Kitap Künyesi
Yazar: Aziz Nesin
Yayın Evi: Nesin Yayınları
İSBN: 9789759038427
Sayfa Sayısı: 170
Mahmut ile Nigar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Nurittin Efendi biladerim, buralarda gayfecilik, odacılık ve gapıcılık gibi işler bulmak bilakis çok zor olduğu gibi, mecmalarda yazı işleri müdürlüğü yapıcak kimselere çok böyük, haddinden ziyade ehtiyaç vardır. Bu sebepten, mingayri haddim olaraktan size daha bi mönasip bi iş bulacağımı maalmemnüniyetliğimden bildiririm. Çünkü, niden deyi sorup sual iderseniz, ben de burada uzun bir müddet gayetnen sıkıntı çekmiş idim ve de ancak bıldır kendime mönasip bir iş bulmuş bulunuyorum. Sizin de malimaliniz olaraktan arzettiğiniz gibi ben üç sınıflı koy mettebinden çıktıktan sonra, Hamzaağa, kızı Birmez'i bana vermeyincek, ben de köye kahredip gurbete çıkmıştım. Vatanî vazifemi ifa için eskere gittiğimde, son derecedeki çalışkanlığım göze bataraktan onbaşı ürütbesine kadar terfi ettiğim gibi; böyük bi haksızlığa kurban giderekten çavış terfiyesini bana taktırmayarak hakkımı yedile'i. İşte o zamandanberidir ki ruhumda haksızlığa karşı isyan taşımakta olup, içimde muhaliflik damarları kabarmış bulunuyordu.
Hürriyet Kahramanı adlı öyküden.
(Tanıtım Yazısından)
Mahmut ile Nigar Alıntıları - Sözleri
- “Muhterem vatandaşlar, bugün insafsız evsahipleri, içine öküzü bağlasan durmaz iki odaya altıyüz lira kira istemektedirler. Bu olmaz muhterem vatandaşlar. Her medeni memlekette kira, aylık kazancın yüzde onunu hiçbir zaman geçmez. Bir vatandaşın altıyüz lira ev kirası verebilmesi için ayda altıbin lira kazanması lazımdır.”
- Bu particilik işi birader, kumar gibi bir şey... Bikez bulaştın mı, bir daha kurtulamıyorsun...
- “Borç yiyen kesesinden yer”, “Borç yiğidin kamçısıdır” gibi atasözlerimiz uyarınca sabah akşam kendi kendimizi kırbaçlayarak taksit ödemekten tıknefes olmuştuk.
- Mehter takımı, en az yüz elli yıl gecikmiş bir savaş havası vurmaya başladı.
- Yahu, dedi, onlar etraflarına doğru söyleyecekleri almazlar be... Memlekette doğru adam mı kalmadı?... Kim demiş etraflarına dalkavukları toplasınlar diye... Kabahat dalkavuklardaymış... Yahu, dalkavuklar olmasa, onlar yaşayabilir mi? Bataklık olmasa hey oğul, nilüfer biter mi? Suçu dalkavuklara atarlar ki, sen ben kanalım da, kendileri temize çıksın...
- "Möhderem biladerim Bay Nurittin Efendi, sen bu yazı işleri müdürlüğü dinen işin nasıl bi iş olduğunu bilmezsin. Yazı işleri müdürü dimek, heçbi işe burnunu sokmadan mayiş alan adam dimektir. Sırtüstü mü olur, yüzüstü mü olur, yanüstü mü olur, devrilip yatacaksın. Sonra hapse giriceksin. Bütün iş bu..."
- “Örneğin bir çivi ya da cıvata fabrikası ürettiği malların gazete ya da televizyonda reklamını yaparken çivi ya da cıvatanın sözde simgesi olarak, güzel, genç, çekici ve albenisi olan çıplak kadınları seçiyordu. Üretilen çivi ya da cıvataların ne denli sağlam ve kullanışlı olduğunu anlatmanın çıplak kadınla ne ilintisi olabilir? Hadi diyelim cıvata dişidir, ya somun reklamında niçin yine simge olarak kadın kullanılıyor?”
- İstanbul'u bayındırılmasından, sokaklarının açılıp onarılmasından sevinmeyen var mı? Herkes sevinç duyuyor. Ama, bizim sevincimiz herkesinden de çok. Çünkü, amcam yol müteahhididir.
- Kız da maşallah bir oynak göbek var ki, donunu lastikle değil, urganla bağlasa, yine koparacak. Kızın adı "Lastik Koparan Dansöz" oldu. Bizim burada "Öz Hakikat" diye bir gazete var. Şerif efendi, ikiyüz de bu gazete için aldı. Ertesi gün Öz Hakikat gazetesi, "Çürük don lastikleri yüzünden memleketin ahlakı bozuldu" diye yazıp da o gece kızın lastik yerine, beline bağladığı sicimde kopunca kızı buradan sürdüler.
- Biz, İstanbul'a bir film getirdik ki; dansı, mevlidi, ezanı, mezarı, imamı, hocası hepsi içşnde... Bir de elimize Arapça bir sinema mecmuası geçirdik... Mecmuadan kestiğimiz Arapça yazıları da sinemanın camekanına yapıştırdık. Şıh Nuri gittiği yerde, -Müslüman sineması böyle olur... diyor.
- Şuraya bir sehpa kur. Üstüne 'Yeni Sehpa' diye bir tabela as. Aman yeniymiş diye herkes koşar, boynunu yeni sehpadaki ipe uzatır, kendini gönüllü asar.
- Kadın, babasının tarlası gibi buralarını karış karış biliyor. Girdik Bir çukura. Hakikat, Yıldız Palas. Başladık içmeğe. İç de iç. Bu Suzan denen yüksek aile kadını ne oynarmış bey. Yalnız bir kusuru var; ayağının biri kısa. Celil efendi de coştumu. Destancı Zeki dersen, adam değil, çalgı takımı. Burnunda zurna, karnında davul, yanağında dümbelek çalıyor. Celil efendi ile Suzan göbek atıyorlar, bizde el çırpıyoruz.
- Sarı Musa'nın kardeşini vurdular. En küçük bir kıpırtı yok. Çokça dürtüklenirlerse, kendilerini avutuyorlar: -İyi olur inşallah, iyi olur inşallah...
- Şöyle böyle değil, Buhara'dan, Semerkant'tan gelme bir şeyh efendi... Bu dediğim yerler, o zamanlar şeyhin fabrikası.
- Eloğlu, demokrasinin yüzü suyuna memleketi zaptedip taposu altına geçirdi. Biz bir karıyı Allahın emri, Peygamber efendimizin kavli ile nikahımız altına alıp evbark kuramadık.
Mahmut ile Nigar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Mahmut ile Nigar: Aziz Nesin’ den yine toplumumuza ayna tutan bir kitap. 17 kısa öyküden oluşmaktadır. Mahmut ile Nigar öyküsünden ismini almaktadır kitap. Bu öyküde Türkiye’ye demokrasi gelmesinden sonra kutuplaşan toplumda farklı iki partiden olan ebeveynlerinden dolayı yıllarca kavuşamayan Mahmut ile Nigar’ın öyküsü anlatılmaktadır. Diğer öykülerde de benzer şekilde toplumdaki çarpıklıklar anlatılmaktadır. (cloudsssd)
Aziz Nesin'i ve hikâyelerini bilenler bilir efendim. Yine mizah dolu, neyin doğru neyin yanlış olduğunu, bardağın hep dolu tarafından değil, boş tarafından da bakmayı göstermiş. Kitaptaki hikâyelerin hepsini öyle çok beğendim diyemem ama içlerinde hakkını vermem gereken en iyi hikâyeler oldu tabii. Bir kere kitaba adını veren Mahmut ile Nigar hikayesi çok iyiydi, Altı Kişeye Bir Kadın, Yasak gibi hikâyeler ilk üçe girer bence. Bir iki daha var çok iyi hikâyesi ama o da bize kalsın. Her şeyi de buraya yazmaya gerek yok değil mi sonuçta aziz efendiler:)) (Cennet Güvenç)
Aziz Nesin'in kitapları arasında az okunanlardan biri olan bu kitap kara mizahın, absürt komedinin bence nadide eserlerinden. Okurken çok keyif aldığım, hatta yer yer sesli sesli gülümsediğim bu kitapta Aziz Nesin toplumsal, sosyal, kültürel, dini ve politik aksaklıkları, olayları olağandışı bir şekilde, abartı sanatı kullanarak çok güzel ortaya döküyor. Açılışı yapan ve kitaba ismini veren Mahmut ile Nigar hikayesi girişte zaten bütün o mizahi gücü, o yergi sanatını bize sunuyor. Yol müteahhitlerini anlattığı hikayesi o kadar keyif verici ki tekrar tekrar okuma arzusuna kapılıyorsunuz. Aziz Nesin'in ideolojik tutumu ya da dine bakış açısı yüzünden ona muhafazakar kesimin tepkisi var haliyle. Arada setler var, mesafeler var. Ben de nihayetinde bir şekilde dinini kendi çapında yaşamaya çalışan bir insanım. Ama hiçbir zaman görüşlerinden dolayı insanlarla arama mesafe koymadım. Ben Aziz Nesin'e, Yaşar Kemal'e ya da NAzım Hikmet'e mesafeli duran insanların bir kere bu mesafeyi kenara bırakıp aga bunlar ne diyor bakalım demelerini istiyorum. Sonuçta dürüstlük, adalet, liyakat, hakkaniyet, eğitim hepimizin, her görüşün ortak değeri değil mi? Şimdi Aziz Nesin'in kitabında dini aşağıladığını söyleyeceksiniz. Aslında dini değil, dini kullanıp bunun üzerinden dinin temel değerleri ile taban tabana zıt eylemlerde bulunan kesimi hicvediyor. Ve iyi de yapıyor. Müslüman bir kişinin nerede hata yapıyoruz, neden bizden korkuyorlar, eksikliklerimiz nedir diye öz eleştiri yapması gerekiyor. Ben kendi adıma yapıyorum ve önce insan, önce saygı, önce ortak değerler diyorum. Onun dışında isteyen istediğine inansın ya da inanmasın. Aziz Nesin hem kendisi hem de eserleriyle bizim kültürümüzün, insanımızın bir parçası. Önyargılarımızı yıkalım ve kitapların güzelliklerine kendimizi bırakalım. Velhasıl kitaplıklarımızda olmazsa olmaz nadide bir kitap. (serdar şahin)
Kitabın Yazarı Aziz Nesin Kimdir?
20 Aralık 1915’te İstanbul’da doğdu. İki yıl Darüşşafaka Lisesinde öğrenim gördü. Kuleli Askeri Lisesini bitirdi. Kara Harp Okulu ve Askeri Fen Okulundan mezun oldu. Üsteğmen rütbesindeyken "görev ve yetkisini kötüye kullanmak" suçlamasıyla yargılanıp ordudan uzaklaştırıldı. Bir süre bakkallık yaptı. Ardından gazeteciliğe başladı. Yedigün, Karagöz ve Tan Gazetesinde çalıştı. Cumhuriyet adlı bir magazin dergisi yayınladı. Sabahattin Ali ile birlikte, Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Alibaba mizah dergilerini çıkardı. 1951de bir kitapçı dükkanı, ardından bir fotoğraf stüdyosu açtı. 1954ten itibaren Akbaba mizah dergisinde takma isimlerle mizah öyküleri yazdı. Yazın yaşamı boyunda 100ün üzerinde takma isim kullandı. Kemal Tahirle birlikte Düşün Yayınevi’ni kurdu.Yeni Gazete, Akşam ve Taninde köşe yazıları yazdı. Yazarlığı, Öncü, Yeni Tanin ve "Ustura" isimli bir mizah eki de hazırladığı Günaydın gazetesinde sürdürdü. 1962de Zübük isimli mizah dergisini çıkardı. 1963te yayınevinin yanmasının ardından sadece yazmaya başladı. 1972de Çatalcada kimsesiz çocukların eğitimini gerçekleştirmeyi amaçlayan Nesin Vakfını kurdu. Kitaplarının tüm gelirini bu vakfa bağışladı. 1976-1980 arasında her dalda edebiyat ödülleri veren Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığını çıkardı. 1979da seçildiği Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanlığı görevini yıllarca sürdürdü. Sadece Türk edebiyatının değil dünya mizah edebiyatının da sayılı isimleri arasında yer alan Aziz Nesin, düşünceleri ve yazıları nedeniyle siyasi iktidarlardan sürekli baskı gördü, tutuklandı, yargılandı, sürgün edildi, cezaevlerinde kaldı. 6 Temmuz 1995 tarihinde yaşamını yitirdi. Öykülerinde Türk toplumunu ayrıntılarıyla yansıtır. Anlatımında halk edebiyatının ana öğelerinden yararlanır. Yer yer masal temasıyla ve mizah aracılığıyla günlük olayları, toplumsal aksaklıkları eleştirir. Türk edebiyatında çağdaş mizah yazarlığı tekniklerini geliştiren, genç mizah yazarlarının doğmasına yolaçan yazardır.
Aziz Nesin Kitapları - Eserleri
- Zübük
- Şimdiki Çocuklar Harika
- Ölmüş Eşek
- Nazik Alet
- Gözüne Gözlük
- Biz Adam Olmayız
- Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz
- Yol
- Yokuşun Başı
- Yokuş Yukarı
- Sizin Memlekette Eşek Yok mu
- Tatlı Betüş
- İt Kuyruğu
- Koltuk
- Toros Canavarı
- Pırtlatan Bal
- Geriye Kalan
- Memleketin Birinde
- Havadan Sudan
- Gıdıgıdı
- Aferin
- Surname
- Merhaba
- Az Gittik Uz Gittik
- Ben de Çocuktum
- Yüz Liraya Bir Deli
- Yedek Parça
- Aşkım Dinimdir
- Sivas Acısı
- Fil Hamdi
- Zübüklüğün Sonu Yok
- Adamı Zorla Deli Ederler
- Anıtı Dikilen Sinek
- Kördöğüşü
- Bir Sürgünün Anıları
- İstanbul'un Halleri
- Yurt Gezileri
- İhtilali Nasıl Yaptık
- Hayvan Deyip de Geçme
- Deliler Boşandı
- Şehirden İndim Köye
- Memurlar Memurlar
- Gerçeğin Masalı
- Bay Düdük
- Hoptirinam
- Gol Kralı
- Bu Yurdu Bize Verenler
- Mahmut ile Nigar
- Ah Biz Ödlek Aydınlar
- İnsanlar Uyanıyor
- Tek Yol
- Leyla ile Mecnun
- Gözünüz Aydın Efendim
- Bir Tutam Aydınlık
- Nutuk Makinesi
- Hangi Parti Kazanacak
- Ah Biz Eşekler
- Yeşil Renkli Namus Gazı
- İnsanlar Konuşa Konuşa
- Büyük Grev
- Benim Delilerim
- Nah Kalkınırız
- Poliste
- Damda Deli Var
- Şimdi Avrupa
- Sosyalizm Geliyor Savulun
- Rüyalarım Ziyan Olmasın
- Kalpazanlık Bile Yapılamıyor
- Okuma Güncesi
- En Masumlar İçerde
- Rıfat Bey Neden Kaşınıyor
- Mahallenin Kısmeti
- Yetmiş Yaşım Merhaba
- Bütün Oyunları - 1
- Bütün Oyunları 2
- Halimiz Hal Değil
- Borçlu Olduklarımız
- Aziz Nesin - Ali Nesin Mektuplaşmaları
- Aziz Nesin'den Sıra Dışı
- % Kaç Aptalız
- Yazarlık, Edebiyat ve Dil Üstüne
- Aşk Şiirleri
- Birlikte Yaşadıklarım Birlikte Öldüklerim
- Çuvala Doldurulmuş Kediler
- Kalem Yapın Beni Kalem!...
- Eğitim Üstüne
- Batı'ya Giden Yoldayız
- Bir Koltuk Nasıl Devrilir
- Vatan Sağolsun
- Seyyahatname
- Türkiye Şarkısı Nazım
- Okuduğum Kitaplar
- Korkudan Korkmak
- Salkım Salkım Asılacak Adamlar
- Üçü Birden
- Bütün Şiirleri 1
- Kazan Töreni
- Bütün Şiirleri 2
- Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak
- Hayvanlar Takımı
- Maçinli Kız İçin Ev
- Sondan Başa
- Sora Sora Cennet Bulunur
- Uyusana Tosunum
- Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler
- Hazret-i Dangalak
- Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala
- Mum Hala 1
- Aziz Nesin'den Darbeler Kitabı
- Sanat Yazıları
- Gülmekten Öldüren Öyküler-1
- Gülmekten Öldüren Öyküler 2
- Alamanya Alamanya Bizden Aptal Bulaman Ya
- Mum Hala 2
- Soruşturmada
- Aziz Nesin'in Anıları: Böyle Gelmiş Böyle Gitmez
- Herkesin İşi Gücü Var
- Suçlanan ve Aklanan Yazılar
- Arkadaşım Badem Ağacı
- Bir Dokun Bin Dinle
- Cumhuriyet Dönemi Türk Mizahı
- Unutulmayan Rüyalar
- Bekârlık Sultanlıktır
- Irak ve Mısır
- Taşlamalar
- Çocuklara En Güzel Masallar
- Aziz Dede'den Masallar
- Nasrettin Hoca Gülütler
- Okullar İçin Kısa Oyunlar
- Sporcu Milletiz Vesselam
- Bursaname - Aziz Nesin'in Bursası
- Laiklik, Dincilik ve Atatürkçülük
- Bayan Aynur ile Bay Buyur
- Bilmem Ne Adası
- Bir Vicdan Davası
- Onursal Doktor Olamamanın Büyük Onuru
- Bulgaristan'da Türkler Türkiye'de Kürtler
- Aşk Öyküleri
- Aydınlar Üstüne
- Büyüklere Masallar 1
- Büyüklere Masallar 2
- Türkiye Toplumu ve Demokrasi
- Bütün Oyunları - 3
- Bütün Oyunları 4
- Aziz Nesin - Klaus Liebe Harkort Mektuplaşmaları
- Aziz Nesin - Saliha Scheinhardt Mektuplaşmaları
- Aziz Nesin - Tahsin Saraç Mektuplaşmaları
- Tut Elimden Rovni
- Erkek Sabahat
- Çiçu
- Hadi Öldürsene Canikom
- Dört Kitap Tek Ciltte
- Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 1
- Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 2
- Azizname
- Saçkıran
- Gübre Kralı
- Şiirin Tam Zamanıdır
- Biraz Gelir misiniz?
- Bir Aşk Var Bir De Ölüm
- Hoşça Kalın
- Bişey Yap Met
- Qum Qalalar
- Hekayələr
- Azîz Nesin - Meral Çelen Mektuplaşmaları
- Gülmece Öyküleri 9
- Bizim Memleket
- Gülmece Öyküleri 5
- Gülmece Öyküleri 2
- Memleketin Birinde - Hoptirinam
- Deniz Aslanı
- Baba Mirası
- Berber Nonoş
- Gülmece Öyküleri 3
- Üç Kitap Birarada
- Nutuk Makinası, Az Gittik Uz Gittik
- Gülmece Öyküleri 8
- Aziz Nesin Bütün Kitapları
- Kendini Yakalamak
- Boyalı Tilki Masalı
- İstanbul'dan Ne Haber
- Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 2
- Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 1
- Seçilmiş Satırlar
- Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 3
- Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 4
- Sosyalizm Geliyor Savulun
Aziz Nesin Alıntıları - Sözleri
- İslamlıktan sonra da .. şimdi de kız çocukları pek makbul sayılmıyor, başlık parasını saymazsan. Müslümanlarca … (Bay Düdük)
- Sen insanların zahirine değil zamirine bak. (Toros Canavarı)
- Yoksular yaşamları boyunca yalnız bir kez kolaylık görürler, o da öldükten sonra; cenazeleri hemen kalkar, çabucak. (Ben de Çocuktum)
- Muayeneye giren çocuğu, içi kül dolu bir kaba yellendirirlermiş. Yel ne denli çok kül kaldırırsa o denli iyi, o denli yiğitlik sayılıyor. Yel hiç kül kaldırmazsa, çok kötü..." Mangalda kül bırakmaz" sözü, sonradan bir alay sözü olarak kullanılmış olsa bile, kabadayılığı, yiğitliği anlatmak için söylenir. (Yokuşun Başı)
- Sen artık bu kitapta: noktaları , virgülleri , satırları taşımıyorsun.. Sen artık bu kitapta : koşmuyor , bağırmıyor , alnını kaşımıyorsun.. Sen artık bu kitapta yaşamıyorsun. (Aşk Şiirleri)
- Ayağını sıcak tut, başını serin, Kendine bir iş bul, düşünme derin. (Nasrettin Hoca Gülütler)
- Önce bir sayımdöküm yapmalıyım Neleri götüreceğim Geri dönüp alamam Kendimden hiç bırakmamalıyım geride Gölgemi de gölgesizliğimi de Söyleyemediklerim yazamadıklarım Verilemeyen yanıtlarım Benimle olmalı üzünçlerim acılarım Utançlarım gözyaşlarım Söyletilmeyen şarkılarım Hiç bir kötülüğüm kalmamalı arkamda Aldatmaları sevdiğim kadınların Kurnazlıkları çıkarcıkları küçük küçük Zaman zaman kurnazlıklarım Düşlerimi hiç mi hiç bırakamam En değerli varlıklarım Hele sonsuz tasalarım ki yaşama sığmayan Ve hiç sönmeyen harlı tutkularım Ne kalır benden geriye Hiç O hiçi de kendimle almalıyım (Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak)
- Aslında Sayın Başkan Hoobert iyi insandı. Sayın Başkan iyiydi ama, ne yazık ki çevresindekiler kötüydü. Nedense bu iyi başkanların çevresini de hep kötü kişiler alıyordu. (Kalpazanlık Bile Yapılamıyor)
- Yabancı bir kentte insanın yalnızlığı daha bir katmerleniyor. (Sizin Memlekette Eşek Yok mu)
- "Zenginlik sermaye birikimidir; uygarlık kültür birikimidir.Bizde böyle birikimler olmadığı için de , toplumumuz tutarsızdır. Ulusal zenginliğin , uygarlığın birikim demek olduğu bizde , daha 19. yüzyıl sonunda anlaşılmıştır.Ama bu bir TERS anlamadır.Bizde bu birikim , devlet gücüyle zengin yetiştirmek diye anlaşılmıştır.TERS işleyen mantık şudur: 'Yurdun kalkınması için zenginlik gerekir. Bizde kendiliğinden zengin yetişmediğine göre , devlet yardımıyla zengin yetiştirmeli , sermaye birikimi saglanmalıdır.' ...Devlet zengin yetiştirmeye kalkarsa kimleri seçer? Elbet kendisini devlet yapanları, kendinden olanları... " (Suçlanan ve Aklanan Yazılar)
- Bakınız, neden olmaz, izah edeyim. Affedersiniz, ismiâliniz Beyfendi? Ulvi Bey... Müşerref olduk efendim. Benim adım Şâzi. Çok memnun oldum. Evet... ne diyorduk? Olmaz.. Katiyen olmaz. Çünkü efendim, herşeyden önce bir maarif plânımız yok. Bendiniz uzun yıllar maarifte hizmet ettiğimden bu işleri gayet iyi bilirim. Plânsız, programsız hiçbir iş olmaz efendim. Affedersiniz Beyfendi, ismiâlinizi öğrenebilir miyim? Ulvi Bey... Çok güzel, memnun oldum. Benim adım da Şâzi... Çünkü efendim bizde herşeyden ön ce bir tedrisat sistemi yok. Onun içindir ki, biri… (Kördöğüşü)
- Bu pis burjuvaların Allah bin türlü belalarını versin!.. (Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala)
- "Sarılmak neden güzeldir bilir misin? Çünkü sağ tarafta kalp yoktur, ve orası hep boştur. Sarılınca, sağ yanını onun kalbi doldurur..." | (Ah Biz Eşekler)
- Amerikada otuzaltı gazeteye birden yazan bir başyazar, — Sizde, dedi, bir başyazar, kaç gazeteye yazar? — Bizde, dedim, her gazetenin ayrı bir başyazarı vardır, ama, hepsi de aynı şeyleri yazar!.. — Ayrı ayrı insanlar nasıl aynı şeyi yazarlar? — Bizde ayrı gayrı yoktur. Birlik, beraberlik falan... İşte öyle... — Sizde demokrasi var mı? — Az bişey vardı, ama son zamanlarda yedek parçası kalmadığından kullanamıyoruz? (Yedek Parça)
- İnsan, sevebilir miyim diye düşünüyorsa sevemeyecek demektir. İyi ki sevide düşünce yok;yoksa kimse kimseyi sevmezdi. (Aşkım Dinimdir)
- Gece yatakta bir elimi attığım zaman, elimin tuttuğu yalnızlık... Korkudan öbür elimi atıyorum, kendimi tutuyorum, soğuk, ıslak, titreşik... (Çiçu)
- "Ben ölmüşüm baba, neden bana hiç demediniz?" (Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz)
- “İster altından olsun, ister demirden, kafes kafestir!” (Memleketin Birinde)
- Sizin sevdiğiniz her şeyi ben de severim. (Gol Kralı)
- İnsanın kendini olduğundan başka göstermek için harcadığı çabalar onu gülünç yapar. Hele bu para konusunda ise gülünçlüğün derecesi daha da artar. (Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler)
Yorumlar
0 yorum