Kitap Künyesi

Yazar: İlker Başbuğ

Yayın Evi: Kaynak Yayınları

İSBN: 9789753439275

Sayfa Sayısı: 232

--reklam--

Nasıl Bir Türkiye Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

İlker Başbuğ yeni kitabında tabulara meydan okuyor... İlk kez bir genelkurmay başkanı bu kadar açık, doğrudan ve korkusuzca konuşuyor... Bunları bugüne kadar hiç duymadınız...

-6-7 Eylül olayları Türkiye'ye nasıl zarar verdi?

-ABD, Türk Ordusuna bir ders verilmesine hangi olaydan sonra karar verdi?

-Çuval Olayı Türk Ordusunda neden bir travmadır?

-Türkiye ile ABD hangi olayda çatışma noktasına geldi?

-Balyoz Davası sürecinde Hükümet ve MİT'le yapılan görüşmeler?

-Hangi yanlışlar yapıldı? Başbuğ hangi tavrı konusunda üzgün?

-Hükümet-Cemaat ilişkisi buraya nasıl geldi?

-Cemaat, İlker Başbuğ'u hangi olaydan sonra hedefe koydu?

-Silivri günleri nasıl geçti? Neye sevindi, neye üzüldü?

-Özgürlüğüne kavuştuğunda hangi Genelkurmay Başkanı ona moral verdi?

-12 Eylül'de Diyarbakır Cezaevi'nde yapılanlar neden yanlıştı?

-Kürt kökenli vatandaşlara yapılanlar Türkiye'ye nasıl zarar verdi?

-Kürtçenin yasaklanmasını neden yanlıştı?

-ABD "Kürt Açılımı"nda TSK'yı neden hedefe koydu?

-12 Eylül sola büyük darbe vurunca, bundan en çok hangi siyasi örgütler yarar sağladı?

-Bugün din dersi nasıl ele alınmalıdır ve "Zorunlu Din Dersi" uygulaması neden yanlıştır?

-Şike komplosu neden düzenlendi? Amaç Fenerbahçe'yi ele geçirmek miydi?

-Gezi olaylarını nasıl değerlendirmeli, bu konuda kim hangi yanlışı yaptı?

-Atatürk 1920'lerde muhtariyet (özerklik) konusunu neden gündeme getirdi?

-Terör neden bitmiyor ve hangi yanlışlar yapılıyor?

-IŞİD nasıl ortaya çıktı, arkasında kimler var?

-Irak ve Suriye'nin bölünmesinin Türkiye'ye faturası ne olur?

-21. yüzyılın ulus devletleri hangi temelde yükselmeli?

-İlker Başbuğ siyasi, ahlaki ve kültürel olarak "Nasıl Bir Türkiye" arzuluyor?

-Türkiye'nin kuruluş felsefesi ve Atatürk'ün bugünkü önemi nedir?

-Türkiye'yi bekleyen tehlikeler ve fırsatlar nelerdir?

-Türkiye, sorunlarını nasıl ve hangi yöntemlerle çözmelidir?

-Asker-sivil, devlet-yurttaş ilişkisi nasıl olmalıdır?

-Atatürk ve Cumhuriyet Devrimlerinin bugünkü anlamı nedir?

Ayrıca kitapta İlker Başbuğ'un ilk çocukluk günlerinden bu yana özel albümünden fotoğraflar...

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Nasıl Bir Türkiye Alıntıları - Sözleri

  • Seçebilseydim, eğer uçsuz bucaksız bir ormanda gökyüzüne uzanarak yakaran kimsesiz bir ağaç olmayı yeğlerdim.
  • Türk milletinin ordusu halktır, halktandır, halk için.
  • Derler ki liderler işaret ateşlerine benzer; dalgalı denizlerde, sisli gecelerde yol gösterirler; risk alırlar; bilinmeyenle uğraşırlar.
  • Nasıl bir Türkiye? Ulus devlet, üniter devlet yapısına sıkı sıkıya sarılmış; laiklik ilkesini tam özümsemiş; dine saygılı, ancak dinin veya din duygularının siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfus sağlamak amacıyla kullanılmadığı, insanların dindar ve dindar olmayanlar gibi ayırma tabi tutulmadığı, ahlaki erdemliliğe sahip vatandaşların oluşturduğu bir Türkiye.
  • Askerliği diğer profesyonel mesleklerden ayıran temel farklılıkların başında, askerlikte maddi gereksinimlerin önceliğinin daha az oluşu ve askerliğin bir meslekten ziyade adeta bir yaşam biçimi oluşudur.
  • Unutmayınız, biz o kadar şanslı insanlarız ki, en sıkıştığımız anda başvuracağımız "ölümsüz" bir liderimiz var: Mustafa Kemal Atatürk.
  • Her şehit, ailesi ve yakınları için yüreklerine düşen bir ateştir. Öyle bir ateş ki, hiçbir zaman sönmesi söz konusu değildir.
  • Derler ki liderler işaret ateşlerine benzer; dalgalı denizlerde, sisli gecelerde yol gösterirler; risk alırlar; bilinmeyenle uğraşırlar.
  • Okuduğunu, gördüğünü, isittigini sorgulayan insandan korkmayın. Onlardan zarar gelmez.
  • Derler ki liderler işaret ateşlerine benzer;dalgalı denizlerde, sisli gecelerde yol gösterirler; risk alırlar;bilinmeyenle uğraşırlar. Mustafa Kemal Atatürk bugüne ve geleceğe yol gösteren bir işaret ateşidir.

--reklam--

Nasıl Bir Türkiye İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Dikkat spoiler içerir. Terör örgütü üyesi olduğu iddiasıyla hapse giren genelkurmay başkanı yazardan güzel bir araştırma eseri. Atatürk hakkında, Kürt sorunu hakkında, üniter devlet ve bileşenleri, laiklik ilkesi, asker sivil ilişkileri hakkında detaylı bilgiler veriyor kitap. PKK kurulduktan sonra yapılanlar, askerin ve sivil yöneticilerin hataları, orduyu yıpratmak için kurulan medya organları ve cemaatin kurduğu komplolar, ülkedeki din konusundaki devletin faaliyetleri anlatılıyor. Yayın felsefeye önem vermesi, sürekli okuması, farklı bir komutan imajı çizmesi, hocalık yapması, yabancı dilini yurt dışında geliştirmesi gibi konulara da yer veriliyor. Yayın evinin genel yayın yönetmeni ile yapılan bir röportaj ve aile fotoğrafları da mevcut. Diğer kitabı kadar vurucu olmasa da okunabilecek bir kitap.  (Serdar Poirot)

Hayatının 50 yılını Türkiye Cumhuriyetine adamış olan bir adam... Tsk'nın nasıl olması gerektiğini 50 yıllık bir birikimle cevaplamaya çalışmış. İstihbaratın nasıl işlemesi gerektiği.. Laik devlet, cumhuriyet, üniter devlet, anadilde eğitim, parlamenter sistem ve birçok konuda nasıl düşünmemiz gerektiğini ne olması gerektiğini güzel bir şekilde irdelemiş. Ömrünüz uzun milletimize hizmetleriniz daim olsun. (Kaan)

Türkiye Cumhuriyeti 26.Gebel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ kaleme aldıgı bu kitabında; .-6-7 Eylül olayları Türkiye'ye nasıl zarar verdi? -ABD, Türk Ordusuna bir ders verilmesine hangi olaydan sonra karar verdi?-Çuval Olayı Türk Ordusunda neden bir travmadır?-Türkiye ile ABD hangi olayda çatışma noktasına geldi?-Balyoz Davası sürecinde Hükümet ve MİT'le yapılan görüşmeler? -Hangi yanlışlar yapıldı? Başbuğ hangi tavrı konusunda üzgün?-Hükümet-Cemaat ilişkisi buraya nasıl geldi?-Cemaat, İlker Başbuğ'u hangi olaydan sonra hedefe koydu?-Silivri günleri nasıl geçti? Neye sevindi, neye üzüldü?-Özgürlüğüne kavuştuğunda hangi Genelkurmay Başkanı ona moral verdi?-12 Eylül'de Diyarbakır Cezaevi'nde yapılanlar neden yanlıştı?-Kürt kökenli vatandaşlara yapılanlar Türkiye'ye nasıl zarar verdi?-Kürtçenin yasaklanmasını neden yanlıştı? -ABD "Kürt Açılımı"nda TSK'yı neden hedefe koydu?-12 Eylül sola büyük darbe vurunca, bundan en çok hangi siyasi örgütler yarar sağladı? -Bugün din dersi nasıl ele alınmalıdır ve "Zorunlu Din Dersi" uygulaması neden yanlıştır?-Şike komplosu neden düzenlendi? Amaç Fenerbahçe'yi ele geçirmek miydi? -Gezi olaylarını nasıl değerlendirmeli, bu konuda kim hangi yanlışı yaptı? -Atatürk 1920'lerde muhtariyet (özerklik) konusunu neden gündeme getirdi?-Terör neden bitmiyor ve hangi yanlışlar yapılıyor?-IŞİD nasıl ortaya çıktı, arkasında kimler var?-Irak ve Suriye'nin bölünmesinin Türkiye'ye faturası ne olur? -21. yüzyılın ulus devletleri hangi temelde yükselmeli? -İlker Başbuğ siyasi, ahlaki ve kültürel olarak "Nasıl Bir Türkiye" arzuluyor?-Türkiye'nin kuruluş felsefesi ve Atatürk'ün bugünkü önemi nedir?-Türkiye'yi bekleyen tehlikeler ve fırsatlar nelerdir?-Türkiye, sorunlarını nasıl ve hangi yöntemlerle çözmelidir? -Asker-sivil, devlet-yurttaş ilişkisi nasıl olmalıdır?-Atatürk ve Cumhuriyet Devrimlerinin bugünkü anlamı nedir? Ayrıca kitapta İlker Başbuğ'un ilk çocukluk günlerinden bu yana özel albümünden fotoğraflar...değişik bir kitaptı sanki kitabı başkası yazmış izlenimi hep okurken karşılaştıgım bir durumdu .okunabilir bir kitap herkese iyi okumalar. (AtillaKağan)

--reklam--

Nasıl Bir Türkiye PDF indirme linki var mı?

--reklam--

İlker Başbuğ - Nasıl Bir Türkiye kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Nasıl Bir Türkiye PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı İlker Başbuğ Kimdir?

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 26. Genelkurmay Başkanı. Görevini 30 Ağustos 2008 tarihinde, 25. Genelkurmay Başkanı Mehmet Yaşar Büyükanıt’tan devralmış olan Başbuğ, TSK Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası, TSK Üstün Hizmet Madalyası ve TSK Şeref Madalyası sahibidir. Başbuğ 9 Ağustos 2010 tarihinde yapılan Y.A.Ş. sonrasında görevini 27. Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner'e bırakmıştır.

Mehmet İlker Başbuğ, 29 Nisan 1943 tarihinde Afyonkarahisar’da doğmuştur. Balkan Savaşı'ndan sonra Makedonya'nın Manastır şehrinden Türkiye Karaman’a göç eden ailesi daha sonra Afyonkarahisar’a yerleşmiştir. İlkokulu Afyon 27 Ağustos İlkokulu'nda, ortaokulu Afyon Lisesi’nin orta kısmında okuduktan sonra Kuleli Askeri Lisesi’ne gitmiştir. 1962 yılında Kara Harp Okulu’ndan mezun olan Başbuğ, 1963 yılında Piyade Okulu’nu başarıyla bitirdi. 1963-1971 yılları arasında Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı birimlerde görev alan Başbuğ, 1973 yılında Kara Harp Akademisi’ni bitirerek kurmay subay ünvanı aldı.

Kara Harp Akademisi’nden mezun olmasının ardından Genelkurmay Plan Harekât Daire Başkanlığında Karargâh Subaylığı, Kara Harp Akademisi Öğretim Üyeliği, Belçika / Brüksel'de NATO Uluslararası Askerî Karargâhında Cari İstihbarat Plan Subaylığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Plan ve Prensipler Başkanlığı Savunma Araştırma Şube Müdürlüğü ve 51'inci Piyade Tümeni 247'nci Piyade Alay Komutanlığı görevlerini yürüten Başbuğ, ayrıca İngiltere Kara Harp Akademisi ve NATO Savunma Koleji’ndeki eğitimlerini de başarıyla tamamladı.

1989 yılında Tuğgeneral rütbesine terfi ettirilen Başbuğ, 1993 yılında ise Tümgeneral’liğe terfi ettirildi. Tümgeneral olarak Belçika’da, Milli Askeri Temsil Heyeti Başkanı olarak görev yapmasının ardından 1997 yılında Korgeneralliğe terfi ettirilen Başbuğ, Korgeneral olarak görev yaptığı sırada 2. Kolordu Komutanlığı ve Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreter Başyardımcılığı görevlerinde bulundu.

2002 yılında Orgeneral rütbesine terfi eden İlker Başbuğ, 30 Ağustos 2008 tarihinde, Mehmet Yaşar Büyükanıt’dan Genel Kurmay Başkanlığı görevini devralarak Türkiye Cumhuriyeti’nin 26. Genelkurmay Başkanı ünvanını aldı.

TSK Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası, TSK Üstün Hizmet Madalyası ve TSK Şeref Madalyası sahibi olan Orgeneral İlker Başbuğ, Sevil Başbuğ ile evlidir ve çiftin iki çocuğu bulunmaktadır.

Başbuğ 9 Ağustos 2010 tarihinde yapılan Y.A.Ş. sonrasında görevini 27. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner'e bırakmıştır.

İlker Başbuğ, Emekliliğinde kitap yazmaya başladı.

6 Ocak 2012 tarihinde “silahlı terör örgütü yöneticiliği ve hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamalarından tutuklandı. 5 Ağustos 2013 tarihinde Mahkemenin karar duruşması yapılarak kararın açıklanması bekleniyor.

Yazdığı Kitaplar :

2011 - Terör Örgütlerinin Sonu

2012 - 20. Yüzyılın En Büyük Lideri: Mustafa Kemal

2012 - 20. Yüzyılın En Büyük Lideri: Atatür

--reklam--

İlker Başbuğ Kitapları - Eserleri

  • Suçlamalara Karşı Gerçekler
  • Nasıl Bir Türkiye
  • Osmanlı’dan Cumhuriyete Güç Odaklarının Mücadelesi
  • Ergenekon'dan Çıkış
  • 20. Yüzyılın En Büyük Lideri Mustafa Kemal
  • 15 Temmuz Öncesi ve Sonrası
  • Sorunlarla Yüzleşmek
  • Unutulan Ada Kıbrıs
  • 20. Yüzyılın En Büyük Lideri Atatürk
  • Türkiye Cumhuriyeti'nde Güç Odaklarının Mücadelesi
  • Terör Örgütlerinin Sonu
  • Ermeni Suçlamaları ve Gerçekler
  • Türkiye Cumhuriyeti’nde Güç Odaklarının Mücadelesi
  • Mustafa Kemal Atatürk (2 Cilt)
  • Güç Odaklarının Mücadelesi

--reklam--

İlker Başbuğ Alıntıları - Sözleri

  • Ermeni ihtilalcilerin amaçları diğer milliyetçi ihtilalcilerinkinden çok farklıydı. İtalya'da yaşayan insanlar İtalyan idi ve İtalyan devrimcileri çoğunluğun yönettiği bir devlet istiyorlardı. Polonyalı milliyetçiler, Rus bir azınlık tarafından yönetilen ve bastırılmış bir çoğunluk olan Polonyalılar için bir devlet oluşturmak istiyorlardı. Aynı şey tüm dünyada geçerliydi, yöntemleri her ne olursa olsun, iyi ya da kötü, milliyetçiler en azından çoğunluğun kendini yönetebileceği bir devlet için savaştılar. Ermeni milliyetçileri için bu böyle değildi. Ermeni isyancıları, kendilerinin nüfusun %20'sinden daha az bir kısmını oluşturdukları bir toprağı ele geçirmek için savaştılar. Altı vilayet dedikleri bölgede, Müslümanlar Ermenilerin dört katı fazlaydı. Polonyalılar, İtalyanlar, Özbekler, Güney Afrikalılar, Cezayirliler ya da İrlandalıların aksine, Ermeniler imparatorluk tarafından yönetilen büyük bir çoğunluk değildiler. Çoğunluğu yenerek topraklarını ele geçirmek isteyen küçük bir gruptular. Ülkelerinin düşmanlarından yardım alan küçük bir gruptular; çünkü dışarıdan yardım almadan Müslüman çoğunluğu yenmeleri imkânsızdı. Eğer başarılı olsalardı, Ermeni milliyetçileri ne yapacaktı? Balkanlar'daki Türklerin acı kaderini örnek vererek gösteriyor tarih bunu bize. Bir Ermenistan kurmanın tek yolu çoğunluğu sürmek ya da öldürmekti. İhtilalciler Müslümanları saf dışı etmediği sürece, Anadolu'da bir Ermeni devleti kurulamazdı. Osmanlıların Ermeni isyancılara verdiği karşılık her düşünüldüğünde, bu gerçek hatırlanmalı. Osmanlılar sadece iktidarlarını savunmuyorlardı. Çoğunluğun yönetimini reddedenlere karşı çoğunluk olan halkı savunuyorlardı. Dahası, isyancılar başarıya ulaştıkları takdirde isyancıların öldüreceği ya da yurtlarından süreceği insanları savunuyorlardı. (Ermeni Suçlamaları ve Gerçekler)
  • Mustafa Kemal Atatürk'e göre; lider, ülkesinin ve ulusunun şerefi ve kurtuluşu için çalışandır. Kendilerini ilahlaştırmak için çalışanlar lider olamaz. Kamu hizmetinin en yüce şekli, bencil olmayan çabadır. (20. Yüzyılın En Büyük Lideri Mustafa Kemal)
  • İyi durum da olmayan ülke yönetimi için tek çıkış yolu vardır. O da meşruti idarededir. Bunu sağlayacak tek güç de ordudur. (15 Temmuz Öncesi ve Sonrası)
  • Diplomaside yapılan hatanın daha sonra düzeltilebilmesi hemen hemen imkânsızdır. (Unutulan Ada Kıbrıs)
  • Türkler ve Ermeniler arasında oluşan gerginliğin rasyonel sebeplerini aramak daha uygun olacaktır. Türklerin Ermenilere karşı savaşmalarının gerçek nedeni kolayca açıklanabilir ve tamamen rasyoneldir. Türkler kendilerini savunuyorlardı.* * Justin McCarthy, "Kim başlattı?", 24 Nisan 2002 tarihinde İstanbul'da yaptığı konuşma. (Ermeni Suçlamaları ve Gerçekler)
  • "Türkiye'de seçimler yapılacak olursa, CHP bu seçimleri kazanabilecektir." –cia başkanı alen dulles / 28 nisan 1960 (Türkiye Cumhuriyeti’nde Güç Odaklarının Mücadelesi)
  • McCarthy'nin dediği gibi "Bir taraf ölülerini sayarken diğer tarafın kendi ölülerinden bihaber olması" olaylara soykırım görüntüsü veriyor. (Ermeni Suçlamaları ve Gerçekler)
  • Okuduğunu, gördüğünü, isittigini sorgulayan insandan korkmayın. Onlardan zarar gelmez. (Nasıl Bir Türkiye)
  • Biz teslim etmezsek, kendimize olan saygımızı alamazlar. (Ergenekon'dan Çıkış)
  • Hunlar bu topluluklar içinde yer alan ve günümüze kadar taninan bir halktır. (Osmanlı’dan Cumhuriyete Güç Odaklarının Mücadelesi)
  • Cemaatlerin oluşumunda ekonomik çıkarlar var. Din bu amaç için bir araç olarak kullanılıyor. Bu olay sonra eğitim, daha sonra da siyaset alanına sıçrıyor. (Ergenekon'dan Çıkış)
  • Fırtınalı denizde gemisini en az hasarla karaya yanaştıran kaptanların tarihi başka, gemisini terk edenlerin tarihi başka yazılır. (Suçlamalara Karşı Gerçekler)
  • Toplumu terörle mücadelenin süresi hakkında yanlış beklentiler içine sokacak söylem ve ifadelerden kaçınılmalıdır. Terörle mücadele karmaşık bir süreçtir. 1967 Arap-İsrail Savaşı'nda altı günde zafer kazanan İsrail Silahlı Kuvvetleri, 2007'de birkaç bin kişiden oluşan Hizbullah örgütünü Lübnan'da etkisiz hale getirememiştir. (Terör Örgütlerinin Sonu)
  • Efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti şeyhler , dervişler , müritler , meczuplar memleketi olamaz. En doğru ve en hakiki tarikat , medeniyet tarikatıdır. Medeniyetin emir ve taleplerini yapmak , insan olmak İçin kâfidir. (15 Temmuz Öncesi ve Sonrası)
  • Etkisiz hale getirilen teröristlerin yaş durumu incelendiğinde ortalama olarak, örgüte katılım yaşının 19, örgütte kalma süresinin 7 yıl, ölüm yaşının ise 26 olduğu görülmektedir. (Terör Örgütlerinin Sonu)
  • Uluslararası alanda ciddi bir konuda adım atmadan önce her şeyi çok detaylı ve iyi şekilde değerlendirmek zorundasınız. Hesapsız olarak atılan adımlardan geriye çekilme o ülkeye çok büyük zararlar da verebilir. Dış politikaya; sağduyulu, gerçekçi ve ideolojik görüşlerden arındırılmış şekilde yaklaşılmalıdır. (Unutulan Ada Kıbrıs)
  • Mustafa Kemal 1922'de eğitim ve öğretime ilişkin şunları da not defterine yazmıştır: "Milleti kurtarmak isteyen her vatansever için milli onur ve fedakarlık başlıca özelliklerdir. Fakat bunlar yeterli değildir. Bir milleti kurtarmak için iyi niyet de yeterli değildir. Aynı zamanda ilim ve eğitim lazımdır. Düşmanı mağlup eden ordularımızın sevk ve idaresinde fenni bilim ve ilmi kurallar rehberimiz olmuştur. Bir milletin geleceğini elde etmesi ve idare etmesi için de eğitim bilimi lazımdır. Eğitim biliminin faaliyet merkezi: Mekteptir. Milletin siyasi ve toplumsal hayatında, düşünce yapısında; her türlü dış etkiye koyabilmesi için ilmi ve fenni bilimi rehber kabul edeceğiz." (Sorunlarla Yüzleşmek)
  • Sıkıştığımız zaman bizim başvuracağımız tek rehber vardır, o da Mustafa Kemal Atatürk'tür. (Sorunlarla Yüzleşmek)
  • Başarı, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin harekata katılan bütün personeline ve özellikle bu harekatta şehit düşen, 498 ölümsüz kahramana aittir. (Unutulan Ada Kıbrıs)
  • Bu nedenle, Malta Yargılaması tarihi bir gerçektir. Bu yargılamada, Malta'da o günün deyimiyle “Ermeni Kırımı” bugünün deyimiyle ise “soykırım” iddiasıyla yargılanan Türkler yargı önünde aklanmışlardır. Suçsuz bulunmuşlardır. Malta kararı, Osmanlı devletinin ve İttihatçı liderlerin “soykırım” suçunu işlemediklerini ortaya koyan tarihi bir yargı kararıdır. Bu kararın, uluslararası meşruiyetini kimse sorgulayamaz. Savcılıkların, “suçsuzluk” anlamı taşıyan “kovuşturmaya yer olmadığı”, ya da “takipsizlik” kararı da yargı sürecinin bir parçasıdır. 1919-1921 Malta Yargılaması, yargısal olarak “bir soykırım soruşturması”dır. Bu açıdan çok önemli bir olaydır. Bu gerçeği hiçbir şey ortadan kaldıramaz. Son söz; 1915 Tehcir olayı; Malta'da yargılanmıştır. Kraliyet Savcılığı, soruşturma sonunda verdiği “kovuşturmaya yer olmadığı” veya “takipsizlik” kararı ile Tehcir olayında kovuşturma açılmasını gerektirecek, herhangi bir “suç unsuruna” veya “deliline” ulaşamamıştır. Bu, bir şekilde “suçsuzluk” anlamına gelmektedir. (Ermeni Suçlamaları ve Gerçekler)