Kitap Künyesi
Yazar: Hannah Kent
Çevirmen: Ziya Celayiroğlu
Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları
İSBN: 9789750829833
Sayfa Sayısı: 344
--reklam--
Ölü Gömme Törenleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
1828'in Mart ayı... İzlanda'nın kuzeyinde bir çiftlikte iki erkek vahşice öldürüldü. Cinayetlerden suçlu bulunan Agnes Magnúsdóttir, idama mahkûm edildi. İnfaz gününe kadar tutulacağı çiftliğin sahipleri ondan hem korkuyor hem de tiksiniyorlardı. Onların gözünde Agnes bir şeytan, bir cadı, cinayete ortak ettiği iki gencin beynini yıkamış bir caniydi.
Koskoca toplumda ona kulak verecek tek bir kişi vardı... Agnes'in isteğiyle, ölümüne dek ona rehberlik etmekle görevlendirilen Rahip Tóti, bu yapayalnız kadının öyküsünü dinlerken, olaylara farklı bakışımızın gerçekliği nasıl kökünden değiştirebileceğini görecekti.
Bütün yaz tarlada çalışan Agnes'in, kış bastırınca tek bir odaya sıkışıp kalan aileyle ilişkisi değişti. Onu dinleyenlerin zihinlerindeki soru gitgide belirginleşiyordu: Cinayeti işledi mi, işlemedi mi?
Bir insanın, olduğunu düşündüğü kişi ile olduğu düşünülen kişi arasındaki fark bir uçuruma dönüştüğünde, o karanlık boşluğa düşmesi an meselesidir ve bazen bunu aşk bile engelleyemez…
Yaşanmış bir olayı konu alan Ölü Gömme Törenleri bireyin varoluş savaşına dair yürek sızlatan bir anlatı...
Anlatıya doğal bir biçimde yerleştirilmiş olan araştırma bulguları, yazarın ele aldığı konu hakkında derin ve yoğun bir bilgiye sahip olduğunun ispatı.
-New York Times-
Hannah Kent, karmakarışık haldeki tarihsel kayıtları bir araya getirip Agnes'in son aylarını yeniden kurgulamış. Ortaya masallar, şiirler, acı, kapana kısılmışlık hissi, çetin geçen mevsimler ve baştan aşağı yalnızlıkla örülü bir öykü çıkmış.
-The Telegraph-
Olay örgüsü öylesine iyi kurulmuş ki sonunu bilmemiz, öykünün yarattığı heyecan.ı daha da artırıyor.
-Guardian-
Ölü Gömme Törenleri istisnai bir incelikle kaleme alınmış bir ilk roman; özenle araştırılmış, maharetle anlatılmış, içe dokunan bir öykü.
-Observer-
• Amazon, Eylül 2013'de ayın en iyi kitabı olarak Ölü Gömme Törenleri'ni seçti.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Ölü Gömme Törenleri Alıntıları - Sözleri
- Hepimiz kendi yazgımızı kendimiz belirleriz.
- Kendi yüreğini ancak kendin tanırsın.
- Ağzı yanan çocuk ateşten korkar.
- Kuzgun yumurtasından kumru çıkmazmış.
- Her sabah yüreğimde kahredici bir acı kasırgasıyla uyanıyorum.
- Ne demişler, her iyilikte bir kötülük, her kötülükte bir iyilik vardır.
- Gerçek kör, kitap okumayandır.
- Hiç kimse yüzde yüz kötü değildir.
- Ağızdan çıkan yürekten gelir, kötü söz insanın içini kirletir.
- Bir insanın ne yapmış olduğunu bilmek başka, o insanı tanımış olmak başka, ikisi çok farklı şeyler. Nasıl davrandığına bakarak bir insanı tanıyamazsınız... Davranışlar yanıltır...
--reklam--
Ölü Gömme Törenleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Oy oy oyy ne kitap yazmış ecnebinin kızı, ne kadar iyi çevirmiş Celayir'in torunu yazar/i49049 Milli maçlar dışında ilgilenmediğimiz İzlanda'dan Chopin'in Nocturne gibi durağan ilerleyip, kitabın ortasından itibaren Vivaldi Summer(presto) gibi heyecan ritmine bastırıp, sayfaları merakla çevirten sonuna doğru Malatyalılar gibi dur dur dur sene, bitmesene dedirten muazzam yaşanmış bir tarihi kurgu. İzlanda Edebiyatı son yıllarda polisiye romanlarda atakta olsa da, genel itibariyle romanları din, yaşam mücadelesi, umutsuzluk, mitolojilerinden kaynaklı sagalarında (düzyazı) olduğu gibi çiftçilerin hayatını içerir. Bazı ülkelerin edebiyatında adettendir diye yazarların konu, karakter, olay örgüsü, bunların senkronizesi benzer. İzlandalılar da adetten olsa gerek kitabın yarısına kadar durağan sonrasında arap atı moduna geçiyorlar. (Daha önce okuduğum kitaplarından dolayı diyorum.) Elinize İzlanda Edebiyatı düşerse az okunmuş zaten, durağan gidiyor diye bırakmayın. Neyse bu kadar edebiyat dersi yeter. Kitabımıza gelirsem, durağan ilerleyen bölümler de dahil o nasıl bir akıcılıktır, o nasıl bir anlatım şekildir hava durumunu yaşatıp, mekânı okurun zihnine çizmektir, İzlanda meralarında olmanın verdiği hissi yaşatmaktır! (Öyle Rusların tasvirleri gibi değil sıkmadan, film çekersiniz kafanızda) O ne muazzam bir çeviridir dipnotlarla, bilmediğin bir kültürün anlatımını desteklemek... Enfesti be kardeşim! Kitabın adıyla, olay örgüsüne bakarak, katilin kim olduğuna dair, eserin sonuyla şaşkınlığa uğrayacaksınız. Ben her noktada tahminlerimde yanıldım. Sol kroşemi yiyerek bitirdiğim bir eserdi. (Son olarak yazar yaşanmış bir olay olduğu için pek çok kaynaktan yararlanmış, eserin bitiminde karakterler, yer isimleri hakkında bilgi veriyor. 1k'ya eleştiri: Eserin türü korku-gerilim yerine tarihi kurgu daha uygun bence. ) Tavsiye konusunda İzlanda Edebiyatıyla da tanışmadım dememek adına kaçırılmaz bir eser. (Verda)
Bu kitabı yaklaşık 7 8 yıl önce okudum.Çocuklarım küçüktü.Onları ara tatil için İzmir'e götürdüğümde orada da kar vardı ve okuduğum bu kitabın heryeri hem çok soğuk hem karla kaplıydı. Başkarakterimiz İzlandada idam edilen son kadın, gerçek bir hikayeden yola çıkılarak yazılmış bir kitap. Sürükleyici, bir solukta okuyacağınız türden. İzlanda'nın yaşam koşulları, gelenek görenekleri, hayata tutunuşları, hayata bakış açılarıyla ilgili oldukça bilgileniyorsunuz. Bol ödüllü bir kitap. Keyifli okumalar :) (eskifotici)
Kütüphanede aradığım kitabı bulamayınca farklı bir kitap okuyayım diyerek elime aldığım bir kitaptı, Ölü Gömme Törenleri! Okuyunca okuma çizgimden çok da uzak bir kitap olmadığını fark ettim. Ne yaparsam yapayım yine tarzım olan kitabı buluyorum. Ölü Gömme Törenleri'ni, yazarın ilk kitabı olmasına rağmen çok başarılı buldum. Kitaba alışma sayfalarında biraz durağanlaşma hissetsem de sonradan açıldı. O yüzden ben bu kitaba giremedim, yarım bırakayım diye düşündürecek bir kitap değil. Betimlemelerini çok başarılı bulduğum Ölü Gömme Törenleri'nde İzlanda'nın adalet ve yargı sistemine dair dipnotlar yakalıyoruz. Bir yandan da idam edilen son suçlunun(!) hikayesini okuyoruz. Cinayete kurban giden Natan ve Petur'un ardından suçluların ve özellikle Agnes Magnúsdóttir'ın idam öncesi gönderildikleri ailelerin yanındaki son anlarını kaleme almış yazar. Akla ilk ıslah edilmesi fikri gelse de aslında yapılmak istenen Rahip eşliğinde ruhunun ölüme hazırlanması fikridir. Bu süreçte ailenin Agnes'a olan yaklaşımı ve düşüncelerini, Agnes'ın dile gelip başından geçenleri anlatmasını, Rahip Toti'nin bu süreçteki uğraşılarını görüyoruz. Hannah Kent, tarihi gerçekliği olan bu olayı, belgeleriyle birlikte kurgulayarak bizi suç, gerçek suçlu, suçun niteliği üzerinde düşündürüyor. Aslında Natan, çok iyi biri miydi? Ya da öldürülmeyi hak ediyor muydu? Hiçbir canlının ölümü hak etmemesi söz konusuyken yaşanan bu talihsiz durumu açıklamak için 'çözümsüz bir mevzu' diyebilir miydik? Öte yandan Agnes'ın, idama kadar yanlarında yaşadığı ailenin, bir katili evlerinde barındırma düşüncesi, okura doğrudan toplumun suç işleyen insanları nasıl nitelendirdiğini sorgulama durumu yansıyor. Basımı ve satışı olmayan, YKY kitaplarının standart boyutunun dışında kalan bu tarihi kurgu kitabıyla birlikte suç ve adalet sistemine inceden dokunuyoruz. (Esengül Ersoy)
--reklam--
Ölü Gömme Törenleri PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Hannah Kent - Ölü Gömme Törenleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ölü Gömme Törenleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Hannah Kent Kimdir?
Hannah Kent 1985’te Avustralya’nın Adelaide şehrinde doğdu. Lise çağında değişim programıyla gittiği İzlanda’da Agnes Magnúsdóttir’in öyküsünden haberdar oldu ve olayı, ulaşabildiği bütün kaynaklardan inceledi. İlk romanı olan “Ölü Gömme Törenleri” pek çok ödüle aday gösterildi ve yirmi dile çevrildi.
--reklam--
Hannah Kent Kitapları - Eserleri
- Ölü Gömme Törenleri
- Irmağın Cinleri
--reklam--
Hannah Kent Alıntıları - Sözleri
- "Bir hastalığın bedene iyice işleyip daha beter azmasına yol açan tek bir şey varsa o da yalnızlıktır." (Irmağın Cinleri)
- Bir insanın ne yapmış olduğunu bilmek başka, o insanı tanımış olmak başka, ikisi çok farklı şeyler. Nasıl davrandığına bakarak bir insanı tanıyamazsınız... Davranışlar yanıltır... (Ölü Gömme Törenleri)
- Kuzgun yumurtasından kumru çıkmazmış. (Ölü Gömme Törenleri)
- Oğlun , evleninceye kadar oğlun olarak kalır, oysa kızın sen ölünceye kadar kızın olarak kalacaktır. (Irmağın Cinleri)
- Gerçek kör, kitap okumayandır. (Ölü Gömme Törenleri)
- Hepimiz kendi yazgımızı kendimiz belirleriz. (Ölü Gömme Törenleri)
- Ağızdan çıkan yürekten gelir, kötü söz insanın içini kirletir. (Ölü Gömme Törenleri)
- Hiç kimse yüzde yüz kötü değildir. (Ölü Gömme Törenleri)
- Ağzı yanan çocuk ateşten korkar. (Ölü Gömme Törenleri)
- Kendi yüreğini ancak kendin tanırsın. (Ölü Gömme Törenleri)
- Her sabah yüreğimde kahredici bir acı kasırgasıyla uyanıyorum. (Ölü Gömme Törenleri)
- Ne demişler, her iyilikte bir kötülük, her kötülükte bir iyilik vardır. (Ölü Gömme Törenleri)
Yorumlar
0 yorum