Kitap Künyesi
Yazar: Kemal H. Karpat
Yayın Evi: Timaş Yayınları
İSBN: 9786051140926
Sayfa Sayısı: 280
--reklam--
Osmanlı'dan Günümüze Edebiyat ve Toplum Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Edebiyat toplumsal olguları yansıtması açısından her zaman değerli bir sosyolojik araç olmuştur. Edebiyat sayesinde toplumu doğrudan gözlemlemek yerine, onu kavramada dâhiyane bir yeteneğe sahip olan edebiyatçının yansıttıkları üzerinden şaşırtıcı varsayımlara ulaşabiliriz. Özellikle toplumsal tarih çalışmalarında ancak edebî metinler sayesinde geçmişte yaşanmış sosyal ilişkilileri, olayları ve yapıları betimleme şansımız olur.
Edebiyatın toplumla olan ilişkisi bununla sınırlı değildir. Edebiyatın bizzat kendisi tarihin çeşitli dönemlerinde toplumsal dönüşümün ana motiflerinden biri olmuştur. Fransız İhtilali'nden Bolşevik Devrimi'ne, faşist rejimlerin ortaya çıkışından 68 olaylarına kalemin toplumu dönüştürmede önemli bir rol oynadığını görürüz.
Bugün Türk toplumunun yaşadığı tarihsel değişime ışık tutmak istediğimizde edebiyat bizim için en önemli anahtar haline gelir. Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılışından Cumhuriyet'in kuruluşuna dek yaşanan süreç, toplumsal sancılar; Tanzimat Edebiyatı, Millî Mücadele dönemi Edebiyatı derinlemesine incelenmeden tahlil edilemez.
Tüm bunlarla birlikte Türkiye'de edebiyat akımlarının ortaya çıkış şekillerinin Türk toplum yapısının dönüşümüyle paralellik arz ettiğini görürüz. Örneğin roman, ancak belirli ölçülerde, Batılı anlamda orta sınıf tanımına uyan bir kitlenin palazlanmasıyla güçlenmiştir. Türkiye'de büyük göç dalgası öncesi önemli bir toplumsallık arz eden köy yaşantısı köy edebiyatını ortaya çıkarmıştır. Kentleşmeyle birlikte ortaya çıkan yabancılaşma ve yeni toplumsal sorunlar Garip Akımı'nı doğurmuştur. Bunlar gibi sayabileceğimiz sayısız örnek Türkiye'de de edebiyat ve toplumun etle tırnak gibi birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini gösterir.
Ancak edebiyatın toplum ile kurduğu bu yakın ilişki ve bunun sonucunda sunduğu sosyolojik zenginlik edebiyat eserini asıl amacı olan sanatsal kaygısından saptırmamalıdır. Bir edebî eserinin toplumsal yönü ne kadar güçlü olursa olsun eserin var oluşunun ön koşulu sanatsal ifadesidir.
Dünya çapında şöhrete sahip, en önemli tarihçi ve sosyal bilimcilerimizden biri olan Prof. Dr. Kemal Karpat Osmanlı'dan Günümüze Edebiyat ve Toplum'da bu iki temel kaygıyı göz önünde bulundurarak edebiyat aracılığıyla Türk toplum yapısının tarihsel süreç içerisinde farklı bir resmini çiziyor. Türk dili ve edebiyatıyla ilgili olarak şaşırtıcı bilgiler verirken yaptığı analizlerle okuyucuyu çok farklı perspektiflerden sosyolojik bir okuma yapmaya teşvik ediyor. Türkiye'de toplum ve edebiyat ilişkisi üzerine henüz güçlü bir literatürün oluşmadığı göz önünde bulundurulduğunda Karpat'ın bu eseri alanında eşsiz bir başvuru kaynağı haline geliyor.
--reklam--
Osmanlı'dan Günümüze Edebiyat ve Toplum Alıntıları - Sözleri
- "kendi inancı dışında inanacak hiçbir şey olmadığına inanmak bir bağnazlıktır." Orhan Veli Kanık
- Okuduğum sayısız roman, hikâye beni kişi olarak bilinçlendirmiş, önümde yeni ufuklar açmış fakat aynı zamanda kendimi bir parçası olarak hissettiğim halktan bir bakıma farklılaştırmıştı. Farklılaşma geleceği farklı görmekten kaynaklanmaktaydı. Onlar her şeyi kabullenerek yaşamaktaydılar. Bense kendi irade ve azmimle başka bir hayat yaşayabileceğimi düşünmekteydim.
- Kökeni ne olursa olsun bir insanın diğerine hükmetme hastalığı her yere yayılmıştı.
- Kökeni ne olursa olsun bir insanın diğerine hukmetme hastalığı her yere yayılmıştı.
- Küçüklüğümde okuduğum sayısız edebi eser ben de insanları ve sosyal ortamı anlamak merakını uyandırdığı gibi, bana bu anlamayı kolaylaştıracak bir yaklaşım ve anlayış vermiştir.
- Edebiyatımızda kadın hâlen ikinci sınıf bir insan durumundadır. Onun erkek ayarında ve erkeğe eşit olarak hayata katıldığını görmüyoruz. Bunun için de edebiyatımızda, ancak eşit insanlar arasından doğabilecek olgun bir sevgi hikâyesini okuyamıyoruz. Aşk romanlarında kadına verilen başkahraman rolü, onun romantik fonksiyonunu belirtmek içindir. O, halen hislere hitap etmek ve erkeği harekete geçirmek için yaratılmış gözükür. Erkeğin hayatını tamamlayan küçük bir vasıtadır. Yoksa kendi başına bir varlık göstererek hayatın gidişini değiştirecek, bu arada erkeğe de etki yapacak bir kabiliyette değildir. Gerçek hayatta ise bazı çevrelerde, kadının, hayatın zoru ile erkek kadar kabiliyetli olduğunu ispat ederek, onun kadar sorumluluk yüklendiğini görüyoruz. Kendi hayatını ve kurduğu aileyi serbest iradesiyle tayin edebilmektedir.
- Türk olduğumu, Müslüman olduğuma anlamış ve mensup olduğum kavmin geçmişini ve kültürünü daha derinden kavramaya ve korumaya karar vermiştim.
- Doğu Anadolu'daki bir öğretmenin anlattığı şu durum karşısında, şairler çekimser kalamaz elbette: "Bingöl'de neşe diye bir şey yok. Hiç şarkı duymadım. Arkadaşım öğretmen Hanefi Bey, üç yıldır buradaymış, o da şarkı diye bir şey duymamış."
--reklam--
Osmanlı'dan Günümüze Edebiyat ve Toplum İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kemal Karpat yakın Türkiye tarihi üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan bir tarihçidir. Uluslararası alanda yaptığı çalışmalarla Türk dilini ve tarihini dünyaya tanıtmıştır. Bir tarihçinin gözünden edebiyat ve toplum ilişkisini gözlemlemek isteyenlerin başvurabileceği bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Edebiyat toplumda meydana gelen sosyal ve siyasi dönüşüm ve değişimlerin aynası olan bir sanat dalıdır. Tarihçiler her zaman iyi bir sosyal gözlemci olmuşlardır. Tarihçi Kemal Karpat bu kitabında çeşitli zamanlarda yazdığı makalelerini bir araya getirmiştir. Uluslararası alanda farklı bir dille yayımlanan bu makalelerinde modern Türk edebiyatının doğuşunu ve gelişimini işlemiş bunun yanında Türkçenin tarihi gelişimine değinmistir. Edebiyat toplum ilişkisi ve edebiyatın toplumsal kimliğinin kavranması ve modern Türk edebiyatı ve Türkçe hakkında bilgi sahibi olmak için başvurulabilecek bir kitap olduğunu söyleyebilirim. İyi okumalar dilerim. (Şeref Namalır)
19. yy.dan itibaren edebiyatımız hangi aşamalardan geçmiş, toplumun sosyolojik, kültürel, politik ve ekonomik yapısı insanımızın duygu ve düşüncelerini nasıl etkilemiş ve bunlar edebiyatımıza nasıl yansımış, bütün bu hususları anlamak için Kitabı okumaya başladım. Böylece Halit Ziya Uşaklıgilden, Reşat Nuri'ye, Sait Faik, Yaşar Kemal'den Orhan Pamuk'a Türk edebiyatımızın eserlerini okurken yazarların bulunduğu dönem, yazarların etkilendikleri fikirler ve akımları göz önünde bulundurarak kitaplarda yer alan fikirleri, konuları, hikayeyi ve edebi nitelikleri daha iyi anlayabileceğimi düşündüm. Kitap benim için çoğu yerinde bu beklentilerimi karşıladı (kitap her ne kadar ana konuya 69. sayfasında girebilse de). Türk Edebiyatından bu zamana kadar Reşat Nuri, Halide Edip, Yakup Kadri ve Yaşar Kemal ağırlıklı okumalarım oldu. Ancak bu kitapları da seneler evvel okumuştum. Bu yüzden Kemal Karpat'ın yazdıklarının, tespitlerinin ne kadar doğru ve yerinde olduğu hususlarında eleştiri yapabilecek bir durumda görmüyorum kendimi. Bu yüzden özellikle 1000kitap sitemizdeki kitap kurtlarımızın kitabı okumasını ve değerlendirme yapmasını arzu ediyorum. Ama benim anladığım temel nokta, orta sınıfın doğması ve yabancı eserlerin tercümesi ile ilk hikaye ve romanlarımız yazılmaya başlanıyor. Kemal Karpat bu ilk eserleri edebi nitelikten ve derinlikten uzak buluyor. Ancak milli edebiyat dönemi yazarları ile belirli bir kıvama gelindiğinden bahsediyor. Özellikle Üç Kemal (Orhan Kemal, Yaşar Kemal ve Kemal Tahir) ile ilgili tespitleri ilginç. Her bir yazarın belirli birkaç konuda üstün olduğunu belirtiyor ve üçü bir yazar olsaydı o zaman Tolstoy tarzı dünya çapında romanlarımız olurdu diyor. Ya da ben yanlış anlamış olabilirim. Mümkün mertebe alıntılar vereceğim sizlere. Sonuç olarak, bence artılarıyla eksileriyle (ki eksik kısımlarını değerlendirebilmek benim haddim değil) Türk edebiyatının 19. yy. dan günümüze geçirdiği evrimleri bilmek, biz okurlara çok şey katacaktır. Belki de bu tarz kitaplar üniversitelerde, hatta liselerde okutulmalıdır. (serdar şahin)
Geçtiğimiz günlerde yazdığım bir blog yazımda İletişim Yayınları'ndan çıkan Tolstoy'un Kazaklar eserindeki birkaç yazım hatasını not etmiştim. Bu kitabı okuyunca Editor kavramı üzerine bir kez daha düşünülmesi gerektiğine karar verdim. İletişim'den de özür diliyorum. Timaş'tan çıkmış bu Kemal Karpat kitabında o kadar çok yazım hatası var ki, belki yüzlerce desem abartmış olur muyum bilmiyorum. Editör beyfendiye selam olsun. Kitap hakkında yazdığım blog yazımı merak edenler için linkini veriyorum: https://karakugublog.wordpress.com/2016/05/10/osmanlidan-gunumuze-edebiyat-ve-toplum-kemal-h-karpat/ (ramazan k.)
--reklam--
Osmanlı'dan Günümüze Edebiyat ve Toplum PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Kemal H. Karpat - Osmanlı'dan Günümüze Edebiyat ve Toplum kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Osmanlı'dan Günümüze Edebiyat ve Toplum PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Kemal H. Karpat Kimdir?
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Washington ve Rewington üniversitelerinde siyasal ve sosyal bilimler üzerine master ve doktora yaptı. Romanya'da tarih ihtisasının ardından Amerikan tarihi, Rus tarihi, Ortadoğu tarihi ve Osmanlı tarihi konularında çeşitli kurslara katıldı. 20 ülkede yayımlanmış 130 makalesi ve 16 kitabı bulunmaktadır. Amerika'daki Türk Araştırmaları Cemiyeti'nin kurucusu ve başkanı, Orta Asya Cemiyeti'nin (ACAS) kurucusu. Şu anda İstanbul Şehir Üniversitesi Tarih Bölümünde Tarih Profesörü olarak çalıştı. Türk Tarih Kurumu şeref üyesi ünvanı aldı.
Yurtdışında en çok ilgi gören eseri Ottoman Population adlı çalışmasıdır. Kitap, Wisconsin Üniversitesi tarafından basıldı. TBMM Onur Ödülü aldı.
--reklam--
Kemal H. Karpat Kitapları - Eserleri
- Türk Siyasi Tarihi
- Kısa Türkiye Tarihi
- Türk Demokrasi Tarihi
- Osmanlı Modernleşmesi
- Dağı Delen Irmak
- Osmanlı ve Dünya
- Osmanlı'dan Günümüze Kimlik ve İdeoloji
- Türk Dış Politikası Tarihi
- Osmanlı'dan Günümüze Elitler ve Din
- Osmanlı'dan Günümüze Edebiyat ve Toplum
- İslamın Siyasallaşması
- Türkiye'de Toplumsal Dönüşüm
- Osmanlı Nüfusu 1830-1914
- Osmanlı'dan Günümüze Etnik Yapılanma ve Göçler
- Acıyı Bal Eylemek
- Balkanlar'da Osmanlı Mirası ve Milliyetçilik
- Osmanlı'dan Günümüze Ortadoğu'da Millet, Milliyet, Milliyetçilik
- Osmanlı'dan Günümüze Asker ve Siyaset
- Osmanlı’da Milliyetçiliğin Toplumsal Temelleri
- Türkiye ve Orta Asya
- Osmanlı Devleti’nin Kısa Sosyal Tarihi
- Bir Ömrün İnsanları
- Türk Edebiyatında Sosyal Konular
- Osmanlı Hoşgörüsü
- Türkiye'de Toplumsal Dönüşüm
- Ortadoğu'da Osmanlı Mirası ve Ulusçuluk
- Osmanlı'da Değişim, Modernleşme ve Uluslaşma
- Sarı Saltuk Diyarı Babadağı
- Türkiye’de Siyasal Sistemin Evrimi 1876-1980
--reklam--
Kemal H. Karpat Alıntıları - Sözleri
- İnsanlar arasındaki farklılıklar, aslında onların meslekleri arasındaki farklılıklardan dogar; çünkü, insan birliklerinin kendisi geçinmeyi güvence altına almada işbirligi yapma ihtiyacında kaynaklanır. (Ortadoğu'da Osmanlı Mirası ve Ulusçuluk)
- Ahilikte temel esas elinin emeği ve alnının teri ile minnetsiz yaşamak ve AHLAKLI olmaktır. (Osmanlı Devleti’nin Kısa Sosyal Tarihi)
- Sonunda modernizm, inanca benzer bir ideoloji haline geldi. (Osmanlı'dan Günümüze Elitler ve Din)
- Özellik ve kimliklerini muhafaza edemeyen medeniyetler, başka medeniyetler içinde eriyip yok olur, giderler. (Osmanlı'dan Günümüze Elitler ve Din)
- Özellikle liderleri Rusya'da yetişmiş olan Bulgar İsyanı,en başından itibaren İslam ve Türk karşıtı bir özellik kazandı. Bu donemde Balkanlarda "Müslüman" ve "Türk" sözcükleri eş anlamlı hale gelmişti ki bugün de durum değişmemiştir. (Türk Dış Politikası Tarihi)
- Kökleri eski zamanlara dayanan bir alışkanlıkla eğitimi, yükselmek için en iyi yol olarak görüyorlardı hâlâ. (Osmanlı'dan Günümüze Elitler ve Din)
--reklam--
- "Ortaçağ Osmanlı sosyal ve iktisadî yapılanması (soyal tabakalar sistemi) etnik ve dinî sınırların ötesine geçerek imparatorluk tebaasını birleştirmiş; dinî-cemaat örgütlenmesiyle (millet sistemi) nüfusun çeşitli kesimlerini, meslekî statülerini göz ardı ederek, dinlerine ve hatta etni-dilsel aidiyetlerine göre gruplandırmıştır." (Osmanlı’da Milliyetçiliğin Toplumsal Temelleri)
- Küçüklüğümde okuduğum sayısız edebi eser ben de insanları ve sosyal ortamı anlamak merakını uyandırdığı gibi, bana bu anlamayı kolaylaştıracak bir yaklaşım ve anlayış vermiştir. (Osmanlı'dan Günümüze Edebiyat ve Toplum)
- Eğer bir çocuğu tümüyle şartlandırmak niyetindeyseniz onun ailevi arka planıyla bütün bağlarını koparın. (Osmanlı ve Dünya)
- Köy Enstitüleri 1940 yılında, Türk köylerinin cehalet ve maddi geriliğinin kısa zamanda giderilmesi amacıyla kurulmuştu. (Türk Demokrasi Tarihi)
- Bugün genç Türklerin kafalarına ve kalblerine ülkenin gerçeklerine göre şekil veren toplumu demokratik gelişme yolunda ilerlemeye hazırlayan gerçek bir Türk edebiyatı vardır . (Türk Edebiyatında Sosyal Konular)
- Din temelli devletlerlerin yok olmasının mukadder olduğunu ibn Haldun uzun uzadıya anlatır, çünkü bu devletler kendilerini kendi güçleriyle yenilemekten mahrumdurlar. (Osmanlı'dan Günümüze Elitler ve Din)
- Şunu da belirtmek gerekir ki, ilk milli müze - bugün Türkiye'nin başlıca arkeoloji müzesi-de Abdülhamid zamanında ünlü Osman Hamdi Bey tarafından açılmıştır. (İslamın Siyasallaşması)
--reklam--
- Türklerin nüfusu askerlik hizmetine alınmaları nedeniyle azalmıştır. Müslüman zanaatkarlar ve tüccarlar askerlik hizmetinden döndüklerinde yerlerini Hıristiyanların almış olduğunu görmektedirler. (Balkanlar'da Osmanlı Mirası ve Milliyetçilik)
- Sultan Abdülhamit modern eğitim sisteminin yayılmasını teşvik etti. Öyle ki ona "maarifperver" hükümdar deniliyordu. Ne var ki bu rasyonalist eğitim sistemi onun halife olarak prestijini aşındıracak ve bu okullardan mezun olanlar onu tahttan indirecekti. (Osmanlı'dan Günümüze Kimlik ve İdeoloji)
- Osmanlı sayımlarındaki ortak kusur, genelde nüfusun, özellikle de kadınların her zaman noksan sayılmış olmasıdır. (Osmanlı Nüfusu 1830-1914)
- Ayşe Sultan'a göre, Abdülhamid'in dört kadıefendisi yani nikâhlı karısı ve sekiz ikbali yani gözdesi vardı. Çok şehvetli bir adam olan Abdülhamid'in birçok da cariyesi ve şu veya bu şekilde aşk ilişkileri olmuştur. (İslamın Siyasallaşması)
- 2. Büyük Müslüman tarihçi, Mesudi ya da Arapların Heredotu olarak bilinen Ali bin Hüseyin (ölümü 956), bütün kaynaklardan bilgi toplamı ve bu bilgiyi, açık fikirlilikle ve tarafsızlıkla otuz ciltlik Ahbarü'z Zaman (Zamanların Haberleri) adlı eserinde yazmak için gezilerini kullandı. Bu geleneği, 14. yüzyılda lbni Batuta ve 17. yüzyılda Osmanlı döneminde Ortadoğu ve Balkanlar'ın nüfus ve kent tarihi için çok önemli bir kaynak olan Seyahatname'siyle Evliya Çelebi izledi. Tarihe eleştirel yaklaşım, lbni Kuteybe (ölümü 889), el-Yakubi ve diğerleri tarafından temsil edilmektedir. Tarih ve coğrafya arasında bir ortaçağ toplumsal bilim tarihi -devletin toplumsal bir olgu olduğu görüşünü- oluşturmak amacıyla geliştirilen mükemmel sentez, hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde, lbni Haldun (1332-1406) tarafından Kitabü'llber (Numuneler Kitabı) adlı muazzam genel tarih kitabının ilk cildi olan Mukaddime (Önsöz) adlı eseriyle temsil edilmektedir. (Ortadoğu'da Osmanlı Mirası ve Ulusçuluk)
- Çünkü hiçbir eğitim alanı insanın kafasını ve ruhunu geliştirmekte edebiyat kadar etkili değildir . (Türk Edebiyatında Sosyal Konular)
- Ülkendeki tüccarlara iyi davran; her zaman onları kolla; kim senin onlara zarar vermesine izin verme; kim senin onların düzenini bozmasına izin verme çünkü onların ticaretiyle memleket zenginleşir, ve onların malları sayesinde dünyada ucuzluk yayılır; onlar aracılığıyla Sultanın yüce şöhreti çevredeki ülkelere taşınır ve onlar tarafından ülkenin zenginliği artar. (Osmanlı ve Dünya)
Yorumlar
0 yorum