Kitap Künyesi

Yazar: Hüseyin Rahmi Gürpınar

Yayın Evi: Everest Yayınları

İSBN: 9789752899803

Sayfa Sayısı: 375

--reklam--

Ölüler Yaşıyorlar mı? Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Hüseyin Rahmi Gürpınar, çağının gündeş fikir akımlarına en açık isimlerden biriydi. Benimsesin, benimsemesin, her türlü fikrin tartışılması gerektiğini düşünerek romanlarında mümkün olduğunca tarafsız zeminler yarattı. Türkiye'de 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başının fikir atlası çıkarılmak istense, Hüseyin Rahmi Gürpınar romanları, içinde kolaylıkla iz sürülebilecek, vazgeçilmez belgesel kaynaklar olarak değerlendirilebilir.

Ölüler Yaşıyorlar mı? yazarın ustalık dönemi verimi. Daha önceki romanlarında da yer yer gördüğümüz korku öğeleriyle bu defa çok daha yoğun olarak karşılaşıyoruz. Yazar, metafiziği bir "gerçeklik" olarak kabul etmek noktasında gidiş gelişlerle romanın son sayfalarına kadar okuyucuya "Acaba?" dedirtmeyi başarıyor. O yıllarda özellikle Avrupa'da taraftar bulan ruhçulukla doğu kaderciliğinin birleşmesi, bu fikirlerden beslenen faydacılık ve hepsine cephe alan akılcılıkla roman kahramanları, kendilerini içinden nasıl çıkacaklarını bilemedikleri bir 30. yüzyıl anaforunda buluyorlar.

Ölüler Yaşıyorlar Mı?, 1932'de Milliyet gazetesinde tefrika edilmişti. Bugüne kadar orijinal diliyle basılamadı. Bu önemli eseri, ilk defa aslına sadık kalarak, yazarın kitap hakkındaki değerlendirmesi ve açıklayıcı dipnotlarla zenginleştirerek yayımlıyoruz.

--reklam--

Ölüler Yaşıyorlar mı? Alıntıları - Sözleri

  • Sevilmeden sevmek bir ıstırap, sevmeden sevilmek de bir felaket...
  • kimi eğlendirmek için bu ebedi sahnenin palyaçoluğunu yapıyoruz?
  • Kimse kimsenin sayesinde akıllı olamaz. Zekâvet hudadad bir şeydir.
  • bu doğa evreninde her şeyin ucu sonsuzluğa çıkan bir bil­mece içindeyiz. sınırsız bilinmeyenlerle çevrilmişiz. bu vücut­larımız, ruhlarımızı geçici olarak hapsetmek için örülmüş bi­rer kafes midir? bu ölmez sonsuzluk kuşu nerelerden gelerek mahpesine girdi? ve tekrar uçunca nereye gidecek?
  • Gençlere, öğütten ağır gelen bir şey yoktur.
  • İnsan oğlu, karşısında bir aldananı bulunca yalan söylemekte çok cesurdur.
  • Bu dünyada iki önemli olayın oyuncağıyız. Doğum, ölüm...
  • Çünkü akıl almaz şeylere akılsızlar inanırlar.
  • Baht zail olunca yerini bahtsızlığa bırakır.
  • Beyin nedir beyefendiler? Siz beyaz ve sincabi maddelerden yapılmış bu yumuşak organla düşünüyorsunuz.
  • Hayvanlar aşk savaşında âdem oğullarından daha cüretli görünüyorlar...
  • Zamane böyle, şimdiki çocuklarda terbiye saygı kaldı mı? Dilleri nah böyle kürek gibi.
  • Tabiatın insanı hayretlere düşürecek böyle şaşırtmaları vardır.Bazı dehalardan aptallar doğar. Bazı şöyle böyle insanlardan zekiler gelir.
  • Cahiller sürüsüne bilim ve düşünmek zevkini aşılamanın çaresi bulunamadı.
  • Şüphesiz öleceğiz. Hiç bir şey bu kadar kesin değildir.

--reklam--

Ölüler Yaşıyorlar mı? İncelemesi - Şahsi Yorumlar

“Bu dünyada iki mühim hadisenin oyuncağıyız. Doğum,ölüm... Neredeydik?Nereye çıktık?Ve nereye döneceğiz?Hayat ve ölümümüzle ne hizmet görmüş oluyoruz?Kimi eğlendirmek için bu ebedi sahnenin palyaçoluğunu yapıyoruz.Hangi kuvvetin mamulâtıyız?” sorularıyla başlıyor romana Hüseyin Rahmi Gürpınar. Sonra ruhçuluktan bahsediyor.1932 de Cumhuriyet Türkiye’sinde yazdığı Ölüler Yaşıyorlar mı? romanı ile gizemli,belirsiz,merak uyandıran konulara yönelmiş içine biraz da aşk katmış yine.Anlatılanlara da inanmayın diye başta uyarmış.Bir konakta geçen hikayede bir anne,ruhçuluğa meraklı iki oğlu,bir kızı ve yine ruh çağırma meraklısı bir mürebbiye,evin çalışanları yaşamaktadır.Bir de dayıları var çocukların bu merakına karşı çıkan,kızan.Sonra birçok fantastik figürlerle roman ilerliyor ve yan konağa yeni ve gizemli bir ailenin taşınmasıyla da tuhaf olaylarla fantastiğin de fantastiği bir hale döner. Ruh çağırma seansları, kötü ruhlar,iyi melekler, aşık olanlar,şeyhler, büyüler,gotiği hatırlatan tekinsiz sahneler, planlar,cesetler ve muammalı bir son... Elbette kendine göre yüzde yüz doğru olan dünya görüşüyle yine temelsiz inançları,yersiz alışkanlıkları halkın anlayacağı dilden aydınlatmaya gayret etmiş ve harika bir roman olmuş.Çok sevdim yine.Bir okur olarak eleştirecek bir şey bulamıyorum ben,sıkı bir Hüseyin Rahmi Gürpınar okuruyum artık,kimse de eleştirsin istemiyorum.Sadece herkes bilsin,okusun istiyorum çok bilinen eserlerinin yanı sıra.Ben hiç ara vermeden yeni bir romanını daha okuyacağım. (Meral Coşkun)

Hüseyin Rahmi’nin eserlerini okumak çok hoşuma gidiyor bu kitabın konusu da çok değişik geldiği için okumaya başladım açıkcası okudukça kitap beni içine çekti yeri geldi güldürdü yeri geldi düşündürdü kitabın konusunu kısaca değinecek olursak üç kardeşin perileri ruhlara inanması ve onlar hakkında birçok kitap okuyup psikolojilerini bütünüyle onlara vermeleri sonucu gelişen olayları anlatıyor umarım sizde seversiniz keyifli okunalar şimdiden️ (Cemile Dayıoğlu Serpen)

--reklam--

Ölüler Yaşıyorlar mı? PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Hüseyin Rahmi Gürpınar - Ölüler Yaşıyorlar mı? kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ölüler Yaşıyorlar mı? PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar Kimdir?

17 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul'da doğdu. Hünkâr yaveri Mehmet Sait Paşa'nın oğlu olan Hüseyin Rahmi, üç yaşında iken annesinin ölümü üzerine, Girit'te bulunan babasının yanına gönderildi. İlkokula başladı ancak babasının evlenmesi üzerine altı yaşında tekrar İstanbul'a anneannesinin yanına gönderildi ve eğitimine burada devam etti. Yakubağa Mektebi, Mahmudiye Rüşdiyesi ve idadide okuyan Hüseyin Rahmi, tarihçi Abdurrahman Şeref Bey'in himayesiyle Mekteb-i Mülkiye'ye girdi (1878). Okulun ikinci sınıfında iken ciddi bir hastalık geçiren Hüseyin Rahmi buradaki öğrenimini yarıda bıraktı (1880). Kısa bir süre, Adliye Nezareti Ceza Kalemi'nde memur, Ticaret Mahkemesi'nde Azâ Mülazımı olarak çalışan Hüseyin Rahmi hayatını kalemiyle kazanmaya çalıştı.

1887'de Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmaya başlayan Hüseyin Rahmi, ardından İkdam ve Sabah gazetelerinde mütercim ve muharrir olarak çalıştı. II. Meşrutiyet döneminde 37 sayı süren Boşboğaz ve Güllâbi adlı bir gazete çıkardı. İbrahim Hilmi Bey ile birlikte çıkardığı Millet gazetesi de uzun ömürlü olmadı. 1925-1927 yılları arasında yayımlanan Türk Kadın Yolu adlı derginin yazarları arasındaydı. Sonraki çalışmalarını İkdam, Söz, Zaman, Vakit, Son Posta, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerine neşretti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 5. ve 6. dönemlerde Kütahya milletvekili olan Hüseyin Rahmi, ömrünün son otuz bir yılını geçirdiği Heybeliada'daki köşkünde 8 Mart 1944 tarihinde öldü ve oradaki Abbas Paşa Mezarlığı'na defnedildi.

Edebiyat hayatı

Hüseyin Rahmi Gürpınar; İstanbul halkının toplumsal, töresel yaşantılarını, aile geçimsizliklerini, batıl inançlarını, yaşadığı çağdaki Türk toplumunun geçirmekte olduğu krizleri hümuristik bir mizah dehasıyla anlatır. Servet-i Fünûncuların yaşıtı olduğu halde, ayrı bir sanat görüşünü sürdürür. Romanlarındaki kahramanların çoğu 19. yy sonu İstanbul'un canlı, renkli insan, hayat manzaralarıdır. Eserlerinde Anadolu yoktur. Mizahı, güldürücü olduğu kadar, gülünç yönlerimizin yansıtılması, hicvedilmesi için gerekli bir araçtır. Hüseyin Rahmi, seçtiği tipleri seviyelerine uygun, ustaca konuşturur ve olayları gülünçlü, acıklı yönleriyle belirtir. Kuvvetli bir gözlem gücü vardır. Realist, natüralist bir görüşle "toplum için sanat" yapar. Ertem Eğilmez tarafından 1976 yılında çekilen Süt Kardeşler sinema filminin konusu Hüseyin Rahmi'nin Gulyabani (1913) isimli romanından uyarlanmıştır. Bağımsız sanatçılardan biri olarak da anılır.

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın romanları ve öyküleri yeni nesiller tarafından da kolayca anlaşılabilmesi için 1960 sonrasında içinde Mustafa Nihat Özön'ün de yer aldığı bir edebî kurulca sadeleştirilmişti. Bu sadeleştirme kimilerince yerinde bulunurken kimileri de özgün dilin dokunulmadan bırakılması gerektiğini savunmuşlardı.

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Hüseyin_Rahmi_Gürpınar

--reklam--

Hüseyin Rahmi Gürpınar Kitapları - Eserleri

  • Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç
  • Gulyabani
  • Efsuncu Baba
  • Mürebbiye
  • Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda Öğütür
  • Şık
  • Şıpsevdi
  • Hazan Bülbülü
  • Melek Sanmıştım Şeytanı
  • Hakka Sığındık
  • Gulyabani - Gönül Ticareti
  • İki Hödüğün Seyahati
  • Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?
  • Ben Deli miyim?
  • Cadı
  • Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç - Melek Sanmıştım Şeytanı
  • Kadınlar Vaizi
  • Gönül Ticareti
  • İffet
  • Sevda Peşinde
  • Kesik Baş
  • Mürebbiye - Şeytan İşi
  • Şeytan İşi
  • Deli Filozof
  • Meyhanede Kadınlar
  • Dirilen İskelet
  • Kaderin Cilvesi
  • Utanmaz Adam
  • Nimetşinas
  • Tesadüf
  • Boşanmış Kadın
  • Hayattan Sayfalar
  • Öldüren Öpücük
  • Kokotlar Mektebi
  • Kaynanam Nasıl Kudurdu? - Muhabbet Tılsımı
  • Mezarından Kalkan Şehit
  • Cehennemlik
  • Ölüm Bir Kurtuluş Mudur?
  • İnsan Önce Maymun muydu?
  • Acı Gülüş
  • Ölüler Yaşıyorlar mı?
  • Can Pazarı
  • Toraman
  • Metres
  • Mezarından Kalkan Şehit - Mutallaka
  • Billur Kalp
  • Eşkıya İninde
  • Bir Sevda Denklemi
  • Gulyabani / Gönül Ticareti / Melek Sanmıştım Şeytanı
  • Son Arzu - Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?
  • Dünyanın Mihveri Kadın mı, Para mı?
  • Tünelden İlk Çıkış
  • Nimetşinas - Toraman
  • İmrenilecek Bir Ölüm
  • Namuslu Kokotlar
  • Kesik Baş - Utanmaz Adam
  • Kesik Baş - Ölüm Bir Kurtuluş mudur?
  • Efsuncu Baba - Gönül Bir Yeldeğirmenidir Sevda Öğütür
  • Tesadüf - Muhabbet Tılsımı
  • Eşkiya İninde / İki Damla Yaş
  • Kadın Erkekleşince
  • Aşk Batağı
  • Namusla Açlık Meselesi
  • Cadı Çarpıyor - Şakavet-i Edebiyye
  • Gulyabani
  • Eti Senin Kemiği Benim
  • Son Arzu - Tokuşan Kafalar
  • Gazetecilikte İlk Yazılarım
  • Tesadüf / Şeytan İşi
  • Gazetecilikte Son Yazılarım 3
  • Gazetecilikte Son Yazılarım 2
  • Şehirde Bir Şekavet
  • Tutuşmuş Gönüller
  • Son Arzu
  • Gazetecilikte Son Yazılarım 1
  • Muhabbet Tılsımı
  • Gazetecilikte Son Yazılarım 4
  • Mezarından Kalkan Şehit
  • Nimetşinas - Hakk'a Sığındık - Meyhanede Kadınlar
  • Salgından Allah'a Sığındık
  • Çocuk Yüreklerde Seçme Öyküler
  • Çocuk Yüreklerde Gulyabani
  • Sanat ve Edebiyat

--reklam--

Hüseyin Rahmi Gürpınar Alıntıları - Sözleri

  • - Kocasını şiddetle seven bir kadın için mutlu olmasın? - Bir taraflı muhabbetlerden çoğunlukla felaketler doğar. Oğlan onu sevmedikten sonra geçim olur mu? (Kadın Erkekleşince)
  • Saçı uzun aklı kısa hükmüyle alnımıza birer ahmaklık damgası vurmuşlar, bu uğursuz etiketin altında insanlığımız unutulup gidiyor. (Kadınlar Vaizi)
  • "Zaten aileler içinde ne kadar fasit ve münasebetsiz olursa olsun hep kadının dediği olur. Erkeğin amirliği laftan ibarettir." (Son Arzu - Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?)
  • İnsan insanın aynasıdır derler. (Hazan Bülbülü)
  • Acı bir tecrübenin verdiği uğursuz bir netice ile söylüyorum ki güzellikle zekânın birleşmiş olduğu bir kadınla evlenmeye kimse özenmesin. (Öldüren Öpücük)
  • Zaman her şeyin foyasını meydana çıkarmak kuvvetini haizdir. Haiz: sahip, malik (Şıpsevdi)
  • Bir kadının gönlüne cidden sahip ve hakim olamadıktan sonra onu zorla,baskıyla kendinize boyun eğdirmiş görünmekte ne lezzet bulunur? (Sevda Peşinde)
  • - "Bana bir kelime yalan söylemenin ne büyük bir cinayet olduğunu anlayabilsen." (Tesadüf)
  • insan yasak edildiği şeye şiddetle düşkün oluyor .. (Melek Sanmıştım Şeytanı)
  • Hayriye hanım:"Zaman pek tuhaf oldu.Doğru söyledin mi adama sinirli diyorlar.Biraz daha ileri vardın mı deli diyorlar.Bu vakitte sinir herkeste var.Akıllısında da delisinde de.Ne işitirsen,ne görürsen ha evet efendim pekâlâ diyeceksin.Âlâ âlâ,hep aliyülâlâ.Fakat insaf ediniz.Âlâ denecek ortada ne var? Bu kıtlık mı âlâ.Evlatlar analarını babalarını öldürüyorlar o mu âlâ ?" (Mürebbiye - Şeytan İşi)
  • Kadın ölümle susturuluyor. Ne olduğu anlaşılmaya kalkışılmayan yara toprakla örtülüyor. Bu irinin binlerce benzeri toplum hayatında cerahatlerini saçıp duruyor. Kadın niçin gönlünü kocasından alıp da başkasına veriyor? Bu «fantazya» hercailiği midir? Yoksa bünyenin, ruhun yenilmez bir sempati, antipati zorlaması mıdır? (Gulyabani / Gönül Ticareti / Melek Sanmıştım Şeytanı)
  • "Köpek yestehlemekle deniz mundar olmaz." (Son Arzu - Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?)
  • — Tayfur, yolumdan çekil... — Hangi yolundan ulan? Yollar belediyenindir. (İnsan Önce Maymun muydu?)
  • Kanın temizleyemeyeceği hiçbir leke yoktur (Kaynanam Nasıl Kudurdu? - Muhabbet Tılsımı)
  • Vücudu yıprandıran şeylerin başlıcası gam, keder, üzüntü... (Cehennemlik)
  • Her zaman bela bize gelmez, bazı bazı gidip onu buluruz. (Can Pazarı)
  • Ziyade kabzedemem rızkımı mukadderden "Rızkımı kaderimin bana verdiğinden fazla alamam." (Gazetecilikte Son Yazılarım 2)
  • her ferdin ölümü kendi için bir kıyamet demektir (Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç)
  • "Ömür denilen şey sürekli değişimden ibaret. İhtiyarlık bir kere insanın yakasına çökerse artık geçmiş ola..." (Hazan Bülbülü)
  • Hiçbir hususta gerçekleri gizlemekle mutluluğu temin etmek mümkün olamaz. (Sevda Peşinde)