Kitap Künyesi
Yazar: Metin Aktaş
Yayın Evi: İletişim Yayınları
İSBN: 9789750509469
Sayfa Sayısı: 432
Nişancı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İsyanın ortasında, ölümle yaşam arasında gerçek bir öykü..
Şeyh Sait Ayaklanması'nın arifesinde, hayatı bir anda tamamen değişen ve kaderi yeniden yazılan, yaşamla ölüm arasında
karar vermek zorunda kalan bir genç...
Nişancı, Şeyh Sait Ayaklanması'nı hem devlet yanlısı hem de isyancı milisler gözüyle aktaran, gerçek bir öykü.
Şeyh Sait Ayaklanması'nın çıkışından başlayarak Şeyh Sait'in ölümüne kadar geçen her günü, yalnızca savaşan milislerin yaşamlarıyla değil, isyanın ortasında kalakalmış kişilerin yaşadıklarıyla da gözler önüne seren bir yaşam öyküsü.
Nişancı Alıntıları - Sözleri
- Saatlerce öyle yerimden teprenmeden düşündüm; hem bütün geçmişimi ve beni bekleyen geleceğimi düşündüm, hem de hiçbir şey düşünmedim.
- “Unutma, insanoğlunun unutmadığı acı yoktur. Dirençli olmak zorundasın. Acını zaman yay. Zaman her şeyin ilacı!”
- Hiçbir ölüm özgürlük için ölmek kadar değerli olamaz
- “Bu topraklarda insanın hiç bir değeri yoktu; her şey bir yöneticinin iki dudağı arasındaydı.”
- “Şeyh Said isyanına katılmış bir milisin hatıraları var o defterin içerisinde. Bir halkın yok sayılan özgürlük isyanı var o defterin içerisinde. Bir aşk destanı var o defterin içerisinde. “
- "İlk kez ölmeyeceğim. Ben isyanı kaybettiğimde öldüm. Ben Diyarbekir halkının bana ihanet ettiği gün öldüm. Ben Diyarbekir surları önünde öldüm! "
- Bu halkın özgürlüğünü, eşitliğini istemek yöneticilerin gözünde çok büyük bir suç. Kan dökülmesini istemiyorum, sorunların barış içinde karşılıklı diyalogla çözümünden yanayım.
- Aslında tek kurşunla kartalı yere indirebilirdim ama bunu yapmak istemiyordum. Silahı bir kez bir bir canlıya karşı kullandığımda silahın tutsağı olacağımdan korkuyordum.
- Unutma insanoğlunun unutmayacağı bir acı yoktur.
- Sizden son bir isteğim var sonbahar aylarında kardelen çiçekleri açarsa bir demet kardelen çiçeğini alıp Elazığ'daki Gülmez mezarlığında yatan Zel' in mezarına bırakın Kardelen çiçeklerini çok severdi Zel.
- "Ben diyarbekir surları önünde öldüm."
- Ah şu diyarbekir halkı! Bize ihanet eden bu halkı görmek istemiyordum. Kızgındım bu insanlara. Gözleri önünde beni dövüyorlardı, ama hiçbiri cesaret edip askerlere müdahale edemiyordu. Sessizce döktükleri gözyaşlarıyla utançlarını saklayamazlardı.
Nişancı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
En çok zel ile cem'in hikayesi etkiledi ama asıl kahramanlar cem ve şeyh sait arkadaşları çok sevdim kitap'ı gerçek olması daha çok etkiliyor tabi Allah rahmet eylesin şeyh sait ve arkadaşlarını (Ekin Koc)
Vartolu Cem ve Zel'in aşkı üzerinden ilerliyor gibi gözükse de aslında pek de öyle değil. Yaşadığı zamanın sorunlarından bağımsız olmayan bu aşk birbirlerini ölürcesine seven iki insanın birbirine dokunmadan 40 yıl nasıl aynı evde yaşadığıni gösteriyor. Yazar kitabın %90 doğru dese de bu oran bana biraz fazla geliyor kitabı okuyan dikkatli okuyucuların gözünden kaçmayacağını düşünüyorum. Bir halka nasıl önderlik edilir sorusunun cevabını alacağımız ve ihanet edenlerin sonlarının nasıl acınası olduğunu çok güzel bir dille ifade etmiş. Vahşi bir doğaya sahip olan Varto'da Kurtların saldırılarını okurken kendim yaşıyormuşcasına etkilendiğimi söylemeliyim. Okullarda öğretilenlerin içlerinin nasıl boş olduğunu ispatlarcasına tarihsel bir roman. Bazı karakterlerin sonlarının yazılmamış olması okuyucuyu araştırmaya yönlendiriyor; Şeyh Abdurrahim, Zaza Yado, Pir Ali gibi. Kitabı okurken Bingöl'den geçerken her zaman Çay içtiğimiz "Yado Çay Bahçesinin" değerini çok daha iyi anlıyorum.:) (Umut Fırat)
Arkadaşlar bu kitabı almak istiyorum ama bulamıyorum yokmu yardım edecek bir tane kitap sever uzun zamandır arıyorum ama basımı durdurulmuş. şimdiden teşekkür ederim herkese iyi okumalar (Soner)
Kitabın Yazarı Metin Aktaş Kimdir?
Metin aktaş 1956 Tunceli ovacık ilçesi Çayüstü köyünde yoksul bir köylünün ilk çocuğu olarak doğdu. köyünde okul olmadığı için ilk okulu halasının desteğiyle Ovacık Ada Köyünde okudu. İlk okuldan sonra altı yıllık tunceli Yatılı Lisesini kazandı. Tunceli Lisesinde eğitime başladı. Oradanda Hakkari yatılı lisesine sürüldü. Hakkari lisesindende İzmir Urla Lisesine sürülünce liseyi bitirmeden eğitim hayatını sonlandırdı. Yazarın Köyü, evi devlet tarafından 1994 yılında yakılıp boşaltılarak zorunlu sürgüne gönderildi. romanlarında toplumun alt kesimini oluşturan yoksul insanların, azınlık inançlarda, kültürlerde, etnisiyelerde insanların yaşamlarını,yakın tarihimizde yaşanmış büyük,acılı trajedileri anlatan yazarın bu güne kadar yayınlanmış on romanı var.
Metin Aktaş Kitapları - Eserleri
- Nişancı
- Yezda
- Dicle
- Sürgün
- Cennetin Ölümü
- Harput'taki Hayalet
- Avesta
- Rüzgar Ateş Gibi Yakıyordu
- Son Derviş
- Cefr
- Harput'taki Hayalet
- Burseya Dağı
- Dilsiz
- Harput'taki Hayalet
- Uzun Yaz
- Sessizlik Kulesi
- Bozkır Gülü
- Hoz
Metin Aktaş Alıntıları - Sözleri
- İnsan insandır.Insan milletinden,ırkından,inançlarından dolayı kötü olamaz (Harput'taki Hayalet)
- "Koyunlar ömürlerini kurttan korkarak geçirirler, hâlbuki onları yiyen çobandir." (Burseya Dağı)
- ''Dinle bak Sato'' dedi idris.Fısıldayarak türküyü söylemeye başladı.Sesi yanıktı,içtendi. Dersim dört dağ içinde Gülü var bağ içinde Dersim'i halk saklasın Bir yarim var içinde Ne oldu ağama ne oldu Sarardı benzi soldu Ağam burdan gidelim Bu yerler viran oldu Harput'un altı ketek Dersim'e gidek gelek Elin elinde olsun (Harput'taki Hayalet)
- Korkan insan yaşamı sevmeyi öğrenir (Cefr)
- Benim oğlum için yapacağım bir şey kalmadı onu ben kendi ellerimle savaşa gönderdim vatan için o zaman Bulgaristan'da ne işimiz var diye kendimi sorgulayamıyordum Roc o zaman ben Osmanlı'nın girdiği her haksız savaşı destekliyordum (Harput'taki Hayalet)
- "Din, sıradan insanları sessiz tutmak için mükemmel bir şeydir." |Napoléon Bonaparte (Dilsiz)
- "Bazen insan bazı şeyleri anlayamıyor." (Yezda)
- Yenildi o. Bu büyük düş onu boğdu, delirtti. (Cennetin Ölümü)
- Beyaz Dağ'ın doruklarını göstererek, Ne kadar büyük. Yürüdükçe büyüyor, yaklaştıkça uzaklaşıyor. (Cennetin Ölümü)
- '' Neden karınca?'' '' Karıncalar ortak üretmeyi,ortak paylaşmayı,ortak yaşamayı başardıkları için.'' (Harput'taki Hayalet)
- "Ben diyarbekir surları önünde öldüm." (Nişancı)
- Hiç iyi yapmıyorsunuz teğmen! Biz Kürtler bin yıldır Efrinde yaşıyoruz.Siz şimdi kalkıp gelmiş bin yıldir bu topraklarda yaşayan Kürtleri kovup yerine radikal dinci Arapları yerleştirmek için ölüyürsunuz , öldürüyorsunuz.Nedeni ülkenizedeki Kürtler ! (Burseya Dağı)
- O dağı yeneceğim. (Cennetin Ölümü)
- Aslında tek kurşunla kartalı yere indirebilirdim ama bunu yapmak istemiyordum. Silahı bir kez bir bir canlıya karşı kullandığımda silahın tutsağı olacağımdan korkuyordum. (Nişancı)
- “Dostum beni çağırıyorsa gitmem lazım evladım, iki elim kanda olsa gitmem lazım! Dost bu, başka bir şey değil ki! Gitmemek mümkün mu? Dost bu, dost!..” (Son Derviş)
- Yaratıcı, bir insanı bir başka insana köle yapma, onun canını alma hakkı vermez. (Yezda)
- Dinler,öldürme ve fetihle geldi.Dinler birleştirici değil,dinler ayrıştırıcıdır. (Dilsiz)
- Bu esrarengiz hava, bu cevabı bilinmeyen sorular, onun merakını daha çok kamçılıyordu. (Cennetin Ölümü)
- Çünkü seni seninle yaşarsam sana olan sevgimin azalacağından korkuyorum. Bir ömür seni sevmek için senden kaçıyorum. Kerem Aslıya kavuşsaydı o büyük aşk olurmuydu? Maddeleşmiş aşk tükenmeye mahkumdur. (Uzun Yaz)
- Uçsuz bucaksız bir yokluk, hiçlik, karanlık uzanıp giderdi düşlerinde. (Cennetin Ölümü)
Yorumlar
0 yorum