Kitap Künyesi

Yazar: Brenda Joyce

Çevirmen: Özgü Çelik

Orijinal Adı: The Masquerade

Yayın Evi: Pegasus Yayınları

İSBN: 9786055360399

Sayfa Sayısı: 464

--reklam--

Maskeli Balo Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Utangaç Elizabeth Anne Fitzgerald, katıldığı ilk maskeli baloda çocukluğundan beri âşık olduğu Tyrell de Warenne'den, bahçede gizlice buluşma teklifi alınca şaşkına döner. Kaderin bir cilvesiyle, bu gizli buluşma gerçekleşmez ama o gece, Lizzie'nin yaşamında bir dönüm noktası olur.

İki yıl sonrasında Lizzie, kucağında onun çocuğu olduğunu iddia ettiği bir oğlanla kapısını çaldığında şaşırma sırası bu kez Tyrell de Warenne'dedir. Tyrell, Lizzie'yi çok iyi hatırlamaktadır ve çocuğun babası olmadığını bilmektedir. Bu genç kadın, Tyrell'e ne tür bir oyun oynamaktadır? Elizabeth Anne Fitzgerald fettan bir kadın mıdır, yoksa göründüğü kadar masum birisi midir? İnkâr edilemeyecek denli tutkulu bir aşkı ne bir skandal ne de bir entrika engelleyebilir...

"Sırların, entrika ve yalanların ağına yakalanmış iki âşığın tutkulu hikâyesi. Cüretkâr tarihî romanslardan hoşlananlar bu kitaptan kesinlikle keyif alacaklar."

-Booklist-

"Aşkın, aldatma, skandal ve gururun üstesinden geldiği; duygusal ve sürükleyici bir romans... Akıllı, çekici ve güçlü karakterlerle kurulmuş, keyifli bir aşk hikâyesi. Brenda Joyce'un yeni kitabı, bütün romans okurlarına büyük zevk verecek."

-RT Book Reviews-

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Maskeli Balo Alıntıları - Sözleri

  • “Söylesene Tyrell, sevmek nasıl bir şey?” “Çok güzel bir duydu,” dedi doğru kelimeleri seçmeye çalışarak. “Çok güzel ve tuhaf, iki insan arasında bu kadar büyük bir mutluluk ve böyle derin bir bağ olabilmesi. Bu öyle bir duygu ki aşk, içten bağlılık ve tamamlanma, hepsini içinde barındırıyor.” Blanche gülümsedi. “İkiniz için çok mutluyum.”
  • “Evet, öyle. Daha fazla tartışmak istemiyorum, Elizabeth. Zaten kazanamazsın çünkü sana sahip olmak için her şeyi yaparım.” Gözleri hâlâ birbirine kenetliydi ve Lizzie onun sözleriyle arzudan zayıf düştü. “Neden?” diye fısıldadı. Tyrell yavaş yavaş gülümsedi, Lizzie onun konuşacağını sandı. Ama o Lizzie’nin yüzünü avuçlarına aldı. Tebessümü kaybolarak, gözlerinin içine baktı. “Bilmiyorum.”
  • Tyrell onun ağladığını görerek daha çok rahatsız oldu. Bütün kadınlar gibi o da ağlarken zavallı görünüyordu ama tuhaftır, Tyrell kadını kollarına alıp gözyaşlarını öpücüklerle kurutmak arzusu duyuyordu.
  • Nedense hiç suçluluk hissetmiyordu. Kalbinin sesini dinlemeye karar verdiğinden beri rahat ve kendinden emindi. Hiç bu kadar kararlı olmamıştı hatta. Bu çok zorlu bir mücadeleydi ama hayatın en güzel mücadeleleri en zor ve tehlikeli mücadeleler değil miydi?
  • -"Her kes değişir, Tyrell. Buna büyümek diyorlar sanırım."
  • -"Şimdi yürek sancısının ne demek olduğunu anlıyordu. Bu acının çaresi yoktu."
  • -"Gözleriniz sizi yanıltıyor bayım." -"Hiç işitmediniz mi, güzellik bakan gözdedir."
  • “Söylesene Tyrell, sevmek nasıl bir şey?” “Çok güzel bir duygu,” dedi doğru kelimeleri seçmeye çalışarak. “Çok güzel ve tuhaf, iki insan arasında bu kadar büyük bir mutluluk ve böyle derin bir bağ olabilmesi. Bu öyle bir duygu ki aşk, içten bağlılık ve tamamlanma, hepsini içinde barındırıyor.”
  • Elizabeth Fıtzgerald’a bütün kalbini vermişti ve kadının ihanetini asla unutmayacaktı. İlk baştaki kadar yaralı değildi ama yaranın izi kalmıştı ve durmadan sızlıyor, yanıyor, onu rahatsız ediyordu. Bir süre önce çareyi, öfkeye sığınmakta bulmuştu. Çünkü acı çekmekten daha katlanılabilir bir duyguydu. Artık acı çekmek yerine içinden öfkeleniyordu.
  • Bir erkeğin moralini ancak bir kadın bu kadar bozabilir.
  • "Hiç işitmediniz mi? Güzellik bakan gözdedir."
  • "Sevgi böyle bir şey " " Bu fedakarlık bu büyük bir şey"

--reklam--

Maskeli Balo İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Hepimize ara sıra gelen "historical romance okumalıyım" perileri sonucunda rastgele aldığım bir kitap oldu Maskeli balo. Seri kitabı olduğunu da bitirdikten sonra 1k yorumlarına girip baktığımda gördüm. Öncesinden araştırmadığımdan mı, yoksa kitap kapağının yanıltıcılığından mi bilmem ama içerik yetişkin olunca haliyle ben de karakterlerin YETİŞKİN OLDUĞUNU VARSAYDIM. Başrolün hormonları tavan yapmış onlu yaşlarında bir ergen kız olduğunu bilseydim alacağım kitabın bu olacağını hiç sanmıyorum. Keşke arka kapakta spesifik olarak yaş verilseymis ya da kitabın kapağına orta yaşlı olduğu her hallerinden belli bir çifti koymasalarmış. Yaş mevzusunu bir kenara bırakırsak eğer isyan edeceğim çok fazla konu var ve haliyle spoiler vereceğim. Öncelikle baloda incecik, mavi gözlü, sarışın Anna'nın her ne kadar kıyafetleri değiştirmiş olsalar da tombul, gri gözlü, kızıl saçlı Lizzie'den ayırt edileceğini düşünüyorum. Hadi diyelim karanlık, hadi diyelim uzaktan tam çıkaramadın, e kadının üstüne uçup öpmeye başlayınca saniyesine anlarsın be adam. Nasıl bir göz dönmesiymiş sendeki de anca bı süre öptükten sonra bı gariplik olduğunu anladın. Hadi anladın çek git değil mi? Sırf iki işve bir cilve gördün diye hiç tanımadığın biri hamile bırakılır mı? Hiç mi doğum kontrolü bilmiyorsunuz? Hele bir de sonrasında Tyrell'in Lizzie'ye "sen bakire değilsin, kimse seni almaz, senin adın kirli, gel benim metresim ol" demesi! Allah'ım okurken sinirden çarpacaktım kitabı duvara. Pargalı İbrahim'in Nigar hatuna "ne aşkı be!" Diye bağırması gibi "ne metresi be!" Diye bağırdım ben de. Lizzie'nin tokadı basmasını bekledim ama yoo, hayır, tabi ki basmadı. "Aklın nerede kızım senin?" Diyeceğim de o aklın nerede olduğu da o kadar belli ki... Bir de kitaptaki herkes aşırı kibar ve anlayışlı. Fettan, sorun çıkaran bir kişi bile mi olmaz? Tarihi romantik bir kitap sonuçta biraz drama görseydik fena mı olurdu? Ya da entrika? Ama yok. Hele sonlara doğru kitabı yazan kişiyi Pollyanna sandım. Tyrell babasına gidiyor ben nikahı attım metresimle evleneceğim karşı gelirsen seni koltuğundan ederim diye koskoca kont diyor ki tamam yea zaten tatlı kızdı annen de sevmişti koltuğu da sana verdim gitti. Nişanlısına gidiyor ben senle evlenemem metresimle evleneceğim diye nişanlısı oh oh iyi zaten benim de evlenesim yoktu yea size mutluluklar ehe diyor. Nişanlısının babası bile saçma bir şekilde metres iyi kız hee çok sevdim, çok hanım maşallah diyor. Bu ne Allah aşkına mutlu sona bağlamak için kurguyu bu kadar yüzeyselleştirmeye gerek var mıydı? Ayrıca söylemeden geçemeyeceğim bir nokta da şu ki Tyrell, kitabın sonunda söylediğine göre Lizzie'yi gölde kurtardığından beri, tüm hayatı boyunca sevmiş ve uzaktan izlemiş. Madem öyle sana bu kadını seviyor musun dediklerinde niye "ne münasebet!" Diye delirdin? Ya da neden abinle konuşurken Lizzie icin "hevesimi alayım zaten bırakacağım" dedin? Hatta ve hatta sırf bu sebeple onu balo gecesi karanlık bahçelere çağırdın? İnsan çocukluğundan beri sevdiği kadını balo kenarlarında tenhada sıkıştırır mi? Hem de centilmenliği ile meşhur biri? Yazar bence romantiklik olsun diye o kısmı son dakika sıkıştırmış hikayeye. Planı en başından beri buysa da kurguya yedirememiş. Bu kadar söylendim ettim ama yine de kitaba 7 puan vereceğim iflah olmaz bir tarihi romantik kurgu hayranı olduğum için. İyi okumalar... (Sezen Gözde Demirci)

Selam millet ‍️ Herkes napıyor bakalım Su gibi akıp giden bir #brendajoyce kitabı ile karşınızdayım. Kitaplar ne kadar kalın olursa ya da ben ne kadar yoğun olursam olayım mutlaka bir günde bitiyor. Bildiğiniz üzere @illekitap ın etkinliğine eşlik ediyorum. Hep birlikte #illekitaplahistoricalokuyoruz Kitabın konusuna gelecek olursak : Lizzie, çocukluğundan beri kendi hayatını kurtaran kendin beyaz atlı prensi olan Tyrell a aşık. Tyrell bir De Warenne dir. İkisi de büyüdükçe Lizzie nin aşkı da büyüdü. Herkes tarafından sıradan görülen Lizzie ilk gittiği baloda Tyrell tarafından bahçeye çağırılır. İşler işte o buluşmada değişir. Her şey karmakarışık olur. Kitabın yorumuma gelecek olursak : İlk söylemeliyim ki Lizzie'nin iki kız kardeşi beni çıldırttı. Kitaba girip bir kendinize bakın bee diye bağırmak istedim. Tamam Lizzie kilolu, Anna kadar güzel değil kna da tamam ama ne bu aşağışama hor görme neyse sakinim Lizzie, Anna gününü gün ederken, onun bütün çilesini çekti ama ah be Lizzie gerek var mıydı o kadar entrikaya. Türk filmlerini solladınız gerçekten. Tyrell, bir önceki kitap da görüp merak ettiğim sevdiğim bir karakterdiki bu kitap da karşıma çıkmasına bayıldım. Ah o nasıl bir beyefendilik öyle Ama keşke kitabın sonunda öğrendiğimiz o şeyleri kitabın başından beri Lizzie'e hissettirseydin. Ölür müydün yani Çok nadir de olsa kitap da Devlin ve Virgiana da geçince kitap tadından yemede yanında yat oldu. Her ne kadar ilk kitap hala favorim olsa da seri sonunda nasıl devam eder bilemedim. #birfincankitaplikileokuyoruz #pegasusyayınları #heraybirpegasus @heraybirpegasus #bookstagram #okudumbitti #bookphotography #romantikkitap #historicalromance #maskelibalo #brendajoycemaskelibalo #kitapönerisi #kitapçekilişi #kitapcekilisi (Tuğçe Akıllıoğlu)

soluksuz okudum...: Öncelikle Brenda Joyce gerçekten sevdiğim yazarlardan birisidir. Kitapları seri halinde ve ben kitapları sırasına göre dizdiğimi zannedip "Bir Avuç Aşk" kitabından sonra "İmkansız Aşk" kitabına geçiş yapacaktım ki sayfada yaptığım inceleme sonucu sıradaki kitabın "Maskeli Balo" oluğunu öğrenip dün gece okumaya başladım ve gece 3 gibi kitabı bitirdim... . . Soluksuz okuduğum bir kitap oldu. Gerek konusu olsun gerek olayların akış hızı olsun kitabı elimden bırakamadım. İlk başta kitabın arkasını okuduğumda aklımdan sadece "hmm" geçti, pek beğeneceğimi düşünmemiştim. Ancak sayfalarda ilerledikçe ağzım açık kaldı. Gerçekten Tyrell ve Elizabeth ikilisinin aşkı farklı bir boyutta saygınlık ve özveriliydi. Okuduğum historical romanslar arasında neredeyse farklı bir konuya sahipti. Bir önceki kitaptaki Devlin'i kitapta görmek beni mutlu etti. Dönemin şartlarına göre yaşanılan olaylar oldukça sarsıcı ve verilen tepkiler gayet normaldi.Bütün bunlara rağmen karakterlerimizin birbirine olan bağı beni etkiledi. Kitabın son sayfalarında Tyrell'ın yaptığı itiraf ise kalbimden vurdu. Elizabeth gerçekten mutluluğa sahip olması gereken birisiydi. Kitapta ufak bir kelebek etkisi ve tatlı karşılaşmalar vardı, bu da olaya başka bir heyecan katıyordu. Okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum... (Beatrice)

--reklam--

Maskeli Balo PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Brenda Joyce - Maskeli Balo kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Maskeli Balo PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Brenda Joyce Kimdir?

Brenda Joyce, 49'dan fazla romanı ile New York Times ve USA Today'ın en çok satan yazarlarından biri. İlk romanı Masum Ateş ile En İyi Batı Romantizmi ödülünü kazandı. İlerleyen zamanlarda En İyi Tarihi Romantizm ve iki kez Yaşam Boyu Başarı Ödülü kazandı. Romanları 14 milyondan fazla baskı yaptı ve bir düzineden fazla ülkede yayımlandı.

--reklam--

Brenda Joyce Kitapları - Eserleri

  • Maskeli Balo
  • Bir Avuç Aşk
  • Gönülçelen
  • Gülün Sözü
  • Kaçak Gelin
  • İmkansız Aşk
  • Kusursuz Gelin
  • Aşka Yelken Açanlar
  • Yemin
  • Tehlikeli Aşk
  • Oyun
  • Düşler Evi

--reklam--

Brenda Joyce Alıntıları - Sözleri

  • Rex, “Sen de benim hayatımı kurtardın, Blanche,” diyerek onu şaşırttı. Blanche bir zamanlar Rex‟in varlığının bir parçası olan o insanlardan uzak, yapayalnız hayatı hatırladı ve gözleri yaşlarla doldu. “Bir daha asla yalnız kalmayacaksın.” “Biliyorum.” Rex‟in gözlerindeki bakışlar değişip için için yanan bir kora dönüştü. Blanche vücudunun sızlamaya başladığını hissederek dudaklarını yaladı. “Akşam yemeğini odamızda almaya ne dersin, sevgilim?” diye sordu usulca. Sör Rex gülümsedi ama bir yandan da ona doğru eğilip burnunu göğüslerine sürtmeye başlamıştı. “O çingene sana zihin okumayı da mı öğretti yoksa?” diye sordu başını kaldırmadan. (Kusursuz Gelin)
  • -"Senin neyin var?"diye sordu Tyrell. Cliff parmaklarıyla masada ritim tuttuğunu yeni fark ediyordu. "Hiçbir şey" -"Galoptan fırlamaya hazır yarış atı gibi duruyorsun." (Aşka Yelken Açanlar)
  • Emilian’a baktı. Ondan nefret etmiyordu ama bunu ona söylemeye niyetli değildi. “Özür dilerim,” dedi genç adam belli belirsiz. Ariella dünyanın durduğunu hissetti. “Ne?” “Özür dilerim, dedim. Buraya özür dilemek için geldim. Çok pişmanım.” Ariella kalakalmıştı. (Tehlikeli Aşk)
  • Eleanor dehşete kapılmıştı. “Nasıl böyle bir şey düşünebilirsin? Bizi unutmak mı?” diye tekrarladı. “Ne bizi ne de seni asla unutmayacağım! Bana söz ver Sean, özgürlüğüne kavuştuğunda..” Sean onun sözünü kesti. “Hayır!” diye haykırdı. “Hayır!” Afallayan Eleanor onun yüzüne baktı. “Seni unutmamı isteme benden,” diye yalvardı çaresizce. “Ağlama!” Sean parmaklıkların arasından elini uzattı. “Böylesi çok daha iyi olacak.” (Kaçak Gelin)
  • Ariella göz yaşlarını sildi. "Ona aşığım." Babası onu inceledi. -"Senin için seçeceğim bir adam olmazdı." -"Roman olduğu için mi?" -"Hayır, yaralı bir aslana benziyor ve yaralı hayvanlar her fırsatta etraflarına saldırırlar. Onlardan daha tehlikelisi yoktur." (Tehlikeli Aşk)
  • Burası çok karanlık ve gittikçe soğuyor... (Düşler Evi)
  • "Söylesene tatlım, Liam gibi güçlü ve zengin bir adam, politik açıdan hiçbir önemi olmayan, değersiz bir yük taşıdığı aşikar olan, ufak Fransız gemisini neden ele geçirsin?" "Bilmiyorum." "Çünkü o yük sadece başkaları için değersizdi Katherine. Liam için kesinlikle değersiz değildi. Onun için paha biçilemezdi." (Oyun)
  • Muhteşem bir kırmızı gül... Genç kadın şaşırarak duraksadı. Sersemlemiş bir halde Stephen 'a baktı; genç adam tembelce ona bakıyordu. "Bunu nereden buldun?" "Tuhaf bir durum değil mi? Kış ortasında bir gül. Senin için, benden bir hediye" (Gülün Sözü)
  • "Neredeyse kazanacaktım" "Zaferin yanına bile yaklaşamadın Bayan Hugnes. Yaklaşamayacaksın da. Eğer benimle savaşmak istiyorsan o başka." "Bir gün senin mezarının üzerinde keyifle dans edeceğim, adi herif" "Ona ne şüphe." (Bir Avuç Aşk)
  • Düğün gününde tüm gelinler aşıktır... (Aşka Yelken Açanlar)
  • - "Ve ben sinir bozucuysam, sen de dayanılmazsın. Bu yüzden bu kadar uyumluyuz." (Tehlikeli Aşk)
  • "-Sarhoş olmayacağına söz vermiştin!" -"Olmadım ki, Alekşandra, yemin ederim tek bir damla bile viski içmedim" -"Leş gibi viski kokuyor ve sallanıyorsun, baba." dedi Alexandra. -"Tek bir damla bile vijki ijmedim"dedi babası dili sürçerek. "Jindi, jin!" (İmkansız Aşk)
  • Erkekler akıllı kadınlardan hoşlanmaz ... (Aşka Yelken Açanlar)
  • -"Yalnızlık ödenecek küçük bir bedel." (Yemin)
  • " Aşkın mantıkla ilgisi yoktu ve asla da olamazdı; mantığa tamamen ters düşen bir kavramdı. Aşk zihin gücünde değil, yürek gücündeydi. " (Gülün Sözü)
  • “Neden bana iyilik yapıyorsunuz?” “Ben kötü bir adam değilim,Alexandra. İddia ettikleri gibi kalpsiz de değilim.” (İmkansız Aşk)
  • “İnsan doğası gereği, zaman zaman aramızda tartışmalar da yaşanacak. Az önce şahit olduğum öfke bunun bir ispatıysa kimi zaman hararetli tartışmalar da yapabiliriz. Ama bu ne birbirimize verdiğimiz yemini ne de kalbimdeki duyguları değiştirebilir.” (Kusursuz Gelin)
  • “Ne kadar tuhaf,” dedi. Devlin durdu ama dönmedi. “Aşk ile nefret bir paranın iki yüzüdür derler. Bunun ne demek olduğunu anlamazdım.” Devlin daha da sert görünüyordu, dönüp kadına baktı. Virginia acı acı gülümsedi. “Dün gece sevinç ve aşkla kendimi sana verdim.” Devlin yüzünde ve gözlerinde hiçbir ifade olmaksızın ona bakıyordu. “Bugün senden sadece nefret ediyorum.” Virginia bu acı sözleri söylerken bile pişmanlık duyuyordu, böyle zalim sözler ettiği için kendinden de nefret ediyordu. Devlin’in yüzü çarpıldı ve başını eğdi. “Bu hakkındır. İyi günler, Virginia.” Çıkıp gitti. (Bir Avuç Aşk)
  • Genç papazın tombul karısı, kilisedeki heyecanla şaşkına dönmüştü. Papaz Ariella’ya döndü. “Ve sen, Ariella de Warenne, bu adamı hastalıkta sağlıkta, iyi günde, kötü günde, ölüm sizi ayırana kadar kocan olarak kabul ediyor musun?” Emilian’la göz göze geldiler. Genç adamm tavırları biraz ağırbaşlı ve biraz sertti. Daha önce bu kadar kararlı bir adam görmemişti, özellikle de kendi düğününde. Ariella hakkında şüpheleri mi vardı? Bu bir şeyi değiştirir miydi? Yolculukları başlamıştı ve artık hiçbir şey, hiç kimse onları durduramazdı. “Ariella?” diye sordu Emilian. Ona gülümsedi. “Bu adamı ölüm bizi ayırana kadar kocam olarak kabul ediyorum.” Emilian’m gözlerinden, rahatladığı belli oluyordu. (Tehlikeli Aşk)
  • Sean tek dizinin üzerinde yere çöktü. “Bunu hak etmesem de bana kanm olma lütfunda bulunur musun? Sana değer vermeme, seni el üstünde tutmama ve hayatımın sonuna dek sevmeme izin verir misin? Çocuklanmı doğurup evimi çekip çevirir misin? Aklımı başıma toparlamakta bundan daha erken davranmadığım için beni affeder misin?” (Kaçak Gelin)