Kitap Künyesi
Yazar: İsmail Güzelsoy
Yayın Evi: Doğan Kitap
İSBN: 9786050960358
Sayfa Sayısı: 216
--reklam--
Öksüz Ağaçların Çobanı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Şimdi bir ıslığın sarhoşluğunda senin beni bulacağın cehennemlere gönüllü gidiyorum. Neyin narıyla yandıysak, ondan doğacağız. Çünkü aşk bir insanı yeniden doğurmaktır. Aşk iki kişiyi tek ruhta akıtmaktır ya da iki ruhu tek bedende sınamak… Cennet bir insandır çünkü, cehennem de...”
Hiçbir aşk hikâyesi, yaşayanlar ile onu izleyenler için aynı şey değildir. Dışarıdan bakanların gülüp geçeceği o coşkulu savruluşun hikâyesi bu. Bir ağacın toprağı kucaklayan kökleri gibi görülmeyen şeylerin masalını dinliyoruz bu kez.
İstanbul’un altına tünel kazıp kayıp sevgilisini arayan bir adamın tutkulu aşkının hikâyesi, Ferhat ile Şirin’den Orpheus ile Eurydike’ye, masallara, hayallere ve rüyalara kadar, hayatımıza dahil olmuş birçok şeyi kucaklıyor.
Yürüyen ağaçların, gerçekle aldanmayı reddeden Meryem’in, Pinokyo’yu sorgulayan emekli bir hayat kadınının büyülü hikâyesi Öksüz Ağaçların Çobanı…
--reklam--
Öksüz Ağaçların Çobanı Alıntıları - Sözleri
- Ben bir uçurtmayım çocuk. Her uçurtma gibi benim de ipim kâfi derecede uzun değil ve her uçurtma gibi ben de uzağa gitmek istiyorum. Artık uzağın kalmadığından emin olacağım kadar yol almak istiyorum rüzgarla.
- İnsan düşünmeye üşendiği için bir şeyleri birbirine benzetiyor, aslında evrendeki hiçbir şey birbirine benzemiyor.
- Ben bir uçurtmayım çocuk. Her uçurtma gibi benim de ipim kâfi derecede uzun değil ve her uçurtma gibi ben de uzağa gitmek istiyorum. Artık uzağın kalmadığından emin olacağım kadar yol almak istiyorum rüzgarla.
- Biz de silinip gidiyoruz işte. Birbirimizi o kadar tutkuyla sevmemize rağmen.
- Ben onu tanımak değil, bilmek istiyordum.
- Sana her şeyimi vermek istemiştim. Sevmeyi tarif ediyorum, farkındasın değil mi?
- Başı okşanmadan vücudu kullanılmış, masalsız büyüyen, hiç ninni dinlemeyen kaç çocuk var?
- Bir insanın sözlerini değil, kendisini dinlersen onu sevmişsin demektir.
- Kaybolmak ölmekten daha ağır.
- "Bir insanın sözlerini değil,kendisini dinlersen onu sevmişsin demektir."
--reklam--
Öksüz Ağaçların Çobanı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Aşk bu kadar temiz ve güzel olabilirdi ancak. Aralarındaki tatlı oyun sadece bazen kafamı karıştırdı. Okuduğum süre boyunca her sayfayı şimdi ne olucak diye merakla çevirdim. (Merve Yiğit)
Daha önce İsmail Güzelsoy'dan iki kitap okumuştum. Değmez ve Gölge. İkisini de çok beğenmiştim. Bu kitabına başlarken ya öncekiler kadar iyi olmazsa diye bir korkuya kapıldım ama o korkuyu yerle bir etti Öksüz Ağaçların Çobanı. Son dönemde okuduğum en iyi, en etkileyici kitap oldu. Dildeki sadeliği ve bir o kadar görkemi, kurgusu, gerçekle masalın birbirine geçmesi. Böyle iddialı cümleler kurmaktan çekinen biriyim ama mutlaka okuyun diyorum. Selamlar saygılar... (Rıdvan Yavaş)
Keşke her insan ağaçlarla konuşabilseydi, belkide kimse yakmazdı o güzelim ormanları . Bir solukta okuduğum kitap oldu yazarın kalemiyle daha önce tanışmamıştım çok beğendim.kitap/oksuz-agaclarin-cobani--153387 yazar/ismail-guzelsoy (Burcu Ün)
--reklam--
Öksüz Ağaçların Çobanı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
İsmail Güzelsoy - Öksüz Ağaçların Çobanı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Öksüz Ağaçların Çobanı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı İsmail Güzelsoy Kimdir?
1963’te, Iğdır’da doğdu. 9 yaşında ailesiyle İstanbul, Gaziosmanpaşa’ya taşındıktan sonra tek başına tekrar Iğdır’a dönerek ilkokulu orada bitirdi. Ortaokul yıllarında Karagümrük’e taşındı, aynı dönemde Cağaloğlu’nda mücellithane ve matbaalarda çalıştı. Liseyi bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi, İletişim Fakültesi’nde eğitim gördü. Üçüncü yılında, dönemin eğitim koşullarına uyum sağlayamayacağına karar verip İsveç’e gitti, orada İsveç edebiyatı üzerine çalıştı. 1987 yılında yeniden İstanbul’a gelerek İsveççe ve İngilizce rehberliğe başladı. Rehberlik yaptığı yıllarda çeşitli dergi ve gazetelerde öykü, makale ve röportajlar yayımladı. Anadolu’da rehberlik yaparken karşılaştığı olay, insan ve kültürel dokunun esiniyle, sonraki yıllarda yazacağı romanların omurgasını oluşturan notlar, öyküler biriktirdi. 1999 yılından itibaren, gezileri sırasında biriktirdiği notları elden geçirip kurgusal bir bütünlük içinde bunları yeniden biçimlendirmeye karar verdi. Bugün yayımladığı romanların büyük bölümü o dönem çalışmalarının bir ürünüdür. İlk kitabı Seni Seziyorum’daki öyküler de bu defterlerde biriken notların işlenmesinden ortaya çıkmıştır. Bu ilk kitaptan sonra romanlarını yayımlamaya başladı. Genelde birbirine göndermeleri olan, farklı okumalara olanak tanıyan, çok katmanlı romanların çoğu rehberlik zamanında yaptığı çalışmaların yeniden ele alınışıyla biçimlenmiştir. İsmail Güzelsoy ayrıca rehberlik yıllarında, bir rehberin gezi sırasında anlattıklarını derleyerek iki ciltlik İstanbul’un Gezi Rehberi’ni yayımlamıştır. Kitab-ı Mukadder, Ruh Hastası, Sincap, Rukas, İyi Yolculuklar, Değil Efendi’nin Renk ve Korku Meselleri, Çıt Yok, Saf, Değmez, Gölge ve Hatırla isimli romanları vardır.
--reklam--
İsmail Güzelsoy Kitapları - Eserleri
- Değmez
- Gölge
- Hatırla
- Öksüz Ağaçların Çobanı
- Kıpırdamıyoruz
- Süslü Hatıralar Sahnesi
- Sincap
- Değil Efendi'nin Renk ve Korku Meselleri
- Çıt Yok
- Rukas
- İyi Yolculuklar
- Saf
- Ruh Hastası
- Seni Seziyorum / Kitab-ı Mukadder
- İstanbul'un Gezi Rehberi .
- İstanbul'un Gezi Rehberi
--reklam--
İsmail Güzelsoy Alıntıları - Sözleri
- Rüyada yaşanan hiçbir acı hayattaki kadar ağır olmuyor. (Gölge)
- İnsanın söyleyeceği son şiirdir ağlamak. (Değmez)
- Bir gönül dostu, bir yaren, arkadaş, sevgili bilmeden yaşar gidersen yıldızları yan yana dizerek, bu dünyaya düşmenin açtığı yarayı unutursun. Benim yaralarım hiç iyileşmedi, ya onlar bana alıştı ya ben onları bir süreliğine unuttum. (Gölge)
- Bir insana sarılma ihtiyacı duyduğun oldu mu hiç? Bu çok susamaya benzeyen birinin yaşadığı karşı konulmaz bir duyguya benzer.. (Rukas)
- Her zaman kaybedecektik ama yine de kalkıp sokakta dans edecek gücü bulacaktık kendimizde. Çünkü sokaklarda dans etmediğimiz zaman oraya kan akıyor, ateş yağıyordu. (Hatırla)
- Güzel bir rüyan var diye hayatını uykuda geçiremezsin. (Değmez)
- İnsanın en büyük laneti, yaşadığı zamanların güzelliğini onları kaybedince anlıyor oluşudur. Karşımıza bir bilge çıksa ve bize o anda yaşadığımız şeyin saf mutluluk olduğunu söyleseydi ya! Ah bir de ona inanacak kadar saf olabilseydik. (Gölge)
- Dedim, “Ruhuma yuvalık edemeyecek kadar yaralandı bedenim. Bunca derin yara birleşince bir ölüm eder artık, siz gidin, beni beklemeyin." (Hatırla)
- Hayat... geometrisi sağlam bir kaostur. (Rukas)
- "Ah hafıza, dünyanın en ağır yüküsün sen. Kaybettiklerimizi hatırlayabilmemiz ne güze lanetimizdir. " (Sincap)
- Hüner kendiliğinden gelmez. (Rukas)
- "... Sorularını gerecek çarmıh bulamayınca o gün Gövdemde bir çarmıh gördün ...." (Sincap)
- Sana her şeyimi vermek istemiştim. Sevmeyi tarif ediyorum, farkındasın değil mi? (Öksüz Ağaçların Çobanı)
- Binlerce suçsuz aydın hukuksuz bir şekilde aşağılandı, baskı altında tutuldu, öldürüldü, onur kırıcı davranışlara, işkenceye maruz kaldı, hapislerde yattı, takibe alındı, hiçbir şey yazıp çizemeyecek hale geldi, yurdundan sürüldü ve susturuldu. Bugüne kadar kimse bu insanlardan özür dilemedi. (Sincap)
- "'Neden bazı insanlar içimize işler bizim' diye düşündü." (Değil Efendi'nin Renk ve Korku Meselleri)
- Liderler neden çatık kaşlı olur biliyor musun? Yonetilenlere sucluluk duygusu vermek icin. (Ruh Hastası)
- Hareket etmeyen bir nesnenin güzelliği yalnızca ona bakanın ışığıdır.  (Hatırla)
- İnsafsız olmazsan insafa muhtaç olursun. (Kıpırdamıyoruz)
- "Başa dönmek, geçilen yolu beyhude kılmaz." (Hatırla)
- Biz de silinip gidiyoruz işte. Birbirimizi o kadar tutkuyla sevmemize rağmen. (Öksüz Ağaçların Çobanı)
Yorumlar
0 yorum