Kitap Künyesi

Yazar: Julie Garwood

Çevirmen: Timur Avarkan

Orijinal Adı: The Prize

Yayın Evi: Epsilon Yayınları

İSBN: 9789944824392

Sayfa Sayısı: 456

--reklam--

Ödül Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

New York Times çok satanlar yazarından harikulade bir eser daha Fatih William'ın Sakson tutsağı Nicholaa, Norman soylularından biriyle evlenmek zorunda bırakılır. Genç kadın eş olarak kendine merhametli savaşçı Baron Royce'u seçer. Becerikli, isyankar ve tam anlamıyla tecrübesiz Nicholaa hislerine söz geçirmeye çalışsa da Royce'dan etkilenmeye başlar.

Savaşın acımasızlığını, tutkunun yakıcılığını deneyimlemiş olan Royce ise bu çekici kadın karşısındaki hislerinin derinliğinden ötürü dehşete kapılır. Ve Saksonlar'ın Norman istilacılar tarafından böylesine ilgi gördüğü bir ihanet ikliminde, Royce ve Nicholaa yeni bir aşka yelken açarlar...

Kalbinizi fethedecek kahramanlarıyla Ödül gizem, entrika ve aşk dolu bir roman

- Affaire de Coeur

Sürükleyici anlatımıyla romantik, eğlenceli ve bir o kadar da macera dolu bir hikâye.

- Randezvous

Tek kelimeyle kusursuz.

- Romantic Times

--reklam--

Ödül Alıntıları - Sözleri

  • "O senin oğlun mu?" Nicholaa bu soruyu yanıtlamadan önce Ulric bir kelime aguladı: "Anne." Bebek ona baktığı için Nicholaa bu fırsatı kaçırmadı. "Elbette oğlum," dedi. "Onun bana 'anne' dediğini henüz işittin." Royce'un çileden çıktığı aşikardı. "Hanımefendi, geçen beş dakika içerisinde bu bebek bana, atıma ve kendi yumruklarına 'anne' dedi. Benim sabrımı deniyorsun."
  • Sadece ölüler birer efsane olurlar, yaşayanlar değil.
  • Saygı kazanılırdı, talep edilmezdi, fakat saygınlık örneklerle öğretilirdi.
  • Dikkati yalnız bir erkeğe yönelmişti. Royce'a. Royce uzak duvara yaklaşmış çok sıkılmış ve uyumak üzereymiş gibi görünüyordu. Ama yine sabit gözlerle Nicholaa ya bakıyordu. Ona yaklaştıkça endişesi artıyormuş gibi görünüyordu. Nicholaa Royce ulaşıncaya dek kalabalığın arasınra ilerlemeyi sürdürdü. Royce ile arasında bir adımlık mesafe kalınca durdu. Nicholaa onu başıyla selamdı, "Royce?" "Evet, Nicholaa?" Royce'a yaklaşmasını işaret ettikten sonra parmak uçlarında yükselip onun kulağına fısıldadı. "Şah mat"
  • “Ya kusacağım ya da bayılacağım. Hangisini yapacağıma karar veremiyorum.”
  • ''Karşındakinin nasıl akıl yürüttüğünü bilmek bir düşman için önemlidir, baron.''
  • Royce "Nicholaa şikayet etmeden önce acıyı çekinceye dek beklemen gerekir. " Nicholaa " hazırlanıyordum "diye homurdandı.
  • "Erkek kardeşimi gerçekten yaraladıysan..." Royce, "Bu bir hayli muğlak," diyerek genç kadının sözünü kesti. "Niçin?" "Benim savaşma tarzım öyle değil." Royce'un söyledikleri, Nicholaa'ya mantıklı gelmiyordu."Ah? Bir çarpışmaya girdiğinde, düşmanlarını yaralamıyorsan, ne yapıyorsun?" Royce bir iç çekiş koyverdi. "Onları öldürüyorum."
  • Bir insanın yuvası o insanın huzurunun, can güvenliğinin ve bazen de aşkının mabedi olmalıydı.
  • Nicholaa Royce’a ilişkin bir rüya gördü. Royce ise Nicholaa’ya ilişkin bir kâbus gördü.
  • Matilda, “Bu kaş çatış da neyin nesiydi?” diye sordu. Nicholaa, “Bu onun kendine-gelsen-iyi-olur bakışıydı.”
  • Nicholaa, “Oturmamı istiyorsan, benden kibarca iste. Ben senin emrine amade askerlerinden değilim. Ben senin karınım. Farkı anlıyorsun, değil mi?”
  • Yüz ifafesi öylesine ferahlatıcı bir dürüstlükte şeffaf olduğu için Nicholaa'nın düşüncelerini okumak kolaydı.
  • Nicholaa nın gülümsemesi, Royce u büyüledi. Niacholaa Royce a yaklaşmasını işaret ettikten sonra parmakuçlarında yükselip onun kulağını fısıltadı. "şahmat".
  • Ya kusacağım ya da bayılacağım. Hangisini yapacağıma karar veremiyorum.

--reklam--

Ödül İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kadın karakter tam bir kurnaz erkek çocuğu gibi ama çok eğlenceli. Okurken Royce acimadan edemiyorsunuz. Ama aralarındaki didişmeli diyaloglar gülümsetiyor. Nicholaa nin abisine ne olduguda bir sonuca bağlansa iyi olurdu. (Esma Kocaağa Ay)

Bayılıyorum Julie Garwood'a, kitaplarının hayranıyım. Akıcı ve sade bir dille yazılmış kitap. Savaş, aşk, entrikalar.... Yazarın kitaplarının kurguları birbirine benziyor ama çok güzel okutuyor be... Şah ve Mat.... Kitabı okuyunca ne demek istediğimi anlayacaksınız...Karakterler arası diyaloglar eğlenceli ve inceydi. Royce'un korumacı tavrı, Nicholaa'nın mantığı , planları beni benden aldı. Çok güzeldi. Tabi yazarın bu kitaptan çok daha güzelleri de var. Spoi içerir... Saksonların kurnaz kızı Nicholaa, Norman Kralı tarafından emrindeki bir şövalyeye ödül olarak verilecektir. Ele avuca sığmayan, zeki ve hırçın olan Nicholaa’yı yakalama görevi başarılı şövalye Royce’e verilmiştir. İşte hikayemiz böyle başlıyor. Royce’un güçlü, sabırlı ve yenilmez bir lider olup adamlarını eğitirken ki yaklaşımına ve tek elini kaybetmiş Nicholaa'nın kardeşi Justin' le iletişimine bayıldım. Savaşmaktan başka bir şey bilmeyen asker iç dünyasında fırtılanalar yaşıyor. Nicholaa'dan sonra önemseme mi?, sevgi mi?, aşk mı?... Nicholaa ise, hırçın, zeki, kurnaz ve bir o kadar da masmavi gözlere sahip kızımız. halkı için toprakları için Norman'ların 3 askerini geri püskürtmeyi başardı. Royce'ye kadar. İlk başta Royce'yi de alt etti ama Royce daha akıllı çıktı. Devamını okuyup öğrenin. İyi okumalar... (Persephone)

bu yazarın her kitabı neredeyse aynı konu olmasına karşı yinede beni büyülüyor.yazım dili ,hikayedeki karakterler hepsini çok seviyorum.güzel bir aşk romanı.eğlenceli bir kitap tavsiye ediyorum (Seher)

--reklam--

Ödül PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Julie Garwood - Ödül kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ödül PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Julie Garwood Kimdir?

Julie Garwood (d. 1946 Kansas City, Missouri) ABD'li aşk ve macera kitapları yazarı. En az on beş kitabı New York Times en çok satanlar listesine girmiştir.

1946 yılında Kansas City'de doğdu ve İrlanda asıllı kalabalık bir ailede büyüdü. Yedi kardeşi vardı. Altı yaşında bademcik ameliyatı geçirdiği için, okulda geri kaldı ve okumayı öğrenemedi. Annesi bu durumu on bir yaşındayken keşfettiğinde, onu yaz okuluna gönderdi. Burada sonradan arkadaşı ve akıl hocası olacak Rahibe Elizabeth ile tanıştı ve onun ısrarlı çabası ve sabrı sayesinde o yaz okumayı öğrendi ve kitaplarla tanıştı. Genç yaşta Gerry Garwood ile evlendi ve üç çocukları oldu. Gerry Jr., Bryan Michael ve çok sevdiği rahibenin ismini verdiği kızı Elizabeth. Yazım kariyerine, ailenin en küçüğü de okula girdikten sonra başladı. İlk kitabı, Emily Chase takma adı altında basılan bir çocuk kitabıydı. Bunu ilk aşk romanı Gentle Warrior takip etti. Türkçeye de çevrilen Gelin (The Bride) isimli romanı ile 1990 yılında RITA ödülü aldı.

--reklam--

Julie Garwood Kitapları - Eserleri

  • Gelin
  • Düğün
  • Sır
  • Fidye
  • Yazgı
  • Ödül
  • Güllere Sor
  • En Güzel Hediyem
  • Aşk Seni de Vurur
  • Sen De Yanarsın
  • Ateş ve Buz
  • Kadere İnanır Mısın?
  • Güller ve Gelinler
  • Baharı Beklerken
  • Koruyucu Meleğim
  • Benim Yerim Senin Yanın
  • Sımsıcak
  • Gölgede Dans
  • Hiç Umudum Yokken
  • Kalp Hırsızı
  • Oyunbozan

--reklam--

Julie Garwood Alıntıları - Sözleri

  • "... Bu tip çirkin bir olayı halka açıklananın tek yolu bu. Gazeteciler ancak böyle bir adamın başka bir insana açık saçık ve iğrenç şeyler yapabileceğini ve sadece bir çılgının masum insanları öldürmekten zevk alabileceğini gösteriyorlar. Bu insanların pek çoğu kaçık, ama bazıları öyle değil. Kötülük denen şey gerçek. ikimizde buna şahit olduk. ..." (Kalp Hırsızı)
  • “Ben koşmaktan nefret ederim. Bunun dizler için kötü olduğunu bilirsin.” “Bense koşmayı zindelik verici buluyorum. Belki senin de hoşuna gider,” dedi Laurant. “Formda görünüyorsun. Üç buçuk mil koşabilirsin, değil mi?” “Elbette koşabilirim. Fakat onca zamanı boşa harcamış olaca­ğım.” (Kalp Hırsızı)
  • "Yağmuru durdurmak senin karına söz geçirmekten daha kolaydır." (Düğün)
  • “İnsanlar konuşacaktır, ama bunu arkanızdan yapacaklardır.” (Kalp Hırsızı)
  • Senin yaptığını biliyorum. Benden korkmana gerek yok. (Sır)
  • + Herhangi bir değişiklik yapacak kadar önemli biri değilim. Ben, yalnızca bir kadınım... - Bu saçmalığa inandığın müddetçe hiçbir işi başaramazsın. Kendini aşacaksın. (Sır)
  • Zamanını dedikodu yaparak harcayan insanlar, aşağılık ve ahmaktırlar. (Fidye)
  • İnsan, sırf var olmadığını iddia ederek bir ugursuzluğu çağırmış olur muydu? (Oyunbozan)
  • Ellerini aynı onun gibi ceplerine koydu ve büyük bir adam gibi yanında yürüdü. (Sır)
  • Şeytan onurun ne olduğunu bilip ondan vazgeçen adamdır. (Yazgı)
  • "Güç yozlaştırır." dedi Caine. "kesin güç daha çok yozlaştırır." (Koruyucu Meleğim)
  • “Sen aklını kaçırmış olmalısın. Bunu biliyorsun, değil mi?” diye atıldı Nick. “Bu plan çok mantıklı,” diye üsteledi Laurant. “Ne planı?” dedi Nick, “Senin bir planın yok ki!” (Kalp Hırsızı)
  • Haksızdım. Bir daha hiç kimseye bağımlı olmayacağım. Kendi ayaklarımın üzerinde duracak güce sahip olmalıyım. Güçlü olmak istiyorum. Kahretsin. (En Güzel Hediyem)
  • Şeytan Onur ne olduğunu bilip ondan vazgeçen adamdır. (Yazgı)
  • Bilgi özgürlüktür ve özgürlük anlayışı getirir. (Güllere Sor)
  • Alıntı: Tanrının en güzel kiliselerinden birinde evlendik. Hiçbir masraftan kaçınılmadı. Her yer rengarenk çiçeklerle doluydu. Kiliseye yemyeşil yapraklarla bezeli bir kubbeden geçerek girdim. Yaprakların üstündeki çiğ taneleri kristal gibi kokuları içinde birbirimize bağlılık yemini ettik. Hem ben hem de Connor muhteşem giysiler içindeydik. Rahip bizi kutsadıktan sonra düğün şölenimize katıldık... (Düğün)
  • Adam şeker sözü verilen bir çocuğun hafızasına sahipti. Hiçbir şeyi unutmuyordu. (Kadere İnanır Mısın?)
  • “Caine? Sara’yı dışarı çıkar ve beni bekle. Richards, sen de onlarla git.” Üçü de Nathan’ a aynı anda hayır, dedi. Hepsinin farklı gerekçeleri vardı. Caine cesetten kurtulma karmaşasını yaşamak istemiyordu. Sara, Nathan’ın darağacına gitmesini istemiyordu. Sör Richards da evraklarla uğraşmak istemiyordu. (En Güzel Hediyem)
  • Peki ne yapacaksın? "Oyunbozan olacağım." (Oyunbozan)
  • " Köpekle dalaşmaktansa çalıyı dolaşmak yeğdir; ben daima bunu bilir, bunu söylerim." (Gelin)