Kitap Künyesi
Yazar: Senai Demirci
Yayın Evi: Şule Yayınları
İSBN: 9786052021194
Sayfa Sayısı: 160
Mukabele Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Sabrediyorum ey Rabbim, sabrediyorum. Senin hatırına “iyi” kalacağım. Sen istiyorsun diye iyiliği ayağa kaldıracağım. Varlığımı iyiliğe adayacağım. Gövdemi bir iyilik meşalesi olarak gezdireceğim yeryüzü mahzeninde. Her şeyin devrildiği vakitlerde iyiliğin etten kemikten heykeline dönüştüreceğim varlığımı. Düşerken bütün ümitler, Senin adına var olma direnişini dik tutacağım. Sabredeceğim.
Vahiy yoluyla insana seslenen Yaratıcı’nın eşsiz hitabını dinliyor Senai Demirci. Söz’ün karşısında kalınmış sessizliği bozup O’nunla gerçek anlamda bir mukabeleye başlıyor. Mahcup ve tedirgin fakat ümitsiz değil. Rabbinin kuluna olan şefkati, bu yolda kendisine cesaret veriyor.
Mukabele Alıntıları - Sözleri
- Hüzünlerimiz bulup da kaybettiklerimiz yüzünden. Korkularımız arayıp da bulamayacaklarımız yüzünden.
- Her yeni günün eşiğinde "dün"e gömüyorum kendimi.Vardım mezara.Elimde hiç yarın kalmadı.Ömrümün hepsi "bugün"lerden ibaret.Sonrası hiç olmadı.
- Güneş bir ufuktan bir ufka akar; yükselişinde de anlam var, batışında da anlam var. Ay halden hale girer, her hali güzel, bir özel kaderi var. Yağmurun her damlası ölçüyle iner, dokunuşlarında şiir sesi var. Ağaçlar uzanır, dallar eğilir, yapraklar salınır, çiçekler tomurcuklanır; her kıpırtının bir anlamı var.
- Sen ey, Göz aydınlığım için karanlığı yıldız yıldız delen Sahibim, Sen ey, Huzurumun saçaklarına göklerden ışık salkımları düşüren Kadir-i Rahim, Kalamam burada,hoşnut değilim bu darlıktan "Uzak ufukta beliren" söz meleğini beklerim. Yaklaşsa,yaklaşsa,sokulsa gönlüme. Sessizliğin tenini kanata kanata inse, Hece hece kanatlandırsa mûjdenin sesini, Huzurun göğüne alsa yaralı kalbimi, Dokunsa ruhuma, "kâb-ı kavseyn'im olsa, Sarıp sarmalasa Söz'ün beni,aramızdan su sızmasa.
- Kenara çekiliyorum kalabalıklardan.Bir seni Rab biliyorum.Bana dokunuşlarını seve seve kabulleniyorum. Uzakta değil,hep yanımda olduğumu biliyorum "Yukarıda" değil,hayatımın her detayında var olduğunu görûyorum.Attığım adımları,sesimin kıvrımlarını,sözümün titremelerini,içimin ah' larını,gizli göz kaçırmalarımı,dudak bûkmelerimi,nefes alış verişlerimi,sessiz hıçkırıklarımı,boğazıma düğûmlü "keşke"lerimi biliyorsun.Önemsiyorsun beni.Her halimi düzene koymak istiyorsun.Beni benim elimden kurtarmak istiyorsun.İsraf ettirmek istemiyorsun.şunca emek verdiğin sanatı.Belli
- Yaklaşmakta akıbetim.Uzak bildiğim kıyametim çok yakın.Hemen yanı başımda ecelim.Hiç uzaklaşmamış ayak ucumdan.Dünya düşünde salınmışım.Göre göre rüyayı; rüya gördüğüme körleşmişim. Kıyametim bugündür benim.Bugün doğdum.Öldüğüm gün de bugündür benim; eminim ne dün ne yarın; bugündür kaderimin hepsi.Geçti dün. Gelmedi yarın.Dünün ölmüşüyüm.Yarına ise doğmadım daha.Ne oluyorsa bugün oluyor.Ne geliyorsa bugün.Ne gidiyorsa bugün.Bugünden başka ölecek bir gün bilmiyorum.
- Tükendiğini fark edemezdim vaktin. Ömür eriyormuş; nereden bileyim! Terk edip gidenlerin yerine yenisini koydukça genç görünürüm sandım. Çoğalınca sahip olduklarım, bu deli akışa direnebilirim sandım. Derin yaralarımı gündelik hazlarla sarınca, kanamayacak sandım. Malın yenisine, daha iyisine, daha fazlasına eriştiğimde, acılarım susar sandım. Ah, kesilmedi ağlayışım. Dinmedi sızım…
- Vardım mezara. Elimde hiç yarın kalmadı. Ömrümün hepsi “bugün”lerden ibaret. Sonrası hiç olmadı.
- Bir denizim ben; içimde ayrılıklar kaynıyor. Bir ırmağım ki vedalara akıyorum. Bir dağım ki yamaçlarımda heyecanlar bekleşiyor. Bir hüzün gölüyüm; derinlerimde sarsıntılar uyuyor.
- Yanağıma vuruyor dağ başı yalnızlıkları. Sönüyor anlık pırıltılar. Kaçıyor hayal perileri. Dökülüyor biriktirdiklerim.
- Yük edindiklerimin hepsini atsam da sırtımdan,en ağır yûkten kurtulamam.kendimi taşıyamam.Ben bana ağır geliyorum.Verdiğim nefesi geri alamam,aldığımı iade edemem.Bedenimi bir an'dan bir sonraki an'a bütün olarak taşıyamam.Beni bana bırakırsan dağılır hücrelerim,toplayamam.Kendimi taşıya bilsem bile,acılarıyla yaralandığım sevdiklerime,dertleriyle dertlendiğim tanıdıklarıma çare olamam.Elimi uzatamadığım çaresizler yüzünden ağır gelirim kendime.Yanımda tutamadığım,yanında tutunamadığım hee sevgiyle ayrılık ağrısı asılır boynuma; başımı dik tutamam. İyi ki "Elem neşrah leke saddek..."diye sesleniyorsun
- Ve gelir bir “illâ…” çıkışı. Hesabı bozar. Düşüşler kesilir birden. Bahara döner güzler. Sabaha bırakır yerini gece. Hüsrandan kâr çıkarır insan. Yitiklerinden sonsuz kazançlar ummaya başlar.
- Zamanın dal uçlarında sararıyor ümit çiçeklerim.
- BEN NE UMDUYSAM SENDE BULDUM, SEN DE NE UMUYORSAN BENDE BULUNDUR..
- "Vay haline elinde olmayanın ardı sıra koşarken, elinde olanı yüz üstü bırakanın." Al beni bu uğursuz koşudan Allah'ım!
Mukabele İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Senai Demirci. kalemini bilen dilinin şiirselliğini de bilir. hangi konuda yazarsa yazsın sanki düzyazı değilde şiir okuyor gibi hissediyorsunuz. "anlam"a anlama borcunu ödeme denemeleri... kitabın kapağında yazan cümle. okuyup üzerinde şöyle uzun uzun düşünülmesi gerekiyor. anlama, hakikaten okuduğunu anlayabiliyor mu insanoğlu bi düşünmek gerek. mukabele adlı eser Kur'an-ı Kerim'in surelerini anlama ve anlarken de kendi kendine konuşma üzerine yazılmış denemelerden oluşuyor. garip gelebilir ama surelerin içindeki ayetlerle konuşuyor buluyorsunuz kendinizi bir anda. "vahiy yoluyla insana seslenen Yaratıcı'nın eşsiz hitabını anlatıyor, dinliyor ve duymaya çalışıp duyduğunu da bizlerle paylaşıyor. Allah ile mukabele olur mu demeyin, oluyor. Aslında bizden istenen de o değil mi? sözü dinle, duy, anla ve uygula... surelerin kısa kısa denemelerini, şiirsel anlatımı ile bizlerle paylaşıyor. bence bir de bu şekilde dinlemek anlamak gerek... ümitle.... muhabbetle... duy... dinle... anla... öğren... uygula... (Betül Zeyrek)
Eser, surelerle ilgili deneme yazılarından oluşuyor. Bazı denemeleri akıcı ve hoş bulsam da bazılarını okurken gerçekten sıkıldığımı söyleyebilirim. Kitap tavsiye ederken bu eseri tavsiye eder miyim, bilemiyorum.. Herkese iyi okumalar... (Matem)
Kitabın Yazarı Senai Demirci Kimdir?
1964'te Samsun'un Terme ilçesinde doğdu. Samsun'da başladığı tıp öğrenimini İstanbul'da sürdürdü ve 1990 yılında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni bitirdi. Sağlık Ocağı, Yaşama Gücü ve Yürüyüşler adlı TV programlarının yapımcılığı ve sunuculuğunun yanı sıra çeşitli radyo programları yaptı. Ev Akademisi seminerleri verdi. Çeşitli sağlık kuruluşlarında kalite ve kurumsal iletişim müdürlüğü görevlerinde bulundu. Halen İstanbul Sağlık A.Ş.'de çalışmakta, çeşitli televizyon kanallarında programlar hazırlayıp sunmaktadır. Birçok dergi ve gazetede yayınlanan denemeleri dışında çok sayıda telif ve tercüme eseri bulunmaktadır.
Senai Demirci Kitapları - Eserleri
- Kıl Beni Ey Namaz
- Söz Yangını
- Ve Aşk Evliliğin Ellerinden Tuttu
- Üç Yusuf Üç Rüya Üç Gömlek
- Öldüğüm Gün
- Selam Sana Ey Nebi
- Canla Bağışla
- Aşka Adanmış Öyküler
- Beş Vakit İnsan
- Elde Var İnsan
- 99 Esma 99 Dua
- Dua Defterim
- Aşka Dair Öyküler
- Kalbimizi Yeniden Yazmak
- Dar Kapıdan Geçmek
- Kaybedecek Neyin Var ki?
- Kırk Kapının Kırk Duası
- Mutluluk Öyküleri
- Cehennemde Bir Gün
- İnsan Güzeldir
- Her Güne Bir Ayet: Dervişin Yolu 1
- Can Kırığı
- 50 Kuştüyü Masal
- Her Gece Bir Dua
- Şöyle Garip Bencileyin
- Adı Aşk
- Şükretmek İçin 1001 Küçücük Neden
- Mukabele
- Köprüden Önce On Çıkış
- Vahyin Binbir Sesi
- Her Güne Yeniden Başla
- Oruç Çiğnemek Sakızı Bozar mı Hocaaamm?
- Hasret-i Peygamber
- Cennette Bir Gün
- Zaman Aynası Namaz
- Cennette Bir Gün
- Bir İnci Söz
- Kırık Kalbe Kırk Hadis
- Her Gece Bir Dua
- Küçük Sevdalar Koleksiyonu
- Biz Sende Misafiriz
- Aşka Dair Öyküler
- Hac Günlüğü Sevgilinin Evine Doğru
- Çocuğumla Her Güne Bir Dua
- Her Güne Bir Dua
- Hoşgeldin Bebeğim
- Birinci Söz
- Modern Tıbbın Ötesi
- Dua Ayetleri
- Aşkın Kanatları
- Birinci Söz
- 99 Esma 99 Dua III
- 99 Esma 99 Dua II
- 99 Esma 99 Dua I
- Sağlığınız Elinizde
- Aşka Dair Öyküler
Senai Demirci Alıntıları - Sözleri
- Hiçbir şey benim değildir; sadece yanımdadır.Şimdilik... (Beş Vakit İnsan)
- Hüzünler, sıkıntılar kırmızı ışıkta dursa. Umutlar, hayaller, sabırsızlıklar sarı ışıkta beklese. Ve candan sevdiklerimiz yeşil ışıkta çıkıp gelse... Ne güzel olurdu hayatın trafiği. (Köprüden Önce On Çıkış)
- Huzuru komşuya bigânelikte arıyoruz; rahatımızı, yetimi ve öksüzü unutmakta biliyoruz. (Hasret-i Peygamber)
- Ne zamandır şükretmediğini hatırlamak, şükretmeyi hatırlamanın da ayrıca şükredilesi olduğunu anlamak . (Şükretmek İçin 1001 Küçücük Neden)
- Dilimin altından akan vahyin nehri olalı sesin, Altında nehirler akan cennet'im sensin (Cennette Bir Gün)
- Sahi, parayı nereye harcayacaktım. Yaşamaya mı? Hayır, öyle değil galiba. Bir düşünün, para için hayatımızı harcadığımıza göre, karşılığında hayattan daha değerli bir şey almalıydık. Alabilmeliydik. Para kazanmak için yaşıyor idiysek, yaşamak için para kazanmaya ne gerek vardı ki? (Şöyle Garip Bencileyin)
- Dikiş tutmuyorsa şayet, söylenmeyi bırak, sus, kalbinden geçmeyeni diline değdirme... (Kıl Beni Ey Namaz)
- "Aldanıyoruz birbirimize. Tuzaklar saklıyoruz gözlerimizde." (Öldüğüm Gün)
- "Müminin niyeti amelinden hayırlıdır." (Söz Yangını)
- Başını kurtaramıyorsun her akşam göğü kana bürüyen, yıldızları kana bulayan akşamların aldırışsız geçişinden. Geri gelmiyor gün. Bugün olmuyor dün. Bir dahası yok yaşamanın. (Beş Vakit İnsan)
- Namazın kabul edildiğinden emin olmasanda namaza kabul edildiğinden emin olmak. (Şükretmek İçin 1001 Küçücük Neden)
- Aşkın kökünün kalbimizin odacıklarından beslendiğini fark ettiğimizde, aşkın kalbimizin peşi sıra geldiğini görebiliriz. (Aşka Adanmış Öyküler)
- biliyorum, uzak düşmedik; aramızdaki bahçe büyüdü , o kadar. Rahmetle… (Dar Kapıdan Geçmek)
- Arada aşığın rüyası yoksa aşkta yoktur. Yusufça bir bakış ve kayboluş gerek aşkın zindanına. (Cennette Bir Gün)
- Merak et ki akıl toprağın alt üst olsun. (Üç Yusuf Üç Rüya Üç Gömlek)
- "Ihsan, Allah'ı görüyormuş gibi yaşamandır. Zira sen Allah'ı görmesen de O seni görüyor." İhsan güzellik anlamındaki "hüsn" kelimesiyle aynı kökten geliyor. Bu durumda, ihsanı güzel eylemek diye tarif edebiliriz. Ne yaparsan yap, güzel eyle güzellikle eyle... (Söz Yangını)
- Hamdım; yandım, piştim… Elhamdülillah (Dua Defterim)
- ••• Rabbim, beni zamanın aldatmacalarından uzak tut Ayaklarımı dolaştırma Rabbim, beni zamanelerin düştüğü tuzaklardan uzat tut Günahlarımı bana yoldaş yapma (Dua Ayetleri)
- Bedeli ödenmemiş sözleri söylemekten korusun Allah hepimizi.Hazır bulunmuş sözlerin seslendireni olmaya razı olmak korkunç bir nasipsizliktir.Ucuza alınmış lafların volumünü giderek yükselttikçe, biricik seçeneğinden yoksun kalır insan.Sırf kendisi söylüyor diye,söylediği hakikate yabancılaşır,ona tabi olmak yerine onu tabi kılar kendine.Dudakları uzaklaşır gerçeğin pınarından. Bir de üstüne,söz kalitesinden olur; koflaşır,boşalır içi.Vicdanını sözün seslendireni... (Oruç Çiğnemek Sakızı Bozar mı Hocaaamm?)
- 'Anılmaya değer bir şey' değilim. (Elde Var İnsan)
Yorumlar
0 yorum