Kitap Künyesi
Yazar: Cem Mumcu
Yayın Evi: Okuyan Us Yayın
İSBN: 9758420410
Sayfa Sayısı: 116
--reklam--
Muallakta, Araf'ta ve Düşlerde Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Cem Mumcu`nun Binbir İnsan Masallarının Üçüncü Sayfa Güzeli adlı kitabı 42. öyküde sona ermişti. Elim sakatlanmadan önce ona bir başlık atmış arkasını getirememiştim. Başlık dünya durdukça duracak öyküler idi. Her satırını hayranlıkla ve şaşırarak okumuştum bu kitabın. Mumcu, yazarlığımın başından bu yana kovaladığım deliliği, kısa cümleciklerle, herkesin (?) anlayacağı bir yalınlıkla, psikiyatr olmasının da ona kattığı artılarla kolayca dile getiriyordu. Kolayca dediğime de bakmayın; o kolaylığın nasıl bir şey olduğunu ikinci kitabında 69. öyküde kaçırıyor ağzından: Bilmek ve bilemek: Tüm bilgiler sadece buna yarayacak ve sonra bileğitaşından dökülen tozlar gibi dökülecek. Geriye kalan bir tek keskinlik olacak, iniltiyi doğrayacak incecik testere bir tek... Unutmak yere dökmek üzere öğrenmek...
Mumcu`nun Muâllakta, Arafta ve Düşlerde adlı bu ikinci kitabında da eş biçemle süren bu iniltilerin, kardaki ayak izlerine bakıyorum; Cem`in ne tanrı baba ile ne de kendi babasıyla bir zoru olmasa da ben bu öykücüklerde, tümümüzün içinde var olan ancak S. Freud`un uygarlığının yılan uykusuna yatırdığı deliliğin ve ölümlülüğün tradejisini okuyorum. Mumcu, bu insanlık trajedisinin arkeolojisiyle ne zaman bu denli içi içe geçti, bu kazıda kimlere çıraklık etti, bu genç yaşta nasıl böyle karnavalesk bir ustalık edindi bilemiyorum. Ancak dünya edebiyatında da ender rastladığımız birbirinden çarpıcı ironilerin ışıltısıyla ilerleyen bu ilginç yazının, deliliğimizin evrensel mantığını olağanüstü doğru biçimde dokuyan bu ilginç yazarın masallarına, dünya durdukça duracak demekte haklı olduğuma inanıyorum.
--reklam--
Muallakta, Araf'ta ve Düşlerde Alıntıları - Sözleri
- ne ölüm ne de hayat can çekişme kadar ürkütücü değildir bilirsiniz.
--reklam--
Muallakta, Araf'ta ve Düşlerde İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Şu an önümde okuyacağım, okumak istediğim ve okumayı kendime vecibe kıldığım onca kitap varken, tek tek yazıyorum işte; kendimce, kendi çapımda, Cem Mumcu’nun eserleri üzerine naçizane incelemelerimi… Daha nasıl izah edebilir ya da üzerimdeki tesirini sizlere daha nasıl geçirebilirim bilemiyorum, belki de muallakta, Araf’ta ve düşlerde olmak böylesi bir şeydir. (M. Lela Dinçer)
--reklam--
Muallakta, Araf'ta ve Düşlerde PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Cem Mumcu - Muallakta, Araf'ta ve Düşlerde kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Muallakta, Araf'ta ve Düşlerde PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Cem Mumcu Kimdir?
1966 Akçaabat doğumlu. Çok erken yaşta okumaya ve yazmaya başladı. Hayatı kitap ve edebiyatın etrafında dönüp durdu. Tıp Fakültesini bitirdiğinde kendisini "çuvala tıkılmış gibi" hissetti. "Çuvaldaki delik" dediği psikiyatriden başını dışarı uzattı. Psikiyatride de artistik yaratıcılık ve duygudurum ile ilgili bilimsel araştırmalar yaptı. Şiir, öykü, roman, deneme ve eleştiri türlerinde eserler üretti. Yazar olmanın dışında yayıncı, editör ve kitapçı olarak da deliliğinin peşinden sürüklendi. 2001 yılında 1001 tane olmasını düşündüğü Binbir İnsan Masalları isimli Edebiyat projesine başladı. Hiçbir ödüle eser göndermedi. Doruktakiler 2004 Öykü Yazarı ödülü kendisine verildi. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde Artistik Yaratıcılık ve Sanat Psikolojisi dersi veriyor. Vatan Gazetesi'ne her pazar köşe yazıyor. Okuyan Us Yayınevi'nin Genel Yayın Yönetmeni.
--reklam--
Cem Mumcu Kitapları - Eserleri
- Kendine Bakma Kitabı
- Makber
- Başladıysa Biter O Yüzden Güzel
- Üçüncü Sayfa Güzeli
- Ölmeden Önce Mümkünse Yaşamanız Gereken 1 Hayat
- Hassas Ruhlar Terazisi
- Sahici Aşklar Külliyatı
- Hayat Kırıklığı
- Karmakarışık Sarmaşık
- Muallakta, Araf'ta ve Düşlerde
- Binbir İnsan Masalları 1-139
- Hayat Gerçeğe Perde
- Terapi Şeysi
- Yaşlılık Ve Depresyon
--reklam--
Cem Mumcu Alıntıları - Sözleri
- Aşk... Kalabalıktan uzağa yağan... (Sahici Aşklar Külliyatı)
- Ama benim ayrıntılarım onunkilerin yanında ayrıntıydı!... (Hayat Gerçeğe Perde)
- Demlerle demlediğiniz bu hayata, "Hayatım" diyerek onu size ait kılın önce. (Kendine Bakma Kitabı)
- Aşk: Ne yazık ki kaybedecek bir şeyi olmak... (Sahici Aşklar Külliyatı)
- Ölüm kalabalık toplamıyorsa bir sokakta, o sokakta zenginler oturuyor demektir.Çünkü zenginler birbirlerini tanımaya ve birbirlerine destek olmaya ihtiyaç duymayacak kadar zengindir.Fakirlik,üşümek olsa bile sıcaktır (Karmakarışık Sarmaşık)
- Hüdayinabit; hiç sulamaya gerek olmayan, güneşi alıp almadığına dikkat edilmeyen, doğada kendi kendine biten bitki.(çantada keklik) (Ölmeden Önce Mümkünse Yaşamanız Gereken 1 Hayat)
- Bir damla tükürüğünun ağzımda bıraktığı tadın,kaybetme korkumun hiçlik aşısını etkisiz kılacağını biliyorum.Bir yılanın dili gibi kaçıyorum dilinden.Dilindeki varlık zehrinden.Cunku tüm sınavları lanet olası tatlı bir huzura taşıyor bedenimi ve ruhumu.Huzura yakalaniyorum.Ağa düşmüş bir balık gibi kivraniyorum onun denizinde. Aşk: Ne yazık ki kaybedecek bir şeyi olmak.... (Binbir İnsan Masalları 1-139)
- Rabel, sürahiye sözcükleri doldurdu. Buz ekledi üstüne ve dondurdu. Şimdi yavaşça çözülen sözlerden duygular eriyerek ıslatacak kalemini... (Üçüncü Sayfa Güzeli)
- "Normal dediğimiz şey baskılamanın, inkârın, bölünmenin, yansıtmanın, içe atmanın ve yaşantı üzerindeki diğer tahripkâr eylemlerin bir ürünüdür, varlığın yapısına toptan bir yabancılaşmadır." R. D. Laing (Hayat Kırıklığı)
- Çiftin cinsel hayatı iyi gitmiyorsa her biri bakacak, birlikte bakacaklar bu duruma. Bunun 'suçunu' tek bir tarafa yüklemek, kadına yüklemek, büyük bir aşağılamayı da beraberinde getiriyor. (Ölmeden Önce Mümkünse Yaşamanız Gereken 1 Hayat)
- Gerçek şuydu:' Yaşam anlamsız bir şeydir' (Yaşlılık Ve Depresyon)
- On üçüncü kattan atlamış, görenler uçak gibiydi diyorlar. Ellerini iki yana açmış, kanatlı gibiymiş. Düştüğünde parçalanmış bedeninin orta yerinde, giydiği tulumun cebinden bir kara kutu çıkmış. Kara kutuya düşüş nedeni diye şu notu yazmış: Pervaneme kuş girdi. Çıkaramadım. (Binbir İnsan Masalları 1-139)
- Kimi ölenin peşine, kimiyse ölenin peşinden ağlıyordu. Ama hepsi önünde sonunda kendi ölümüne, ölümün hakikatine ya da hakikatin ölüm olmasına göz yaşı dikiyordu. Kimisi de beklettiği bütün ağlamalara ağlıyordu. (Makber)
- Yazacağım,yazmak istediğim en iyi öykünün susmak olduğunu ve oraya henüz gelmemiş olmanın aczini bile bile... (Binbir İnsan Masalları 1-139)
- Yoktu işte,bir şey,hiçbir şey yoktu.Yalnizligi bir buluta bile takilamamisti. (Binbir İnsan Masalları 1-139)
- Aslında bekleyişler en acele, gelmeyişler en sabırsız. (Makber)
- Giderayak olduğumu, giderayak olduğunu, giderayak olduğumuzu görünce gitmez olacağım. (Hassas Ruhlar Terazisi)
- Boşluk, hareketsizlik, uyku... Her biri ölümün küçük birer kopyası.. (Makber)
- Eksik olduğumuzu hatasız yapmaya çalışıyorduk, oysa o hüzün dolu eksiğimiz sadece hata yapabilme özgürlüğü ile tamamlanabilirdi.. (Ölmeden Önce Mümkünse Yaşamanız Gereken 1 Hayat)
- Anahtarı ikimizde de olan bu kelepçenin bizi bağlamasını isteyişimizi, kelepçenin şakırtısını duymayınca ikimizinde gözlerinde beliren korkuyu seviyorum... (Karmakarışık Sarmaşık)
Yorumlar
0 yorum