Kitap Künyesi
Yazar: İmam Gazali
Çevirmen: Abdulhalık Duran
Yayın Evi: Hikmet Neşriyat
İSBN: 9789752906266
Sayfa Sayısı: 174
--reklam--
Mü'minler İçin Yükselme Basamakları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
--reklam--
Mü'minler İçin Yükselme Basamakları Alıntıları - Sözleri
- •Bâtıl fikirlerle mücâdele etmek için dinî hamiyet yeterli değildir;bunun yanında ilmî ehliyet ve birikimin de olması şarttır. Bu da şu demektir: Dinî hamiyyeti olup da ilmî ehliyeti olmayan kimseler, ilmî ehliyet sahibi olan âlimlerin etrafında toplanmalı ve onların emir ve direktifleriyle hareket etmelidirler. Kendi başlarına bir iş yaptıkları takdirde ise, Arapların deyimiyle çamuru daha da cıvıklaştırmaktan ve sulandırmaktan başka bir iş yapmış olmazlar. Onun için, İslâm adına yürütülen hizmet ve hareketlerin başında mutlaka ve mutlaka çok dirayetli, ehliyetli, ihlâslı bir âlimin veya âlimler cemaatinin bulunması şart ve farzdır. Bu şart ve farzı dinlemeyenler, indellah vebal ve günah altında kalırlar. Bir önemli husus da şudur: Bir âlimin emri altında hareket ederken, diğer âlimlerin de tavsiye, telkin, nasihat ve eleştirilerini dinlemek ve bunlardan yararlanmak lâzımdır. Bu hususlara riâyet edilmediği için, İslâm adına yürütülen hizmetlerin çoğu yanlış sonuçlar vermekte ve en samimî müslümanları bile bıktırıp "İllallah!" ve "İnnâ lillâh!" dedirtmektedir.
- Kitapçıda bir kitabı karıştırırken, etrafa virüs gibi sapıklık dağıtan bir sapıktan nakledilen şu yazı gözlerime ilişti: "Müs- lümanlar, Allah'ın ismini yalın olarak söyledikleri halde, Muhammed isminden sonra ona salat ve selâm okurlar Bu, Muhammed'i Allah'tan daha üstün tutmaktır." "Allah Allah!" dedim, "Bu adamın cehaleti ve sapıklığı sınır tanımıyor. Bu ebleh bilmiyor mu ki, Muhammed'e salat ve selâm okumayı bizzat Allah teâlâ emretmiştir. (Bak: Ahzâb, 56) Sonra, salat ve selâm okumak, peygamber için Allah teâlâdan sevap ve merhamet dilemektir. Hal bu olunca, Allah teâlâ'nın emrini yerine getirmek ve peygamber için O'ndan merhamet dilemek hangi mantıkla Muhammedi Allah'tan üstün tutmak anlamına gelir? Kaldı ki, müminler Allah'ın ismini de yalın olarak zikretmezler. Allah teâlâ derler; Allah teâlâ hazretleri derler; Allah celle celâluhu derler. Kendisi Allah teâlâ'yı bu şekilde tazim etmediği için, herkesi de kendisi gibi zannetmiştir. Bu da bir anlamda normaldir. Çünkü kör herkesi kör, sersem de âlemi sersem sanır.
- Bir mucize olan Kurân-ı Kerim halen de ortadadır. Bu mucizeyi gösteren Peygamberimiz ümmiydi. Okuma yazma öğrenmemiş ve ilimle meşgul olmamıştı. Buna rağmen, öyle bir kitap ortaya getirmiştir ki, kendisinden önce geçenlerin ve kendisinden sonra gelenlerin bütün ilimlerini kapsamış durumdadır. Bu sebeple, bu zatın peygamberliğinde şüphe edenler, önce onun hiçbir tahsil görmediğini düşünsünler, ondan sonra da getirmiş olduğu kitabın kapsadığı çeşitli ilimleri görsünler. Bu ilimler içinde ilim sahiplerinin ilgi duyup üzerinde çalıştıkları her türlü ilimler, ilâhiyât (Allah teâlâ ile ilgili ilim), felsefe, mantık, cedel, hitabet, delil, kıyas ve diğerleri vardır. Bunlara ilâve olarak ibadet, ahlak, teşri ve kanunlar vardır. Bunlardan her biri de bir çok kollara ve dallara ayrılırlar. Hiç okumamış, kitap ve kalem taşımamış ve kimseden ilim öğrenmemiş bir zatin bütün bu ilimleri en yüksek seviyede açıklayan ve onların usûl ve prensiplerini vaz'eden ve ne lafzında, ne de mânasında bir benzeri daha bulunmayan bu büyük kitabı ortaya çıkarması (ve bu kitabın geçen asırlar içinde kaybolmaması, hiçbir değişikliğe uğramaması ve zaman içinde ilimlerin inkişafına ve bir çok yönden değişmesine rağmen onda hiçbir hatasının bulu namaması), onun kâinâtın büyük yaratıcısı tarafından gönderilen ve böyle bir mucize ile desteklenen hak bir peygamber olduğunu matematik bir kati'iyetle ve kesin bir şekilde ispat eder. Çünkü bu zatın bütün güçlü muarızları (bunların başında Arapların şâir ve edipleriyle yahudilerin âlim ve bilginleri vardı.) onun getirdiği Kuran'ın yalnızca lafzı, nazmı (dizimi) ve üslubuyla bile baş edememişler ve onunkine yakın bir üslupla bir söz ortaya koyamamışlardır. Onun kapsadığı manalara ise hiç kimse muhalefet etme ve karşı koyma niyetiyle yaklaşmayı göze alamamıştır. Bu gerçek, belli bir zamanla da sınırlı kalmamış, hiç değişmeden günümüze kadar sürüp gelmiştir. (Örneğin, günümüzde dünya ehli siyaset, hukuk, yönetim gibi konularda oldukça büyük birbirikime sahiptirler. Fakat buna rağmen, çok iyi bildiklerini zannettikleri bu konularda da Kur'ân'ın seviyesine ulaşamamış ve onun tespit ettiği doğrulan bulama mışlardır. Bu yüzden de, her gün bir önceki gün yaptıkları hataları tamir etmeye, onarmaya, yeni bir şeylerle yamamaya ve önceki hatalardan dolayı ortaya çıkan zarar ve ziyanın acılarını insanlara çektirmeye devam edip gidiyorlar.) Bütün bu gerçeklere rağmen, bu kitabın kâinât sahibinin muhit olan (bütün şeyleri, bütün zaman ve t zeminleri kapsayan) ilminin bir ürünü olduğunu an lamakta sıkıntı çekenler, bilsinler ki, bu kitabın sahibi ve Rabbi, her şeye hükmeden ve her işe gücü yeten kudret ve gazabıyla onların kalplerini ve dimağlarını mühürlemiştir. "De ki: Bu kitabı göklerde ve yerde olan sırları ve en gizli şeyleri de bilen Allah indirmiştir. Allah bu kitabı kendi ilminden göndermiş tir."
- Bazı tam câhil veya yarı câhil kimseler, hakikatini bilmedikleri bazı meseleler hakkında eksik ve yanlış kanaat oluştururlar. Ondan sonra da, kim ne söylerse söylesin sağır kesilirler. Bu tutum yanlıştır. Çünkü Kur'ân'a göre, ilim ehlini ve nasihat edenleri dinlemek farzdır.
- Hangi varlığa bakılırsa bakılsın, o bir pencere gibi açılır ve onun yaratılışında ve yaratılışının kapsadığı özellik ve güzelliklerde yüce yaratıcının ilim, kudret ve hikmeti görülür.
- °•Fikir özgürlüğü ve çeşitlilik elbette ki, güzel şeylerdir. Ancak, bunun için fikrin hakikaten fikir olması, sapıklık olmaması, çeşitliliğin de gerçekten hayata zenginlik kazandırması, onu kökünden kurutup çürütmemesi lâzımdır.
- Şehitlerin ve onların derecesinde olan kimselerin ruhları, maddî nimetlerden de yararlanabilmeleri için muvakkat cesetlere sokulurlar. Onun için Allah teâlâ şehidler hakkında şöyle buyurmuştur: "Allah yolunda öldürülenleri ölü zannetme. Onlar diridirler ve Rableri tarafından kendilerine verilen nimetlerden yararlanırlar. Allah'ın kendilerine nasip ettiği şehidlik mertebesiyle de sevinip övünürler
--reklam--
Mü'minler İçin Yükselme Basamakları İncelemesi - Şahsi Yorumlar
--reklam--
Mü'minler İçin Yükselme Basamakları PDF indirme linki var mı?
--reklam--
İmam Gazali - Mü'minler İçin Yükselme Basamakları kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Mü'minler İçin Yükselme Basamakları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı İmam Gazali Kimdir?
Gazzâlî (Farsça: الغزّالی) (d. 1058, Tus - ö. 18 Aralık 1111, Tus), Büyük Selçuklu Devleti devrinin İslam âlimi, filozofu, mutasavvıfı ve müderrisi. Fars asıllı olduğu sanılan Gazzâlî'nin lakapları Hüccetü’l-İslâm ve Zeynüddîn'dir. Genel olarak Gazzâlî ve İmam-ı Gazzâlî isimleriyle tanınmaktadır.
Hayatı ve yaşadığı dönem
Gazzâlî Hicri 450 (Miladi 1058) yılında Horasan'ın Tus şehrinde doğmuştur. İlk öğrenimini Tus'ta Ahmed bin Muhammed er-Razikânî’den almış, daha sonra Cürcân şehrine giderek Ebû Nasr el-İsmailî’den eğitim görmüş daha sonra 28 yaşına kadar Nişabur Nizamiye Medresesi’nde öğrenim görmüş, itikadî düşünce olarak Ebü'l Hasan Eş'arî’den ve ameli görüş olarak ise Şafiî'den etkilenmiştir. Hocası İmam-ı Harameyn lakaplı Abdülmelik el-Cüveynî 1085 yılında ölünce Nişabur’dan Büyük Selçuklu Devleti’nin veziri Nizamülmülk’ün yanına gider. Nizamülmülk'ün huzurunda olan bir toplantıda verdiği cevaplarla diğer bilginlerden üstünlüğünü kanıtlayarak 1091 yılında Bağdat’taki Nizamiye Medresesi'nin baş müderrisliğine tayin edilir. Burada bilgisi ve edindiği öğrenci topluluğuyla kısa sürede ün ve saygınlık kazandı. Tasavvuf'a yöneldi ve Ebû Alî Farmedî'nin tesiriyle bu alanda yoğunlaştı. Bu ilgi ve hac arzusuyla medresedeki vazifesini bırakarak 1095 yılında Bağdat'tan ayrıldı ve Şam'a gitti. Şam da iki yıl kaldıktan sonra 1097 yılında hacca gitti.
Hac sonrası Şam'a döndü ve buradan Bağdat yoluyla Tus'a geçti. Şam ve Tus'ta bulunduğu sürede uzlet yaşamı sürdü ve tasavvuf alanında ilerledi. Bağdat'tan ayrılışından on bir yıl sonra 1106 yılında Nizamülmülk’ün oğlu Fahrülmülk'ün ricası üzerine Nişabur Nizamiye Medresesinde tekrar eğitim vermeye başladı. Buradan kısa süre sonra Tus'a dönerek yaptırdığı tekkede müritleriyle birlikte sufi yaşamı sürdü. Gazzâlî 1111 (Hicri 505) yılında doğum yeri olan İran'ın Tus şehrinde öldü.
Gazzâlî’nin yaşadığı dönemde İslam âleminde siyasî ve fikrî büyük bir karmaşa hakimdi. Bağdat’ta Abbasi halifelerinin gücü zayıflamasına karşın Büyük Selçuklu Devleti’nin sınırları genişliyor ve nüfuzu artıyordu. Melikşah’ın veziri Nizamülmülk savaş meydanlarında zaferler kazanıyor, ilim meclisleri denilen tartışma ortamlarını ve medreseleri açıyordu. Bu dönemde Mısır tahtında Şiî-Fâtımî hanedanı vardı. Avrupa’da ise Endülüs Emevi Devleti gerilemekte idi.
İlk Haçlı Seferi de Gazzâlî döneminde yapılmış, Gazzâlî 40 yaşında iken Antakya haçlılarca kuşatılmış bir yıl sonra da Kudüs ele geçirilmiştir. Hasan Sabbah ve Ömer Hayyam da Gazzâlî ile aynı çağda yaşayan tanınmış kişilerdir. İslam âlemindeki bu karışıklığı fikrî bir çöküntü tamamlıyordu.
Gazzâlî'nin öğrenme merakı onun çok sayıda dini ve fikrî akımları araştırmasına neden oldu. Yaşadığı dönemde hakikati bulmak isteyen insanların dört kısıma ayrıldığını ve her birinin hakikati kendi yolunda aradığını gördü. Bunlar; felsefeciler, kelâmcılar, sûfiler, bâtınîlerdi. Hepsinin görüşlerini inceleyerek; kelâm, felsefe ve Bâtınîlik yolunu kitaplarında ayrıntılarıyla tenkit etti ve sûfilerin yolu olan tasavvufa yönelerek hakikati bu yolda aradı.
--reklam--
İmam Gazali Kitapları - Eserleri
- Ahiret Hayatı: Ölüm, Kabir, Kıyamet
- Ahlak Kitabı
- Kudsi Hadisler
- Ölüm ve Ötesi
- Kalplerin Keşfi
- El-Münkız Mine'd-Dalal Dalaletten Hidayete
- İhyâ-u Ulumi'd-Din
- Kimyâ-i Saâdet
- Yöneticilere Altın Öğütler
- Aldananlar
- İlahi Nizam
- Abidler Yolu
- Namazın Sırları ve Fazileti
- Tevhid ve Ledün Risaleleri
- Helaller ve Haramlar
- Bana Arkadaşını Söyle
- İbadetlerin Ruhu
- Mişkatu'l Envar Nurlar Alemi
- Kıyamet ve Ahiret
- Kalp Risalesi
- Filozofların Tutarsızlığı
- Fatihatü'l- Ulum
- Tefekkür
- Müslümanca Bir Hayat
- Dünyanın Aldatmasından Korunmak
- Evlenme Adabı ve Şehvetin Kırılması
- Ahiret Aleminin Sırları
- Gıybet
- İslam'da Dostluk ve Kardeşlik Adabı
- Oruç / Sırları ve Fazileti
- Mülkün Sultanlarına / Nasihatül'l-Mülük
- Uzlet - Yalnızlığın Faziletleri
- Mü'minler İçin Yükselme Basamakları
- Yaratılış Hikmetleri
- İlme Teşvik
- Düşünme, Konuşma ve Söz Üzerine
- Minhacü'l Arifin - Ariflerin Yolu (Cep boy)
- Meva'ız-i Kudsiyye
- Hak Yolunun Esasları
- Afetler Kitabı
- Hakikatler Kitabı
- Kalbin İlacı
- Kendini Bulmak
- Müslümanlığın Rükunları
- Nefis Terbiyesi
- Niyet ve İhlas
- Tevekkül ve Tevhid
- Gerçeği Arayanların Yolu
- Ledün Risalesi
- Öğrencinin Rehberi / Minhacü'l Müteallim
- Dil Belası
- Adab Kitabı
- Her Durumda Adaletli Olma
- Cehennem ve Cehennemlikler
- İnançların Esasları / Kavâidi'l Akâid
- Cennet ve Cennetlikler
- Arayışlar Kitabı
- İnsanın Aldanışı
- İlmin Fazileti
- İslam'da Müsamaha
- İmam-ı Gazali'den Kulluğun Haritası
- Tevbe Risalesi
- El-Mürşidü'l Emin 'ila Mev'izeti'l-Mü'minin
- İlim Kapısı
- Sabredenler ve Şükredenler
- Tevbe Kitabı
- İman Kitabı
- Akaid Esasları
- Tevhid Akidesinin Esasları
- Hikmetler Kitabı
- İnançta Hassas Ölçüler İlcamü'l Avam An İlmi'l-Kelam
- Zâdü'l-Âhire - Yolculuk Azığı
- Kur'an Okumanın Adâbı ve Fazileti
- Adaletin Esasları
- Öğütler Kitabı
- Belalar ve Musibetler
- İslam Ahlakı
- Felsefenin Temel İlkeleri
- Nefsimi Nasıl Dizginleyebilirim?
- Batınilerin Belini Kıran Deliller / Te'vilin Temel İlkeleri
- Cimrilik ve Mal Tutkusundan Korunmak
- Hakikat Bilgisine Yükseliş
- Müslümanlık Bilgileri
- İslam'da Evlilik ve Aile Hayatı
- Arayanların Bahçesi
- Müslümanın Edepleri
- İlâhî Muhabbet
- Dinde Kırk Prensip
- Ey Oğul
- Alemlerin Sırrı
- İhya Dersleri İbadetlerimiz
- Gazali'den Vaazlar
- Yol, Bilgi ve Varlık
- İki Risale
- Temizlik Usulleri
- Vasiyetname
- İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 1
- İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 2
- İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 3
- İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 4
- İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 5
- İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 6
- İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 7
- İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 8
- İtikadda Orta Yol
- El-Kıstasü'l-Müstakim
- İlahi Saadet
- Faziletler Kitabı
- Kavaidü`l Akaid (Akidenin Esasları)
- Cömertliğin Fazileti ve Cimrilik
- Hıristiyanlık Üzerine Değerlendirmeler
- Salihler Bahçesi
- Câh ve Riya - İnsanı Helâka Götüren Hâl ve Davranışlar
- İlahi Sır
- Nasıl İyi Bir Kul Olunur?
- Dua'nın Edepleri
- Dua ve Zikir
- Gündüzlerin ve Gecelerin İhyasının Fazileti
- Marifetullah
- Esmaül Hüsna Şerhi
- Kur'an'ın Cevherleri
- Muhabbet Kitabı
- İyiliği Emretmek ve Kötülükten Menetmek
- Hüccetü'l İslam
- Haccın Sırları
- Yeme İçme Adabı
- Zekat Sırları ve Fazileti
- Tevhid Risalesi
- İhyau Ulûm'id-Di'den Seçmeler
- Hakikat Yolcusuna Notlar
- Evliliğin Hüküm ve Hikmetleri
- Kurtuluş Vesilesi
- Misbahü’l Necah: Terbiye
- Halkların Dostluk ve Kardeşliği
- Ey Nefsim
- Kazanç Yolları
- İtikatta Sözün Özü
- Tasavvufun Esasları
- Batıniliğin İçyüzü
- Günahtan Korunmak
- Mustasfa
- Günlük Vazifeler
- Gazali Külliyatı
- Tasavvuf Külliyatı
- Kur'an'ı Okumak ve Anlamak
- Cahillikten Nasıl Korunabilirim 1
- Minhacül Abidin ilal Cenneti Rabbil Alemin 1. Cilt
- Mi'yâru'l-İlm
- Aşk İle
- Kelam ve Halk
- Kırk Kudsi Hadis
- Parlayan Nurlar
- Çocuk Nasıl Yetiştirilir
- Ahiret Halleri
- İslâm'ın Sınırları
- İman ve Küfür Çizgisi
- Hakikat Çağrısı
- Ecel - Kıyamet (Ölüm ve Ötesi)
- Kardeşlik Hukuku
- Amellerde İlahi Terazi
- Kalplere Şifa
- Selefi Salihinin Mezhebi
- İbadetle Arınmanın Sırları
- Kimyâ-yı Saâdet - 2. Cilt
- Kimyâ-yı Saâdet - 3. Cilt
- Kimyâ-yı Saâdet - 4. Cilt
- Mekasıdü’l-Felasife
- İlahi Nur'lar
- Müzik Ve Manevi Coşku Kitabı
- İki Madnun
- Fakr ve Zühd
- Uzletin Edepleri
- Yolculuk Edepleri
- İhyau Ulumi'd-Din Tercümesi Cilt - 5
- İhyau Ulumi'd-Din Tercümesi Cilt - 6
- Namazın Faziletleri
- Aşkın Hâlleri
- Düşünmede Doğru Yöntem
- Müslümanın Şahsiyeti
- İhyâu Ulumi'd-Dîn Tercümesi Cilt - 7
- Nefs Terbiyesi ve Ahlâkı Güzelleştirme
- El Afak (Murada Giden Yol)
- Mizanü'l Amel
- Ehli İçin
- Mustasfâ - Cilt 1
- Mustasfâ - Cilt 2
- Kalplerin Tesellisi
- Ölüm ve Sonrası
- Açıklamalı Dua Mecmuası
- Ölüm Korkusu ve Şiddeti
- Kabir Azabı ve Şiddeti
- Kendini Bilmek
- Tasavvufun Prensipleri
- İhyau Ulumi'd-Din Tercümesi Cilt - 8
- Allah Teala'nın Yarattıklarında Tefekkür Etmek
- Evlilik ve Nikah Adabı
- İmam-ı Gazzalî’den Üç Risale Güzel Ahlakın Ölçüsü - Dostluk ve Muhabbet Terazisi - Zafer Meşalesi
- Korku ve Ümit
- Tevhid ve Tevekkül
- Cevahirul Kuran (Kuran Cevherleri)
- Namazın Önemi ve Sırları
- İyilik Erleri
- Nefs ve Gurur
- İslam Kardeşliği
- İslam'da Eğitim
- Kur'an'ın Cevherleri ve İncileri
- Müslümanın Günlük Edepleri
- Yalan Dünya - Dünyanın Zemmi
- Peygamberimizin (Sav) Edeb ve Ahlakı
- Esâsü'l-Kıyâs
- Kalbin Halleri
- İlim Kitabı
- İrfan Ordusu
- Helaller Ve Haramlar
- İyiliği Emretme Ve Kötülükten Alıkoyma
- Tefekkür Kitabı
- İki Şehveti Dizginlemek - Mide ve Cinsellik
- Ölüm ve Ötesi
- Filozofların Maksatları
- Nefsin Hileleri ve Terbiye Yolları
- Niyet ve İhlas
- Kalbin Sırları
- Allah İçin Sevmek
--reklam--
İmam Gazali Alıntıları - Sözleri
- Uykudan sonraki uyanıklık gibi, uyanıkken öyle bir hâle geçiverirsin ki uyanıklığın da o hâle nispetle uyku gibi olur ve o hâle geçtiğinde aklınla kurguladığın şeylerin tamamen hayal ürünü olduğunu anlarsın. (Arayışlar Kitabı)
- "Yüceliklere ucuza ermek istersin, Hiç arı olmadan bal olur mu? Sen cahilken, benim senden razı olmamı istersin, O cahil halinle sevgililer senden hoşnut olur mu?." (Alemlerin Sırrı)
- "Kişi, dostunun dini (yolu ve gidişatı) üzeredir; öyleyse sizden biri kiminle dostluk yaptığına baksın." (Uzletin Edepleri)
- Nikâhta beş türlü fayda vardır: Çocuk sahibi olmak, Şehvetin teskin edilmesi, Ev işlerinin yönetilmesi, Sülâlenin çoğalması, Nefis mücâdelesinin yapılması. (Evlenme Adabı ve Şehvetin Kırılması)
- "Akıl, insanın bir sıkıntıya düştüğü zaman ondan nasıl güzellikle kurtulurum diye gayret etmesi değildir; gerçek akıl, kurtuluş arayacağı bir tehlike ve sıkıntıya düşmemektir." (Yöneticilere Altın Öğütler)
- Zira sebebe vâkıf olmak, kaderin sırrına vâkif olmak demektir. (Korku ve Ümit)
- "Gerçekten müminler kurtuluşa ermiştir. Onlar namazlarında huşû içindedirler" (Mü'minûn 23/1-2). (Namazın Sırları ve Fazileti)
- قال صلى الله ... : وهل ينفع القرآن إلا بالعلم؟ ... (İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 1)
- Ey oğul, diğer aylarda da oruç tut. Çünkü Resûlullah (s.a.v) buyurmuştur ki: Kim ki, ayların perşembe, pazartesi günleri oruç tutarsa Allah Teâlâ ona yediyüz yıllık sevap ihsan eder. (Hüccetü'l İslam)
- Hazreti Enes'in bir hizmetçisi vardı; son günlerinde Enes ona öğretti. Dua "Bismillahirrahmanirrahim. şudur: Bismillahillezi lâ yedurru mea ismihi şey'ün filarzı hüvessemîul alîm." Sabah akşam bu duayı okursan bütün belalardan emin olursun. (Hüccetü'l İslam)
- Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): “Cennet bahçelerinden geçtiğiniz zaman, oralardan faydalanın!” buyurdu. Kendisine “Ey Allah'ın Rasûlü! Cennet bahçeleri ile neyi murad ediyorsunuz?” diye sorulduğunda cevaben: « “Zikir meclisleri...” » buyurdu... (İlme Teşvik)
- "Amelsiz, cenneti istemek, günahlardan bir günahtır." (Hüccetü'l İslam)
- Bilmiş ol ki seni bugün günahlardan uzaklaştırmayan ve ibadete yönlendirmeyen ilim, yarın da cehennem ateşinden korumayacaktır. Bugün ilminle amel etmez, geçmiş günleri telafi etmezsen yarın kıyamet gününde: "Bizi (dünyaya) geri gönder de salih ameller işleyelim" dersin; sana şöyle cevap ve rirler: "Ey akılsız! Zaten oradan geliyorsun!" (Hakikat Çağrısı)
- Bakara Sûresi'nin son iki âyeti'ni (Âmenerresûlü) okumak, geceyi ihyâ etmeye ve kötülüklerden korunmaya kâfi (yeterli)'dir. İmâm-ı Nevevi . (İbadetlerin Ruhu)
- Sizlerden biriniz dünyâda bildiğiniz bir ölmüş kimsenin kabrine uğrayıp da, selâm verince, o mü'min sizi tanır ve selâmınıza cevâb verir. (Kıyamet ve Ahiret)
- "Biz müslümanlar, nedense kendimizi aciz ve çaresiz konumunda görüp kötü gelişmeler karşısında tepki olarak yalnızca sizlanmak ve şikayette bulunmaktan zevk alırız ." (İtikadda Orta Yol)
- Efendimiz Aleyhisselâm şöyle buyurdu: "Sizden sonra öyle insanlar gelecek ki, türlü ve zevkli yemekler yiyecek renkli ve rahat binitlere binecek, rengârenk ve güzel kadınlarla evlenecek, kat kat ve nefis kumaşlar giyecektir. Onların bir mîdeleri var ki az ile doymaz, onların bir istekleri var ki çoğa da kanaat etmez. Dünyaya bağlanmışlar. Akşam-sabah düşündükleri ve taptıkları dünyaları. Onu Allahu Teâlâ'nın dışında ilâh ve Rablerinden başka rab kabul ederler. Bütün çabaları dünya içindir. Yalnız hevâ ve heveslerinin peşinde koşarlar. Abdullah'’ın oğlu Muhammed'in katî sözü şudur ki, sizin veyâ onların peşinden, sizden sonra veyâ onlardan da sonra gelenlerden o güne yetişenler, bunlara selâm vermesin, nastatarını ziyaret etmesin, cenâzelerine gitmesin ve büyüklerine hürmet göstermesinler. Zira bunları yapanlar, İslamiyet'in yıkılmasına yedim etmiş olurlar." (İhyau Ulumi'd-Din Tercümesi Cilt - 6)
- 'Müziğin,kalbin berraklaşmasını sağlayan bir etkisi vardır.' (Müzik Ve Manevi Coşku Kitabı)
- Beden kalbin ülkesidir. Bu ülkede kalbin birçok askerleri vardır. Kalp, ahiret için yaratılmıştır. Allah'ı tanımak ise onun yarattıklarını bilmekten geçer. (Kalp Risalesi)
- Oku Rabbin en büyük lütuf sahibidir. (Tevhid ve Tevekkül)
Yorumlar
0 yorum