Kitap Künyesi
Yazar: Mehmed Zahid Kotku
Yayın Evi: Server İletişim
İSBN: 9789758757183
Sayfa Sayısı: 400
Nefsin Terbiyesi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Nefis can, insanın bedeni, arzu, benlik, aşağı duygular, ruh gibi pek çok anlamda kullanılan bir kelimedir. Kur'an-ı Kerim bu kelimeyi sekiz ayrı manada kullanmıştır. Tasavvufi bir terim olarak nefis, kulun kötü huyları, çirkin vasıfları, kötü his ve huyların mahalli olan latife anlamlarına gelir. Bu yönüyle nefis ruh ile beden arasında bir araçtır.
Nefsin Terbiyesi Alıntıları - Sözleri
- Anne-babası müslüman bir kız çocuğu, İslâm’ı anlatamaz ve nihayet kemâle geldiği zaman evlenir de dîn-i İslâm’ı yine anlatamazsa o kocasından ayırtılır.
- Bu kadar acı ve korkunç bir şekilde, nefsin esiri olarak yaşamaya insanoğlunun vicdanı nasıl razı olmaktadır?
- ... kendine mi'yar (ölçü) eyle. İşte o zaman hasta olup ilaç aramaktan da kurtulursun.
- Ayakta yemek ve içmek mekruhtur. Zemzem müstesna.
- Edeb bir tâc imiş nûr-ı Hüdâ’dan Giy ol tâcı emîn ol her belâdan. Ehl-i irfan meclisinde aradım kıldım taleb İlim en geridedir illâ edeb, illlâ edeb!
- Asıl hüner sahipleri, yazdığını ve okuduğunu tatbik edebilen bahtiyarlardır.
- "Her varlığın Hakk'a iki cihetten irtibatı vardır: 1. Vasıta ile, 2. Vasıtasız. Pes vasıtasız olan irtibat, ilim ve feyz almayı inkâr etmek felsefecilerin yoludur."
- Muhakkak günahlar canları değil, ruhları öldürür ve bunu da anlamak bizler için çok müşkildir. Çünkü hepimiz hastayız, vesselâm...
- yazar/Mehmed-Zahid-Kotku ""Gönle giren çirkinlikleri ve günahları çıkarmak kadar zor bir şey yoktur.'Onun için,senin baş düşmanının nefsin olduğunu unutma." yazar/mahmud-esad-cosan
- İnsan öyle bir mahluk olarak yaratılmıştır ki, kendisini okutan veya bildiren hiç kimse olmasa dahi aklı ve zekası ile Allah celle ve alâ’yı bilmesi ve bulması mümkündür.
- Eti yenmeyen ne kadar hayvan varsa bunları rüyada görmek, nefs-i emmarenin itaatsizliğine ve şehvani sıfatlarına delalettir.
- İnsan iki şeyin arasında bir zavallıdır. Bazen aklı başına gelip iyi olmaya çalışır ve bazen de nefsinin galebesiyle kötülüklere ve fenalıklara sapar.
- Maalesef, bugün ilmin çokluğu, bolluğu, rahatlığı hepimizi mest etmiş olduğundan artık ibadet yolları daralmıştır.
- "Dışını süsleme; zira dışı süslemek, için iflâs işaretidir."
- "Her kim şehvetinin arzu ettiği şeyi terk eder de, bunun sevincini kalbinde bulmazsa, o kişi yalancıdır."
Nefsin Terbiyesi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bu kitabın incelemesini yapmadan önce şöyle kuvvetlice bi besmele çekmek istiyorum. Bismillahirrahmanirrahim Mehmed Zahid Kotku Hazretlerinin Nefis Terbiyesi kitabı tahmin edileceği üzere nefsin mertebelerinden ve nefis mücadelesinden bahsetmektedir. Ama kitapta en dikkati çeken şey nefis mertebeleri 7 tane iken ilk mertebe olan Nefs-i Emmâre tam tamına 254 sayfa anlatılmıştır. Evet! 400 sayfalık kitabın 254 sayfası ilk mertebe olan Nefs-i Emmâre’yi anlatmaktadır, yani hayvandan bile aşağıda olan nefisi.. Bu bölümde büyük günahlar, küçük günahlar madde madde verilmektedir. Gerçekten insan okurken hangi günaha takılacağından korkuyor ( ve ne yazık ki bizim gibi gafiller mutlaka bir çok günahın kendi de olduğunuyla yüzleşiyor.) Kitabın anlatımına gelecek olursak bence bu kitap bir ders kitabı gibi.. Her bir konuya net açıklık getirirken bir çok konuda bilgi veriyor ve insanoğlunun yapması gerekleri de en güzel şekilde açıklıyor. Mehmed Zahid Kotku Hazretleri adeta insanla dertleşir gibi samimiyetini, bu konuda dertli oluşunu belli eden bir dil kullanmış, bu da insana karşısında hocası varmış hissi veriyor ve işte bu da insanı kitaba daha da bağlıyor. Kitap içerisinde çok notlar, işaretler dualar aldım. Allah’a giden yol da insanın nefsini nasıl terbiye etmeli, neler yapmalı bununla ilgili çok tüyolar veriyor. Mesela zikirler, nafile ibadetler, uyku ve yemek terbiyesi, sünnetler.. İnsan nefsini terbiye etmek istiyorsa az konuşup az yiyip az uyuması gerekiyormuş biliyor musunuz? İnsanın nefsine en ağır gelen şeyler de bunlarmış. Tabi bu mücadele de Allah’ın yardımı olmadan olmayacağını da öğreniyoruz. Allah nefsiyle mücadele edenlerin yardımcısı olsun. Gafillerden eylemesin ve en çok etkilendiğim şeylerden biri de şuydu ki Allah Resulü (sas) bile şirkten korunmak için sabah akşam şirk duasını okurmuş ve ayakları yara olana kadar namaz kılarmış. Sahabe Efendimize (sas) “gelmiş geçmiş bütün günahlarının affolmasına rağmen neden bu kadar ibadet ettiğini sorduğunda” ise Allah’a şükür de mi etmeyeyim demiş. İşte insan burada uzun uzun düşünüyor. Allah’ın Resulüyken Efendimiz (sas) bu kadar ibadet ediyorken biz ne yapıyoruz? Nefesimin kesildiği, başında ağladığım bu kitap bana bir okuma kitabından çok ders kitabı olmuştur. Allah yazan Mehmed Zahid Kotku Hazretlerinden razı olsun. Cennetinde onunla olmayı, okuduklarımızla amel etmeyi nasip etsin. (Hilal Demirel)
Ay, güneş âlimleri yıldızlarla meşgul olmuşlar ve bugünkü sene, ay ve günlerimizi bizlere bildirmişlerdir. Bu ilim her ne kadar zor bir ilim ise de, insanlık bunun da üstesinden gelmiş ve bugün o gökyüzünün ziyneti ve yeryüzünün de nuru olan aya kadar gitmeye muvaffak da olabilmiştir. Fakat bu o kadar zor ve masrafa bağlı iken bundaki muvaffakiyeti görünce şaşırıyoruz ve bunu bir hüner, hem de fevkalâde bir hüner sayıyoruz. Halbuki ne faydası var dersen, “İşte gökleri de fethettik” diye övünürler. Fakat insaniyet sahasında henüz bir adım bile ileri gidememişlerdir. (Sefine)
Nefsin Terbiyesi, yaklaşık bir haftadır okuduğum, uhreviyatı ağır bastığı için ara ara şefkat tokatları yediğim ve ısrarla elimden düşüremediğim çok kıymetli bir eser. Cânı gönülden tavsiye ediyorum, mutlaka alın okuyun evinizde bulunsun. Bu kitap öyle bir kere okunup kenara bırakılacak bir kitap değil. Eser hakkında kısaca şöyle diyebiliriz, insanın iradesini ve nefsini nasıl kontrol edebileceğini ve nefsin mertebelerini anlatan, içinde kıssa da olan ayrıca yeni kelimeler öğrenme fırsatı sunan -bunun örneğini son görselde görebilirsiniz- mükemmel bir eser. Nefsi yenmenin kısaca formülü ise; “Nefsin ruh karşısında zayıflatılarak dönüştürülmesinin ilk ve en etkili aracı günahları tanıyıp onlardan uzaklaşmaktır” diyor merhum Mehmed Zahid Kotku (Allah ondan razı olsun) Nefsin mertebelerini de şöyle özetlebiliriz; ■Nefs-i Emmâre: Bu bedbaht nefis zenginleştikçe şımarır. Bilgisi arttıkça kibri, gururu da artar. Hele bir de makam sahibi olursa artık onun yanına varmak ne mümkün! ■Nefs-i Levvâme: Şirk ve küfürden ilim ve amel ile Hakk'ın hidayetine mazhariyetle kurtulabilen kişi nefs-i levvâmeye geçer. Kişi ara sıra kendisine gelen nedamet ve pişmanlıklarla biraz intibah etse bile bu kötü huylar öyle kolayca atılabilmesi kâbil olan şeyler değildir ki hemencecik iyi bir insan olsun. ■Nefs-i Mülheme: Bu nefis ise; ilim, tevazu, sabır, tevbe, şükür, cömertlik, kanaat ve tahammül gibi sekiz büyük esasa bağlıdır.Bunların ilmi varsa da amelleri kusurlu olduğu için olgun insanlar arasına sokulmamıştır. ■Nefs-i Mutmainne: Burada ilim yanında amelde vardır Her hususta Hakk'a tevekkül eder,açlığa ve rizayete devamla ibadetini arttırır.Fakat ihlâssızlık burda da mevcuttur. ■Nefs-i Râdiye: Bu nefse sahip kişi ihlâslı,boş konuşmaz,zikirle meşgul,zühd sahibi ve verâ denilen şüpheli şeylerden son derece kaçıcı olur. ■Nefs-i Merdıye: Bu mertebede olanlar Allah'tan gayrıyı düşünmezler ve Allah'ın mahlukuna lütuf ile muamele ederler.Gayeleri Allah Teâlâ'ya yakın olmaktır. ■Nefs-i Sâfiye: Bu makam Hakk'ın kulu ile olan makâm-ı esrârdır, Peygamberler makamıdır. (murakabe1453)
Kitabın Yazarı Mehmed Zahid Kotku Kimdir?
Mehmed Zahid Kotku (1897, Bursa - 13 Kasım 1980, İstanbul), İslam âlimi, yazar, din adamı, vaiz, Nakşibendi şeyhi.
Yaşamı
Ailesi Şirvân'a bağlı, eski bir hanlık merkezi olan Nuha'dandır. Kafkasya'da bir dağ eteğinde bulunan ve ipekçiliği ile meşhûr olan bu yöreden Osmanlı-Rus Harbi sırasında Anadolu'ya 1297`de göç eden Müslümanlarla gelmişlerdir. Bursa'ya geldiğinde henüz 16 yaşında olan babası İbrahim Efendi, Bursa Hamza Bey Medresesinde tahsil görüp çeşitli yerlerde imamlık yapmıştır. 1929 yılında vefat etmiştir. Annesi Sabire Hanım da Mehmet Zahid Hocaefendi henüz 3-4 yaşlarında iken vefat etmiştir.
İlk ve orta öğretimini Bursa'da tamamladı. 1.Dünya Savaşı sebebiyle 18 yaşında askere çağrılmış, Suriye cephesinde uzun yıllar askerlik yapmıştır. Ağabeyi Ahmet Şakir Efendi de Kudüs ve Çanakkale cephelerinde savaştıktan sonra 28 yaşında cephede hastalanarak şehit olmuştur. Askerden döndükten sonra İstanbul'da dini toplantılara katılmaya başladı. Gümüşhanevi Dergahında Ömer Ziyaüddin ed-Dağıstanî'nin öğrencisi oldu. Çeşitli yerlerde imamlık ve hatiplik yaptı. Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılmasından sonra Bursa'ya döndü ve 1952 yılına kadar orada kaldı.
İskenderpaşa Cemaati
İstanbul'a döndükten sonra çeşitli camilerde ve son olarak İskenderpaşa Camii'nde imamlık ve hatiplik yapmaya başladı.
Çevresince çok sevilen ve vaazları ilgiyle izlenen Kotku'nun tebliğ misyonu cemaati mensuplarınca benimsenerek cemaate dönüştü. Böylece başlayan İskenderpaşa Cemaati adını vaazların başladığı İskenderpaşa Camii'nden aldı.
Ölümü
Mehmed Zahid Kotku'nun Süleymaniye Camii'nin haziresindeki mezarı.
Mehmet Zahid Kotku kalmak üzere 1979 yılında gittiği, Hicaz'dan 1980 yılında ağır hastalıkları sebebiyle geri dönmüş, 13 Kasım 1980'de vefat etmiştir. 14 Kasım 1980 günü Süleymaniye Camii'nde çok kalabalık bir topluluğun eşliğinde kılınan cenaze namazının ardından Süleymaniye Camii haziresine defnedilmiştir.
Mehmed Zahid Kotku Kitapları - Eserleri
- Nefsin Terbiyesi
- Ehli Sünnet Akaidi
- Cennet Yolları
- Hadislerle Nasihatler
- Haklar ve Vazifeler
- Tezkiretü'l Evliya
- Tasavvufi Ahlak
- Hadislerle Nasihatler 2
- Ana Baba Hakları
- Cennet Yolları
- Risale-i Halidiyye ve Adab-ı Zikir Risalesi
- Mü'minlere Vaazlar
- Cihad
- Namaz
- Tasavvufi Ahlak 2
- Yemek Adabı
- Tevbe
- Müminlerin Vasıfları
- Zulüm
- İlim
- Tasavvufî Ahlâk 3
- Korku ve Ümit
- Oruç
- Tasavvufî Ahlâk 4
- Tevhid
- Mehmed Zahid Kotku'dan Özel Sohbetler
- Alim
- Cömertlik
- Sabır
- Ayet ve Hadislerden Dualar
- İçki
- Nefsin Terbiyesi
- Zikrullahın Faydaları
- Mü'minlere Vaazlar - 1. Cilt (Cep Boy)
- Mü'minlere Vaazlar - 2. Cilt (Cep Boy)
- İman
- Tasavvufi Ahlak - Cilt: 5
- Zekat
Mehmed Zahid Kotku Alıntıları - Sözleri
- Tevhid üzere olan bir mü'mine gereken; hak kelamı, doğru sözü işittiği zaman onu tasdik etmek, onaylamak ve batıl sözü işittiği zaman da eğer din işlerine ait bir konu ise batıl olduğunu ispat etmektir. (Mü'minlere Vaazlar)
- Çalışan ise yine yalnız hep baba; ne kadın, ne kız, ne sokak, ne mağaza ve ne de fabrikalarda çalışmak bilir. Şimdi ise hanım memuriyyette, bey de ayrı bir ticarette. Yine de feryad ü figan, geçinemiyoruz efendim. Her şey pahalandı. Ev kiraları içinden çıkılamaz dert. Hele o mobilya derdini hiç sorma artık, felaket! Felaket! (Zulüm)
- Bugünkü bütün kıyametlerin başlıca sebeplerinden birisi aç gözlülüktür; fakirlikten de fenadır. (Hadislerle Nasihatler)
- "Ya Rab biz hasta olunca ancak senin zikrinle tedavi oluruz!" bunu biz yapıyor muyuz? Biz hemen doktorlara koşarız. İyi doktora koş ama, biraz da Allah de bakalım. Yok yav aspirin varken ne yapacaksın Allah diyerek, değil mi? (Zikrullahın Faydaları)
- Şiilerin, kızılbaşların, râfızîlerin ve bunlara benzer sapıkların itikadlarından son derece sakınmak gerektir. (Oruç)
- Ömür süratle akan bir suya benzer. Kaçan dakikaların değil, saniyelerin bile telafisi mümkün değildir. (Mü'minlere Vaazlar - 2. Cilt (Cep Boy))
- Sakın şöyle deme! "Şu kişilerin bütün ömürleri haramlarla, fenalıklarla geçer. İbadet ve taat de bilmezler. Fakat rızıkları nerede ise başlarından taşacak." Sen rızkı yalnız yemek ve içmekte mi sanıyorsun? Allah celle ve alâ kullarına ayrı ayrı mânevî rızık verir. Ondan mahrum olduktan sonra hayvandan ne farkı kalır? Hayvanların da çok yiyenleri ve rahat yaşayanları vardır. Ama ne yazık yine hayvandır! Biz ise müslümanca yaşamak ve müslüman olarak ölmek isteriz. Elhamdülillah Allahu Teâlâ bizi hem maddî ve hem de mânevî rızıklarla merzuk eylemiş, rızıklandırmış olduğundan şükrümüzün de bu sebepten çok olması gerekir. (Mü'minlere Vaazlar)
- Kulaklarını Hakk'a karşı kapamış bedbaht, gökte uçsa ne olur? (Alim)
- Binaenaleyh fâni dünyanın zevklerine aldanıp da bu cihadı bırakırsanız sonra sizi öyle bir zillet istila eder ki dininize dönmedikçe bu zilletten kendinizi kurtaramazsınız. (Hadislerle Nasihatler)
- Pişmanlığın gönle gelmesi için çok zikredip çok da düşünmek lâzımdır. (Mü'minlere Vaazlar - 1. Cilt (Cep Boy))
- Hazm olunmaz belalara sabr et, Afiyet hoş-güvar olur ey dil. (Sabır)
- "Bir göz ki ibret olmaya nazarında, Ol düşmandır sahibinin baş üzerinde." (Mü'minlere Vaazlar)
- Bütün rahatsızlıkların başı iki şeyden ileri gelir:Birisi midenin bozulması,diğeri de soğuklardır. (Yemek Adabı)
- Valideyn için duayı terk etmek evladın geçimini daraltır. (Ana Baba Hakları)
- Kişi, sevdiği kimselerle haşrolunacaktır. Bunun için daima salih, âbid ve alim kişilerle düşüp kalkmak, onlara muhabbet etmek, mü'minlere yakışan makbul sıfatlardandır. (Mü'minlere Vaazlar - 2. Cilt (Cep Boy))
- Fakat, Allah'tan ayrılığın acısının yanında bir katredir cehennemin hepsi birden..Allah'tan ayrı kalmanın acısı daha büyük.. (Mehmed Zahid Kotku'dan Özel Sohbetler)
- Bize iman lâzım!..İmanımıza da ihlâs lâzım, kuvvetlendirmek lâzım; rıza-ı ilahi'yi kazanmak için. (Mehmed Zahid Kotku'dan Özel Sohbetler)
- ... kendine mi'yar (ölçü) eyle. İşte o zaman hasta olup ilaç aramaktan da kurtulursun. (Nefsin Terbiyesi)
- Bursalı İsmail Hakkı der ki: "Cennet ikidir: Birisi dünyada, birisi de ahirette... Dünyadaki cennetler salihlerin, âriflerin bulunduğu meclislerdir. O meclislere vaktiyle girmeyen insanların ahiretteki cennete girmeleri muhaldir." (Mehmed Zahid Kotku'dan Özel Sohbetler)
- Hz.Ömer (r.a) şöyle duâ ederlermiş: "Ya Rab, eğer benim ismimi şakîler divanında yazdıysan o yazıyı, oradan saidler divânına çevir ya Rab." (Ehli Sünnet Akaidi)
Yorumlar
0 yorum