Kitap Künyesi

Yazar: Hüseyin Üzmez

Yayın Evi: Timaş Yayınları

İSBN: 9789753623369

Sayfa Sayısı: 454

--reklam--

Öldürücü ve Güldürücü Gerçekler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Akıcı ve yakıcı bir üslup... Tertemiz bir Türkçe... Dupduru bir dil... Hayatı kucaklayan engin bir gönül... Açıkça bir izah... Derin bir mizah... İnce nükteler... Hatıra ve hikaye değil... Hayatın ta içinden, yaşanmış örnekler... Öldürücü ve güldürücü gerçekler... Konusu elbette insan... Öyle çok büyük tarihi şahsiyetler de değil. Sıradan insanlar... İyisi var. Kötüsü var. Hepsi bu kitapta geçit resmi yapıyorlar. Asıl kahramanlar, Şarlo filmlerine malzeme olacak şarlatanlar tipler... Büyük gösterilen cüceler... Dil bilmez hatipler..ç Kader yüzlerine gülmüş. Hizmete soyunmuşlar. Koca bir millet onlara tutsak... Ahhh, bir silkinsek!... Bir kurtulsak!... Yan gönül yan!... Yanmada buldun derdine derman!... Başaklar baş eğmiş... Eşekler okuyor ferman... Daha ne kadar sürecek, bu kahpe devran? Bir de eşitlik, özgürlük, çağdaşlık... Kimimiz sultandır, kimimiz köle... Bre bu nasıl gardaşlık?... Hele bir söyle!... İşte bu kitapta bunları bulacaksınız. Bir çırpıda okuyacaksınız. Belki bir gece de uykusuz kalacaksınız. İyileri-kötüleri... Safları-gafları... Zaman zaman ta şuranıza kadar gelip de söylemediğiniz lafları... Dostluğu, insanlığı, samimiyeti, iyi niyeti... Bunların hepsini, işte burada bulacaksınız. Tekrar tekrar okuyacaksınız. Yüreğinizi soğutacaksınız. Bütün bunlar bir gecede uykusuzluğa değmez mi?... Haaa, ne dersiniz değmez mi?

Öldürücü ve Güldürücü Gerçekler Alıntıları - Sözleri

  • "Harabat ehline hor bakma, Şakir!... Defineler dolu, viraneler var!..."
  • Biri birine " Hayvan!.." demiş. "Hayvan" dediği adam kızacağına gülmüş.. Öbürü daha fazla sinirlenmiş. – Ne gülüyorsun ulan? demiş. Hayvan dedimse "Kanarya kuşusun" demedim ya! Eşşeksin eşşeeekk!..

Öldürücü ve Güldürücü Gerçekler İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kitabın içeriği, başlığının sonuna kadar hakkını verdiği mizahıyla, üslûbuyla ve ülkemizde iz bırakmış önemli figürleriyle beraber güzel hatıraların konu olduğu bir rahmetli Hüseyin Üzmez klasiği... Hayatı roman havasında geçen şahısların her yazdıkları eser, okuyucuyu cezbeden bir auraya sahip sanırım. Zira Hüseyin Üzmez'in yazıpta benim okuyup beğenmediğim tek bir kitabını hatırlamıyorum. Milletçe daha çok güldürürken düşündüren eserleri okumaya ihtiyacımız var. (Tegin Ashile Sun ︎)

Dur düşün ve Gül: Çeşitli denemelerin yara aldığı kitapta Yazarın karşılaştığı komik komedi olayların yanı sıra düşündürücü hikayelerde yer almaktadır. Hem düşünecek hem güleceksiniz aslında ağlanacak halimize gülüyoruz. (Evsiz karınca)

Öldürücü ve Güldürücü Gerçekler PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Hüseyin Üzmez - Öldürücü ve Güldürücü Gerçekler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Öldürücü ve Güldürücü Gerçekler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Hüseyin Üzmez Kimdir?

--reklam--

Hüseyin Üzmez Kitapları - Eserleri

  • Şu Bizimkiler
  • Çilenin Böylesi
  • Cumhuriyetin Tosuncukları
  • Öldürücü ve Güldürücü Gerçekler
  • Deli Deli Esintiler
  • Malatya Suikastı
  • Hüseyni Makamında Nükteler

--reklam--

Hüseyin Üzmez Alıntıları - Sözleri

  • "Harabat ehline hor bakma, Şakir!... Defineler dolu, viraneler var!..." (Öldürücü ve Güldürücü Gerçekler)
  • Bir gemi giderken paspas da içinde gider yeter ki gemi de ol. (Şu Bizimkiler)
  • " Bana benden olur,her ne olursa... Başım rahat olur,dilim durursa..." (Hüseyni Makamında Nükteler)
  • "Biz büyük değiliz....Bir gölge gibi geliriz dünyaya ve bir gölge gibi silinip gideriz. Bizi bizden olmayanlar anlamaz. Gönül atışları kadar içli söyleriz. Kendimiz söyleriz, kendimiz dinleriz." (Çilenin Böylesi)
  • Hapishane ruhlara giydirilmiş bir üniforma gibidir. Orada fikirlerin keskinliği törpülenir. Dışarda can düşmanı olanlar, içerde dost olurlar. Ortak kader, sefalet, acı, ızdırap insanları birbirine yakınlaştırır. (Şu Bizimkiler)
  • "Nefsini bilen Rabbini bilir" (Deli Deli Esintiler)
  • "İnsan Hakları" diye devletlerin kapılarına dayanıyoruz da... Bütün onları bize hiç karşılıksız verene şükretmek çok defa aklımıza gelmiyor. (Deli Deli Esintiler)
  • Zakkum eken, gül biçer miydi? (Deli Deli Esintiler)
  • Biz büyük değiliz... Bir gölge gibi geliriz dünyaya ve bir gölge gibi silinip gideriz. Bizi bizden olmayanlar anlamaz. Gönül atışları kadar içli söyleriz. Kendimiz söyler, kendimiz dinleriz. (Çilenin Böylesi)
  • Bilmediğimiz konularda aklımıza geleni söylüyoruz. Kimbilir ne kadar çam devirdik?... Çok görmeyin... Ne demişler?.. "Delidir... Ne yapsa yeridir..." İşte öyle.... (Deli Deli Esintiler)
  • "Bir can değil mi?.. Ha yorganda çıkmış, ha urganda... Ne fark eder?" derdik. Emir dinlemezdik. Dayatmalara "Eyvallah" etmezdik. (Deli Deli Esintiler)
  • Biri birine " Hayvan!.." demiş. "Hayvan" dediği adam kızacağına gülmüş.. Öbürü daha fazla sinirlenmiş. – Ne gülüyorsun ulan? demiş. Hayvan dedimse "Kanarya kuşusun" demedim ya! Eşşeksin eşşeeekk!.. (Öldürücü ve Güldürücü Gerçekler)
  • Herkesin sonu beş arşın bezle, bir yığın topraktı. Şu fani dünyada kanaattan büyük zenginlik var mıydı?... Karun kadar zengin olsan n'olacaktı?... Hangi Firavun dünyaya kazık çaktı?... (Deli Deli Esintiler)
  • Bir oyununda rahmetli Muammer Karaca'ya " Dışişleri Bakanı kime derler " ? diye bir soru sormuşlardı. Rahmetli hiç tereddüt etmeden cevabı yapıştırmıştı : - " Memleket işlerine dışardan bakana," Dışişleri bakanı " derler..." (Hüseyni Makamında Nükteler)
  • Hapishaneler hataların unutulmadığı yerdir. Burada herkes yaptığı bir hatanın yıllarca acısını çekerdi. (Çilenin Böylesi)
  • Bir haberin çabuk yayılmasını istiyorsan "sır" diyeceksin. Aksi halde Galata Kulesi'nin tepesinden bağırsan kimse dinlemez. (Şu Bizimkiler)
  • "Çaycı, getir ilaç kokulu çaydan Dakika düşelim senelik paydan..." (Şu Bizimkiler)
  • Nükte ekleme ; Gölgeni ettin hz muhammede, hz süleymana, hz ibrahime, Hüseyine ettin gölge çektin gölge ettin yezide azap içün Girdin evliyanın içine, ruhaniyeti verdin yer yüzüne İnsandan ettin elçi, hüküm için sır oldun kul üstünden davrandın. (Hüseyni Makamında Nükteler)
  • Belki herbiri Himalaya Dağları kadar yüceydi. Bu erişilmez yücelikleri yanında insanca cücelikleri de olacaktı elbet... (Şu Bizimkiler)
  • İstesen de istemesen de bilirdin ki kafanın içinden geçen her düşünce, ruhunun derinliklerine gömdüğün her üzüntü, neşeli görünen bir maske gibi taşıdığın yüzünde, çizgi çizgi şekillenen izler bırakıyor. (Çilenin Böylesi)