Kitap Künyesi
Yazar: Ali Şeriati
Yayın Evi: Fecr Yayınevi
İSBN: 9786055482619
Sayfa Sayısı: 189
Marksizm Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Marx, zeki ve güçlü bir yazardır; ancak bir mucit değildir. O, sosyal sınıf kavramını Saint Simon'dan, mülkiyetin reddi konusunu önceki komünistlerden, Avon ve Proudhon gibilerden, materyalizmi Feuerbach'dan, diyalektiği ise üstadı Hegel'den almış ve bu ikisini birleştirip demiştir ki materyalizmde, yani maddenin asaletinde, maddecilikte, bütün insanî ve tabiî olguların tahlili, madde esasına dayanır ve bu yaklaşıma göre maddenin genel yasası diyalektik yöntemle yapılır. Bu, idealist mantığın aksine, maddî dünyanın realist mantığıdır (diyalektik mantık).
Marksizm Alıntıları - Sözleri
- Sınıfsız toplum(!) heyecan vericidir, idealdir; fakat biz o güce sahip değiliz.
- Buna karşılık kapitalizmin gücü ve serveti artıyor. Eski burjuvazi döneminde bir şehirde bin zengin dükkan var iken, şimdi bütün ülkede bir kaç büyük kapitalistten fazlası yok. Zira her kapitalist, binlerce tüccarı ve on binlerce esnafı yutmuştur.
- Ya parolalar? Liberalizm! Yani duygusuzluk. Demokrasi! Yani senin nasibini zaten ayırmış olanları seçmek! Hayat mı? Maddi varoluş. Ahlakiyat mı? Fırsat kollayıcılık(opportünizm) ve bencillik. Hedef? Tüketim. Hayat felsefesi? Doğal iştahları doyurmak. Son hedef? Zevk ve eğlence içinde bir hayat. İnanç, ideal, aşk? Varlığın anlamı? Onları da unutuver canım!
- Bir gerçek ve bir güç için en büyük tehlike, bu öğretiyi yanlış ve cahilce savunmaktır.
- Ilim insanı oluşturur.
- Kur'an " adalet talep eden halkı" peygamberle aynı safta tutmakta, en büyük ilahi çizginin " adaleti ayakta tutmak" olduğunu ifade etmekte, insanlık dışı zorba sistemlerin zulmü altında inleyen zayıf, mahrum ve " mustazaf" halkları insanlığın önderleri ve yeryüzünün mirasçıları olmakla müjdelemekte ve bu zaferin kesinlikle tahakkuk edeceğini vurgulamaktadır. İslam peygamberi manevi ve uhrevi hayatın kazanılmasının tek ve kaçınılmaz yolunun maddi hayattan geçtiğini ifade etmektedir : " Dünyası olmayanın, ahireti de yoktur." Bütün hayatını aristokratik sistemin fikri ictimai, ahlâki ve iktisadi temellerini yok etmeye adadı. Peki, insanın kurtuluşunu zühd, riyazet, bireysel ibadet, toplumsal inziva, topluma ait olmayı reddetmek, haklın yazgısını inkar etmek daha ötesi toplumu, dünyayı unutmak ve kendi içine dalıp gitmekle mümkün gören sofistik din anlayışı ile bu din aynı kefeye nasıl konur? Birbiriyle mütenakız iki konuda, birbirine zıt iki kutup ile ilgili nasıl olur da ortak bir hüküm verilir ve her ikisi bir sayılır?
- Amaç yoksulların açlığını gidermek değil, bilakis vücudunda kan biriksin ve tekrar gelip onu satsın diye karnını doyurmak! Bir de bunun adına hayat diyorlar utanmadan, arlanmadan!
- Teknolojinin özelliği aslında bütün milletleri, kökleri ve türleri tek tip yapmaktır.
- Güç, bilim ve sanatla donanmış kapitalizmi her gün bir lokma ekmek için onlara doğru uzattığımız boş ellerimizle alt etmemiz mümkün değildir. Sınıfsız toplum(!) heyecan vericidir, idealdir; fakat biz o güce sahip değiliz.
- Zira peygamberlerin bu hareketi tarih boyunca halk arasından neşet bulmuştur ; ırksal, kavimsel, sınıfsal ve kabileci tefrikanın sembolü olan şirkin putlarını ve ilahlarını tevhid balyozu ile devşirmiştir ; insanları kurtuluşa, özgürlüğe, adalete, hakka, takvaya ve eşitliğe çağırmış ; zulümden, cehaletten, büyücülükten zorbalıktan, dünyayı amaç edinmekten nefret etmeye, yüce aşkın değerlere yönelmeye ve tek bir ilaha kulluğa davet etmiştir.
- Tıpkı hiçbir şeyi olmayan ve karnını doyurmak için bir yemek kuponu karşılığında kendi kanını satan fukaralar gibi. Üstelik amaç yoksulların açlığını gidermek değil, bilakis vücudunda kan biriksin ve tekrar gelip onu satsın diye karnını doyurmak! Bir de bunun adına hayat diyorlar utanmadan arlanmadan!
- Kufe'de gece yarısı evinden çıkıp şehirden uzaklaşan ve şehrin çevresindeki hurmalıkların sessizliğinde ağlayıp inleyen, kendi insani dertlerini, ukdeden anlamayan aşağı insanların utanmaz gözlerinden, kulaklarından uzak tutmak, aslanın işleyişini tilkilere duyurmamak için başını kuyulara sarkıtan kişidir dertli olan.
- insan,tuhaf bir varlıktır ve mantıksal çözümlenmesi imkansızdır.
- Filanca ilim bakımından deryadır ; ama derinliği ancak bir parmak boğumu kadardır.
Marksizm İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Okumaktan keyif aldım ve tekrar tekrar okunması gereken bir kitap.Ali Şeriati’nin bakış açısı sizi de sürüklüyor.Güç çatışması Bilim -Din ( ortaçağ) .Aslında her devirde olan bir durum dini tehdit ederse o bilim doğru değildir.Yine kitapta sınıf farklılıklarından kaynaklı marksizm doğuşu vurgulanmaktadır. -Mesih mazlum kavmin umuduydu, … (Elif ayan)
Marksizm: İşçinin durumunu kilise görmezden geliyor.Mevcut cehennem için cennet vadediyor mazlumları yatıştırıyordu.Din zalimin yanındaydı - - > İşte Marks'ın dinin karşısında olmasının bir sebebide budur. " Bu din gerçeğidir. Ama gerçek din bu değildir" Ali Şerîati : Hristiyan ortaçağdan ibaret değil.Marks Papa'da gördüğünü Mesih'e mãl etti.Oysa Mesih mazlumun umuduydu.Şöyle dedi." Çok kalın gemi halatı iğneden geçince altın ve gümüş biriktiren cennete girer." Marks'ın yaptığı bir şey varsa o da işçi sınıfına ideolojik bir silah temin etmek ve sınıf bilinci temin etmek. Dini papanın şahsında kişileştiren, dinin toplumdaki rolünü kilisenin orta çağdaki rolü olarak gören, din tarihi ile ilgili bilgisini ve bilincini sadece hakim dinden temin eden, dolayısıyla Musa'nın kıyamını, hahamlar ruhbanlar ve siyonistlerin kudretiyle, İsa'nın metinlerini kilise sistemiyle, İslamı Emevilerle, Hz.Ali'nin şifasını Safevi saltanatıyla aynı kefeye koyan Marks'ın bu düşüncelerini tekrar eder. Hülasa ne papalık iyi yaptı ne de Marks doğru bir reaksiyon verdi Deniliyor ki " din her zaman hakim sınıfın hizmetindeydi" İyi de felsefe, sanat vs, farklımıydı. Felsefe özellikle Aydınlanma burjuvanın kollarında büyüdü. İslam peygamberi bütün gücünü aristokrasinin siyasi ahlaki ve iktisadi temellerini yok etmeye adadı. Dünyası olmayanın ahiretide yoktur. Hadisi Şerif Tevhidin sembolü Hz. Bilal köleliği reddedip, davası uğrunda köle gibi çalışmıştır. Binlerce kölesi işçisi olanlar değil. Bugün hangi aydın büyük dinlerin başlangıçtan hakim güçlere bir isyan ve mazlumları kurtarmak için bir kıyam olduğunu bilmez fakat sonra hâkimler kıyamın etkisini sildikten sonra dini güçlerini perçinlemek için kullandırılır. Avrupada sosyal demokrasi "kapitalizm" için en büyük koruyucu ve işçi devriminin önündeki en büyük devrim değil mi? Evet papa ve Marks olmasaydı bu hareket temel felsefesini peygamberlerden alırdı. Böylece hem hakikat tecelli edecekti. Hem de sosyalizm için kör diyalektik yerine insan fıtratı dahil edilirdi. Dünya ülkelerinde büyük güç teşkil eden dinden kaçılır ve doğal olarak karşı çıkmak yerine bu potansiyel kullanılırdı. Müslüman aydınlar Marks ve papa arasında sıkışıp kalmaktan kurtulmalı. Bireyler ahlaki ve manevi olarak bir kemale ermedi. Eşitlik için kendi hakkından feragat edecek îsar ruhuna ulaşmadan eşitlik gelmez. İşte bunun için maneviyat gerekli. Materyalizm kaçınılmaz olarak indualizm (bireyciliğe) dönüşür. Kitap(vahiy), terazi (adalet), demir (kudret) =Sınıfsız toplum. Marks'ta bir din karşıtlığı ukdeside vardır. Alman kıza yazdığı şiirler mevcuttur. Alman ruhaniler kızla evlenmesine şiddetle karşı çıkmışlardır. (Ahmet Slowly)
Marksizm’in öğretilerinden bahsedip, olumlu ve olumsuz taraflarına değiniyor Ali Şeriati. Bunu objektif bir şekilde yapabildiğini düşünüyorum. Kitapta en çok ilgimi çeken söylem ise şuydu: “Marx’ın ideolojiye düşman olarak çıktığı bu yolda, Marksizm’in en belirgin ideolojiye dönüştüğünü görüyoruz.” Marx demişken, size bir belgesel önerisinde bulunmak istiyorum. Netflix yapımı, ‘Modern Dünyanın Dâhisi’ adlı belgeselin 1. Bölümünde Marx’ın hayatından bahsediliyor. İlgili olanlara önerilir. (Ayşe Tan)
Kitabın Yazarı Ali Şeriati Kimdir?
Ali Şeriati (Farsça: علی شريعتی) (d. 1933, Sabzevar - ö. 1977), İranlı Müslüman sosyolog, aktivist, düşünür ve yazar; özellikle din sosyolojisi ve çağdaş İslam düşüncesi üzerine eserler vermiştir. Marksist düşünceden yaptığı alıntılar ve türetmeler ve bunların kendi zamanındaki İran'a ve çevresine adapte edilmesi ve Marksizm kritiği ile birlikte çağdaş İslam düşüncesi ve devrimcilik açısından ortaya koyduğu çeşitli sonuçlar ve yarattığı ilgi sebebiyle, gerek önemli çağdaş İslam düşünürleri arasında gerekse İran'daki devrimci İslam'ın babası ve İran İslam Devrimi'nin baş düşünürü olarak anıldığı olmuştur. Düşünceleri genel olarak "İslam'a dönüş" -"öz"e dönüş- başlığı altında toplanabilir ve bilimsel kaynaklara dayanması, sosyoloji vurgusu yapması ve Batı metodolojisini, çeşitli açılardan eleştirmekle birlikte çeşitli açılardan yapıcı bir şekilde kullanması (ki sosyoloji gibi çeşitli bilimler ve Batı düşüncesinde ortaya çıkan çeşitli fikirlerin, örneğin bazı Marksist fikirlerin, İslam'ın özünde de daha farklı bir şekilde ortaya konduğunu da savunur) sebebiyle moderndir ve gelenekçilikten uzak olduğu gibi gelenekçi görüş ve kesimlere eleştirel yaklaşır nitekim bu sebeple eleştirildiği veya çelişki ile suçlandığı olmuştur. Bu tarzından yola çıkarak kendisi hakkında "sosyolojiyi İslamlaştırmaktan" ziyade "İslam'ın sosyolojik" bir okumasını yaptığı da söylenmiştir.
Hayatı
Çocukluğu
Şeriati 1933 yılında Mazinan, Sabzevar, İran'da doğdu. Babası ilerici milliyetçi bir öğretmen olan Muhammed Taki'dir. Eğitim yıllarında ilk kez İran'ın daha aşağı sınıflarından insanlarla tanıştı, var olan fakat bilmediği yoksulluk ve zorluklarla tanışması bu dönemde oldu. Ayrıca aynı dönemde Batı felsefi ve siyasi düşüncesiyle de tanışmıştır. Modern sosyoloji ve felsefenin bakış açısı ve bunun geleneksel İslami prensipler ile harmanlanması aracılığıyla Müslüman toplum ve toplulukların karşılaştığı sorunları açıklamaya ve çözümler bulmaya çalışmıştır. Şeriati Mevlana ve Muhammed İkbal'den büyük ölçüde etkilenmiştir.
Eğitimi
Lisansını İran'da bitirdikten sonra, Paris Üniversitesi'nde doktorasına başladı. Burada, 1964 yılında Sayfuddin'den "Belh'in Faziletleri Tarihi" isimli bir el yazmasının notlandırılmış bir Farsça çevirisini yaparak Edebiyat dalında doktor olmuştur. Daha sonra İran'a dönmüş, fakat hemen şah yönetimi tarafından tutuklanıp hapsedilmiştir. Yönetim onuFransa'dayken devleti yıkıcı siyasi aktivitelerde bulunmakla suçlamıştır. Daha sonra 1965'te serbest bırakılmış ve Meşhed Üniversitesi'nde eğitim vermeye başlamıştır.
Ölümü ve etkileri
Dersleri kısa sürede farklı toplumun farklı kesimlerinden öğrenciler tarafından beğenilmiş ve popülerleşmiştir. Bunun sonucu yönetim Üniversite'yi zorlayarak onun eğitim vermesini engellemiştir. Bunun üzerine Şeriati Tahran'a giderek Hüseyniye-i İrşad Enstitüsü'nde ders vermeye başlamıştır. Yine büyük bir popüleriteye ulaşan dersleri, yine toplumun her kesiminden öğrencileri etkilemiştir. Şeriati'nin görüşlerine ilginin arttığı orta ve yüksek sınıflardan öğrencilerin olması dikkat çekiciydi. Bu ilgi de şah yönetiminin Şeriati ile bazı öğrencilerinin tutkulanması emrini vermesine neden oldu. Gerek yurt içinden gerekse yurt dışından gelen tepkiler üzerine yönetim onu serbest bıraksa da çeşitli şartlarla tahliye edilmişti: kesinlikle herhangi bir eğitim aktivitesinde yer almayacak, hiçbir şey yayımlamayacak ve özel veya genel hiçbir toplantı yapmayacaktı. Ayrıca devletin güvenlik örgütlerinden SAVAK onun yakın çevresini yakın gözetim ve denetim altında tutacaktı. Şeriati bu şartlara karşı çıkarak ülkesini İngiltere'ye gitmek üzere terk etmeye karar verdi. Üç hafta sonra, 19 Haziran 1977'de SAVAK tarafından öldürüldü.
Tahran'ın büyük hastanelerinden birine Şeriati'nin ismi verilmiştir.
Devrim öncesi İran'ın en önemli ve etkili felsefi liderlerinden sayılan Şeriati'nin görüşleri bugün hâlâ İran toplumunda popüler ve etkindir. Özellikle bugünki İslami Cumhuriyet rejiminin biçimi, ruhban sınıfının konumu ve eşitlik anlayışına karşı çıkan kesimler tarafından beğenilmektedir.
Şeriati'nin düşünsel çalışmaları sadece devrim öncesi ve sonrası İran'ı değil, dünya çapında İslamcı topluluk ve düşünceler başta olmak üzere birçok kişi ve grubu etkilemiştir. Çeşitli dini kavramlara yaklaşımı, ruhban sınıfının eleştirisi ve İslamcılık hareketinin içinde kabul edilen çeşitli çıkarımlarıyla ilgi çekmiştir.
Şeriati, ayrıca Martinikli Marksist düşünür ve şair Frantz Fanon'un "Yeryüzünün Lanetlileri" isimli eserini, Jacques Derrida'dan "Şiir Nedir" ve Fransız oryantalist ve aynı zamanda katolik papaz olan Louis Massignon'dan "Selman-ı Pak" adlı eserleri Farsçaya çevirmiştir.
Birçok eseri bulunan Ali Şeriati'nin eserlerinin neredeyse tümü Türkçeye çevrilmiştir.
wikipedia
Ali Şeriati Kitapları - Eserleri
- Hac
- İnsanın Dört Zindanı
- Ali
- Dine Karşı Din
- Kendini Devrimci Yetiştirmek
- Ebuzer
- Anne Baba Biz Suçluyuz
- Kadın (Fatıma Fatımadır)
- Her Hicret Bir İnkılaptır
- Muhammed Kimdir
- Kendisi Olmayan İnsan
- İnsan
- Bilinç ve Eşekleştirme
- Dua
- Çocuklar ve Gençler
- Dinler Tarihi 1
- Dinler Tarihi 2
- Şehadet
- Aydın
- İslam ve Sınıfsal Yapı
- Marksizm
- Kur'an'a Bakış
- Hangi Şia?
- Kapitalizm
- İran ve İslam
- İslam Bilimi (Ciltli) I-II
- İbrahim'le Buluşma
- İslam'ı Tanıma Metodu
- Dünya Görüşü ve İdeoloji
- Yeni Çağ'ın Özellikleri
- Ne Yapmalı
- Yalnızlık Sözleri 1
- İslambilim 1
- İslambilim 2
- Biz ve İkbal
- Aydınlara Umut Çağrısı
- Ali Şiası Safevi Şiası
- Hür Düşünce Mektebi
- İslam Nedir Muhammed Kimdir
- Mektuplar
- Çöle İniş
- İslam'ı Anlamak
- İnsan Olmak
- Kevir/ Bir Tarih Olarak Beliren Coğrafya
- Muhammed'i Tanıyalım
- Kültür ve İdeoloji
- Kendini Bilmek
- Yalnızlık Sözleri 2
- Medeniyet ve Modernizm
- Medeniyet Tarihi 1
- Medeniyet Tarihi 2
- İdeallerin Yenilgisi
- Kapitalizm Uyanıyor mu?
- Şia
- Mükemmel Bir Cemaat Ali Şiası
- Sanat
- Dine Karşı Din / Anne Baba Biz Suçluyuz
- Ümmet ve İmamet
- Adem'in Varisi Hüseyin
- Aşina Yüzlerle Ailesine ve Dostlarına Mektuplar
- Kavramlar Sözlüğü
- Muhtelif Eserler- I
- Muhtelif Eserler- II
- İslambilim 3
- Bir Önünde Sonsuz Sayıda Sıfırlar
- Tevhidi Altyapı
- Bekleyiş - Karşı Tepki Dini
- İslam Ekonomisi
- İslam'ın Tarih Felsefesi
- İslam Sosyolojisi Üzerine
- Sizi Rahatsız Etmeye Geldim
- Marksizm ve Diğer Batı Düşünceleri
- Yarının Tarihine Bakış
- Sevmek Aşktan Üstündür
- Terimler Sözlüğü
- Gençler İçin İnanç ve Ahlak Prensipleri
- Dine Dayanmak
- Siret
- Ali Şeriati'den Aforizmalar
- Dinleri Tanımak
- İki Sûre İki Yorum
- Çağımızın Müslüman Kadından Beklentisi - Emperyalizme Karşı Müslüman Kadın
- Toplumbilim Üzerine
- Çar Zindanen İnsan-Eli Şerieti
- Aşk ve Devrim
- Ve Cevap Veriyorum
- Öze Dönüş
- Ayet Yorumları
Ali Şeriati Alıntıları - Sözleri
- Diğer canlılar niçin yaşadıklarını anlamaları gerekmeksizin yaşarlar. Ama insana: "Yaşa!" dedikleri zaman "Nasıl?" diye sormadan önce "Niçin?" diye soruyor. Bundan dolayı insana,sadece nasıl yaşayacağını öğretmek yetmiyor. İnsan, aç olduğu sürece alışılmış hayat nimetlerinin peşinden gider ve gündelik dertlerini gidermek için çabalar; bu durumda bu sorulardan az ya da çok uzaklaşır. Fakat bu ihtiyaçlar giderildiğinde onun için insan olmanın temel ihtiyaçları ve nerede olması gerektiği gündeme gelir.Gercekten de gerçek din ve mutlak din duygusu bugün daha çok, daha ciddi ve daha hayatı bir ihtiyaç konusudur. (Dinler Tarihi 1)
- Bu dünyada şu üç şeyi şunlarla ara: Gerçekliği, düşünce ve ilimle; iyiliği, ahlak ve dinle; güzelliği, sanatla. Ve aşk sana bu üç dünyanın da kapılarını açabilir. (Aşina Yüzlerle Ailesine ve Dostlarına Mektuplar)
- Başkalarıyla oldukça kendimi yalnız görüyordum. Yalnız kendimle, yalnız değildim. (Çöle İniş)
- Diyorlar ki kafir, ölümden sonraki dünyaya inancı olmayan kimse demektir. Mümin ise bunlara inancı olan kimsedir. (Dine Dayanmak)
- Peygamber, ağır düşüncelerin baskısı altında bunaldığında ve ruhunun çetin dalgaları ve düşüncelerinin yüksek miraçları karşısında takatsiz kaldığında, Ayşe' yi çağırıp " Benimle konuş ey Hümeyra( pembelim) ! diyordu. (İslam Nedir Muhammed Kimdir)
- “Sezgisel ve tahmini değil, aksine gözle görme şeklinde olan kesim bilimsel ölçülere dayanarak ikinci neslimiz bizimle yabancılaştığını biliniz.” (İbrahim'le Buluşma)
- Dua; öğreten, bilinçlendiren, iyilik ve güzelliği telkin eden bir metin, ruhu ruhani miraca götüren, ölüm gününden kurtaran, Allaha yaklaştıran, eğitip öğreten bir ilimdir. (Kavramlar Sözlüğü)
- Kıyamette görmeye başlayıp başkalarını görme azabına uğrayacağımdan korkuyorum. [Ebulala Maarri] (İslambilim 2)
- İbrahim'e bak! Sevgili evladını aşka kurban ediyor. (Ali Şeriati'den Aforizmalar)
- "O sıfır aleminin içinde bir gibiydi." (Çocuklar ve Gençler)
- Netice, yine umutsuzluk, nefret, sorumluluktan kaçma, kendi köşesine çekilme, mistik hayat, varoluşçu oyunlar vb .. (Medeniyet ve Modernizm)
- Dua, yüzüne açılmayan hiçbir kapıyı çalmaz.. Dua, en yüksek ifade zirvesini, aklın karanlık gecesinde, Akıl bineğinin ayağı topalladığında, Aşk uçuşu sırasında bulur.. (Dua)
- lnsan ne kadar daha fazla anlar ve ne kadar daha derin hissederse daha çok acı çeker ve sorumluluğu ağırlaşır. (Yalnızlık Sözleri 2)
- Yarının tarihini yazarsak ancak, tarih değer kazanacaktır. Tarih, eğer yarını bilmemize, bugünün insanını ya da ortaya çıkacak insanı bilmemize yardımcı olmuyorsa, faydasız olacaktır. Çünkü tüm bilimler; insanları, geleceğin insanının hayatını ve bugün ile yarının insanının idealini anlamada, en azından yararlı olmak zorundadır. Geçmişteki insanı anlamak, kendimizi ve geleceğimizi anlamada bir başlangıç olmalıdır... (Yarının Tarihine Bakış)
- Şüphe yok ki, bu memlekette aç olanlar en çok çalışanlardır. Bununla şerefiyle çalışan, hırsızlık, yan kesicilik, aldatma, dalkavukluk, rüşvet, nüfuz sömürücülüğü, kadın ticareti, insanı kısa yoldan seçkin kılacak herhangi ber şeyi yapmayan namusluları kastediyorum. (Kapitalizm Uyanıyor mu?)
- Komünizm ve kapitalizmin her ikisi de şekil farklılıklarına rağmen insana "ekonomik bir hayvan" olarak bakmaktadırlar. Aralarındaki bu şekil farkı bu hayvanın ihtiyaçlarını karşılamada hangisinin daha başarılı olabileceği meselesi üzerinedir. (İnsan)
- Aydın ; son peygamberden sonra, peygambere benzeme eylemidir. Ümmi olmak ; halkın adamı olmaktır. Ümmetin hem içinde hem de dışında ayaklanmaktır. (Ne Yapmalı)
- "Bir toplum kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez." (Bilinç ve Eşekleştirme)
- Halkın eleştirilerini özgürce yapamadığı bir toplumda eleştiriler, mizahla yapılır ve bu mizahlar bir araçtır. (Medeniyet Tarihi 1)
- Kuran'ın Allah'ı insana yakındır, herkesle birliktedir. (İslam Nedir Muhammed Kimdir)
Yorumlar
0 yorum