeyle pekiştirecek olursam daha açıklayıcı olacak sanıyorum ve diyor ki Adonis bu kitabındaki bir şiirinde: ‘’Paris, Işığın neredeyse bana ihanet edecek (Çömelmiş oturuyor / İki koltuk değneğiyle yürüyor ), Desem mi hayal halısına taşı beni - Montmartre’da inerim Sacrê – Coeur’ün eşiğine, Kudüs’ten bir koçun taşıdığı Oval bir sahanda(...)’’ // Ya da şu alt alta iki farklı dize, yedeğine birkaç güzide sanatçıyı alarak: ‘'(...)Nasıl uzlaştırayım öyleyse Kan damlayan güneşimizi? Nasıl yakıştırayım Ortak Akdeniz’imizin iki kıyısını abesin imparatorlarına çarpıp anlamın iktidarını devirirken? Nasıl bir araya getireyim Eyfel Kulesi'yle Mısır Dikilitaş’ını Concorde Meydanı’nda?(...)’’ // '’(...)Bakıyorum ona akıyor - Ortaçağın atları da akıyor beraberinde Rönasans arabaları, modernitenin kuklaları da, Akıyor Beaudelaire’in, Lautrêamont’un, Nerval’in, Hugo’nun, Rimbaud’un, Mallermê’nin, Picasso’nun sesleri, Aktıkça ufalanıyor dalgalarında devrimler ve tarihler Kuru bir ekmek gibi(...)’’ Felsefi şiir sevenler keyif alabilir Adonis'den. Keyifli okumalar dilerim. (DaDa)

Kitap, Adonis'in 1986-1987 arasında Paris'te yazdığı şiirlerden oluşuyor. Arapçası ve Türkçe karşılığı olarak basılmış. Bu okuduğum 2. kitabıydı, daha önce okuduğum şiir kitabını daha çok beğenmiştim. Bu kitaptaki şiirleri ağırlıklı olarak Paris ve Batı dünyasını içeriyordu. Belki de o yüzden bilemiyorum ama çok sevemedim şiirlerini. (Cavitas)

Bu kitap ve yazar hakkında pek bilgim olduğu söylenemez. İlk ilgimi çeken kitabın tuhaf bulduğum ismiydi. :)) Fakat aldıktan sonra pişmanlık yaşamadım. Aksine okurken adeta gözlerim parladı çünkü güzel bir kitap ve yazarla tanıştığımı fark ettim. Anlatımı genel olarak açıktı ama bazı şiirleri biraz daha kapalı gibiydi. Bu yüzden bir kısmını (Az bir kısmını.) birkaç defa okusamda vermek istediği mesajı anlayamadığımı düşünüyorum. Fakat bu muhtemelen benim yetersizliğimden kaynaklı. :) Genel olarak güzeldi. Yeni bir dünya ile tanışmak isteyen herkese tavsiye ederim. (Ceycey)

--reklam--

Maddenin Haritalarında İlerleyen Şehvet PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Adonis - Maddenin Haritalarında İlerleyen Şehvet kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Maddenin Haritalarında İlerleyen Şehvet PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Adonis Kimdir?

Ali Ahmet Sait Eşber, (1930) Adonis adıyla da bilinen Suriyeli şair ve denemeci.

Lazkiye yakınlarındaki bir dağ köyünde doğdu. Küçük yaşlarda tarlalarda çalışmaya başladı. Aynı dönemde babası kendisine şiirler ezberletmeye başladı. Çok geçmeden kendi şiirlerini yazmaya başladı. 1947 yılında dönemin Suriye cumhurbaşkanı Şükrü el Kuvvetli'nin önünde şiir okuma fırsatını yakaladı ve bu vesileyle burslu olarak Lazkiye'de liseyi bitirdi, ardından da Şam'da Suriye Üniversitesi'ne gitti. 1954 yılında felsefe ve edebiyat bölümlerinden mezun oldu.

1956 yılında Beyrut'a yerleşti. 1960 yılında Lübnan uyruğuna geçen sanatçı, Lübnan İç Savaşı yüzünden ülkeyi terk ederk Paris'e yerleşti. Hâlen Paris'te yaşamaktadır. 1995'de İstanbul'da Nazım Hikmet Uluslararası Şiir Ödülü'nü almıştır. 2005 ve 2006 yıllarında Nobel Edebiyat Ödülü için adı geçenlerden biriydi.

--reklam--

Adonis Kitapları - Eserleri

  • Doğu ve Batı
  • Dalların Güncesi
  • Kör Kâhin
  • Arap Poetikası
  • Kudüs Konçertosu
  • Şamlı Mihyâr’ın Şarkıları (1960-1961)
  • New York'a Mezar
  • Rüzgarda Yapraklar
  • Güllerin Aydınlığından
  • Sufizm ve Sürrealizm
  • Belli Belirsiz Şeyler Anısına
  • Aşk Şiirleri
  • Kan Kırmızı
  • Ayna ve Düş
  • Maddenin Haritalarında İlerleyen Şehvet
  • Tarih Kadının Bedeninde Parçalanır
  • Sen Oku Ey Aşkın Sarhoşluğu
  • İşte Budur Benim Adım
  • Güneşin Ayetine Uyarak Düş Görüyorum
  • Kutlamalar- Adonis
  • Kuşatma Altında Beyrut Günlüğü
  • Ateş ve Rüzgârı Taşır Benim Memleketim

--reklam--

Adonis Alıntıları - Sözleri

  • ve hayatı ölüm, serap ve nesnelerle resmetmeye razı oldum- razı oldum nesnelerle birlikte yaşamaya (Şamlı Mihyâr’ın Şarkıları (1960-1961))
  • bana seni getiren müjde olsun bu son olsun içinde sen olsun.. (Dalların Güncesi)
  • ve yürüdüm kirpiklerimin üzerinde bir buluşmaya doğru- bir putperest kucaklaşmaya ben ve gündüzün yıkıntıları (Şamlı Mihyâr’ın Şarkıları (1960-1961))
  • Ötüyordu: '' Bir gölgem vardı verdim. Ağaçlarım vardı öldüler'' (Dalların Güncesi)
  • Çiçek- Rüzgarın azgınlığı kokuları taşımak içindir. Şiddetinden öldü. (Doğu ve Batı)
  • Başlarımda saç örgülerini çözen yıldızlar -Ama gövdem hüzünlü şu anda Daha doğmamış olduğumu söylesem mi? Gelme gelme ey gelecek! Zaman tanı bekle öğreneyim Seni gelecekte nasıl göreceğimi Seni nasıl karşılayacağımı (Ateş ve Rüzgârı Taşır Benim Memleketim)
  • Ey dil alçakgönüllü davran bedeni yalnız bedendir yazan (Kutlamalar- Adonis)
  • Hayatımı Bir gemiyi bekleyerek harcadım ve okyanusun dibine dalarak rüya gibi, göz yanılsaması gibi dönülmez bir ayrılış gibi (Kuşatma Altında Beyrut Günlüğü)
  • . Ama neden kendim için çok fazla ve seninle çok azım ? ... (Aşk Şiirleri)
  • Ha bir de şunu hatırlatacağım ona: Ta çocukluktan beri Yolcusun dünyaya, Ama hala varamadın. (Maddenin Haritalarında İlerleyen Şehvet)
  • "Gerçekten, / sürgünde yaşıyor anlam, / ana-yurdunu buluncaya dek." . (Kör Kâhin)
  • insan bir kitaptır hayatın sürekli, ölümünse bir anda okuduğu. (Belli Belirsiz Şeyler Anısına)
  • biz gören bir yüzüz gündüzü ve hazır bulunmayı seven, (Şamlı Mihyâr’ın Şarkıları (1960-1961))
  • Düşlerim- Bu çığlık olacak Benim fışkıran kanım kesilen yeşillikte Ölümün ateşini yakar Ölümün ateşini söndürür (Doğu ve Batı)
  • Şimdi tutkum yok olmak Beni bir son ilgilendiriyor... (Kuşatma Altında Beyrut Günlüğü)
  • "Sanırım gök kilitli heykelinden çıkmaya hazır. Sanırım akıl denen küçük zincir çözülmek üzere." (Kör Kâhin)
  • rüzgârın öfkeyle gelip sana akrabası olduğun ağacı sorduğu doğru mu? . (Kör Kâhin)
  • Mutluluğum özgürlüğümdür Kumdan kar varsayarak kendimi işte Dilediğim yere yağıyorum. (Tarih Kadının Bedeninde Parçalanır)
  • Yol bir kadındır Tutuşturmuş yolcunun elini Âşığın eline Âşığın eli dolu dolu Özlem ve deniz kabukları Kadın Bir düştür Bir kadının düşe Dönüştürdüğü bir düş Daracık kayıkta kanat sanki Rüzgârın güllerini örtünmüş Varacağı liman nere, unutmuş. (Dalların Güncesi)
  • Yurdum yok benim Şiirin gölünden buharlaşan şu bulutlardan başka. (Maddenin Haritalarında İlerleyen Şehvet)