Kitap Künyesi

Yazar: Cassandra Clare

Çevirmen: Zeynep Heyzen Ateş

Orijinal Adı: Clockwork Angel

Yayın Evi: Artemis Yayınları

İSBN: 9786054377770

Sayfa Sayısı: 536

--reklam--

Mekanik Melek Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

On altı yaşındaki Tessa Gray, ağabeyini bulmak için okyanusu aşıp Kraliçe Viktorya'nın hükmü altındaki İngiltere'ye geldiğinde,

onu korkunç bir sır bekliyordu. Londra'nın Aşağıdünya'sının ıssız sokaklarını vampirler, büyücüler ve diğer doğaüstü yaratıklar ele geçirmişti. Kaosun yerine düzen getirmekse yalnızca Gölgeavcıları'na, kendilerini dünyayı iblislerden kurtarmaya adamış savaşçılara düşüyordu.

Pandemonium Kulübü'nde çalışan Kara Kardeşler tarafından kaçırılan Tessa, sonunda kendisinin de bir Aşağıdünyalı olduğunu öğrenecekti. Üstelik ender bulunan bir yeteneğe sahipti. İstediği zaman bir başkasına dönüşebiliyordu.

Kulübün kendini sır gibi saklayan yöneticisi Magister'ın niyeti ise,

Tessa'yı ve gücünü ele geçirmekti.

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Mekanik Melek Alıntıları - Sözleri

  • “Bazen,” dedi Jem, “hayatımız o kadar hızlı değişir ki, zihnimiz ve kalbimiz buna uyum sağlayamaz.”
  • "Sana yeni kitaplar alırım."
  • "Kitaplar söz konusu olduğunda, insan her zaman temkinli davranmalı," dedi Tessa. "Ve bütün kitaplar tehlikelidir çünkü kelimeler bizi değiştirme gücüne sahiptir."
  • Artık gerçeği bildiğine göre asla geri dönemezsin.
  • “Eğer dünyada sizi seven, sizi umursayan hiç kimse yoksa gerçekten varolduğunuz söylenebilir miydi?”
  • İki dünya arasında hayat bir yıldız gibi parlar Gece ve yas ufkun sınırında bekler Kim olduğunu insan ne kadar geç anlar Kim olabileceğini ne kadar geç çözer - Lord Byron
  • Bırak onu öpmeyi, dokunmaya dahi cesaret edemiyorum Dudakları mühürlü evet bir lütuf bekliyorum Kısa ve acı lütuf, günaha atılan bir adım Yine de ne kadar tatlı, elimde olmadan ona gidiyorum - Algerno Charles Swinburne
  • Eğer dikkatli bakarsan, saçmalıkların aslında çok anlamlı olduğunu görürsün
  • Herkes sevdiğini öldürür, Bu böyle biline, kimi bir bakışla yapar Kimi iltifatkar kelimelerle. Korkak, bir öpücükle öldürür, Cesur olansa kılıcının darbesiyle. - Oscar Wilde, Reading Zindanı Baladı
  • Ancak güçsüz zihinler şiirden ve edebiyattan etkilenmeyi reddeder.
  • Only the very weak-minded refuse to be influenced by literature and poetry..
  • “‘Fiziksel olarak ne dolduğunun’ dedi, ‘erkek veya kadın, güçlü veya güçsüz, hasta veya sağlıklı, kalbindekilerle kıyaslandığında bir önemi yoktur. Eğer savaşçı ruhuna sahipsen, savaşçısındır. Bir lambanın üzerini hangi renkte, hangi biçimde, hangi tasarımda gölgeliklerle örtersen ört içindeki ateş aynı kalır. Sen o ateşsin.”
  • "Hayaller tehlikeli olabilir."
  • Will cennetten düşmeden önce, tıpkı Lusifer gibi gülümsedi.
  • “Ve bütün kitaplar tehlikelidir çünkü kelimeler bizi değiştirme gücüne sahiptir.”

--reklam--

Mekanik Melek İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Başlamayın, akıl sağlığınız için seriye başlamayın. Son kitapla birlikte Cassandra Clare'ı mezara sokmak isteyeceksiniz. Seriyi bitireli çok oldu ama nefretim dinmedi . Olayları hatırladıkça deliriyorum, her şey o kadar saçma ki. Tessa hala "En Nefret Ettiğim Kitap Karakterleri Top 10 " listesinde zirvede. Her şey bir yana Will'in çevresindeki insanlara davranışlarının sebebi o kadar saçma bir şeye bağlanıyor ki , ya hiç mi araştırmaz kimseye söylemez nasıl nasıl nasıl ? Daha fazla o ruh haline girmek istemiyorum, serzenişlerimi sonlandırıyorum. Seriye dair sevdiğim tek şey Will ,Will ve Wil. Bu arada Ölümcül Oyuncaklar serisini okuduysanız, Jace ve Will arasındaki benzerlikleri eminim fark edeceksinizdir ki zaten bu benzerliklerin sonu benim çok şaşırdığım hatta gözlerimi dolduran bir olaya bağlanıyor. İki favori karakterim ve mükemmel bağlantıları .... (Ecem Parlar)

Pek çok Gölge Avcıları Dünyası okuyucusu, Cehennem Makineleri serisinin Ölümcül Oyuncuklar serisinden daha iyi olduğunu söylüyor ve onlara hak veriyorum. Kesinlikle, Cehennem Makineleri'nin, Ölümcül Oyuncaklar serisinden daha ağır başlı ve daha güzel bir işleyişe sahip. Olay akışı ve karakterlerin kurguya yedirilmesi daha yoğundu, Ölümcül Oyuncaklar'ı ele geçiren Clary ergenliği olmayınca sanırım karakterler biraz daha ağır başlı geldi ve hepsinin toyluğu da en ağır başlılıkları kadar sevimliydi. Yani, Ölümcül Oyuncukları okurken en çok takıldığım şey karakterlerdi. Clary'i hiç sevmemiştim, Jace'e de ısınamamıştım çünkü etrafındaki herkesi sevip, onları sevdiğini göstermekten son derece acizdi ki, Cehennem Makineleri serisinde Will'le tanışınca anladım ki bütün Herondale'ler için söz konusu durum aynıymış... Galiba sadece Edmund Herondale bu zinciri kırmış olacak ki, o sevdiğini asla kimseden saklamakla uğraşmayacak kadar açık yürekli bir Herondale'di. Eh, hazır karakterlere değinmişken... Will'i de çok sevmediğimi sanırım itiraf etmeliyim. Ben naif erkekleri seviyorum, bad boy havalarına bürünmüş "Bütün kızlar bana tapar" düşüncesinde olan erkek karakterlerden bunalmışım artık... O yüzden Will'e ısınamadım ama onun arkasında çok gizemli bir hikâyenin yattığı düşüncesi kitabın içine serpiştirilmişti. Öte yandan Bane Günlükleri'nde tanıdığım Edmund Herondale yüzünden, Will'e ne olduğunu ve Galler'den neden kaçtığını merak ediyorum. Yani Will için aslında şu an için nötr'üm. Belki de Magnus gibi düşünüyorum... Will güzel, son derece yakışıklı ve dikkat çeken bir karakter. İnsanın kalbini çalıyor ama bütün o güzelliğin arkasında bir karanlık var ve insanın ona hayran olmasına engel oluyor. O yüzden arkadaşlar, benim bu kitaptaki favori shipim elbette ki Tessa ve Jem oldu! Ayrıca, Tessa son derece sevimli bir ana karakterdi. Clary'nin bencilliğinin emaresini bile azıcık gördüğümüz Tessa'nın kitap kurdu oluşu, meraklı oluşu ve etrafına yaydığı havayı çok sevdim ve onu okumak gerçekten keyifliydi. Diğer yandan Jem ile arasında gelişen o ılımlı havayı gerçekten sevdim ve çoğu Tessa&Jem sahnesinde, aklıma Will gelmedi bile. Will ve Tessa'nın ilişkisi bir tık zorlama gibi geldi, belki bu durum devam kitaplarında değişir bilemiyorum ama Tessa ve Jem shipini terk edecek gibi değilim. Çünkü Jem aşırı sevimli bir karakter. Çok güçlü, kimse onun ne kadar iradeli olduğunu göremese bile son derece irade sahibi bir karakter. Yaşadığı bütün o korkunç deneyimlere rağmen hâlâ ayakta durabiliyor ve savaşmaya devam edebiliyor. Böyle karakterleri takdir ederim o yüzden, benim gözümde bu kitabın kahramanı Jem oldu... Ve eklemek isterim ki... Sadece 3 bölüm kendini gösteren Magnus Bane, bütün kitaptan keyif almama sebep oldu. Açıkçası, adının geçmesi bile beni keyiflendiriyor ve ben bir karakteri neden bu kadar çok sevdiğime hâlâ anlam verebilmiş değilim. Yani, Ölümcül Oyuncaklar serisinde de o kadar ön planda olan bir karakter değildi ve minicik sahnelerinde bile hemen içim ısınıyordu. İtiraf etmeliyim ki, koskoca seriye sadece yan karakter olan Magnus Bane için başladım. :') (s.)

Gölgeavcıları evreni favori evrenlerimden biridir Hatta ilk göz ağrım bile diyebilirim Kitap aşığı olmama sebep 1. Cassandra Clare 2. Rick Riordan’dır… İki yazarı da defalarca kez okurum ama bıkmam diyebilirim Kısa bir GÖLGE AVCILARI EVRENİ: Evren aslında Ölümcül Oyuncaklar serisi ile başladı (21. yy, New York). Ardından seri tutulunca evreni genişleten Cehennem Makineleri serisi geldi (19. yy, Londra). Onun peşine ek kitaplar geldi. Ardından Karanlık Sanatlar serisi (21. yy, Los Angeles) ve En Büyük Lanetler serisi geldi. En son çıkan serimiz ise Son Saatler oldu (20. yy, Londra). Anlayacağınız evren jenerasyonlar sırayla ele alınarak büyüyor GÖLGE AVCILARI EVRENİ KONUSU: Gölge avcıları melek kanına sahip savaşçı bir ırktır. Vampirlerin, kurtadamların, perilerin, iblislerin ve büyücülerin gerçek olduğu dünyada insanlığın koruyucularıdırlar. Ancak varlıkları sıradanların/insanların dünyası için bir gizemdir. Onlar tüm o kötülükler gibi “gölgeler dünyası”na aittir. Orada kötülükle savaşır ve düzeni sağlarlar. MEKANİK MELEK KONUSU: 19. yy Londra’sı.. Tessa Gray Amerika’daki evinden teyzesini kaybedince bu gri şehre abisinin yanına gelmiştir. Ancak abisi yerine onu limanda karşılayan 2 kız kardeş onu tutsak ederler ve ona işkence ederler. Çünkü Tessa bir insan değildir, o gölgeler dünyasına aittir. Varlığından bile haberi olmadığı bir yeteneği vardır, o istediği kişinin kılığına bürünebilen bir biçim değiştiricidir Ancak bir gün onu hapsinden kurtarmaya gelen siyahlar içindeki savaşçılar sayesinde hayatı değişir. Yeni tanıştığı bu dünyayı öğrenmekte ve tehlikelerle yüzleşmeye başlamaktadır. En büyük tehlike ise kendisini Usta olarak tanıtan yarattığı otomatlarla gölge avcılarını bitirmeye ve dünyayı ele geçirmeye çalışan kişidir! YORUMUM: Üçlemenin ilk kitabı olarak daha çok evrene giriş havasında olduğunu söylemeliyim. Ancak eski İngiltere dönemi ve fantastik evren karışımı sanki kahvenin yanına yediğiniz çikolata gibi ihtiyacınız olduğunu bilmediğiniz bir sonuç çıkarmış ortaya Kitapta her bölüm başında farklı şairlerden alıntılar mevcut. Ayrıca ana karakterlerimiz tam bir İngiliz edebiyatı tutkunu da olunca edebi alıntılar birbirini kovalıyor desem yeridir Bir fantastikte Brontë, Shakespeare, Dickens ve daha nicesini görmenin bu kadar güzel olacağını tahmin bile edemezdim ÖZETLE, bu evrene başlamak isteyenler için: evren çok kitaplı biliyorum ama gözünüz korkmasın. Zaman çizelgesini de ele alırsak bu kitapla başlamak evrende daha düzgün ilerlemenize sebep olabilir O yüzden şiddetle her fantastik severe öneririm Kitaplarla ve sevgiyle kalın (Bibliophage)

--reklam--

Mekanik Melek PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Cassandra Clare - Mekanik Melek kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Mekanik Melek PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Cassandra Clare Kimdir?

Cassandra Clare, ilgisini romanlara yöneltmeden önce uzun yıllarca Hollywood Reporter’da gazeteci olarak çalıştı. “Ölümcül Oyuncaklar” serisi birçok çoksatar listesinde yer aldı. 2009’un yıldızlarından birine dönüştü. Cassandra, Brooklyn’de yaşıyor.

 

--reklam--

Cassandra Clare Kitapları - Eserleri

  • Mekanik Melek
  • Kemikler Şehri
  • Düşmüş Melekler Şehri
  • Kayıp Ruhlar Şehri
  • Mekanik Prens
  • Camlar Şehri
  • Küller Şehri
  • Mekanik Prenses
  • Cennet Ateşi Şehri
  • Ebedi Öpücük
  • Demir Yılı
  • Gölge Avcısı’nın El Kitabı
  • Bane Günlükleri
  • Geceyarısı Leydisi - Karanlık Sanatlar Birinci Kitap
  • Yazdan Geriye Kalanlar
  • Gölge Avcısı Akademisi'nden Hikayeler
  • Bakır Eldiven
  • Bronz Anahtar
  • Gölgelerin Lordu
  • Gümüş Maske
  • Hava ve Karanlık Kraliçesi
  • What Really Happened in Peru
  • Chain of Gold
  • Kırmızı Büyü Yazmaları
  • The Lost Book of the White
  • Ghosts of the Shadow Market
  • Kayıp Ak Kitap
  • Chain of Iron
  • The Golden Tower (Magisterium 5)

--reklam--

Cassandra Clare Alıntıları - Sözleri

  • "Ya, gerçeği söylediğim için onu kaybedersem?" "Ya, sakladığın için kaybedersen?" (Kırmızı Büyü Yazmaları)
  • Christopher looked terribly alarmed. “Oh, what ho, tears,” he said helplessly. (Chain of Iron)
  • Ben mutlu şeylerle bağ kurma konusunda hep sorun yaşamışımdır. (Yazdan Geriye Kalanlar)
  • "Bir dost, seni asla tehlikeye atmaz." (Bronz Anahtar)
  • Şimdi sırrı gün yüzüne çıkmaya her zamankinden de yakınmış gibi geliyordu. Keşke onlara gerçekleri anlatabilseydi. Keşke Call'un Constantine'den farklı olduğuna inanabilselerdi. (Bronz Anahtar)
  • "Güzelliğin solmadığı, hiçbir şeyin eskiyip çürümediği, neşenin bilgelik ve zamanın sonsuz bir şarkı olduğu yerde seni öpüyorum ve dünya yitip gidiyor." -William Butler (Chain of Gold)
  • Her nereye gidersen, geleceğim; Öldüğün yerde ölecek ve orada gömüleceğim: İzin versin buna Meleğim ve fazlasına ölüm bizi ayırana dek —Parabatai andı (Gölge Avcısı’nın El Kitabı)
  • "Çoğu kimse üzüldüğünde veya korktuğunda değil hayal kırıklığına uğradığında ağlar." (Kemikler Şehri)
  • Herkes sevdiğini öldürür, Bu böyle biline, kimi bir bakışla yapar Kimi iltifatkar kelimelerle. Korkak, bir öpücükle öldürür, Cesur olansa kılıcının darbesiyle. - Oscar Wilde, Reading Zindanı Baladı (Mekanik Melek)
  • "Hadi yarın bisikletle Robin Ridge'e gidelim." "Hep beraber mi?" Eli'ın kaşlarının arasındaki çizgi göründü. "Eh, tabii," dedi. "Sen ve ben." Hep beraber. (Yazdan Geriye Kalanlar)
  • İyiler acı çeker, kötüler serpilip gelişir ve bütün ölümlüler dünyayı terk eder. (Mekanik Prenses)
  • 'Her biri konuştu büyük bir kibirle Ve gönlünün en aziz kardeşine hakaretle... Ayrıldılar ki bir daha hiç görüşmemecesine!' (Mekanik Prens)
  • "Kimse gerçekleri sahiplenemez," diye mırıldandı Cristina. "Onlar asla değişmez." (Hava ve Karanlık Kraliçesi)
  • "Bu oğlanlara bir borcum var. Bu borcu da bir sonraki Makaris nesline zarar gelmemesini sağlayarak ödeyeceğim. Ben yaşlı bir kadınım ve büyük kayıplar yaşadım fakat ölmeden önce ikinizin de güvende olduğunuzdan emin olmak istiyorum. Callum ve Aaron, siz daha iyi bir gelecek ümidimsiniz." (Bronz Anahtar)
  • İki dünya arasında hayat bir yıldız gibi parlar Gece ve yas ufkun sınırında bekler Kim olduğunu insan ne kadar geç anlar Kim olabileceğini ne kadar geç çözer - Lord Byron (Mekanik Melek)
  • "Sana kimse değer vermezse gerçekten var olabilir misin?" (Mekanik Prens)
  • "Ayrıntılara takılmasak?" dedi Magnus. "Sorun şu ki... Pardon, adınız neydi?" Goblin burnunu çekti. "İlla öğrenmek istiyorsan, Kethryllianalæmacisii." "Sahi mi? Pekala, Keth... Size Keth diyebilir miyim?" "Hayır." (Kayıp Ak Kitap)
  • "Aile üyeleri sarmaşıklar gibi sıkıca bağlıdır. Ve bazen, sarmaşıklar gibi, öldürecek kadar sıkıca bağlanırlar." (Küller Şehri)
  • Savaşı kazanmayı sağlayan bir silah değildir, silahı kullanan Nefilim’dir. (Gölge Avcısı’nın El Kitabı)
  • "Eylemlerden söz etmiyorum," dedi Julian. "Sana karşı duygularım hep aynıydı. Hiçbir şey beni seni sevmekten vazgeçiremiyordu. Yavaşlatmıyordum bile. Bir çare bulmalıydım." Emma'nın boğazı düğümlendi. "Ne yaptın?" "Magnus'a gittim," dedi Julian. "Bana bir büyü yapmayı kabul etti. Ama bu tür büyülerin, insanların duygularıyla oynayanların yani, tehlikeli yan etkileri olabilirmiş ve..." "Duygularla oynayanlar mı?" Emma bir adım gerilediğinde, Julian'ın elleri düştü. "Ne demek bu?" "Magnus duygularımı aldı, Emma. Senin için hissettiklerimyok oldu." "Anlayamıyorum." Emma insanların gayet iyi anladıklanı durumlarda bu lafı etmelerini saçma bulurdu. Ama şimdi nedenini biliyordu. Aslında bir tepkiydi. Söylediğin gerçek olamaz, sana inanamıyorum, demek istiyorlardı. Bana bunun gerçek olmadığını söyle. (Hava ve Karanlık Kraliçesi)