Kitap Künyesi

Yazar: Osman Aysu

Yayın Evi: Ephesus Yayınları

İSBN: 9786059232852

Sayfa Sayısı: 400

--reklam--

Ölüm Meleği Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

İstanbul’un sayılı zenginlerinden birisiniz, milyonlarca insanın hayal bile edemeyeceği bir servet ve şöhrete sahipsiniz... Banka hesaplarınızda torunlarınızın çocuklarına dahi rahat bir hayat sağlamaya yetecek miktarda paranız, adedini bile tam olarak bilmediğiniz gayrimenkulleriniz, şirketleriniz, Boğaz’da nefis bir yalınız, Akdeniz sahillerinde üç yazlığınız var... Üstelik henüz yirmi yedi yaşında, çok da yakışıklı bir gençsiniz ve etrafınızda yüzlerce güzel kadın cirit atıyor...

Bu adamın yerinde olmak ister miydiniz?

Okumadan sakın cevap vermeyin!

--reklam--

Ölüm Meleği Alıntıları - Sözleri

  • İnsanları anlamak senin tahmin ettiğin kadar kolay değildir. Her insan başlı başına bir muammadır. Ruhunda nice bin sırrı saklar.
  • Ama beklediğim kaderimin böyle olmadığını, bana ancak zaman gösterecekti...
  • Gençtim, ailemden intikal eden büyük bir servetin sahibiydim ve çok da yakışıklıyım. Etrafımda yüzlerce güzel kadın cirit atıyordu... Benim yaşımdaki bir gencin sahip olmayı hayal bike edemeyeceği gayrimenkullerim, şirketlerim, Boğaz'da nefis bir yalım, Akdeniz sahillerinde üç yazlığım ve bankalarda torunlarımın çocuklarına dahi rahat bir hayat sağlayacak nakitim vardı. Ama ben mutlu değildim... Ölmek istiyordum...
  • Büyük bir samimiyetle telaşa kapıldıklarının farkındaydım ama onlara ne diyebilirdim ki, benim yaşımdaki ve şartlarımdaki bir insanın hayata küskünlüğünü açıklamam da, anlamaları da imkânsızdı adeta
  • (...) neticenin ölüm olacağını ifade etmişti. Hiç oralı olmadım. Yaşamak istemiyordum ki...
  • "Her kadın bir melektir" ... "Yeter ki, onlara gereken değeri vermeyi bilmeli."
  • Bazen kıymetsiz bir taş oyun içinde beklenmedik değer kazanır ve oyunu kaybetmenize sebep olur.
  • Yalnız fiziki değil, ruhi bir yıkım da yaşatıyordu insana.
  • Hayat gerçekten çok tuhaftı
  • "Ortada umutsuz bir vaka varsa onu kangren olmadan kesip atmak gerekirdi."

--reklam--

Ölüm Meleği İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Osman Aysu geç keşfettiğim bir polisiye yazarı. Keşfettikten sonrada su gibi içmeye başladım. İstanbul'un sayılı zenginlerinden birisiniz,milyonlarca insanın hayal bile edemeyeceği bir servet ve şöhrete sahipsiniz... Banka hesaplarınızda torunlarınızın çocuklarına dahi rahat bir yaşam sağlamaya yetecek miktarda paranız,adedini bilmediğiniz gayrimenkulleriniz,şirketleriniz,Boğaz'da nefis bir yalınız,Akdeniz sahillerinde üç yazlığınız var...Üstelik 27 yaşında,çok da yakışıklı bir gençsiniz ve etrafınızda yüzlerce güzel kadın cirit atıyor... Bu adamın yerinde olmak ister miydiniz? (Numan Kaçak)

Yine bir Osman Aysu... Gerçekten iyi bir kurguya sahipti. Çok çok iyiydi. Kitaplarını çok okuduğum bir yazar olduğu için objektif bir inceleme olmayacak kesinlikle. Öncelikle kitabı övüp sonra yereceğim. Hatta bundan sonra bu tarz kitapları #övsemmiyersemmi diye başlayarak inceleyeceğim. Kurgusu ile başlayalım. Normal kitaplarda olduğu gibi şu şekilde ilerledi diyemeyeceğim çünkü aşırı ters köşe oldum. Hiç birini tahmin edemedim. Bu durum sinirimi bozdu ama meraklandırdı da beni. Çok ama çok sürükleyici ilerledi. Dediğim gibi konusunu geçip biraz yazar ve üslubundan başlayacağım. Tabii bunu yazmadan önce kafamda Kayıp kitabi ile Ölüm Meleği'ni kıyasladım ve Ölüm Meleği kurgusu açısından hiçbir açık vermezken Kayıp'ta mantık hataları vardı. Neyse neyse devam edeyim. Osman Aysu'yu hazırlık yıllarımda Hukuk okumayı düşünürken tanıdım. Zira kendisinin, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olduğunu öğrenmiştim. Bende o yıllarda önce hukuk okuyup sonraları yazarlık kariyeri ile ilerlemek istiyordum. Çünkü hukuk alanı neticesi ile karşımıza türlü türlü insan çıkartarak farklı olaylarla karşılaşmamıza vesile olacak ve bu sayede benzersiz kurgular üretecektim. İlham alacaktım. Mütareke Yıllarında Aşk ile başladı, sonra Kutsal Resim, Kayıp, Vahşi Tutku, Devlet Sırrı... Yazar İstanbul aşığı bir adam. Zaten doğma büyüme İstanbullu kendisi. Kitapları da İstanbul çevresinde gelişiyor. (Okuduğum tüm kitapları öyle) Üslup açısından 1980li yıllardan bugüne ulaşan kelimeler yer alıyor. Dil bakımından fazlasıyla zengin. Anlatımı çok akıcı ilerliyor. Bilmediğim kelimeler olsa da bir sayfa da en fazla iki tane bulunuyor. Bana yeni kelimeler öğretip yeni hayatlar yaşatıyor. Benim gözümde gençliğini deli dolu yaşayıp sonradan durgunlaşan bir adam Osman Aysu, kırk dakikalık bir röportajından ve kitap kurguları bu düşüncemi oluşturan temel sebep oldu. Biraz yereceğim konuya değinelim. Kitabı ilk okumaya başladığımda bırakmak istedim çünkü sinirlerim Osman Aysu kitabı okuduğum ilk zamanlar hep gergin oluyordu. Sanki bir insanın hayatında tam olmasının tek sebebi para, şöhret ve kadın üçlüsüymüş gibi her cümlesinde bu düşünceyi vurguluyor. İçinde "bana göre" fazla sayılan erotizm içerikli sahneler vardı ki midem bulandı. Kullandığı tabirler iğrençti. Diri, körpe () sanki bir kadınjn tek özelliği dişiliğin kullanmasıymış gibi anlattı. Bu çok yakındığım bir durum. Zira herkese tavsiye etmek istediğim bir kitap oldu fakat bu içerikler beni geri itti. Yaşadığı çevre ve ortam bunu gerektirmiş olsa da bu kadar yoğun ve betimleyici işlemesi sinir bozucu bir durum. Kitap yorumlarını okuduğum da SIR isimli bir kitabında bunların daha fazla olduğunu ve konunun gidişatın da sabote ettiğini söyleyenler oldu. İncelemek için onu da aldım. Umarım daha fazla 'bu konularda' ileri gidip iğrençleşmemiştir. (Kader Doğan)

@gece_okuyucusu: Osman aysunun okuduğum kitaplarından biriydi, bence çok güzel ve akıcı bir kitaptı. Kitabın sonunda hiç beklemediğim olaylar vardı. Bence okumalısınız. (ceren)

--reklam--

Ölüm Meleği PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Osman Aysu - Ölüm Meleği kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ölüm Meleği PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Osman Aysu Kimdir?

Osman Aysu, Türkiye’de polisiye-gerilim türünde romanları ile en bilinen yazarlardan biridir. İstanbul’da doğmuş ve İstanbul’da büyümüştür. Soyu Osmanlı’dan gelen ailesi de 3 asırdan beri İstanbul’da yaşamaktadır. İlk ve orta öğretimini İstanbul’da tamamlayan yazar üniversite eğitimini de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde devam ettirmiştir.

Öğrenimini tamamlayan yazar, uzun süre avukatlık mesleğini icra etti. Bu sürede Mike Hammer ve Philip Marlowe gibi yabancı polisiye roman yazarlarının eserlerinin müdavimi olan yazar, yerli polisiye roman bulamamanın sıkıntısını yaşamıştır.

1955 yıında Haydarpaşa Lisesi'ni tamamlamasının ardından, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1961 yılında mezun olmuştur. 1972’de başlayarak altı yıl kadar serbest avukatlık yaptıktan sonra ilk kitabını 1994 yılında yayımlamıştır.

Sorumluluk sahibi bir Türk olarak yabancı kaynaklara mahkûm kalmamak için suç edebiyatını ele almayı gerek görmüştür. Bu süre zarfında beş altı polisiye roman yazmıştır. İlk kitap taslağından birini okuyan eşinin tavsiyesi ile kitaplarını yayınlatmaya başlamıştır.

Tüm eserleri mesleğinin ve merakının da etkisi ile suç edebiyatından olmuştur. Eserlerinde akıcılık özelliğine önem veren yazar, bunun okurun sıkılmadan kitabı okuyabilmesi, yarıda bırakmadan merakla kitabın sonuna gelebilmesi için önemli olduğunu düşünür. Yazar sezgilerinin de etkisi ile gerek yaşanılan ya da gelecekteki olayları tahmin ederek eserler yazabildiğini dile getirmektedir. Buna örnek olarak Cellât kitabını gösterir. Susurluk kazasının başka bir görünümü olduğunu iddia eder ve yaşadığı çağın olaylarını dikkatle gözlemleyen her insanın, çevresinde neler olup bittiğini ve yakın gelecekte neler olabileceğini kolaylıkla kestirebileceğini söyler.

Türkiye’de polisiye-gerilim romanlarının öncüsü sayılan yazar günümüze kadar birçok eser üretmiştir. Bu eserler ile kendisinden sonra gelenlere de örnek teşkil eder. Yazarın kitaplarının başlıca karakterlerini dedektifler, casuslar ve ajanlar oluşturur.

Yazar, günümüzde daha ince hesaplanmış olayları ve suçları içeren, psikoloji ağırlıklı polisiye romanlarını yazmaya devam etmektedir. Yazar, eserlerindeki bu sıçrayışı ?birinci kategori eser yazma? olarak tanımlar.

Gençliğinde gazeteci olmak isteyen yazar, muhabirliğin yazarlık için ön aşama olduğunu düşünür. Polis muhabirlerinin, mesleklerindeki gözlemleri ve deneyimleri ile ileride iyi bir polisiye yazarı olabileceklerini söyler.

--reklam--

Osman Aysu Kitapları - Eserleri

  • Çıkış Yok
  • Kayıp
  • Casus
  • Soğuk Taşlar
  • Kanlı Tutku
  • Kartopu
  • Tavşan Uykusu
  • Devlet Sırrı
  • Bıçak Sırtı
  • Kutsal Resim
  • Bir Aşk Masalı
  • Yalıdaki Sır
  • Travma
  • Sır
  • Kanlı Rüya
  • Çöl Akrebi
  • Kayıp İncil
  • Kanlı Pazar
  • Çifte Tehlike
  • Kerpeten
  • Sınır Ötesi
  • Gölgede Kalan Sırlar
  • Bir Beyazperde Masalı
  • Özgürlük Tuzağı
  • Ölüm Meleği
  • Cinayet Sancısı
  • Elissa
  • Doğum Günü:15 Aralık
  • Kapan
  • Cennete Açılan Kapı
  • Vahşi Tutku
  • Gece Baskını
  • At Kuyruklu Adam
  • Ahtapotun Kolları
  • Karanlıklar Hakimi
  • Mütareke Yıllarında Aşk
  • Taş Plak
  • Tehlikeli Cazibe
  • Miras
  • Güvercin Kayalıkları
  • Sahte Ajan
  • Ölüm Oyunu
  • Yedinci Uzman
  • Aşk Oyunu
  • Korku Evi
  • Cellat
  • Şeytanın Maskesi
  • Ay Işığı
  • Londra-Moskova Hattı
  • Büyük Hesaplaşma
  • Uzun Gece
  • Şantaj
  • Kurt Sığınağı
  • Yazar ve Aşkı
  • Küçük Tatlı Kız
  • Yanık Yüz
  • Sessiz Çığlık
  • Karadul
  • Karla Gelen Adam
  • Mor Salkımlı Köşk 1
  • İktidar Merdiveni
  • Leoparın İzleri
  • Karanlık Zeminde Pembe Noktalar
  • Tamara'nın Gözyaşları
  • Sınırların Ötesinde
  • Osman Hilmi Efendi'nin Laneti
  • Şok Dalgası
  • Sır Duvarları
  • Odak Noktası
  • Lenin'in Mangası
  • Mavi Beyaz Rapsodi
  • Nikahta Keramet Vardır
  • Kargaların Çığlığı
  • Puslu Anılar
  • Yüreğimde Yare Var
  • Havyar Operasyonu
  • Sorguç
  • Kuşku Zinciri
  • Nemrut'un Gazabı
  • Karanlıkta Fısıltılar
  • Kuş Kafesi
  • Önce Aşk
  • Sevdim Bir Genç Kadını
  • Terörün Gölgesinde
  • Tutkunun Esiri
  • Saklı Gerçek
  • Darbe
  • Fidye
  • Kuşkunun Ötesi
  • Mor Salkımlı Köşk 2
  • Sönmeyen Ateş
  • Tilkiler Savaşı
  • Bir Hadise Var - Can İle Canan Arasında
  • Ölü veya Diri
  • Mönüde Komplo Var
  • Türk Gramerinin Sorunları Toplantısı

--reklam--

Osman Aysu Alıntıları - Sözleri

  • Romantik çağdan kalma gibisiniz. Şövalye ruhlu, soylu, her zaman kadınları korumayı görev sayan, kibar ve ince biri... (Havyar Operasyonu)
  • "Kin mi, nefret mi, pişmanlık mı, yoksa bir türlü koparıp yüreğimden atamadığım sevgi miydi?" (Önce Aşk)
  • Fakat hayal gücü ona ihanet etmişti (Çıkış Yok)
  • Sanırım aşk denen şey buydu; insanın kimyasının değişmesi, bilinçsiz bir heyecana kapılması, onu görünce feleğini şaşırması gibi bir şey. (Yalıdaki Sır)
  • Pek çok sevgide olduğu gibi, duygular tek taraflı kaldığı sürece, sonunda içteki ateşin sönmeye mahkûm olduğunu genç kız da biliyordu. (Özgürlük Tuzağı)
  • Niye bu yaşa kadar evlenmediniz?" diye sordu damdan düşer gibi. Gülümsedim. "Beni yeni tanıyan çoğu insan bu soruyu sorar. Herhalde kısmet meselesi. Belirli bir nedeni yok. Zahir aklımı başımdan alacak birine henüz rastlamadım." (Bir Aşk Masalı)
  • " Cami yıkılsa bile mihrap yerinde kalır derlerdi..." (Bir Beyazperde Masalı)
  • Sen bir vatan hainisin ve ülkene ihanet ettin. Cezanı yasaların vermesini isterdim ama seni vurmaktan hiç vicdan azabı çekmeyeceğim. (Tamara'nın Gözyaşları)
  • Şu erkek milleti çok aptaldı; bazen en basit gerçekleri göremezdi. (Karanlıklar Hakimi)
  • Gençtim, ailemden intikal eden büyük bir servetin sahibiydim ve çok da yakışıklıyım. Etrafımda yüzlerce güzel kadın cirit atıyordu... Benim yaşımdaki bir gencin sahip olmayı hayal bike edemeyeceği gayrimenkullerim, şirketlerim, Boğaz'da nefis bir yalım, Akdeniz sahillerinde üç yazlığım ve bankalarda torunlarımın çocuklarına dahi rahat bir hayat sağlayacak nakitim vardı. Ama ben mutlu değildim... Ölmek istiyordum... (Ölüm Meleği)
  • "İhanet affedilmez." (Soğuk Taşlar)
  • "Güzel görünmek arzusu bir kadının kendisine olan saygısından kaynaklanırdı." (Güvercin Kayalıkları)
  • Alabildiğine karanlık ve korkunun sessizliği kaplamıştı etrafı. Tıpkı o uğursuz gece de olduğu gibi... (Bıçak Sırtı)
  • "Şüphe insanı olmayacak kuşkulara sürüklüyordu." (Çöl Akrebi)
  • “Affedersiniz” diye mırıldandı Evelyn “Yaranızı deşmek istemezdim” "Önemli değil, Miss Joyce. Yaramı deşmediniz , çünkü o yara içimde daima kanıyor ve ben ölünceye kadar da kapanmayacak.". (Kartopu)
  • Zira hic bir fani ilahîyane yasamayacaktir,zira ölüm tabiatın kaçınılmaz sonucudur (Yalıdaki Sır)
  • "Bazen en güvendiğimiz kişiler bile bizi yanıltabilir." (Soğuk Taşlar)
  • Bu yeni hayatına alışmak zorunda olduğunu gayet iyi biliyordu. (Vahşi Tutku)
  • Ne de olsa yaşım itibarıyle eski kafalı bir adamdım, Genç kızların rahatlık kisvesi altında moda diye sürdürdükleri erkeğimsi giyim kuşamlarından nefret ediyorsun. Kadınlara Has Zarafet artık tarihe karışmıştı Belli ki (Malesef) (Karanlık Zeminde Pembe Noktalar)
  • Yapacağı isten nefret de etse , bu kadını öldürmeliydi. (Kapan)