Kitap Künyesi
Yazar: Yusuf Güldür
Yayın Evi: Hayat Yayıncılık
İSBN: 9786051510484
Sayfa Sayısı: 304
--reklam--
Mankurt Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bu eser, Türk tarihine damgasını vurmuş, trajik Mankurt efsanesini ele alan, zihninizi binlerce yıl öncesinin karanlık çağlarına götüren bir ibret vesikasıdır. Zalimler tarafından Mankurtlaştırılan bir yiğidin, öz annesinin katledilişinin hikâyesidir.
Günümüzde Kabalist örgütler tarafından Mankurt yapılan bir Anadolu evladı; Yakup… Seri katil haline getirilen o yenilmez savaşçı… Acaba bu kez olacak mı? Bu kez Mankurt, efendisinin boyunduruğundan kurtulabilecek mi?
İstihbarat örgütlerinin peşinde koştuğu bu ölüm makinesi, insanca yaşantısına geri dönebilecek mi? Geceleri sokağa çıkarken bir kez daha düşüneceksiniz.
(Tanıtım Bülteninden)
Mankurt Alıntıları - Sözleri
- Vatan bize evlattan da eşten de daha kutsaldır.
- İdeolojo, toplumun farklı kesimlerinden insanları kullanabilmek için ortaya atılan bir oyuncaktan başka birşey değildir Sevda Hanım. Bu şekilde farklı ideolojiler imal edip, çok gemiş bir katil portföyüne sahip oluyorlar. Dahası toplumu birbirine düşürüp kaos çıkarmak için de bu idelojik çeşitliliğe muhtaclar.
- Biz sadece vatan için varız. Yaşarsak da vatan için, ölürsek de.
- Her şey zamanında guzel... Bizler yaşlanınca, elden ayaktan düşünce buluyoruz nedense caminin yolunu.Sanki çöplük de hayatla işi bitenler geliyor buraya. Oysa hic, gençle bir yaslinin ibadeti aynı olur mu?
- "insan ne garip varliktir, kimisi idealleri uğruna herseyi feda ederken, kimisi de nefsi ugruna ideallerini feda ediyor"
- Ömür dediğin bir nefeslik serapmış.
- Sevdiğin olmadan yaşamanın ne demek olduğunu anlatamam...
- Belayla savaşmanın ilk şartı, belaya meydan okumaktı...
Mankurt İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yusuf Güldür'ün aldığım ikinci kitabınıda bitirdim. aslında bir solukta bitecek bir kitaptı ama ben üç günde bitirdim. Burada ekleme yapmayı unutmuşum. O bir mazlum… Aynı zamanda katillerin en acımasızı… Hissedemez, düşünemez, kendi iradesiyle hareket edemez. Varlığını, kendini bu acınacak hâle sokan mutlak efendisine adamıştır. Öl derse ölür, öldür derse öldürür. Hatta kendi annesini, öz evladını, can dostunu bile… Çünkü o artık köledir, robotik bir varlıktır, Mankurt'tur… deniyor kitabında Yusuf Güldür.. Peki neydi Mankurt ve neden insanalr Mankurt yapılıyordu. Bunu Cengiz Aymatov'un ‘’Gün Olur Asra Bedel’’ eserinde detaylı olarak anlatılmış, hatta Kazak'lara ait bir Mankurt Destanı olduğunuda idrak etmiş olduk Kitaba gelince, geçmişten bir ana ve bir oğul (Neyman Ana _ Kolaman) ile ( Zehra Ana - Yakup) teması üzerinden eskiden yapılan Juan Juan zülmü Mankurtlaştırma hikayesi üzerinden yola çıkarak; günümüz Siyonist yapısının Türkiye üzerinde kurmuş olduğu Kabala - Manas örgütünün bugünkü eylemleri ne dikkat çekmeye çalışılmıştır. Yakup Tengiz babasını Kıbrı Barış harekatında kaybetmiş ve annesi Zehra Ana ile beraber öksüz büyümüştür. Küçük yaşından itibarek atik ve güçlü bir delikanlıdır. Vatani görevini yapmak için gittiği Boludan dağıtım iznine dönerken, Kabala-Manas örgütü tarafınfan kaçırılır ve Mankurt olur. Mankurt efendisine itaat eden. her dediğini yapan ve öldürülmek üzere yetiştirilmiş bir ölüm makinasıdır. Olayların gelişme kısmında, küçük bir kızı üç cani elinden kurtarmıştır. Ve küçük kız Sevda büyümüş daha sonraları büyüyecek ve seri cinayetleri çözen gözüpek bir gazeteci olacaktır. Neyman Ana'nın hikayesi ise, Obasını basan ve oğlunu kaçıran Juan Juanlarını izini sürmek ve amacı oğlunu kurtarmaktır. Ancak bu çetin yolda başına bir sürü badere gelir( bunlara girmeyeceğim). Olaylar bu şekilde dizelenmiş siz kah geçmişe, kah günümüze taşıyarak güzel bir kurgu oluşmuş. kitabı genek olarak beğendim, ama bazı abartı noktalarıda yok değildi. Neyman Ana ve Ramiz Hoca'nın sonuna üzülüyor insan. (orkun yurtseven)
Bu kitap; yabancı istihbarat örgütlerinin, Türkiye’nin önünü kesmek için yaptıkları planların deşifresidir. O bir mazlum… Aynı zamanda katillerin en acımasızı… Hissedemez, düşünemez, kendi iradesiyle hareket edemez. Varlığını, kendini bu acınacak hâle sokan mutlak efendisine adamıştır. Öl derse ölür, öldür derse öldürür. Hatta kendi annesini, öz evladını, can dostunu bile… Çünkü o artık köledir, robotik bir varlıktır, Mankurt’tur (Hakan Arıkan)
Acayip hızlı okunan bir roman. Bu daha çok akıcılığından kaynaklansa da dili de bana epey yavan geldi doğrusunu söylemek gerekirse. Ele aldığı konu güzel ve ilgi çekici ancak yazar pek de inandırıcı işleyememiş kanımca. Her şeyi hemen kestirip atmış gibi hissettim. Daha iyi işlenebilirdi. Çok beklendik şekilde ilerliyor roman. Sadece en sonda tahmin edemeyeceğiniz bir sürprizle karşılaşıyorsunuz. Akışta veremediği heyecanı sonda veriyor ve tatmin olmuş, mütebessim bir şekilde kapatıyorsunuz kitabı :) (Gecekuşu)
Mankurt PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Yusuf Güldür - Mankurt kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Mankurt PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Yusuf Güldür Kimdir?
1984 yılında, kastamonu-Çatalzeytin'de doğdu. İlk ve orta öğrenimini burada tamamladı. Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği bölümünü 2006 yılında bitirdi.
Çeşitli özel eğitim kurumlarında çalıştı. Üniversite yıllarından başlayan yazma merakı, beraberinde pek çok çalışmayı getirdi. Kendi imkanlarıyla çıkardığı birkaç kitaptan sonra profesyonel anlamda yazarlığa başladı. Bu arada çeşitli edebi dergilerin yazı heyetlerinde, hem yazar hem de yazı seçim üyesi oalrak görev aldı. Özellükle tarih alanında çalışmaları bulunan yazar, tarihteki abide şahsiyetlerin taşıdığı ulvi ruhu, önemli bir okur kitlesine özümsetme ilkesini benimsedi.
Tarih sevgisiyle ççalışmalarına büyük bir gayretle devam eden yazar, evli ve bir çocuk babasıdır.
--reklam--
Yusuf Güldür Kitapları - Eserleri
- Mankurt
- Esrar-ı Beka
- Selahaddin Eyyubi
- Projeler Sultanı Abdülhamid Han
- Cahit Zarifoğlu
--reklam--
Yusuf Güldür Alıntıları - Sözleri
- Bu nasıl mümkün olabilirdi? Bu kadar istihbarata rağmen 63 Mehmetçik nasıl olur da eşkıyanın kucağında buluverirdi kendini? (Esrar-ı Beka)
- Neden bir türlü vazgeçmiyorlardı bu Türkler? Ne zaman büyük bir plan yapılsa hep muhteşem bir Türk ortaya çıkıyor, tüm planın köküne benzin döküp ateşe veriyordu. (Esrar-ı Beka)
- Hazreti Süleyman, bir karıncanın bir yılda kaç buğday tükettiğini merak edip sorar. Bir buğday tanesi cevabını alınca da bunu denemeye karar verir ve bir karıncayı bir buğday tanesiyle birlikte bir kutuya hapseder. Aradan geçen koca bir yıldan sonra kutuyu araladığında karıncanın hâlâ yaşadığını ve buğdayın sadece yarısının yenmiş olduğunu görür. Hak vergisi olan lisan kabiliyetiyle ve taacüple sorar karıncaya: "Sen ki bir yılda bir buğday tanesi yemez miydin? Neden sadece yarısını yedin? " Karınca Hak Teala'nın izniyle dile gelip, o ibretlik dersi salıklar kudretli Nebiye: "Rızkımı Allah verirken elbet bir buğday yerim. Ama sen verince, beni bir yıl içinde unutabileceğin endişesiyle, iktisat ettim ve sadece buğdayın yarısıyla iktifa ettim. Sen beni unutursun ey Süleyman ama Allah unutmaz. Yaratıcı. Yarattığı hiçbir şeyi unutmaz. " (Selahaddin Eyyubi)
- 1892'de Avusturyalı Yahudi gazeteci Teodor Herlz tarafından, İsviçre'nin Basel şehrinde düzenlenen 1.Siyonist Kongresi, dünyanın başına açılacak en büyük belanın da ilk kıvılcımıydı. (Esrar-ı Beka)
- Esrar-ı Beka, Sultan Hamit'te pinhandı ve Sultan Hamit de aşkta pinhan... İsimsiz kahramanlara ruh olacak mirası Nizamülmük'ten devralan Sultan Abdülhamit Han... (Esrar-ı Beka)
- Unutmayın ki, zahmet ile rahmet arasında, sadece bir nokta farkı vardır. (Selahaddin Eyyubi)
- Bu millet, en zor zamanlarında, en büyük kahramanları yetiştirmeyi nasıl başarıyordu? (Esrar-ı Beka)
- Kimseyi tanıyamazsın ; Kıyafetinden , yüz çizgisinden .... (Cahit Zarifoğlu)
- "Bir incelik gösterin, incinmesin gönlüm. (Cahit Zarifoğlu)
- İdeolojo, toplumun farklı kesimlerinden insanları kullanabilmek için ortaya atılan bir oyuncaktan başka birşey değildir Sevda Hanım. Bu şekilde farklı ideolojiler imal edip, çok gemiş bir katil portföyüne sahip oluyorlar. Dahası toplumu birbirine düşürüp kaos çıkarmak için de bu idelojik çeşitliliğe muhtaclar. (Mankurt)
- Her şey zamanında guzel... Bizler yaşlanınca, elden ayaktan düşünce buluyoruz nedense caminin yolunu.Sanki çöplük de hayatla işi bitenler geliyor buraya. Oysa hic, gençle bir yaslinin ibadeti aynı olur mu? (Mankurt)
- Belayla savaşmanın ilk şartı, belaya meydan okumaktı... (Mankurt)
- Evet, bir Yavuz geçmişti tahta, bir cülus yaşanmıştı en ihtişamlı bereketiyle. Ama bu Yavuz sakin, ama bu Yavuz temkinli, ama bu Yavuz, yılan deliğinden Osmanlı mülkünü salimen geçirmek zorunda olan bir Yavuz... İhanetin kanattığı coğrafyayı tekrar fethe girişecek, hasta adamın en güçsüz döneminde düvel-i muazzamayla kıta kapma oyunu oynayacak, her gün bin yıldırımın kasırgalarla yağdığı Devlet- Âliye'ye paratoner olacak bir Yavuz. (Esrar-ı Beka)
- Daracık mezar çukurunu görünce âdeta sendeledi Selehaddin. "Ey cihat meydanlarına sığmayan koca yiğit! Şimdi şu daracık makbere mi sığacaksın?" (Selahaddin Eyyubi)
- Ben bu çağdan nefret ettim, etimle kemiğimle nefret ettim. (Cahit Zarifoğlu)
- Bize sözlerimizden çok, yüreğimizden anlayan gerek. Cahit Zarifoğlu (Cahit Zarifoğlu)
- "insan ne garip varliktir, kimisi idealleri uğruna herseyi feda ederken, kimisi de nefsi ugruna ideallerini feda ediyor" (Mankurt)
- Vatan bize evlattan da eşten de daha kutsaldır. (Mankurt)
- "Gülü sevip dikenine katlanacağına papatyayı sev." (Cahit Zarifoğlu)
- Biz sadece vatan için varız. Yaşarsak da vatan için, ölürsek de. (Mankurt)
Yorumlar
0 yorum