Kitap Künyesi

Yazar: Tennessee Williams

Çevirmen: Fatih Özgüven

Yayın Evi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

İSBN: 9789754581719

Sayfa Sayısı: 114

--reklam--

Mrs. Stone'un Roma Baharı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Hayalle gerçeğin, şairle dünyanın, kırılgan ve dişi olanla kırıcı ve erkek olanın trajik karşılaşması... Tennessee Wiliams, bu vazgeçilmez temasını 'Mrs.Stone'un Roma Baharı'nda da kullanıyor ve kısa roman türüne çok parlak bir örnek veriyor.

Mrs. Stone'un Roma Baharı, adını İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Sırça Kümes, Arzu Tramvayı, Kızgın Damdaki Kedi gibi oyunlarla duyuran ünlü Amerikalı oyun yazarı Tennessee Williams'ın kısa roman türünde verdiği parlak bir örnektir. Williams'ın bütün ustalığını serilediği bu roman, orta yaşı geçmekte olan ünlü bir tiyatro oyuncusunun hayatla, kendi kendisiyle ve yok saydığı cinsellikle hesaplaşmasını ele alır. Mrs. Stone'un Roma Baharı, tiyatro ve sinema yönetmeni Jose Quintenero tarafından başrollerde Vivien Leigh, Warren Beatty ve Lotte Lenya ile filme de çekilmiştir.

Mrs. Stone'un Roma Baharı Alıntıları - Sözleri

  • Amaçsız olmak sarhoş olmaya benziyordu.
  • Bense kara bir dünyaya açtım gözlerimi!
  • Hiçlik sürdü gitti. Adı hiçlik olan o kapılıp gitme sürüyordu. Herhangi bir şey, dedi kendi kendine. Ne olursa olsun, hiçlik olmasın da. Hiçliğin böylesine başını alıp durmadan, durmadan, durmadan gitmesine göz yumulamazdı!

Mrs. Stone'un Roma Baharı İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Mrs. Stone'un Roma Baharı'nın çevirmeni Fatih Özgüven, kitabın sonsözünde "Williams'ın kadınlarının hepsi de bıçak sırtında yaşamaya zorlanmış, ayakta kalabilmek için ince dengeleri tutturmayı sanat haline getirmiş kadınlardır," diyor Tennessee Williams'ın kitaplarında karakter edindiği kadınları! Mrs. Stone, kalabalığın içindeki yalnızlardandır. Güzelliğiyle ün yapmış, sahneye veda etmiş, eşinini kaybetmiş bir tiyatro oyuncusudur. İçinde bulunduğu durumdan memnun olmayan, aradığının nihayetinde kendinde olduğunu bilmeyen bir tutuma sahiptir. Geçmişinden uzak gibi görünse de onu baştan ayağa sarsan çocukluk yaşantılarıydı aslında. Ailesinden ne gördüyse şu an olduğu konumda da onu yansıtıyor diyebiliriz. Zamanın gelip geçiciliğini, geçerken de ondan birçok şey alıp götürdüğünü kabullenemeyen Mrs. Stone, Roma'ya yerleşir. Orada genç delikanlı Paolo'yla karşılaşır. Bu noktaya kadar hayatının yakın dönemi objektifimize takılırken Paolo dönemiyle gençliğine, Paolo sonrasında ise çocukluğuna yaklaşıyoruz. Zamanda sıçramalarla Mrs. Stone'un hayatına konuk olduğumuz bu kitapta bu tiyatro oyuncusunun tuhaf düşüncelerine rastladığımızda garipsesek de aslında bir dönem hepimizin başına geldiğini düşünüyorum. 20. yüzyılın en önemli oyun yazarlarından biri olan Tennessee Williams, bu novellasında akıcı, sıkmayan, duru bir dil kullanarak bizi Mrs. Stone'un hayatına yakınlaştırıyor. Biz de psikolojik savaşına şahit oluyor, içinde bulunduğu ruhsal bunalımları izliyoruz. Eski bir yakın arkadaşının kendisiyle konuşmak için fırsat kollaması ve bu anı parti yaparak geçiştirmeye çalışan, düşünceleriyle, kendisiyle ve gerçeklerle baş başa kalmamak için sürekli zihnini meşgul eden bu tiyatro oyuncusu, bizi modern çağın bunalımlı ve hastalıklı insanıyla da bir araya yüzleştiriyor. Çünkü yaşamak büyük bir marifettir, ölmekse sadece kolaya kaçmaktır. (Esengül Ersoy)

Orta Yaş Krizindeki Bir Kadının Hâli Pürmelali..: Kızgın Damdaki Kedi ve İhtiras Tramvayı gibi Amerikan sinemasına damga vurmuş filmlerin oyun yazarı olan Tennesse Williams'ın novellasıdır Mrs. Stone'un Roma Baharı. Fatih Özgüven'in özenli çevirisiyle zorlanmadan okunan etkileyici bir metindir. İletişim yayınları da kitabı yayımlamıştır. Benim okuduğum kitap Türkiye İş Bankası kültür yayınlarından çıkan 1999 tarihli versiyonudur. Mrs. Stone'un Roma Baharı, sahne yaşamı sona ermiş, dul ve müteveffa eşinden epeyce yüklü bir tereke kalmış Mrs. Stone'un, orta yaş kriziyle boğuşması ve bazı şeylerin ayırdına varmasının geri dönüşlerle anlatıldığı bir novelladır. Yaşı itibariyle yaşadığı kimlik krizi ve cinsel bunalımı novellanın odak noktasıdır. Kendinden oldukça genç erkekle yaşadığı aşk oyunu, arayışları, gençlik yaşamında, sahnelerde bir zamanlar şaşalı bir hayat sürdüğü, artık o günlerin geri gelmeyeceği gibi gerçekler Mrs. Stone'un anın ayırdına varmasını sağlayacaktır. Hiçliğin içerisinde nereye gideceğini, ne yapacağını bilemeyen Mrs. Stone'un bilinçlenmesi ve hayatına yön vermeye başlaması ile novella sona erer. Roma şehrinin Amerikan şehirlerinde bulunmayan karakteristik özellikleri ile mekanın belirleyiciliğini fazlasıyla yansıtan bir aktör olduğu belirtilmeden geçilmemelidir. Mrs. Stone'un Roma Baharı, alışkın olmadığımız tarzda yazılmış, orta yaş krizindeki bir kadının yaşamının belirli bir kısmına ayna tutan nitelikli bir novelladır. Tennesse Williams gibi büyük bir yazar bu işin üstesinden gelmiş ve ortaya nitelikli bir metin çıkmıştır. 25.02.2020 HHA (Hasan Hüseyin AKKAŞ)

Mrs. Stone'un Roma Baharı PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Tennessee Williams - Mrs. Stone'un Roma Baharı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Mrs. Stone'un Roma Baharı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Tennessee Williams Kimdir?

Tennessee Williams, takma adıyla bilinen Thomas Lanier Williams (26 Mart 1911 – 25 Şubat 1983), büyük bir ABD'li oyun yazarı ve 20. yüzyılın en seçkin oyun yazarlarından biriydi. “Tennessee” adı kendisine, okul arkadaşları tarafından güneyli aksanı ve babasının Tennessee geçmişinden dolayı verilmiştir. Arzu Tramvayı ile 1948’de ve Kızgın Damdaki Kedi ile de 1955 yılında Pulitzer Tiyatro Ödüllerine layık görülmüştür. Bu iki oyunun yanı sıra, Sırça Kümes 1945’de ve Iguana’nın Gecesi de 1961 yılında “New York Eleştirmenler Birliği” ödülünü kazandı. 1952 yılında yazdığı “Gül Dövmesi” oyunu (erkek arkadaşı Frank Merlo’ya ithaf etmiştir) Tony Ödülleri’nde en iyi oyun ödülünü kazandı. Eleştirmenler, Williams’ın Güneyli Gotik tarzında yazdığı düşüncesini sürdürmektedirler.

--reklam--

Tennessee Williams Kitapları - Eserleri

  • Arzu Tramvayı
  • Sırça Hayvan Koleksiyonu
  • Mrs. Stone'un Roma Baharı
  • Toplu Oyunları 1 (Kızgın Damdaki Kedi, Gökyüzüne Bir Merdiven)
  • The Glass Menagerie
  • Cat on a Hot Tin Roof
  • Sırça Kümes
  • İguananın Gecesi
  • Yaz ve Duman
  • Suddenly Last Summer and Other Plays
  • Yağmur Gibi Söyle Bana
  • A Streetcar Named Desire
  • Sweet Bird of Youth / A Streetcar named Desire / The Glass Menagerie (Penguin Plays)
  • Baby Doll
  • Stairs to the Roof
  • Collected Stories

--reklam--

Tennessee Williams Alıntıları - Sözleri

  • Kızgın damlardaki kedinin zaferi nedir ki? - bilsem keşke.. - damın üzerinde kalabilmek galiba.. - kalabildiğince.. (Cat on a Hot Tin Roof)
  • Size bir soru sorabilir miyim? Herhangi biri olarak soruyorum- Böyle bir yerde insanın bireysel yeteneğini geliştirebilmesi için nasıl bir fırsat olabilir ki? (Toplu Oyunları 1 (Kızgın Damdaki Kedi, Gökyüzüne Bir Merdiven))
  • “Brick: Seninle birlikte yaşamaya devam etmek için öne sürdüğüm koşulları hep unutuyorsun. Margaret: Seninle yaşamıyorum. Aynı kafesi paylaşıyoruz.” (Toplu Oyunları 1 (Kızgın Damdaki Kedi, Gökyüzüne Bir Merdiven))
  • "Yabancı bir şehirdeyim meselâ, gece vakti. Yanımda kimseler yok. Rastgele bir sokağa sapıyorum. Diyelim, karşıma bir lavantacı dükkânı çıktı. Dükkanda bir sürü cincik boncuk parçalanmış bir ebemkuşağı gibi öyle, renkli, cicili bicili, bir alay şişe... Derken biri dokunuyor omzuma, dönüp bir de bakıyorum, Kızkardeşim." (Sırça Kümes)
  • Tutunduğum dallar eğlemedi… (Arzu Tramvayı)
  • “Benim de sabrımın sonunda tükeneceğini bilmiyor musun, anne? Biliyorum, biliyorum. Senin için hiçbir önemi yok. Ne yaptığımın, ne olmak istediğimin... İkisi arasındaki uçurumun... Sen bunları hiç düşünmezsin ki...” (Sırça Hayvan Koleksiyonu)
  • Ne kadar çok, dünyada öyle çok karmaşa var ki... (Arzu Tramvayı)
  • "Hayal kırıklığına uğramakla cesaretin kırılması aynı şeyler değildir. Hayal kırıklığına uğramış durumdayım ama asla cesaretim kırılmamıştır. " (Sırça Hayvan Koleksiyonu)
  • Ah Laura, Laura… Seni geride bırakmak istedim ama, ben sandığından daha da bağlıyım sana! Bir sigara yakarım, sokağı geçerim, sinemaya ya da bara takılırım, içki alırım, en yakınımdaki yabancı ile konuşurum… Şamdanını söndürecek olan herhangi bir konuda takılırım. Bugünlerde dünya şimşeklerle aydınlanıyor! İyisi mi sen mumları bir an önce söndür Laura… (Sırça Kümes)
  • Amaçsız olmak sarhoş olmaya benziyordu. (Mrs. Stone'un Roma Baharı)
  • ''Bir gün aynaya bir bakacağım ki saçlarım ağarmaya başlamış ve işte o zaman, yirmi beş yıldır, uyduruk bir adla, dostsuz, tanıdıksız, hiç kimseyle ilişkisiz yaşadığımı kavrayacağım. Buna biraz şaşacağım ama pek umursamayacağım. Zamanın böyle rahat geçtiğine sevineceğim.” (Yağmur Gibi Söyle Bana)
  • “Kim olursanız olun, ben her zaman yabancıların nezaketine güvenmişimdir.” (Arzu Tramvayı)
  • For nowadays the world is lit by lightning! Blow out your candles, Laura - and so goodbye... (The Glass Menagerie)
  • Ama yangınla yüzleşmemek yangını söndürmüyor ki (Cat on a Hot Tin Roof)
  • “Suskunluğun yasaları işlemiyor... Ama yangınla yüzleşmemek yangını söndürmüyor ki. Bir konuda susmak o konunun boyutlarını büyütüyor sadece. Suskunlukta büyüyor, ürüyor o şey, kötücül oluyor...” (Toplu Oyunları 1 (Kızgın Damdaki Kedi, Gökyüzüne Bir Merdiven))
  • Blanche: What sign were you born under? Stanley [while he is dressing]: Sign? Blanche: Astrological sign. I bet you were born under Aries. Aries people are forceful and dynamic. They dote on noise! They love to bang things around! You must have had lots of banging around in the army and now that you're out, you make up for it by treating inanimate objects with such a fury! (A Streetcar Named Desire)
  • "Zamanın; içinde tutsak olduğumuz dört boyutlu bütünün bir boyutu olduğunu biliyor muydun?" (Yaz ve Duman)
  • Ah, özür dilerim, affet beni, fakat suskunluğun yasaları işlemiyor! ...tıpkı bir kapıyı kapamak, yanmakta olan bir evin yandığını unutmak için anahtarı kilitte döndürmek gibi bir şey bu. Ama yangınla yüzleşmemek yangını söndürmüyor ki. Bir konuda susmak o konunun boyutlarını büyütüyor sadece. Suskunluk da büyüyor, ürüyor o şey, kötücül oluyor... (Cat on a Hot Tin Roof)
  • MARGARET: Bir şey söylemek üzereydim; gitgide kaldığımı. Hem de çok! BRICK: Herkes yalnız kalıyor... MARGARET: Sevdiğin biriyle birlikte yaşamak daha da büyük yalnızlık -tamamen yalnız kalmaktan daha büyük yalnızlık! eğer sevdiğin kişi seni sevmiyorsa... (Cat on a Hot Tin Roof)
  • . Başka ne beni tamamen mutlu edebilirdi, sadece burada birlikte olmamızdan başka. Sen ve ben. İki insan kendi dünyalarını kurduğunda, bunda oldukça büyülü bir şey var, sence de öyle değil mi? ... (Sırça Kümes)