Kitap Künyesi
Yazar: Bernardo Atxaga
Çevirmen: Mesut Özen Gözütok
Yayın Evi: Aylak Adam Yayınları
İSBN: 9786059115094
Sayfa Sayısı: 432
--reklam--
Obabakoak Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bask edebiyatının en önemli yapıtlarından biri olarak gösterilen Obabakoak, gözlerden ırak bir Bask köyü olan Obaba'daki farklı yaşamları anlatır. Obaba masumlar ve entelektüeller, çobanlar ve okul çağındaki çocuklar ile doludur. Sayfaların arasından terk edilmiş bir kadın öğretmen ya da kültürlü fakat kendinden nefret eden bir cüce size fısıldar. Karanlık gizli eğilimlerin iğneleyici bir mizah ile iç içe geçtiği bu hikâyeler kolajında, kasaba dedikodusunu, günlüklerden yapılan alıntıları ve tabii ki edebiyat kuramlarını bulacaksınız. Atxaga'nın kendine özgü ve ironik üslubu kurmacanın sınırlarını zorluyor.
"Tüm toplumlar, en küçük olanları bile, görülmeyen ama görülmedikleri için gerçekliğinden bir şey kaybetmeyen duvarlar örer ve tüm olumsuz, kötü kokulu şeyleri duvarın dışına fırlatır. Tıpkı şu öyküdeki, kendi topraklarındaki ayrıkotlarını temizleme zamanı geldiğinde, gecenin karanlığından faydalanarak kardeşinin çiftliğine yönelen kötü yürekli bağ sahibi gibi."
--reklam--
Obabakoak Alıntıları - Sözleri
- vurdumduymazlıklarıyla cahillikleri at başı gider
- otuz yaşında bir adamdan çok, acı çeken bir çocuğa benziyordu.
- "İyi olan her şeyin devinimle ilgisi vardır. Ya da eğer böyle söylemeyi tercih ederseniz, hayatla ilgisi vardır. Ancak hayat görünmez, devinim ise görünür. Demek istediğim, devinim hayatın öteki ismidir. "
- "Sanırım bellek bir su bendi gibidir. Tüm ruhumuza hayat verir, onu sular. Ama su bendi gibi onun da yıkılmamak için desteğe, ona güç veren şeylere ihtiyacı var. Çünkü bir kez su sızmaya başlar, bent yıkılırsa, önüne çıkan her şeyi yok eder,"
- yeni ilişkiler, her zaman, beraberinde bazı yanlış anlamalar da getirir.
- Bazen ihtiyar bir çatlaktan başka bir şey olmadığımı düşünüyorum.
- Öyle ki, geriye baktığımda, sürükleyici bir bağ veya her ayrıntısıyla hatırladığım bir manzara değil, içinde anıların serpiştirildiği adacıklar olan bir boşluk görüyordum. Geçmişim, hiçlik denizindeki adacıklardan ibaretti.
- çünkü, benim kadar iyi biliyorsun ki , hayat bizlere, denizin kayaları parçalaması gibi, aynı şiddetle ve dirençle vuruyor.
- Daha önce duydunuz mu bilmem, vaktiyle buralarda dolaşan bir düşünür taşı gediğine koymuş. 'Bu topraklardaki en ölümcül şey sıtma değil, köylülerin yontulmamışlığıdır,' deyivermiş.
- Bazen hepimiz hayatımızdaki acı gerçeklerden kurtulma ihtiyacı hissederiz ve bunu başarmak için farklı yollara , özellikle de yalana başvururuz. Çünkü hakikat asla ıstırabın üstünde olmamalıdır
--reklam--
Obabakoak İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bask Edebiyatının önemli yapıtlarından biri olarak gösterilen Obabakoak, üç bölümlük öykülerden oluşuyor. Öyküler birbirinden bağımsız degil. Bu yüzden yer yer roman okuyormuş gibi hissediyorsunuz. Kitabın ilk kısmında Bask Edebiyati ile ilgili bilgiler yer alıyor Sonraki bölümlerde gözlerden uzak bir Bask köyü olan Obabakoak'ta birbirinden farklı karakterlerinin yaşamları kitabın ana konusunu oluşturuyor. Karakterler ve kitabın atmosferi tuhaf ve tekinsiz . Bu tekinsizlik kitabına sonuna kadar devam ediyor. Cüce ve dağcıların anlatıldığı öyküleri ben çok sevdim. Yazarın hayat ve ölüm hakkında felsefi derinliği olan cümleleri öykülerin arasina yerleştirmesi bence oldukça iyi olmus. Bu cümleleri ben çok beğendim. Kitabın dili yalın ama akıcı bir kitap değil. Az bilinen edebiyat eserlerini okumaya meraklı bir okursanız okuyun derim. Değilseniz karar sizin. (Tulay)
BASK İLİ: Obabakoak Bask edebiyatının, Bask dilinin artık çok az kişiyle sınırlı kalmasından, yok olmasından endişe üzerine kaleme alınmış bir roman, öykü, deneme, fabl örneği diyebiliriz. Çünkü bu kitapta birçok tür birarada. Aslında roman denememesinin sebebi, kitabın üç bölümlük öykülerden oluşması. Ama tüm bunlar bize bir roman tadı sunuyor. En beğenilesi kısmı ise muhtemelen son bölümde geçen iyi bir öykü yazmak için beş dakika ve intihal konusu incelenirken Hasan Sabbah ın Alamut Kalesi olayının konuya göre intihalleştirilmesi olmalı. Sıkılmadan okuyacağınız bir kitap. Bernardo Atxaga ya teşekkürler. (Sîdar Ronahî)
--reklam--
Obabakoak PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Bernardo Atxaga - Obabakoak kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Obabakoak PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Bernardo Atxaga Kimdir?
Bernardo Atxaga, Joseba Irazu Garmendia adlı yazarın takma adıdır. Yazar 1951'de Asteasu, Guipuzcoa'da (Bask Ülkesi -İspanya) doğmuştur. Bilbao Üniversitesi'nden ekonomi diploması aldı ve Barcelona Üniversitesinde felsefe okumaya başladı. Ekonomist, kitapçı, Bask dili profesörü, yayımcı ve radyocu olarak çalıştı. 1980'den sonra kendini yazarlığa adadı.
İlk yazısı 1972 yılında Bask yazarlarının bir antolojisinde çıktı. İlk kısa hikâyesi Ziutateak ("Şehir ile İlgili") 1976 yılında basıldı. İlk toplama şiir kitabı Etiopia (Etiopya) 1978'de ortaya çıktı. Yazar, tiyatro oyunları, şarkı sözleri, hikâyeler ve kısa öyküler yazmıştır. Kısa öykü kitabı olan Obabakoak (Obaba'nın insanları ve yaratıkları) 1988 yılında basıldı ve ona oldukça fazla ün ile İspanya'nın Ulusal Edebiyat Ödülü gibi pek çok ödül getirdi. Şu ana kadar kitap 20'den fazla dile çevrilmiştir.
Atxaga genellikle Bask dili olan (Euskara) ile yazar ama; eserlerini İspanyolca'ya da tercüme etmiştir. Obabakoak gibi diğer kitapları da pek çok dile çevrilmiştir.
Şu anda Reno, Nevada'da yaşamaktadır.
--reklam--
Bernardo Atxaga Kitapları - Eserleri
- Kendini Aslan Sanan Şola
- Obabakoak
- Yalnız Kadın
- Yalnız Adam
- Akordeoncunun Oğlu
--reklam--
Bernardo Atxaga Alıntıları - Sözleri
- vurdumduymazlıklarıyla cahillikleri at başı gider (Obabakoak)
- "Sanırım bellek bir su bendi gibidir. Tüm ruhumuza hayat verir, onu sular. Ama su bendi gibi onun da yıkılmamak için desteğe, ona güç veren şeylere ihtiyacı var. Çünkü bir kez su sızmaya başlar, bent yıkılırsa, önüne çıkan her şeyi yok eder," (Obabakoak)
- Böyle ölüp gider işte Kadim kelimeler Kar taneleri misali Hiç hayıflanmadan yere düşen Ya da şöyle demeli: suskunlaşıp düşen Salındıktan sonra bir müddet havada... (Akordeoncunun Oğlu)
- çünkü, benim kadar iyi biliyorsun ki , hayat bizlere, denizin kayaları parçalaması gibi, aynı şiddetle ve dirençle vuruyor. (Obabakoak)
- "İnsanların aldatmacalarına maruz kalmaktansa, yalnız kalmak bin kez daha iyidir." (Yalnız Kadın)
- "Emin misin?” diye israr etti, onun yalancılığını iyi bilen Grego. “Biz güçlü ve soylu hayvanlar, asla yalan söylemeyiz,” diye söylendi, kendini bir aslan gibi hisseden Şola. (Kendini Aslan Sanan Şola)
- "Ölüm tatlıdır. Kalbiniz durduğunda, ölümü gördüğünüzde sizi tekrar hayata döndüren doktorlara sinirlenirsiniz. Dönmek istemezsiniz." (Yalnız Kadın)
- Daha önce duydunuz mu bilmem, vaktiyle buralarda dolaşan bir düşünür taşı gediğine koymuş. 'Bu topraklardaki en ölümcül şey sıtma değil, köylülerin yontulmamışlığıdır,' deyivermiş. (Obabakoak)
- "Dünya da can sıkıcı çok insan var!" (Yalnız Kadın)
- Bazen hepimiz hayatımızdaki acı gerçeklerden kurtulma ihtiyacı hissederiz ve bunu başarmak için farklı yollara , özellikle de yalana başvururuz. Çünkü hakikat asla ıstırabın üstünde olmamalıdır (Obabakoak)
- "Âşk, örümcek ağı gibi, hemen kırılıyordu. Bir şekilde kopuyordu." (Yalnız Kadın)
- Öyle ki, geriye baktığımda, sürükleyici bir bağ veya her ayrıntısıyla hatırladığım bir manzara değil, içinde anıların serpiştirildiği adacıklar olan bir boşluk görüyordum. Geçmişim, hiçlik denizindeki adacıklardan ibaretti. (Obabakoak)
- O anda, bitimsiz bir yurttu dostunun adı. (Yalnız Kadın)
- Temmuz ortalarında, ağzını bıçak açmayan, kendini eve kapayan insanlar hakkında "mutlu mesut köylülerin" söyledikleri şey söylenebilirdi benim için de: bere buruari ekinde dago: Kendine düşman kesildi. (Akordeoncunun Oğlu)
- Seyahat sırasında hepimiz sessizliği tercih ederiz kendi meselelerimizi düşünmek için. (Yalnız Kadın)
- "İnsanların aldatmacalarına maruz kalmaktansa yalnız kalmak bin kez daha iyidir." (Yalnız Kadın)
- Şimdi her şey açıklık kazanmıştı işte. O, hiçbir zaman annesinin kızı olamazdı; düzen düşkünü bir kedi kılıklı da olamazdı. Çünkü,o ne bir kediydi ne bir köpek. O, dişi bir aslandı! (Kendini Aslan Sanan Şola)
- "Aşk olmadan yaşanabilir miydi? Geceleri insanı saran bir çift kol olmadan geçen bu hayata dayanılır mıydı?" (Yalnız Kadın)
- yeni ilişkiler, her zaman, beraberinde bazı yanlış anlamalar da getirir. (Obabakoak)
- "Kendinle uzlaşamıyorsun, Carlos, bu yüzden dünyayla da uzlaşamıyorsun." (Yalnız Adam)
Yorumlar
0 yorum