Kitap Künyesi
Yazar: Jean Paul Roux
Yayın Evi: Kabalcı Yayınevi
İSBN: 9789758240401
Sayfa Sayısı: 608
--reklam--
Moğol İmparatorluğu Tarihi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Türkiye ve özellikle Orta Asya Türk dünyasıyla ilgili yayımları 1950’lere uzanan Jean-Paul Roux, dilimize kazandırılmış Türklerin Tarihi, Aksak Timur, Türklerin ve Moğolların Eski Dini ve yayınevimizce basılmış Altay Türklerinde Ölüm, Orta Asya kitaplarının yazarıdır. Atatürk Kültür Merkezi de dahil olmak üzere pek çok Fransız ve uluslararası bilimsel derneğe üye seçilmiş, Türk hükümeti tarafından kendisine Devlet Ödülü (1973), TÜTAV Ödülü ve Liyakat Madalyası (1998) verilmiştir. Moğol İmparatorluğu Tarihi, elverişli hiçbir koşul olmaksızın yeryüzündeki en büyük imparatorluğun temellerini atan bir adamın, eserine yardım eden ve onu tamamlayan yakınları ve ardıllarının hikayesini anlatır. Uygarlık, din, adetler, gelenekler, kültür, kısacası Moğol İmparatorluğu üzerine yapılan çalışmalarda üvey evlat muamelesi görmüş tüm konuları araştırıp gözler önüne seren Jean Paul Roux, büyük doğubilimci Pelliot’un "dünyanın tanıdığı en olağanüstü hikaye" olarak adlandırdığı bu hikayeyi farklı bir bakış açısıyla ve yepyeni bilgilerin ışığında inceliyor. Gizli Tarih’in bu hikayede bıraktığı boşlukları büyük bir titizlikle dolduran Roux, ülkelerini asla terk etmeyen ve ona hep geri dönen bir ulusu, evrensel monarşiyi hedefleyen büyük bir imparatorluğun serüvenini, köpeklerden korkan küçük, sıradan bir çocuğun nasıl dünyanın en büyük fatihlerinden biri, okyanusların efendisi Cengiz Han olup çıktığını renkli bir dille anlatıyor.
--reklam--
Moğol İmparatorluğu Tarihi Alıntıları - Sözleri
- Köpeklerden korkan dokuz yaşındaki bu çocuk, tarihin en büyük fatihi Cengiz Han olacaktı. Dünyanın tanıdığı en olağanüstü serüven işte böyle bir masal gibi başlamıştı.
- Ardından baba oğul vedalaştı giderken Dey Seçen’e dönüp şöyle dedi: “oğlum köpeklerden korkar köpeklerin oğlumu korkutmasına izin verme!” Bu çocuğun babasından duyduğu son sözler oldu. Köpeklerden korkan bu dokuz yaşındaki çocuk dünyanın en büyük Fatihi Cengiz Han olacaktı. Dünyanın tanıdığı en olağanüstü serüven masal gibi başlamıştı.
- "Moğol ordularının, diyordu Hülagu, Cengiz Han döneminden beri dünyaya çektirdiklerini, ebedi Gök'ün yardımıyla Harezm şahının, Selçukluların, kralların [...] ve atabeylerin hanedanlarının nasıl küçük düşürüldüğünü öğrendin. Oysa Bağdat'ın kapısı hiçbir zaman, orada egemenlik kuran bu ırklardan hiçbirine kapanmamıştı. Nasıl olur da bu şehre giriş bu kadar güç ve yetkiye sahip olan bizlere yasak olur? Sancağımıza karşı savaşmaktan sakın."
- Timuçin’in, genç nişanlısının evinde, müstakbel damat sıfatıyla kalmasına karar verildi. Babası ona hediye olarak yanındaki binek atını verdi. Düğün öncesi hediyesi geleneksel ve vazgeçilmezdi. Ardından baba oğul vedalaştı. Giderken Dey Seçen’e dönüp şöyle dedi: “Oğlum köpeklerden korkar. Köpeklerinin onu korkutmasına izin verme!” Bu çocuğun babasından duyduğu son sözler oldu. Köpeklerden korkan dokuz yaşındaki bu çocuk, tarihin en büyük fatihi Cengiz Han olacaktı. Dünyanın tanıdığı en olağanüstü serüven işte böyle bir masal gibi başlamıştı.
- Cengiz Han dürüst, cömert, acımasız, ancak adil biri olarak görülüyordu ve bu yüzden sinsi, bencil, zorba, değişken birçok küçük önderin ve öncelikle, neredeyse tüm bu kusurlarla sahip olan Camuka'nın karşıtıydı. "Bu Timuçin size vermek için elbisesini üstünden çıkarır. Atını size sunmak için sırtından iner. Bu gerçekten de, bir ülkeye sahip olmayı, askerlerini beslemeyi, devletinin (ulus) düzenini korumayı bilen bir adamdır." Çin kaynakları ve İran kaynaklarının birbirleriyle yarışırcasına bu sözleri tekrarlamaları, bunların hep bir ağızdan söylendiğini göstermektedir.
- Bir gün bir Çinlinin Ögedey'e rüyasında Cengiz Han'ı gördüğünü ve hemen tüm Müslümanları yok etmesini istediğini söylediğini anlatırlar. Ögedey rüya gören kişiye sorar: "Sana hangi dilde konuştu? -Çince. -Bu olanaksız, çünkü babam yalnızca Moğolca bilirdi." Ve bu sözde rüyayı gören kişiyi öldürtür.
- Bir gün bir Çinlinin Ögedey'e rüyasında Cengiz Han'ı gördüğünü ve hemen tüm Müslümanları yok etmesini istediğini söylediğini anlatırlar. Ögedey, rüya gören kişiye sorar: "Sana hangi dilde konuştu? –Çince. –Bu olanaksız, çünkü babam yalnızca Moğolca bilirdi." Ve bu sözde rüyayı gören kişiyi öldürtür.
- Tüm tanrıların üstünde bir yüce Tanrı varsa, tüm beyliklerin üstünde de imparator olmalıydı. Bu Türk ve Moğolların, Hiong-nulardan Osmanlılara, yaklaşık ikibin yıl boyunca tekrarlanacak başlıca düşünceydi.
--reklam--
Moğol İmparatorluğu Tarihi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Köpekler ve Cengiz: Köpekten korkan bir çocuğun hikayesi mi, yoksa bozkır şartlarının yoğurup şahsiyet kazandırdığı bir imparatorluk mu? Moğol imparatorluğu söz konusu olduğundan bu iki durumu birbirinden ayırt etmek çok zor olmaktadır. XI. yüzyıl sonlarından itibaren bir araya gelip bozkırda söz sahibi olmaya başlayan Moğol kabileleri, ileride Cengiz lakabını alacak olan Temuçin nam-ı maruf bir çocuk tarafından tüm dünyanın titetrediği bir devlet haline geliyor. Burada sosyal, çevresel ve iktisadi durumlar elbette unutulmamalı ancak Cengiz'e de tarihte hakkı olan paye verilmelidir. Jean Paul Roux, esasen bir Türkolog olmakla birlikte, en çok okunan Moğol tarihlerinden birini yazmakta da muvaffak olmuş. Bu eser, hem akademik düzeyde yapılan çalışmalar için hem de konuyla ilgili alan dışı okuyucular için bulunmaz bir nimet. Eserin bu kadar büyük bir ilgi ve itibar görmesinde Roux'nun kullandığı üslup ve bilgisinin derinliği unutulmamalı. Köpeklerden ve yıldırımlardan korkan bir çocuğun hikayesi ile bozkıra hatta Avrupa'ya dahi kuvvetini sirayet ettirmiş büyük bir imparatorluğun hikayesini bu eserde bulacaksınız. (Furkan Gedik)
Eser, dünyanın en büyük fatihlerinden olan Cengiz Han'ın yaşam hikayesini anlatıyor; henüz Cengiz olmadan önce (Yani Temuçin iken) yaşamın zorluklarını, babasızlık ve ihanetin acı yüzünü tadan bu küçük çocuk, günün birinde dünyanın en büyük fatihlerinden birisi olacaktı... Temuçin'in, 1206 Kurultayı'nda Cengiz Han olmasıyla beraber, Asya'nın doğusu; Mançurya ve Kore'nin ilhakı gerçekleşmişti. Çeşitli Türk kavimleri (Kırgız, Uygur) itaat altına alınmış, Maveraünnehir ve Harezm bölgesi talan edilmişti. Çin'in kuzey bölgesi de alındıktan sonra Cengiz Han, dünya hakimiyetini az çok gerçekleştirmişti... Yukarıda da kısaca özetlediğim gibi, kitabın ilk kısımları Cengiz Han'ın siyasi faaliyetlerine değiniyor; onun 1227'de ölümünden sonra ardılları ve onların kurdukları devletlerin siyasi tarihleri aktarılıyor. Yazar Jean Paul Roux, başlangıç kısmında Cengiz Han'ın menşei mevzusuna da değiniyor; burayı özellikle belirtmek istiyorum, zira günümüzde üçüncü sınıf Türkçü kesim tarafından Türk olarak kabul edilen bu adamın (Cengiz Han) Türklük ile bir alakası bulunmadığını dönemin kaynakları (Moğolların Gizli Tarihi, Cüveyni, Reşideddin vs) belirtmekte. Hâlâ Cengiz'in Türk olduğunu iddia eden varsa da kitabın ortalarında, Türkistan katliamları ile ilgili kısımların okunmasını şiddetle tavsiye ederim. (Sultan Sancar, Gazneli Mahmut ve Muhammed Harezmşah'ın mezarlarının talan edilip yakılması mevzusu bile yeterli olacaktır) Cengiz, 1227'de ölünce ardılları miras kalan büyük imparatorluktan çeşitli devletler meydana getirmişlerdir. Iran'da Ilhanlılar, Deşti Kıpçak sahasında Altın Ordu, Çin'de Kubilay Hanlığı, Cengiz'in oğulları ve torunları tarafından idare edilmiştir. Kitabın ilerleyen kısımları da bu devletlerin siyasi tatihlerine ayrılmış ve güzel bir şekilde anlatılmış. Özellikle Moğol tarihi ile alâkalı olanların mutlaka okuması gereken bir kitap; verdiği bilgiler kaliteli, bilgilerin dönemin kaynaklarına dayanması, eseri daha kıymetli hale getiriyor. Tabii yer yer yazarın da tarafsız kalamadığı durumlar olmuş; özellikle Islâm ve Müslümanlar konusunda bu öznellik biraz hissediliyor. Hulâsa bu alanla ilgili okunabilecek güzel bir çalışma olmuş; meraklısına tavsiye edilir. (Yusuf Can Örgen)
yazar Cengiz Han öncesi dönemden başlayarak , imparatorluk öncesi - sonrası ırkın gelenekleri ,savaşları ,antlaşmaları , birleşmeler ve ayrılmaları bayağı incelikli bir şekilde anlatıyor . olayların tarih sıralamasının düzgün bir şekilde verilmiş olması konu ile ilgili çalışma yapan arkadaşlar için bayağı tatmin edici diyebilirim . (berkay çelik)
--reklam--
Moğol İmparatorluğu Tarihi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Jean Paul Roux - Moğol İmparatorluğu Tarihi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Moğol İmparatorluğu Tarihi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Jean Paul Roux Kimdir?
Jean-Paul Roux Fransız oryantalist ve Türkolog (d. 5 Ocak 1925, Paris - ö. 29 Haziran 2009, Saint Germain-en-Laye (Yvelines)).
Yazar, öğrenimini Paris şehrinde yaptı. Eğitimine Doğu Dilleri Okulunda başladı ve daha sonra sırasıyla École de Louvre Tarih Bilimleri Akademisini bitirdi. Doktorasını ise doğubilim ve edebiyat üzerine verdi.
1952 yılında CNRS yani Fransız Ulusal Araştırma Merkezi'nde çalışmaya başladı ve 1990 yılında Araştırma Birimi Başkanı olarak emekli oluncaya kadar burada çalıştı. Yine bu dönemde 1957 ve 1990 arasında École de Louvre de akademisyen olarak da çalıştı ve Profesör ünvanını aldı ve Orta-Asya ve Türk kültür tarihi üzerine yaptığı alan çalışmaları sonucunda hazırladığı temel çalışmalarla tanındı.
La Turquie: Géographie. - Économie. - Histoire. - Civilisation et Culture, 1953
Türkiye ile 1950'li yıllardan itibaren ilgilenmeye başladı. La Turquie: Géographie. - Économie. - Histoire. - Civilisation et Culture adlı çalışmasını 1953 yılında yayınladı. bundan sonra peş peşe Türkiye ve Orta-Asya tarihi ve Türk örf ve adetlerini kapsayan çalışmalar yaptı.
Bu bağlamda, Türkiye'yle ilgilenmesi, 1950'li yılların başlarına rastlamaktadır. Hazırladığı La Turquie: Géographie. - Économie. - Histoire. - Civilisation et Culture (1953) adlı eserden sonra, ardı ardına Türkiye ve Orta-Asya kültür tarihi ve Türk geleneklerini kapsayan analitik-karşılaştırmalı çalışmalarla adını duyurdu. Kimi eserleri Timur (1994), Türklerin ve Moğolların Eski Dini (1994), Türklerin Tarihi: Büyük Okyanus'tan Akdeniz'e İki Bin Yıl (1995) adıyla Türkçeye çevrildi.
1971 ve 1977 yıllarında Paris'teki iki büyük İslam Sanatları Sergisi'ni organize etti.
Başta Atatürk Kültür Merkezi de olmak üzere birçok Fransız bilimsel derneğe fahri üye seçildi. Aynı zamanda Türk hükümeti tarafından 1973 yılında Devlet Ödülü verildi ve TÜTAV Ödülü aldı ve 1998 yılında da Liyakat Madalyası ile onurlandırıldı.
Jean Paul Roux'un ikiyüz makalesi ve yüzü aşkın araştırması ve bununla birlikte çoğunluğu Orta Asya ve Türk kültürüyle ilgili 25 kitabı vardır.
--reklam--
Jean Paul Roux Kitapları - Eserleri
- Türklerin Tarihi - Pasifik'ten Akdeniz'e 2000 Yıl
- Eski Türk Mitolojisi
- Moğol İmparatorluğu Tarihi
- Türklerin Tarihi
- Türklerin ve Moğolların Eski Dini
- Orta Asya
- Büyük Moğolların Tarihi Babur
- Dinlerin Çarpışması
- Altay Türklerinde Ölüm
- Cengiz Han ve Moğol İmparatorluğu
- Orta Asya'da Kutsal Bitkiler ve Hayvanlar
- Kral
- Orta Asya Tarih Ve Uygarlık
- Aksak Timur
- Timurlenk
--reklam--
Jean Paul Roux Alıntıları - Sözleri
- Timuçin’in, genç nişanlısının evinde, müstakbel damat sıfatıyla kalmasına karar verildi. Babası ona hediye olarak yanındaki binek atını verdi. Düğün öncesi hediyesi geleneksel ve vazgeçilmezdi. Ardından baba oğul vedalaştı. Giderken Dey Seçen’e dönüp şöyle dedi: “Oğlum köpeklerden korkar. Köpeklerinin onu korkutmasına izin verme!” Bu çocuğun babasından duyduğu son sözler oldu. Köpeklerden korkan dokuz yaşındaki bu çocuk, tarihin en büyük fatihi Cengiz Han olacaktı. Dünyanın tanıdığı en olağanüstü serüven işte böyle bir masal gibi başlamıştı. (Moğol İmparatorluğu Tarihi)
- Üç kez ‘ Ben ki , Tengrinin hizmetkarıyım, bunu yazdım. ‘ diyen Gürberçin e ait küçük bir metinde , islamın etkisini görmek kesinlikle mümkün değildir. (8.yüzyıl) (Eski Türk Mitolojisi)
- Zelenine, Sibiryalıların, hayvanların cinsel organlarına verdikleri önemi fark etmiş ve ruhun burada ikamet ettiğinin ya da edebileceğinin düşünüldüğü sonucunu çıkarmıştır. Bu nokta, bizi, arkeoloji sayesinde izlerine rastladığımız erkeklik organına tapma adetine götürmektedir ve eski yazılı metinlerde bu adetin doğrulandığı görülmektedir (öyle ki, İbn Fadlan, Başkırtların kendilerine özgü bir biçimde erkeklik organına taptıklarını görmüştür; (Altay Türklerinde Ölüm)
- Babür büyük bir fatihtir ve oldukça kısıtlı imkanlarla, 12.000 adamı geçmeyen bir güçle, çok büyük insan kıyımlarına neden olmadan kurduğu eseri, zaferleriyle gözleri kamaştıran öteki kahramanların eserlerinden çok daha kalıcı, çok daha zengin olmuştur. (Büyük Moğolların Tarihi Babur)
- Zaman tanrısı karar verir, tüm insan oğulları ölümlü olarak dünyaya gelmiştir. (Eski Türk Mitolojisi)
- "Büyük Türkler olarak adlandırılacak Osmanlılara gelince Türkçe konuşan öteki devletlerin gözünde Asyalıdan çok Bizanslıydılar." (Türklerin Tarihi - Pasifik'ten Akdeniz'e 2000 Yıl)
- Eğer şimdi böylesi kötü düşüncelerimiz varsa gök tarafından sevilmeyeceğiz. (Türklerin ve Moğolların Eski Dini)
- "Ölüm şiddetli bir travmaya yol açmaktadır; önce bir korku uyandırmakta, hayatta kalanların kuşkusuna neden olmaktadır. Dolayısıyla olayın gerçekleştiği toplumun ilk tepkisinin tamamen pasif, muhafazakâr, yani kaçış niteliğinde olmuş olsa gerekir: duruma karşı gelmek bir reddediş hareketidir." (Altay Türklerinde Ölüm)
- Artık öyle görünmek, öyle olmaktan çok daha önemli hale geliyordu... (Türklerin Tarihi - Pasifik'ten Akdeniz'e 2000 Yıl)
- Sonunda Maveraünnehir özgürlüğüne kavuşmuştu. Çağataylı Kabul Han başa geçti. Türk soylular kazanmışlardı. Bağırlarından yeni bir efendi -hem de ne efendi!- çıkarmakta gecikmediler: Timur. (Orta Asya)
- Acaba hangi uygarlık, Altaylılar gibi, av çemberinde kalan hayvanlardan birkaçının kaçmasına göz yumup türlerin yok olmamasını sağlamak istemiş ya da meyve ağacında mutlaka birkaç meyve kalmasına dikkat etmiştir? Toroslu bir oduncunun birazdan keseceği ağaçtan özür dilemesini sağlayan nasıl bir duygudur? Ya da birazdan kurban edeceği horozun boynunu özenle, neredeyse şefkatle okşayan köylünün heyecanı nasıl bir heyecandır? (Orta Asya'da Kutsal Bitkiler ve Hayvanlar)
- Dişe gelen her şey onların gıdası olabilir. (Cengiz Han ve Moğol İmparatorluğu)
- Büyük Şaman, Şaman başrahibi, Cengiz döneminde ve Cengiz'den önceki çağlarda beki'dir, bu kelimede Türkçedeki beg, "güçlü", sonraları bey şekline dönüşen "efendi" kelimesini bulmak olasıdır. (Türklerin ve Moğolların Eski Dini)
- Türkler İslamiyet'i kabul ettiklerinde, kendilerini Abbasi halifelerinin koruyucusu olarak görmüş, Sünni mezhebinin kural ve ilkelerini benimsemiş ve Şii mezhebini ortadan kaldırmayı da en önemli hedefleri olarak görmüşlerdi. (Dinlerin Çarpışması)
- Türklerin yaşam biçimi ve Türklere ait eşyalar günlük yaşamımıza sandığımızdan fazla girmiştir. Ortaçağda Fransa’da yel değirmenlerine turquois denilirdi. Fransızcada kiosque adıyla bilinen halka açık müzik ya da gazete bayilerimiz, Türklerin köşk adını verdikleri küçük, gösterişli binalardan devşirmedir. HollandalIların Avrupa’ya Boğaziçi’nden taşıdıkları lale, tulipe adım, bu çiçeğin taç yapraklarının bir türbanı andırmasından dolayı tülbent sözcüğünden almıştır. XIV. yüzyıldan beri Avrupalılar evlerini, çoğunlukla Türklerden, arada sırada İranlIlardan (uzakta kalan İran yerine daha çok Türkiye’den ahşveriş yapıyorlardı) aldıkları Doğu halılarıyla süslemişlerdir; ressamlar Türklerden o kadar çok etkilenmişlerdir ki, bugüne kadar ulaşan değerli birçok parçaya adlarını vermişlerdir. Bellini, Lotto, Holbein halıları (Holbeinler en ünlüleri ve en değerlileridir) XV ve XVI. yüzyıllarda ve XVII. yüzyılın bir bölümünde Türkiye’de üretilmiştir. (Türklerin Tarihi)
- Bir gün bir Çinlinin Ögedey'e rüyasında Cengiz Han'ı gördüğünü ve hemen tüm Müslümanları yok etmesini istediğini söylediğini anlatırlar. Ögedey, rüya gören kişiye sorar: "Sana hangi dilde konuştu? –Çince. –Bu olanaksız, çünkü babam yalnızca Moğolca bilirdi." Ve bu sözde rüyayı gören kişiyi öldürtür. (Moğol İmparatorluğu Tarihi)
- kral yer yöne dağılır ve her şey ona yakışır. Kainat düzenin, zamanın, doğal olayların, doğurganlığın, verimliliğin ve sağlığın düzenleyicisi ve sorumlusudur. (Kral)
- İmparatorluğun, temeli krallıktadır; krallığın temeli, ailede; ailenin temeli, bireydedir. (Kral)
- Eskiden Yakutlar ölülerini yakarlar ya da bir ağacın üzerine koyarlar ya da onları öldükleri kulübede bırakırlardı. (Altay Türklerinde Ölüm)
- Ölümünün ardından "Firdevs Mekanı" [yeri cennet olan] unvanını alır. Bilindiği gibi Büyük Moğolların hükümdarlarına ölümlerinin ardından bir unvan daha verilirdi. (Büyük Moğolların Tarihi Babur)
Yorumlar
0 yorum