Kitap Künyesi
Yazar: Jennifer L. Armentrout
Çevirmen: Bilge Zileli Alkım
Orijinal Adı: Half-Blood
Yayın Evi: Dex Yayınevi
İSBN: 9786050905809
Sayfa Sayısı: 340
--reklam--
Melez Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Hematoi ırkı, tanrılarla yaratıkların soyu. İki Hematoi çocuğu Safkan sayılıyor ve tanrısal güçlere sahip oluyor. Hematoilerle ölümlülerin çocukları olan Melezlerde ise bu güçler yok. Bu melezlerin sadece iki seçeneği var: eğitimli birer Avcı olup iblis avlayabilir ya da Safkanların evlerinde kölelik yapabilirler.
Bir Melez olan Alexandria, yaşamını tuvalet temizleyerek geçirmek yerine tehlikeye atmaya razı ama bunu da yüzüne gözüne bulaştırabilir. Avcılık öğrencilerinin uyması gereken belli kurallar var. Alex'in bu kuralların hepsiyle başı dertte ama en fazla birinci kural onun için büyük sorun:
Safkanlarla Melezler arasında ilişki yasak.
Ne yazık ki Alex, Safkan Aiden'a çok fena âşık. Ancak bu aşk onun tek büyük sorunu değil; daha büyük bir sorun, okuldan mezun olana kadar hayatta kalmak ve bir Avcı olmak. Görevinde başarısızlığa uğrarsa ölümden ya da kölelikten de kötü bir son onu bekliyor: bir iblise dönüşmek ve Aiden'ın avı olmak.
Daha korkunç bir şey düşünülebilir mi?
Melez, Yunan Mitolojisine bambaşka bir bakış açısı kazandırıp dünyada büyük yankı uyandıran Melez Sözleşmeleri serisinin ilk kitabıdır.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Melez Alıntıları - Sözleri
- Kendimi nasıl hissetiğimle ilgili konuşmak konusunda hiç iyi değildim. Kahretsin, kendimi nasıl hissettiğim hakkında düşünmekte bile iyi değildim.
- "Umut etmenin yanlış bir tarafı yok, Alex." "Fakat?" "Fakat umudundan ne zaman vazgeçmen gerektiğini bilmelisin."
- "Gerçekten büyüleyici bir şey. Sen onun diğer yarısısın, Alexandria. Kaderinde onunla birlikte olmak yazılı. Ona aitsin." Sani koca bir ağırlık gelip göğsüme çöreklenmişti. "Yo. Hayır. Hayır." Seth bana bakıp yüzünü buruşturdu. "O kadar da tiksinmiş gibi yapmana gerek yok."
- “Alex?” Arkama döndüm, fikrini değiştirdiğini, sanah Marcus’ a gidip hatalı davranışımk itraf etmemi buyuracağını düşündüm. “Evet.” Bir tutam kotu renkli saçını alnından çekip o çarpık gülüşüyle gülümsedi. “Seni hatırlıyorum.” Yüzümü ekşittim. “Ne?” Gülümsemesi yüzünde iyice yayıldı. Ve… ah, tanrılar aşkına. Gamzeleri vardı. Nefesim kesildi. “Bende seni hatırlıyorum.”
- "Ben bir kızım. Sen de bir oğlansın. Şimdi her şey anlaşıldı mı?" Ağzının bir köşesi seğirdi. "Cinsiyet dersi için teşekkür ederim. Oğlan kız konularında hep kafam karışmıştır."
- Bütün gerçeklerin yolu aşka çıkıyor değil mi?Öyle ya da böyle...
- Hiç bitmesin istiyordum ama bitmişti...
- "Çiçeği burnunda Apollyon'umun kötü görünmesine izin veremem." Havluyu sıktım. "Bir daha bu kadar salakça bir şey söylersen seni uykunda boğarım." Altın kaşları havaya kalktı. "Küçük Alex, birlikte yatmamızı mı teklif ediyorsun?" O sonuca nasıl vardığına hayret etmiştim. Havluyu indirdim. "Ne? Hayır!" "Yatakta yanımda yatmadıkça beni nasıl boğabilirsin ki?" Pis pis güldü. "Bir düşün bakalım."
- "Ne yapabilirim ki? Bir ihtimal yüzünden yaşamaktan... ya da hayatımdan vazgeçmeyeceğim. Bu durumun sonucunda çok kötü bir şey ya da çok iyi bir şey ya da.. hiç bir şey olmayabilir. Bilmiyorun ama neye odaklanacağımı biliyorum.."
- Bu boktan yerde bir bakire olarak ölürsem ölümden sonraki hayatta sinirimden kudururdum.
--reklam--
Melez İncelemesi - Şahsi Yorumlar
"Gerçeklerle sırların böyle bir özelliği vardı işte. Bazen gerçeğin bilinmesine gerek yoktu. Yalan, gerçekten daha sağlıklıydı. Kimi sırlar insanı özgür bırakırdı, bazılarıysa yok ederdi." “Ama öğrenmelisin, çocuğum. Aşkı öğrenmelisin. İnsanların aşk için yapacaklarını. Bütün gerçeklerin yolu aşka çıkıyor, değil mi? Öyle ya da böyle.” ●●●●●●● Herkese selaam. Bugün size fantastik bir kitapla geldim. Öncelikle biraz evreni anlatmak istiyorum. Evrenimizde safkanlar ve melezler var. Melezler, insan ve safkandan doğanlar olarak kabul ediliyor. Melezler ya safkanların himayesi altına giriyor ya da safkan ve melez kanı içerek beslenen iblisleri öldürmek için belli bir eğitimle avcı oluyorlar. (Eğitim aldıkları yerin adı Akit.) Ana karakterimiz Alex'de annesi safkan olan bir melez. Bir gün annesiyle beraber Akit'ten kaçıyorlar. Ancak bir iblisin annesini öldürmesiyle kaçtığı Akit'e yıllar sonra geri dönüyor. Böylece avcı olmak için yeniden eğitimlere başlayan Alex'in hayatı bambaşka bir yöne ilerliyor. Kitap gerçekten çok akıcıydı. İlk sayfadan beri olayı eksik olmadı. Evreni anlamak zor olmadı, açıklayıcıydı. Bir çırpıda okunabilir. Eee tabi böyle bir evrene aşk lazım. :D İçinde aşk, tutku bolca var. Sadece bu aşk üçgeni beni yedi bitirdi. :D (İlk kitapta çok yok ama 2. Kitabı da okuduğum için söylüyorum.) Ayrıca Alex karekteri için mükemmel bir profil oluşturmadıkları için çok mutluyum. Dünya iyisi, kusursuz, asla hata yapmayan birisi değil. Aksine hata yapa yapa öğrenen, dik başlı, hırslı bir karakter. (Sadece tek sevmediğim kısmı ne istediğini bilememesi.) Bu yüzden bazen karakter sinir bozucu davransa bile ondan tamamen soğuyamıyorum. Serinin ilk kitabı olan Melez kitabı, Yunan Mitolojisine daha farklı bir pencereden bakmamızı sağlamış. Okumanızı tavsiye ederimm. (Nurdan)
Kan ve külden’i çok beğendiğim için yazardan bir kitap daha okumak istedim. Bu kitabın anlatımını biraz daha sade buldum fakat yine de güzeldi. Diyaloglar biraz daha derin cümlelerden oluşabilirdi ve daha uzun olabilirdi. Önce Kan ve külden’i okumasam belki bunlar gözüme batmazdı. Onun dışında konusu, karakterin annesiyle yaşadıkları, son kısımlarda düştüğü durum ilgi çekiciydi ve bazı kısımları üzücüydü. Sadece bu duyguların yoğunluğunu hissedemedim. Belki devamında bu durum değişir. Kitapların kapak tasarımları da hoş. (Buket zeki)
Jeniffer L. Armentrout Melez (Melez Sözleşmeleri 1. Kitap ): Okuma serüvenime bu kitap serisiyle başlamıştım ve bu yüzden serinin bendeki yeri ayrıdır. Olaylar ilk sayfadan itibaren başlıyor ve hiç hızını kesmeden devam ediyor, aynı zamanda o dünyayla ilgili detayları da veriyor bu şekilde takip etmesi kolaylaşıyor. Beni asıl okumaya iten şey ana karakter olan Alexandria Andros'un asla çıt kırıldım bir kız olmaması, kesinlikle güçlü bir karakter olması. Bu tarz karakterlere gerçekten hastayım, kitabın başından sonuna kadar gösterdiği cesaret -bazı yerlerde sinir bozucu, sıradan gelse de- hayran olunacak türden. Değeri bilinmeyen bir seri ve artık basımı durdurduğu için bulmak zorlaştı ama elinize geçerse okuduğunuza pişman olmayacağınızdan eminim. (Senay)
--reklam--
Melez PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Jennifer L. Armentrout - Melez kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Melez PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Jennifer L. Armentrout Kimdir?
Jennifer Batı Virgina’da, Martindburg şehrinde yaşıyor. Onun hakkında duyduğunuz her söylenti doğru değildir. Yazım işiyle yoğun olarak ilgilenmediği zamanlarda kitap okuyarak, egzersiz yaparak, berbat zombi filmleri izleyerek, yazıyormuş gibi yaparak, kocası ve Jack Russel köpeği Loki ile vakit geçiriyor.
Yazar olma hayali, vaktinin büyük bir kısmını kısa hikâyeler yazarak geçirdiği matematik derslerinde başladı. Bu, matematikten kötü notlar almasının da en büyük sebebidir. Jennifer genç okurlar için paranormal, bilim-kurgu, fantezi ve modern aşk hikâyeleri yazıyor. Ayrıca J. Lynn takma adıyla yetişkinler için aşk romanları da yazıyor.
--reklam--
Jennifer L. Armentrout Kitapları - Eserleri
- Obsidiyen
- Oniks
- Opal
- Köken
- Direniş
- Melez
- Safkan
- Tanrı
- Apollyon
- Avcı
- Kimi Öptüğüne Dikkat Et!
- Hep Seni Bekledim
- Sağdıç
- Saplantı
- Kime Dokunduğuna Dikkat Et!
- Kış Güneşi
- Kan ve Külden
- Kimi Seçtiğine Dikkat Et
- Bodyguard
- Oyuncu
- Unutuluş
- Lanetli
- Geri Dönüş
- Hep Seni İstedim
- Güç
- Paramparça
- Mücadele
- Sonsuzluğun Sonuna Dek
- Ölene Dek Beraberiz
- En Karanlık Yıldız
- Cesur
- A Kingdom of Flesh and Fire
- Kehanet
- The Crown of Gilded Bones
- Ya Yarın Yoksa
- En Aydınlık Gölge
- The War of Two Queens
- Elixir
- A Shadow in the Ember
- Hold Om Mig
- Trust İn Me
- Scorched -
- The Dead List
- Forever with You
- Fall With Me
- Fire In You
- Stay with Me: A Novel
- The Queen: A Wicked Novella
- The Prince: A Wicked Novella
- The King: A Wicked Novella
--reklam--
Jennifer L. Armentrout Alıntıları - Sözleri
- "Orada dikilip duracak mısın yoksa gerçekten bir işe yarayacak mısın?” diye söylendi Tink, Ren’e. “Benim için kutuları yerden alır mısın?” “Tink,” diye çemkirdim. “Kutuları ben alırsam, onları bahçeye fırlatıveririm,” dedi Ren. Tink ellerini yanaklarına vurarak aniden geriye sıçradı. “Buna cesaret edemezsin.” “Hem de öyle bir ederim ki.” “Ah, Tanrım,” diye homurdandım, Ren’in etrafından dolaşarak. Kutuları yerden alıp içeri taşıdım, sonra da kanepeye fırlattım. “Dikkat et!” diye ciyakladı Tink. “İçlerinde paha biçilemez, kırılacak şeyler olabilir.” Ren arkasından kapıyı kapatırken, havada süzüldü. “Ve sen! Sen kutuları bir hanıma taşıttın.” Gözlerimi devirdim. Ren gürültülü bir nefes verdi. “Tanrım; çok sinir bozucusun.” “Ne olmuş?” Tink kanatları hararetle havayı döverek, kanepeye doğru uçtu. “Ben lastiğim, sen yapışkan!” Ren ufaklığa doğru döndü. “Ne?” “Ne söylersen söyle benden sekip gelir sana yapışır!” (Paramparça)
- “Beni kalbimden bıçaklayacak mısın? Tekrar?" "Neden bileğimi bırakıp öğrenmiyorsun?" "Bu kulağa evet gibi geliyor.” (A Kingdom of Flesh and Fire)
- "Alexandria'nın Apollyon olması beklense de sizin kaderinizde hep çok daha fazlası olmak vardı." Karina bana baktı. "Kabullenmesi güç olabilir fakat bunu kabullenmeniz gerekiyor." "Yoda gibi konuşuyorsun," diye mırıldandım. "Anlamadım?" "Önemli değil." (Mücadele)
- Kendimi nasıl hissetiğimle ilgili konuşmak konusunda hiç iyi değildim. Kahretsin, kendimi nasıl hissettiğim hakkında düşünmekte bile iyi değildim. (Melez)
- “Nasıl cadaloz bir şeysin sen böyle,” (Hep Seni Bekledim)
- “Öyle güzelsin ki, Layla. Sonsuzluğun geri kalanında bakabileceğim bir şey seçme imkanım olsaydı seni seçerdim.” (Kimi Seçtiğine Dikkat Et)
- "Aptal aptallık yapandır..." (Hep Seni İstedim)
- “I’m not afraid of her,” I whispered to my reflection. “I’m a Queen. I’m a god. I’m not afraid of her.” (The War of Two Queens)
- “Aşktı bu; aşk değiştirebilirdi insanları.” (Kimi Seçtiğine Dikkat Et)
- Kitaplar. Kitaplar her yerdeydi. Beş adet kitap düzgünce kanepenin köşesine dizilmişti. iki tane de sehpanın üstünde duruyordu. Bir tanesinin içinde parlak bir ayraç vardı. Diğer sehpada üç kitap daha. Bir tane de televizyon sehpasının üstünde. O kitaba da bir ayraç konmuştu. İki kitap birden mi okuyordu acaba? Yoksa daha da mı fazla? Ben bir taneyi zar zor okurken... (Unutuluş)
- Yıldızlar... ne kadar güzel olsalar da, çok uzaktaydılar (Hep Seni Bekledim)
- “Seninleyken kendimi bir canavar gibi hissetmiyorum. Öyle olduğumu unutuyorum. Bana bunu hak ettirmeyen şeyleri yaptığımı unutuyorum.” (Geri Dönüş)
- Bazen… bazen sanki bir tuzak kurulmuş da hepimiz dörtnala koşup tuzakla düşmüşüz gibi geliyordu. (Opal)
- She was hugging me, and I didn’t know how to respond to that for several seconds. My senses were overloaded as I lifted my arms and wrapped them around her, returning the gesture stiffly. The hug felt awkward and strange…but then it felt like something wonderful. Ezra embraced me—squeezed me tightly—and then let go. “I love you, Sera.” Overwhelmed, I watched her step back and smile shakily. I stood there as she turned and made her way back to the carriage. I didn’t breathe until she was inside. I swallowed thickly, briefly closing my eyes. “I love you, too,” I whispered. (A Shadow in the Ember)
- I loved him. I was in love with him, even though that love had been built on a foundation of lies. I loved him even though there was so much I didn’t know about him. I loved him even though I knew I was a willing pawn to him. (A Kingdom of Flesh and Fire)
- Korku zayıflık değildir. Sadece üstesinden gelmen gereken bir durumun işaretidir. (Tanrı)
- Herkes rahat olabilir. Buraya kargaşa çıkarmaya ya da çatıyı başınıza yıkmaya gelmedim." "Nasıl?" diye mırıldandı Deacon. "Sen nasıl..." "Uzun hikâye ve içimden açıklama yapmak gelmiyor hiç." (Mücadele)
- "Biliyor musun?" Aiden'a meydan okuyan bir bakış fırlattım. "Gidelim. Hadi, Seth. Âşık kavgamıza devam edelim biz." Duvardan ayrılan Seth tek kaşını kaldırdı. "Evet, aşkım, bu kulağa çok hoş geliyor. Hançeri unutma da gözümü oyabilesin" (Safkan)
- Aiden boğuk bir kahkaha atıp Alex'e baktı. Alex ona güven telkin eden bir gülümsemeyle karşılık verdi. İkisinin hemfikir oldukları belliydi. Zihinleri ve ruhları birbirine bağlıymış gibi. (Güç)
- “I need you,” he groaned against my lips. “I need you, Poppy.”“You have me,” I told him, echoing the words I’d said to him once before. Now, they felt like an unbreakable vow. “Always.” “Always,” he repeated. (The Crown of Gilded Bones)
Yorumlar
0 yorum