Kitap Künyesi
Yazar: K. A. Tucker
Çevirmen: Belgin Selen Haktanır
Orijinal Adı: Ten Tiny Breaths (Ten Tiny Breaths #1)
Yayın Evi: Hyperion Kitap
İSBN: 9786055002053
Sayfa Sayısı: 290
--reklam--
On Küçük Nefes Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Sadece nefes al Kacey. On küçük nefes. İçinde Tut. Hisset. Sev.
Dört sene önce arabalarına sarhoş bir sürücünün çarpması sonucu annesiyle babasını, erkek arkadaşını ve en yakın dostunu kaybeden Kacey Cleary'nin hayatı yerle bir olmuştu.
Hâlâ kaza anında arabanın içinde sıkıştığını ve annesinin son kez nefes alışını duyduğunu hatırlayan Kacey, geçmişini geride bırakmakistiyordu. İki otobüs bileti alarak on beş yaşındaki kız kardeşi Livie ile hayatlarına yeniden başlamak üzere Michigan'dan kaçıp Miami'ye gelmişlerdi. İlk başlarda geçim sıkıntısı çektikleri hâlde.Kacey endişeli değildi. Her şeyin üstesinden gelebileceğini düşünüyordu. Tek istisna, 1D dairesindeki gizemli komşularıydı. Alev alev yanan mavi gözleriyle, derin gamzeleriyle ve kusursuz bedeniyleTrent Emerson, iyi çocuk ve kötü adam arasındaki karşı koyulmaz çizgiyi temsil ediyordu.Trajik geçmişi yüzünden katı bir mizaca sahip olan Kacey, herkesi kendinden uzak tutmaya kararlı olsa da ikisi arasındaki karşılıklı çekim dayanılmazdı.Trent ise Kacey'nin herkese kapattığı kalbine girmek için her şeyi yapabilirdi... Her ikisinin dünyasını paramparça edecek müthiş bir sırrı açıklaması gerekse bile.
"Dokunaklı, enfes bir hikâye. Güldüm, ağladım, kendimden geçtim ve kendi on küçük nefesimi aldım."
- Çora Carmack, İlk Defa adlı romanın yazarı.
--reklam--
On Küçük Nefes Alıntıları - Sözleri
- "Acının sınırı yoktur."
- “Take ten tiny breaths. Seize them. Feel them. Love them.”
- I watch for a moment, mesmerized and a little disappointed that he hasn’t acknowledged me, even though I don’t deserve his attention.
- ...Yeni Kacey ağlamazdı; hatta bir damla gözyaşı dökmezdi. Bunu nasıl yapacağını bilmediğine emindi. Hiçbir konuda başkalarına açılmazdı; kimsenin ellerine dokunmayı sevmezdi, çünkü bu ona ölümü hatırlatırdı. Kimseyi hayatına sokmazdı, çünkü bu ona acı verirdi...
- "Acının sınırı yoktur."
- İyileşmek...hiç anlamadığım bir sözcük.
- "Gün gelecek her şey daha iyi olacak. Seni tutsak eden bu nefretten kurtulacaksın. Özgür kalacaksın. Affetmeyi öğreneceksin."
- Küçük çocukların kalbimi saran o koruyucu buz tabakasını geçici olarak eritme gücü vardı.
- Bu hastalıklı zamanlarda ve çağda, neden birbirimize sadece el sallayıp kendi hayatımıza devam edemiyorduk ?
- Mahvolmuş ruhumu tedavi etmek için hiçbir şey yapamadım.
--reklam--
On Küçük Nefes İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitabi okurken belki psikolojiye yatkinligimdan karakter analizlerini iyi yaptığıma inanıyorum..Trent, Kacey, Livie, Dan, Fırtına ve küçük Mianain hikayesini okurken, hayatta kalma mücadelelerine tanık oluyorsunuz..Tek kucuk Bir hatanın kaç insanın hayatına mal olduğunu kendi gözlerinizle okuduğunuzda duygulanmamak elde değil..Kacey ve Livie iki kızkardeşler ..Başlarından korkunç bir aile dramı geçmiş..4 yıl önce anne, baba,erkek arkadaş, ve en yakın arkadaş aynı araba içindeyken sarhoş bir sürücünün direksiyon başında olması sebebiyle kaza yaparak feci şekilde can verirler..Bu arabada 4 kişi ölmüştür..Karşı tarafta ise 2 kişi ölmüştür..Kacey kazada ölen erkek arkadaşi Kaceyin elini soğuk soğuk tutarak can vermiştir..Annesinin son nefeslerini vererek öldüğünü duymuştur..Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır..Kacey acilen tedaviye alınır kırıklar çıkıklar sağ tarafında aldığı yaralar vardır..İyileşmek için çok çaba gösterir..Ancak ruhundaki siziyi dindirmek için sekse,alkole , uyuşturucuya başvurur..Bu arada kız kardeşiyle birlikte teyzesinin yanında kalmaktadır..Teyzesinin Kaceyden hiç umudu yoktur ve dikkatini sadece Livie verir..Bir gün Kacey eve döndüğünde Livie enişte tarafından tecavüz edilmek üzereyken yakalar ve fırsatını buldukları ilk an Livie ile birlikte Miamie doğru yola çıkar..Orada küçük odalı bir ev tutmuştur ve Starbucks ta çalışmaya başlar .Kaceyin günlük korku dolu Kabusları vardır..Çünkü ne kadar denesede içindeki o acıyı atamamistir..Ve yanlış denemeler alkol ,seks , uyuşturucu bunlar Kaceyin durumuna iyi gelmemiştir..Bir gün İçki sonrası kusarken kusmugunda bogulmamak için Livie onun sırtını sivazlarken Livinein ona seni de kaybedemem Kacey beni sensiz bırakma demesi üzerine Kacey bır daha ağzına içki sürmez..Bir tanıdığı vasıtasıyla Kicboks kursuna yazılır ve bu ona iyi gelir...Taşındıkları yeni evde tek başına hayatta kalma mücadelesi verirler..Yan komşuları Fırtına bir kulüpte Striptizlik yapmaktadır..Bu iğrenç mezlege onu da yaşadığı hayat zorlamıştır..16 yaşında hamile kalmış sonra kocası onu terketmiş o da bu işe başlamıştır...Mia Fırtınanın tatlı kızıdır.. Taşındıkları gün binaya yeni birisi gelir..Bu gelen kişi Trent Emersondur..Trent son derece yakışıklı seksi ve çekici bir adamdır..Trent Kaceyin kabuğunu kırmaya kararlıdır..Çünkü Kacey onun için bir Projedir . Yıllar önce onun hayatını mahvetmis ondan gülümsemeyi almış ve eski Kacey ölmüştür..Trentin yegane amacı Kaceye gülümsemesini yeniden vermek onu hayata döndürmektir.. Trent başarılı da olur ancak bir gün ortadan kaybolup gider..Ve Trentin anne babası Kaceyin yanına gelip ona olup biten her şeyi anlatırlar..Kacey 6 haftalik bir terapiye katılır istemeden ..Kitabı okurken Psikolojinin önemini bir kez daha anladım..Daha fazla ipucu vermek istemiyorum.. Okuduğum harika kitaplardan birisiydi ve Trenti gerçekten çok sevdim..Kitap mutlu sonla bitti..Fırtına evlendi üstelik hamileyken ve kocasi mükemmel bir koca diyebilirim..Livie Pricenteona yazıldı..Ve Kacey Psikoloji bölümünde okumaya başladı ve Trent ona verdiği sözü tuttu .Onu her gün gülümsetti..Ve Trentin anne babası da çok mutluydular çünkü onların oğulları olan Trentte kazadan sonra Kacey gibi ölmüştü..Kitabı okurken evet yaralandik acı çektik ama bize yaşatılan acıları karşı tarafta çekti onlar da yaşadı.. Onlarin da hayati mahvoldu..Ve empati yapmanin insana önem vermenin değerini anladım..Acıların bizi güçlendirdigini bir kez daha gördüm.. Psikoloji her şeydir yeniden ..Ve asla alkollü iken iyi değilken direksiyon başına geçmeyin..Giden hayatlara bir yenisini daha eklemeyin..Alkole hayır (Ece Pınar)
Güzel bir kitaptı. Kitaptaki kardeşleri çok sevdim :). Özellikle başrol kızımız Kacey'e bayıldım. Bir karakterde sevdiğim birçok özellik onda vardı :)). Kitapta beni şaşırtan birçok şey vardı ama çoğu şey tahmin edilirdi. SPOILER Keşke sonlarında her şeye ortaya çıktığında kitap kısa sürede bitmeseydi. Trent ve Kacey ile daha fazla sahne okumak istedim ve kitabın bu kadar kısa sürmesi üzdü. Keşke yazar daha uzun yazsaymış :/. Bu kitabı 2. Kitaba göre daha fazla sevdim ^-^ Kitap Tavsiye edilir. (Zeynep Aleyna)
Güzel bir kitaptı. Karakterlerin yaşadığı zorluklara karşı dik duruşları beni çok etkiledi. En çok da bir insanı affetmenin hem kendimiz için hemde karşımızdaki için ne kadar önemli olduğunu kavramamı sağladı. Kesinlikle okumalısınız^^ (Şeyma)
--reklam--
On Küçük Nefes PDF indirme linki var mı?
--reklam--
K. A. Tucker - On Küçük Nefes kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de On Küçük Nefes PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı K. A. Tucker Kimdir?
K.A. Tucker ilk kitabını, okuduğu ilkokuldaki kütüphaneci ile bir kutu pastel boyanın yardımıyla yayınladı. Kitaplara doyamayan ve fantezilerden genç kız kitaplarına kadar her şeyi ayırt etmeden okuduğu için de tek bir tarza kesinlikle bağlı kalmayan bir okuyucu. Kocası, iki dünyalar güzeli kızı ve birçok dört ayaklı yaratıkla birlikte Toronto'nun dışındaki hoş ve ufak bir kasabada yaşıyor.
--reklam--
K. A. Tucker Kitapları - Eserleri
- On Küçük Nefes
- Lanetli
- Bir Küçük Yalan
- Dört Kısacık Saniye
- Sığınak
- Sadakat
- Anomali
--reklam--
K. A. Tucker Alıntıları - Sözleri
- Bir kadının Cain’le birlikte düşeceği derinliklerin dipsiz olduğuna inanmaya başladım. Sonsuz derinlikte, karanlık bir kuyu; çıkmak için bir merdiveni yok, dibe vurduğunda koruyacak bir minder yok. Bir emniyet ağı yok. Kaçış yok (Dört Kısacık Saniye)
- "Uyuşukluk halini neden hissizlik olarak tarif ettiklerini hiçbir zaman anlamamışımdır. Bana göre, uyuşuklukta katiyen bir his vardı ama tarif edilebilecek türden değildi. Denilebilecek tek şey yanlışlık var gibi hissedildiğiydi." (Lanetli)
- “Take ten tiny breaths. Seize them. Feel them. Love them.” (On Küçük Nefes)
- Hayatın onlara sunduğu her şeyi kaçırabilirler; çünkü acımasız ve zalim bazı nedenler yüzünden, çocukken ölmemek diye bir şey yok. (Bir Küçük Yalan)
- Küçük çocukların kalbimi saran o koruyucu buz tabakasını geçici olarak eritme gücü vardı. (On Küçük Nefes)
- Ve o yüzden Cain’in gözümdeki değeri azalmış değil. Aslinda, bundan dolayı onu eskisinden daha çok sevebilirdim; tabii onu şu anda sevdiğimden daha çok sevmek mümkünse. Şimdi sadece, eşit derecede berbat birer geçmişi olan ama iyi bir gelecekten umutlu, iki iyi insanız. Ve sanırım, bu geleceği birbirimizde bulduk. (Dört Kısacık Saniye)
- Eğer ben, ben olmasaydım bu meseleyi çok kafama tak-mayabilirdim. Ama ben, benim. Ve Charlie, kendisi hakkında hâlâ bana tek kelime söylemiş değil. Hatta bütün tarihçemi onun önüne sermiş olmama rağmen. (Dört Kısacık Saniye)
- "Gün gelecek her şey daha iyi olacak. Seni tutsak eden bu nefretten kurtulacaksın. Özgür kalacaksın. Affetmeyi öğreneceksin." (On Küçük Nefes)
- Ve farkına bile varmadan âşık olduğum bir adamın... hasretini çekiyorum. (Dört Kısacık Saniye)
- Alıp başımı gidiyorum. Uzaklaşıyorum seslerden, bağırışlardan, hüsranlardan. Uzaklaşıyorum hilelerimden, hatalarımdan, pişmanlıklarımdan. Olmam gereken her şeyden ve olamayacağım her şeyden uzaklaşıyorum. Çünkü bunların hepsi bir yalan. (Bir Küçük Yalan)
- "Acının sınırı yoktur." (On Küçük Nefes)
- İşte şimdi burada oturuyorum. Onun olmadığı bir hayatı yaşamak istemediğim kadının, içinde benim olmadığım bir hayatı yaşamasını sessizce seyrediyorum. (Dört Kısacık Saniye)
- Mahvolmuş ruhumu tedavi etmek için hiçbir şey yapamadım. (On Küçük Nefes)
- Neden Sam? Neden bana bunları yapıyorsun? Yıllarca Sam’e karşı minnettarlık ve sadakat besledim. Ama şimdi... buruk bir acıdan başka bir şey hissetmiyorum. Başka seçeneğim yok. (Dört Kısacık Saniye)
- "Normal, sıkıcıdır." (Bir Küçük Yalan)
- "Hayatta bazen bir karar verirsin ve sonra kendini, o kararı sorgularken bulursun. Sık sık olur. Tam olarak pişman değilsindir. Muhtemelen doğru seçimi yaptığını biliyorsundur ve muhtemelen de iyi yapmışsındır. Ama ne halt ederek ve ne düşünerek öyle yaptığını merak eder durursun." (Bir Küçük Yalan)
- Fakat ben Nate’i, komşunun yetersiz beslenen kurtlu oğlu olduğu günlerden beri tanıyorum. Onun yaşında bir çocuğun sokakta olmaması gereken saatlerde, South Central2 caddelerinde gece gece tek başına dolaşırdı. Uyuşturucu müptelası annesinin taleplerini vaktinde yerine getirmediğinde yanaklarında şekillenen koyu morlukları gördüm. Bir hafta boyunca küflü bir somun ekmekten başka bir şey yemediğinde kaburgalarının nasıl olduğunu gördüm. Onun, gidip küçük bir paket kokain bulup gelirse onu çok seveceğini söyleyen annesinin neden onu gene de sevmediğini düşünerek aklı karışmış vaziyette arka verandada otururken döktüğü gözyaşlarını gördüm. On üç yıldan beri Nate, benim hayatımın sabit bir elemanı. (Dört Kısacık Saniye)
- Kader fikrinden nefret ederim; çünkü ona inanırsam varacağım yerin doğduğum saniyede belli olduğuna inanmam gerekir ve onu kontrol edebileceğimi düşünmek salaklık olur. Aniden geri çekiliyor. Başını yana eğip yatağın kıyısına oturuyor (Dört Kısacık Saniye)
- "Beni çocuklara çeken şeyde müthiş bir sadelik var. Belki bulaşıcı kıkırdamaları ve çekingen kucaklamaları. Belki zalimce dürüst olmaları. " (Bir Küçük Yalan)
- "Keder ve kaybın kendisini tekrar ve tekrar sonsuza dek yineleyeceğini bilerek biriyle yakınlaşmak çok acı verici bir hal alıyor." (Lanetli)
Yorumlar
0 yorum