Kitap Künyesi
Yazar: Mary Shelley
Çevirmen: Mavisu Kahya
Çizer: Maria Brzozowska
Orijinal Adı: The Mortal Immortal
Yayın Evi: Deli Dolu Yayınları
İSBN: 9786052349175
Sayfa Sayısı: 40
--reklam--
Ölümlü Ölümsüz Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bu yıl 200. yılını kutlayan Frankenstein’ın yaratıcısı Mary Shelley’den kült bir öykü: Ölümlü Ölümsüz
Shelley’nin edebi dehasını açığa çıkaran ve ilk kez Türkçeye çevrilen bu eser, sonsuzluk, ölüm ve aşk kavramlarını ele alıyor.
Ölümlü Ölümsüz, Maria Brzozowska’nın Delidolu Yayınları için resimlediği sert kapaklı özel baskısıyla koleksiyon değeri taşıyan bir kitap.
Çocukluk aşkı Bertha’ya duyduğu aşkın yakıcılığından kurtulmak için ölümsüzlük iksirini yudumlayan Winzy, başlangıçta bunu bir armağan olarak kabul edip ebedi bir huzura kavuştuğunu düşünür. Ancak, sevdiği herkesin ölümüne tanık olmak zorunda kalan genç adam için bu sonsuzluk, kısa sürede bitmek bilmez bir işkenceye dönüşecektir.
Zamanının ötesindeki yapıtlarıyla, iki yüz yılı aşkın süredir, edebiyata yön vermeyi sürdüren Mary Shelley, Ölümlü Ölümsüz’de bir türlü ölemeyen yalnız bir adamın sessiz haykırışını gotik unsurlarla örerek şiirsel bir öyküye dönüştürüyor.
--reklam--
Ölümlü Ölümsüz Alıntıları - Sözleri
- “Üstelik ne kadar çok yaşarsam yaşayayım, ölümden o kadar dehşetle korkuyorum. Yaşamdan iğrenirken bile. İnsan öyle bir bilmece ki, yok olmak için doğmuş ama kurulu doğa kanunlarını yenmek için savaşıyor.”
- . Bahar hızla ilerledi; hava düzeldi ve gökyüzü bulutsuz oldu. Daha önce çöl ve kasvetli olanın şimdi en güzel çiçekler ve yeşilliklerle çiçek açması beni şaşırttı. Duyularım, bin bir zevk kokusu ve bin bir güzellik görüntüsüyle tatmin oldu ve tazelendi. ...
- Ah o sonu gelmez zamanın ağırlığı! O bir türlü geçmek bilmeyen saatlerin bezdiriciliği!
- "Ölüm! Zavallı insanlığın sert çehreli, esrarengiz dostu!"
- "İnsan öyle bir bilmece ki, yok olmak için doğmuş..."
- Evet, yaşlanma ve ölüm korkusu kalbime genellikle buz gibi sızı verir. Üstelik ne kadar çok yaşarsam yaşayayım, ölümden o kadar dehşetle korkuyorum. Yaşamdan iğrenirken bile.
- "İçime umut doğuyordu; mükemmel bir neşe değilse bile biraz umut..."
- "Eski bir söz vardır: Bir peygamberi en az kendi vatanındakiler dikkate alır."
- "O günden beri, kim bilir ne kadar az şeyi umursayıp dert ettim; ne kadar az ve beyhude artık sevinçlerim."
- "Fırtınayla savrulmuş, kılavuzsuz, pusulasız bir denizci; yardımcı olacak bir iz, işaret, bir taşın bile olmadığı, alabildiğine geniş bir fundalıkta kayıp bir yolcu, işte şimdi böyleyim. Her ikisinden daha kayıp, daha umutsuzum."
- Ölüm ! Zavallı insanlığın sert çehreli, esrarengiz dostu! Tüm ölümlüler arasında neden yalnızca beni , esirgeyen ocağının dışına itiyorsun? Ah o mezarın sükûneti! Ah o çelikle bağlanmış gömütteki derin sessizlik! Bu düşünce aklımda gezinmeyi bırakacak, zayıflayacak ve sadece birkaç çeşit yeni üzüntüden ibaret duygularla dolan kalbim artık atmayacak.
- İnsan öyle bir bilmece ki, yok olmak için doğmuş ama tıpkı benim yaptığım gibi , kurulu doğa kanunlarını yenmek için savaşıyor.
- Yaşlanma ve ölüm korkusu kalbime genellikle buz gibi sızıverir. Üstelik ne kadar çok yaşarsam yaşayayım, ölümden o kadar dehşetle korkuyorum. Yaşamdan iğrenirken bile. İnsan öyle bir bilmece ki, yok olmak için doğmuş ama tıpkı benim yaptığım gibi, kurulu doğa kanunlarını yenmek için savaşıyor.
- " Ölüm ! Zavallı insanlığın sert çehreli , esrarengiz dostu ! "
- " İnsan öyle bir bilmece ki , yok olmak için doğmuş ama tıpkı benim gibi , kurulu doğa kanunlarını yenmek için savaşıyor . "
--reklam--
Ölümlü Ölümsüz İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Mutluluğu ararken ebedi yaşama kavuşan ancak sevdiği herkesin ölümüne tanık olan bir sevgilinin hikayesi. Ölmemenin lütuf değil de lanet olduğunun çok güzel anlatıldığı metin, eşsiz çizimlerle birlikte görsel bir şölene dönüşmüş. (Zülfikar Yamaç)
Yorumum spoiler içerir. Ölümlü Ölümsüz kitabı, Frankenstein’in yazarı Mary Shelley tarafından yazılmıştır. Bertha’ya duyduğu aşktan kurtulmak için aşktan arınma iksiri içen Winzy aslında ölümsüzlük iksiri içer.İksir yapılış amacının aksine Winzy ve Bertha’yı mutluluğa ulaştırır. Bu arada Winzy içtiği iksirin ölümsüzlük iksiri olduğunu iksiri içtikten tam beş yıl sonra öğrenir.Başta huzuru bulur fakat sonsuzluk kavramında her şeyden daha zor olan bir gerçekle karşılaşır: Sevdiklerinin ölümünü görmek...Ayrıca başta sevdiği kadın olmak üzere herkes yaşlanırken genç kalan Winzy sosyal hayatını yürütemez. Kendini -ölüm isteği içinde olmasına rağmen bir türlü ölmeyen, ölümlü bir ölümsüz- olarak tanımlayan Winzy ,hikâyesini üç yüz yaşındayken biz okurlara anlatır. Kitabın içinde yer alan çizimler muhteşem... (hernevikitap)
Aşka, Yalnızlığa, Ölüme Dair Masalsı Bir Novella: Ölümlü Ölümsüz: 1797’de Londra’da doğan yazar/mary-shelley, İngiliz Edebiyatı’nın en güçlü kadın simalarından biridir. Dönemine göre aydın bir çevrede yetişen ve fikirleriyle feminizme öncülük eden kadınlardan biri olan Shelley, eserleriyle de kendinden sonra dünyanın birçok yerinde kadın yazarlara ilham kaynağı olmuştur. En çok kitap/frankenstein--91396 isimli romanıyla tanınan Shelley, bu eseriyle gotik edebiyat ve bilimkurguyu harmanlamış ve günümüzde hâlâ ilgiyle okunan ölümsüz bir klasiğe imza atmıştır. Tanrı kavramı, yaratıcılık, tanrı-insan sorgulamaları ekseninde yazılan bu romana ek olarak kitap/son-insan--4787 isminde bir romanı daha vardır Mary Shelley’nin. Dünyanın sonu ve dünyada kalan son insan temasının işlendiği Son İnsan da yine kendi türü içinde oldukça başarılı eserlerden biridir. Kısa bir süre önce kitap/mathilda--138201, kitap/karanlik-yazilar--211106 isimli kitaplarını da dilimize okuma fırsatı bulduğumuz yazarın biraz geri planda kalsa da, Ölümlü Ölümsüz isimli bir de novellası bulunuyor. Yine dönemine göre oldukça ilgi çekici bir konu ve iyi bir edebi dile sahip bu eser 2018 yılına Deli Dolu Yayınları’ndan yazar/mavisu-kahya çevirisiyle yayımlanmıştı. Sert kapak tasarımı ve yazar/maria-brzozowska'nın harikulade çizimleriyle özel bir baskı eşliğinde okura sunulan bu öykünün ana teması ise ölümsüzlük ve aşk. Çocukluktan beri aşık olduğu Bertha isimli kadınla birlikte olma hayalleri kuran Winzy, fakir bir gençtir. Evliliklerinin önündeki en büyük engellerden biri şüphesiz maddiyattır. Bunun için Cornelius isimli bir simyacının yanında işe giren Winzy, gereken miktarı biriktirmek için çabalasa da, huzursuzdur zira sevdiği kadının başkasıyla olma ihtimali onu yiyip bitirmektedir. Deneyimli simyacının içmemesini öğütlediği iksirlerden birini içmeyi ve huzursuz ruhunun haykırışlarına son vermeyi düşünen Winzy, kendisini daha kötü günlerin beklediğini henüz bilmemektedir. İçtiği iksir ölümsüzlük iksiridir ve ölümsüzlük aslında sanıldığı kadar iyi bir şey değildir zira içen kişi belirsiz bir süre yaşamaya devam ederken, sevdiği insanların ölümlerine bir bir tanıklık etmek zorunda kalacaktır. Zaten üzücü olan bu yaşamın daha da üzücü bir hale gelmesine kendisi sebep olan Winzy'nin öyküsü okunmaya değer. Masalsı bir atmosfere sahip olan öykü, 19. yüzyılda geçiyor. Çizer Maria Brzozowska'nın rengarenk çizimleriyle kendimizi adeta öykünün yaşandığı coğrafyada buluyoruz. Acı tatlı bir sonla biten öykü, zihnimizde hoş bir tat bırakırken, aşka ve ölüme dair sorgulamalarla da bizi baş başa bırakıyor Mary Shelley. (Bahri Doğukan Şahin)
--reklam--
Ölümlü Ölümsüz PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mary Shelley - Ölümlü Ölümsüz kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ölümlü Ölümsüz PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mary Shelley Kimdir?
1797 yılında Londra'da doğdu. Babası William Godwin, radikal siyasal görüşleriyle tanınan bir yazar, annesi Mary Wollstonecraft ise dönemin etkili bir kadın hakları savunucusuydu. Annesi doğumu sırasında ölünce, babası tarafından büyütüldü ve doğal olarak ondan ve arkadaş çevresinden oldukça etkilendi. Bu şartlar altında edebiyat ve felsefe'nin başlıca ilgi alanları olması kaçınılmazdı. Çocukluğunun büyük bölümünü kitap okuyarak, hikayeler yazarak geçiren Mary 1814'de, dönemin en gözde romantik şairlerinden Percy Bysshe Shelley'e aşık oldu. Percy Shelley'in evli olması nedeniyle İsviçre'ye kaçmak zorunda kaldıklarında Mary henüz 17 yaşındaydı. Babası William Godwin bu ilişkiye karşı çıktı. İki sevgili, Percy'nin eşinin 1816'da ölümünden sonra Londra'ya dönüp evlenebildiler. Ardından İtalya'ya yerleştiler.
Frankenstein'in düşüncesi; Mary'de, 1816 yazında yarı uyanık olarak gördüğü bir kabus sebebiyle oluştu ve hikayeyi geliştirmesi için eşi tarafından desteklendi. Frankenstein ya da Modern Prometheus 1818 başlarında yayımlandı. Romanın doğuşunda, İngiltere'deki sanayi devriminin, Locke ve Hobbes gibi düşünürlerin etkisini de görmek mümkündür. 1822 yılında eşini bir tekne kazasında kaybeden Mary, Londra'ya döndü ve 1851 yılında ölünceye kadar profesyonel yazarlık yaptı. Frankenstein; kuşaktan kuşağa bir korku klasiği olarak aktarılsa da, öyküde doğrudan korkuya yapılan bir gönderme yoktur aslında. Katil, canavar denilen yaratık ve yaratıcısı Dr. Frankenstein kurbandır aslında. Modern çağa ve rasyonel aklın egemenliğine karşı romantik başkaldırının metaforudur onlar. Yani toplum dışına itilen, kendi savaşını veren ve bu savaşta yenilen farklı insanların acıklı öyküsüdür.
Daha çok Frankenstein ile anılan Mary Shelley ayrıca, Lodore, Falkner (1837), Perkin Warbeck ve insanlığın yavaş yavaş yok oluşunu inceleyen ve 1826'da yayımlanan apokaliptik bir roman olan The Last Man'in de yazarıdır.
--reklam--
Mary Shelley Kitapları - Eserleri
- Frankenstein ya da Modern Prometheus
- Frankenstein
- Ölümlü Ölümsüz
- Frankenstein Cilt 1
- Maurice, ya da Balıkçının Kulübesi
- Frankenstein Cilt 2
- Mathilda
- Karanlık Yazılar
- Son İnsan
- Transformation
--reklam--
Mary Shelley Alıntıları - Sözleri
- Ah beklenti, sen ne korkunç şeysin, hele bir de ümitten ziyade korkuyla beslendiğinde! (Karanlık Yazılar)
- Ey insanoğlu, çiçeklerle bezenmiş yeryüzündeki tüm miras hakkından el çek, yeryüzünden sana kalabilecek tek şey, ölülerin gereksinim duyduğu küçük bir çukur. (Son İnsan)
- "Kederim seninkinden büyük çünkü pişmanlığın acı iğnesi, ölüm beni alana kadar yaralarıma batmayı bırakmayacak." (Frankenstein)
- Bir kötülük başka bir kötülüğü yaratır. (Maurice, ya da Balıkçının Kulübesi)
- Ayrım gözetmeksizin her şeyi öğrenmek de istemiyordum. İtiraf edeyim, ne dillerin yapısı, ne hükümetlerin işleyişi, ne de çeşitli devletlerin siyaseti çekici geliyordu bana. Öğrenmek istediğim, yerin ve göğün sırlarıydı: Beni ister eşyanın dış görünüşü, ister doğanın iç düzeni, isterse insanın gizemli ruhu zapt etmiş olsun, araştırmalarım hep metafiziğe, ya da bu kelimenin en yüksek anlamıyla dünyanın fiziki sırlarına yönelikti. (Frankenstein ya da Modern Prometheus)
- İnsanın iyiliğine nasıl inanırım artık? (Frankenstein Cilt 1)
- Ben okumayı Bayan Barnet'in İncil'inden öğrenen çocuklardan biriyim. O 'iyi komşuluk karşılığı' diyerek bunun için para almazdı ama her Pazar ona bir sepet sebze ve meyve götürür, her güz bizim en iyi elma şarabımızdan bir düzine verirdik. (Maurice, ya da Balıkçının Kulübesi)
- ... dünya bir lahit, gökyüzü bir yeraltı mezarı, biz ise yürüyen ölüleriz. (Karanlık Yazılar)
- Tanrı'nın yarattığı Adem'in bile Havva'sı vardı. Benim kimim var? Herkesin tek başına bıraktığı yapayalnız bir kişiyim ben. (Frankenstein)
- Beni sadece kararlılığımın verdiği güç ayakta tutuyordu. (Frankenstein Cilt 1)
- Ah o sonu gelmez zamanın ağırlığı! O bir türlü geçmek bilmeyen saatlerin bezdiriciliği! (Ölümlü Ölümsüz)
- Tek tesellim yalnızlıktı; derin, kapkaranlık, ölüm gibi bir yalnızlık. (Frankenstein ya da Modern Prometheus)
- İhtiras kusur değildir. Deli, genellikle öngörülü olduğunu sanan kişidir.Ve bazen, habercilerimizin örneğinde olduğu gibi, hayal kurmaya devam etmek gerekir... Gerçeğe dokunabilmek için... (Frankenstein Cilt 1)
- Ancak yapmamaları gereken şeyi yapan insanlar, işledikleri suçun hayır getirdiğini nadiren görürler. (Maurice, ya da Balıkçının Kulübesi)
- Bak Mathilda, insanlar için gözlerini feda etsen, zaten kördü derler. (Mathilda)
- “Bir şeyin sana ait olduğunu anlamak için onu özgür bırak Mathilda" (Mathilda)
- "Nedir bu ölüm? Seni bir daha görememek mi? Kendi parçamdan ayrılmak mı?" (Mathilda)
- Ölüm her zaman, yüzüstü bıraktıklarını, birbirinde ayıracağı vakitten önce acı çektirerek yakınlaştırır. (Frankenstein Cilt 1)
- Daha doğuşundan beri dev olarak adlandırdığım aşkım, umutsuzlukla mücadele ediyordu. Savaş alanı olan yüreğim birisinin demir ökçesiyle yaralanmış, ötekinin sel gibi akan gözyaşlarıyla ıslanmıştı. (Son İnsan)
- ”güvenmek sevmekten daha değerli, zamanla anlarsın.” (Mathilda)
Yorumlar
0 yorum