Kitap Künyesi

Yazar: Mary Shelley

Çevirmen: Nagihan Çakır

Editör: Alican Saygı Ortanca

Tasarımcı: Hamdi Akçay

Orijinal Adı: Mathilda

Yayın Evi: İthaki Yayınları

İSBN: 9756053758853

Sayfa Sayısı: 128

--reklam--

Mathilda Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Frankenstein’ın yazarı Mary Shelley’nin, öldükten sonra ardında müsvedde halinde bıraktığı bütün romanları ve öyküleri arasında tamamlanmış yegâne eser olan Mathilda, ilk kez Türkçede.

1819’da yazılmasına rağmen aksaklıklar sebebiyle yayımlanamayan ardından da unutulan bu gotik novella ilk kez 1959 yılında okur karşısına çıktı. Mary Shelley’nin tüm yazılarında olduğu gibi yine pek çok otobiyografik öğe barındıran eser, muhtemelen Shelley’nin kendi hayatından en çok esinlendiği eseri.

Mathilda, yazarın annesi Mary Wollstonecraft, babası William Godwin ve eşi Percy Bysshe Shelley ile olan ilişkilerini anlamak için önemli bir belge niteliği taşıyor. Bir babanın kızına olan aşkı, toplumdan soyutlanma ve ölüm gibi anlatması zor konular hiçbir şekilde otobiyografik olmayan olaylar üzerine kurgulansa da, üç ana karakter açık bir şekilde Mary’nin kendisi, Godwin ve Percy Shelley olarak görülebilir ve kitap içerisindeki rolleri de kolaylıkla gerçeklere tekabül edecek şekilde yorumlanabilir.

Bu kitapta Mathilda ile birlikte, kitabın ilk taslağı olan Hayaller Âlemi de okur karşısına çıkıyor.

--reklam--

Mathilda Alıntıları - Sözleri

  • ”güvenmek sevmekten daha değerli, zamanla anlarsın.”
  • “Bir şeyin sana ait olduğunu anlamak için onu özgür bırak Mathilda"
  • Sevgiyle güzelleşmeyen insanlardan kork, Mathilda. Onları hiçbir şey mutlu etmez...
  • Bak Mathilda, insanlar için gözlerini feda etsen, zaten kördü derler.
  • İnsanın yüreğine yok edilmiş umuttan daha acı bir kederi başka ne verebilir ki?
  • "Nedir bu ölüm? Seni bir daha görememek mi? Kendi parçamdan ayrılmak mı?"
  • Güvenmek sevmekten daha değerli, zamanla anlarsın..
  • Bak Mathilda, insanlar için gözlerini feda etsen, zaten kördü derler
  • "Nedir bu ölüm? Seni bir daha görememek mi?"
  • ”güvenmek sevmekten daha değerli, zamanla anlarsın.”
  • Bu dünyanın sakinleri öyle çok acı çekiyor ki…
  • Güvenmek sevmekten daha değerli, Zamanla anlarsın..

--reklam--

Mathilda İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Mary Shelley okumayı seviyorum. Kaleminde hiçbir zorlama yok, kelimeler ilk doğduğunda o cümlelerin içinde doğmuş gibi. Samimi ve sıcak. Sanırım Mary doğuştan yetenekli, şair ruhlu diye bahsedilen o kişilerden. Tanıyor olduğum için mutluyum. Tüm hüznüne rağmen hayat dolu. Hayattan vazgeçmiş karakter Mathilda'yı okurken bile hayatın içindeydi. Ölümü kitabın her sayfasında hissettim, sürekli yitip giden bir şeyler vardı. Sanırım Mathilda'ydı. Mathilda'yı anlıyorum. Woodville'ı da öyle. İkisinin de amaçları var, farklı dünyalarda. Umarım başarmışlardır. (g)

Puanım 3/5 (%65/100) Genel olarak hoşuma giden bir kitap oldu. Ölüm döşeğinde olan Mathilda kimseye anlatamadığı hikayesini tek arkadaşı olan Woodville'e yazarak anlatmaya karar verir. Ebeveynlerinin çocukluğundan başlayıp gençliğine kadar olan olayları detaylı şekilde anlatıyor. Benim spoiler olarak düşündüğüm fakat her yerde reklamı bu şekilde yapıldığı için bir şeyden bahsedeceğim. Kitaptaki en önemli olay Mathilda'nın babasının mektup ile kızına aşkını açıkladığı kısım. Bu yüzden kitap zamanında çok eleştirilmiş zaten. Konusu oldukça ilgi çekici, karakterleri gerçek ve trajik bir kitap. Gotik elementler boldu. Bir sürü önemli yazarlara göndermeler vardı: Dante ve birçok romantik yazar (Coleridge, Wordsworth, Blake vb.). Yazarın tonu kitabın konusuna çok uymuş. Mathilda'nın olayları anlatışı, betimlemeler ve karakterler çok hoşuma gitti. İçerisindeki gotik elementler ve ensest temasını işlediği için Karanlık Kitaplık serisine eklendiğini düşünüyorum çünkü korku ve gerilim olan kısımlar yoktu. Mary Shelley'nin hayatını biraz araştırırsanız kitabın aslında otobiyografik özellikler taşıdığını da fark edebilirsiniz. (Mert Öncel)

Spoiler olabilir!: Selamlar İthaki'nin karanlık kitaplık dizisinden çıkan Mathilda'nın yorumu ile sizlerleyim. Kitabın yazarı Mary Shelley'i hepimiz Frankenstein kitabı ile tanıyoruz. Benim ise yazarla tanışma kitabım Mathilda oldu. Kitabın konusu biraz spoilerlı o yüzden okumak istemezseniz diğer paragrafa geçebilirsiniz hemen. Kitapta bir yasak aşk söz konusu. Doğumundan hemen sonra annesini kaybeden Mathilda, babasının da onu terk edip dünyayı dolaşmaya çıkması üzerine uzun yıllar yalnız kalır. 16 yaşına geldiğinde ise babası tekrar döner ve bu dönüş ile mutlu bir baba kız ilişkisi başlar ama tabi bu bir tek Mathilda için öyledir. Babası ise kızına aşık olmuştur ve bu hislerinden utanç duyar. Kitabı bize anlatan Mathilda'dır. Bu durumun getirdiği etkileri ve sonuçları görürüz kitabın geri kalanında. Yoruma gelecek olursam, kitabı genel olarak beğendiğimi söyleyebilirim ama öyle müthiş bir eser diyemem. Yazarı tanımak ve diline alışmak için güzel bir başlangıç olduğunu düşünüyorum. Çok akıcı ve çok çabuk okunan bir eser. Ben de çok kısa bir sürede bitirdim yavaş okumama rağmen. Kitap Mary Shelley'nin hayatından büyük izler taşıyor. Kendi yaşamındaki kişileri kitapta çok net olarak görebiliyoruz. Yazıldığı dönemde içeriğinden dolayı basılamayan kitap ancak 140 yıl sonra okuyucu ile buluşmuş. Özetleyecek olursam eğer hızlıca okunacak akıcı bir şeyler arıyorsanız Mathilda bu kategoride bir kitap. (Zek)

--reklam--

Mathilda PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Mary Shelley - Mathilda kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Mathilda PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Mary Shelley Kimdir?

1797 yılında Londra'da doğdu. Babası William Godwin, radikal siyasal görüşleriyle tanınan bir yazar, annesi Mary Wollstonecraft ise dönemin etkili bir kadın hakları savunucusuydu. Annesi doğumu sırasında ölünce, babası tarafından büyütüldü ve doğal olarak ondan ve arkadaş çevresinden oldukça etkilendi. Bu şartlar altında edebiyat ve felsefe'nin başlıca ilgi alanları olması kaçınılmazdı. Çocukluğunun büyük bölümünü kitap okuyarak, hikayeler yazarak geçiren Mary 1814'de, dönemin en gözde romantik şairlerinden Percy Bysshe Shelley'e aşık oldu. Percy Shelley'in evli olması nedeniyle İsviçre'ye kaçmak zorunda kaldıklarında Mary henüz 17 yaşındaydı. Babası William Godwin bu ilişkiye karşı çıktı. İki sevgili, Percy'nin eşinin 1816'da ölümünden sonra Londra'ya dönüp evlenebildiler. Ardından İtalya'ya yerleştiler.

Frankenstein'in düşüncesi; Mary'de, 1816 yazında yarı uyanık olarak gördüğü bir kabus sebebiyle oluştu ve hikayeyi geliştirmesi için eşi tarafından desteklendi. Frankenstein ya da Modern Prometheus 1818 başlarında yayımlandı. Romanın doğuşunda, İngiltere'deki sanayi devriminin, Locke ve Hobbes gibi düşünürlerin etkisini de görmek mümkündür. 1822 yılında eşini bir tekne kazasında kaybeden Mary, Londra'ya döndü ve 1851 yılında ölünceye kadar profesyonel yazarlık yaptı. Frankenstein; kuşaktan kuşağa bir korku klasiği olarak aktarılsa da, öyküde doğrudan korkuya yapılan bir gönderme yoktur aslında. Katil, canavar denilen yaratık ve yaratıcısı Dr. Frankenstein kurbandır aslında. Modern çağa ve rasyonel aklın egemenliğine karşı romantik başkaldırının metaforudur onlar. Yani toplum dışına itilen, kendi savaşını veren ve bu savaşta yenilen farklı insanların acıklı öyküsüdür.

Daha çok Frankenstein ile anılan Mary Shelley ayrıca, Lodore, Falkner (1837), Perkin Warbeck ve insanlığın yavaş yavaş yok oluşunu inceleyen ve 1826'da yayımlanan apokaliptik bir roman olan The Last Man'in de yazarıdır.

--reklam--

Mary Shelley Kitapları - Eserleri

  • Frankenstein ya da Modern Prometheus
  • Frankenstein
  • Ölümlü Ölümsüz
  • Frankenstein Cilt 1
  • Maurice, ya da Balıkçının Kulübesi
  • Frankenstein Cilt 2
  • Mathilda
  • Karanlık Yazılar
  • Son İnsan
  • Transformation

--reklam--

Mary Shelley Alıntıları - Sözleri

  • Ah beklenti, sen ne korkunç şeysin, hele bir de ümitten ziyade korkuyla beslendiğinde! (Karanlık Yazılar)
  • Ey insanoğlu, çiçeklerle bezenmiş yeryüzündeki tüm miras hakkından el çek, yeryüzünden sana kalabilecek tek şey, ölülerin gereksinim duyduğu küçük bir çukur. (Son İnsan)
  • "Kederim seninkinden büyük çünkü pişmanlığın acı iğnesi, ölüm beni alana kadar yaralarıma batmayı bırakmayacak." (Frankenstein)
  • Bir kötülük başka bir kötülüğü yaratır. (Maurice, ya da Balıkçının Kulübesi)
  • Ayrım gözetmeksizin her şeyi öğrenmek de istemiyordum. İtiraf edeyim, ne dillerin yapısı, ne hükümetlerin işleyişi, ne de çeşitli devletlerin siyaseti çekici geliyordu bana. Öğrenmek istediğim, yerin ve göğün sırlarıydı: Beni ister eşyanın dış görünüşü, ister doğanın iç düzeni, isterse insanın gizemli ruhu zapt etmiş olsun, araştırmalarım hep metafiziğe, ya da bu kelimenin en yüksek anlamıyla dünyanın fiziki sırlarına yönelikti. (Frankenstein ya da Modern Prometheus)
  • İnsanın iyiliğine nasıl inanırım artık? (Frankenstein Cilt 1)
  • Ben okumayı Bayan Barnet'in İncil'inden öğrenen çocuklardan biriyim. O 'iyi komşuluk karşılığı' diyerek bunun için para almazdı ama her Pazar ona bir sepet sebze ve meyve götürür, her güz bizim en iyi elma şarabımızdan bir düzine verirdik. (Maurice, ya da Balıkçının Kulübesi)
  • ... dünya bir lahit, gökyüzü bir yeraltı mezarı, biz ise yürüyen ölüleriz. (Karanlık Yazılar)
  • Tanrı'nın yarattığı Adem'in bile Havva'sı vardı. Benim kimim var? Herkesin tek başına bıraktığı yapayalnız bir kişiyim ben. (Frankenstein)
  • Beni sadece kararlılığımın verdiği güç ayakta tutuyordu. (Frankenstein Cilt 1)
  • Ah o sonu gelmez zamanın ağırlığı! O bir türlü geçmek bilmeyen saatlerin bezdiriciliği! (Ölümlü Ölümsüz)
  • Tek tesellim yalnızlıktı; derin, kapkaranlık, ölüm gibi bir yalnızlık. (Frankenstein ya da Modern Prometheus)
  • İhtiras kusur değildir. Deli, genellikle öngörülü olduğunu sanan kişidir.Ve bazen, habercilerimizin örneğinde olduğu gibi, hayal kurmaya devam etmek gerekir... Gerçeğe dokunabilmek için... (Frankenstein Cilt 1)
  • Ancak yapmamaları gereken şeyi yapan insanlar, işledikleri suçun hayır getirdiğini nadiren görürler. (Maurice, ya da Balıkçının Kulübesi)
  • Bak Mathilda, insanlar için gözlerini feda etsen, zaten kördü derler. (Mathilda)
  • “Bir şeyin sana ait olduğunu anlamak için onu özgür bırak Mathilda" (Mathilda)
  • "Nedir bu ölüm? Seni bir daha görememek mi? Kendi parçamdan ayrılmak mı?" (Mathilda)
  • Ölüm her zaman, yüzüstü bıraktıklarını, birbirinde ayıracağı vakitten önce acı çektirerek yakınlaştırır. (Frankenstein Cilt 1)
  • Daha doğuşundan beri dev olarak adlandırdığım aşkım, umutsuzlukla mücadele ediyordu. Savaş alanı olan yüreğim birisinin demir ökçesiyle yaralanmış, ötekinin sel gibi akan gözyaşlarıyla ıslanmıştı. (Son İnsan)
  • ”güvenmek sevmekten daha değerli, zamanla anlarsın.” (Mathilda)