Kitap Künyesi
Yazar: Recep Bozdağ
Yayın Evi: Önemli Kitap
İSBN: 9786055109561
Sayfa Sayısı: 192
--reklam--
Öyle Cevap Verdiler Ki 1 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Ünlü Edebiyatçı Süleyman Nazif bir gün oğlu ile birlikte İstanbul’da gezintiye çıkarlar. Süleyman Nazif, oğluna dolaştıkları yerler hakkında bilgiler verir. İstanbul Darülfünunu (Üniversitesi) Tıp Fakültesi’nin önüne geldiklerinde, oğlu; ‘burasının ne binası olduğunu ve buradan ne çıktığını’ sorar. O da bu soruya, sonradan hayli ün kazanmış şu son derece nükteli cevabı verir:
- Oğlum, burasının adı ‘Mekteb-i Tıbbiye-i Şâhâne’dir. Buradan şair, yazar, bestekâr, hânende, sâzende, ressam ve tabiî, ara sıra da hekim çıkar!
Ünlü şair ve yazarların yaşamış olduğu hadiseleri içeren bu eser de, bunun gibi her biri ince zekâ ürünü birçok yaşanmış olayları bulabileceksiniz. Keyifli okumalar
--reklam--
Öyle Cevap Verdiler Ki 1 Alıntıları - Sözleri
- Bir sohbet sırasında Arif Nihat Asya’ya: — Eğilir, bükülür, katlanır ve istenilen şekle kolayca sokulur bir cam keşfedilmiş, derler. Arif Nihat Asya, şöyle cevap verir: — Desenize, eninde sonunda camı da kendimize benzettik.
- Öğüdün yolu uzun, örneğin yolu kısa ve etkilidir.
- Yusuf Ziya Akbaba'da yayımlanacak karikatürler üzerine titrediği gibi çıkardığı dergilerde yayımlanacak yazılar üzerinde de hassasiyet göstermiştir. Attila İlhan'ın anlattığı şu olay bunun güzel bir delilidir: "Yusuf Ziya yazının iyisini kötüsünü hemen anlar, bu konuda ha ar gönül dinlemezdi. Ünlü bir yazarın yazısını beğenmemişti, ama nedenini bulamıyordu; düşündü, taşındı; sonunda gerekçesini özetledi: -Bu yazı gazete yazısı olmuş, ben dergi çıkarıyorum, dergi yazısı isterim.
- Yahya Kemal Gar lokantasının bahçesinde oturmuş anlatıyordu. Etrafında mutad olarak geniş bir dinleyici kütlesi vardi. Mevzu enteresandı. Çünkü bizzat dedikoduda kendisinden bahsediliyordu. Dedi ki: -"Dedikodu" deyip geçmeyiniz. Dedikodu mühim bir edebiyat nevidir. Hatta her milletin hususiyetine göre milli şahsiyetleri olan edebiyattır. Dedikodu onu yapan adamın şahsiyetine irfanına göre inceleşir yahut kabalaşır. İyi dedikoducu, iyi bir sahne artisti gibi hayran ve geniş bir dinleyici kalabalığı cezbeder. Nurullah Ataç birden bire yerinden fırlayarak bağırdı: -Aman öyle ise bu mühim edebiyat nevi için bir kürsü ihdas ede lim. Yahya Kemal sükûnetle cevap verdi: -Yok, işte bu olamaz. -Neden? -Çünkü bizde bu işin üstadı çoktur. Bir kürsü değil, bin kürsü bile yetmez de ondan.
- İbnülemin Mahmut Kemal İnal'a sormuşlar: - Sizdeki bilginin çok azına sahip olmalarına rağmen sizden çok daha fazla tanınanlar var. Bunun sebebi nedir ? Şöyle cevap vermiş: ~ Ben bilmek için öğrendim, onlarsa bilinmek için !
- Sert, kavgacı, geçimsiz bir adam olan komşusu Tahsin Bey'le karşılaşır. Tahsin Bey: -Bugün hanımı dişçiye götüreceğim. Dün gülerken gördüm, ön dişlerinden ikisi çürümüş. -Yalan söylüyorsun! -Neden yalan söyleyecek mişim? -Seninle yaşayan insanın yüzü güler mi hiç?
- Şair Eşref, Kırkağaç kaymakamlık binasının aktığını, tamiri gerektiğini merkeze yazmıştır... Merkezden yazı geldi, "Nerelerin aktığını tek tek bildiriniz..." Bunun üzerine Eşref meseleyi kısaca halletti: "Musluklar hariç her yan akıyor."
- Üstadın avukatı Muhammed Özkan Yazarlar Birliği'nin Çarşamba toplantılarının birinde anlatmıştı: Necip Fazıl, Büyük Doğu'nun kapağına Falih Rıfkı Atay'ın bir resmini yaptırır. Atay'ın yüzünün yarısı normal, diğer yarısı maymun başı. Falih Rıfkı Atay, üstadı mahkemeye verir. Araya giren yakınları Necip Fazıl'a yazardan özür dilemesini ve mahkemenin kapanmasını isterler. Üstat: "Peki, der. Özür dilerim, ama Falih Rıfkı'dan değil maymundan..."
- Arif Nihat Asya, lisede öğretmenlik yaptığı yıllarda bir müfettiş, şairi elinde tespihli görünce yadırgar: "Bugüne kadar eli tespihli öğretmenler görmeye alışmamıştık!" Bu dokunduruşa" Kubbe-i Harda" şairi Arif Nihat Asya'nın cevabı teskin edici, kesin ve kısadır. "Üzülmeyin, ben sizi alıştırırım."
--reklam--
Öyle Cevap Verdiler Ki 1 İncelemesi - Şahsi Yorumlar
--reklam--
Öyle Cevap Verdiler Ki 1 PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Recep Bozdağ - Öyle Cevap Verdiler Ki 1 kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Öyle Cevap Verdiler Ki 1 PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Recep Bozdağ Kimdir?
--reklam--
Recep Bozdağ Kitapları - Eserleri
- Öyle Cevap Verdiler Ki 1
- Hadisler ve Öyküleri 1
- Hadisler ve Öyküleri 2
- Ayetler ve Öyküler-1
- Hayatımızı Kolaylaştıran Ayetler ve Öyküler 2
- Allah'ın Sevdiği Kullar
- Allah'ı Bulduğun An
- Ölmeden Okunacak Öyküler 1
--reklam--
Recep Bozdağ Alıntıları - Sözleri
- Kim ki Müslüman kardeşinin dünya ayıbini örterse, Allahta kıyamet gününde onun ayıbini örter. (Hadisler ve Öyküleri 1)
- Allah'ı bilmek, tanımak, sevmek ve bildirdiklerine muhatap olmak gerçek amacımızdır. Zira, O'nu bilen ve tanıyanlar için ahirette sonsuz mutluluk meydanları açılacaktır. Hatta şu fani dünyada dahi ebedi hayat sevinçlerinin numunelerini görecektir. (Ayetler ve Öyküler-1)
- Evet, aldanmayalım. Dünya fani ve ölüm ani. (Ayetler ve Öyküler-1)
- Şair Eşref, Kırkağaç kaymakamlık binasının aktığını, tamiri gerektiğini merkeze yazmıştır... Merkezden yazı geldi, "Nerelerin aktığını tek tek bildiriniz..." Bunun üzerine Eşref meseleyi kısaca halletti: "Musluklar hariç her yan akıyor." (Öyle Cevap Verdiler Ki 1)
- Yahya Kemal Gar lokantasının bahçesinde oturmuş anlatıyordu. Etrafında mutad olarak geniş bir dinleyici kütlesi vardi. Mevzu enteresandı. Çünkü bizzat dedikoduda kendisinden bahsediliyordu. Dedi ki: -"Dedikodu" deyip geçmeyiniz. Dedikodu mühim bir edebiyat nevidir. Hatta her milletin hususiyetine göre milli şahsiyetleri olan edebiyattır. Dedikodu onu yapan adamın şahsiyetine irfanına göre inceleşir yahut kabalaşır. İyi dedikoducu, iyi bir sahne artisti gibi hayran ve geniş bir dinleyici kalabalığı cezbeder. Nurullah Ataç birden bire yerinden fırlayarak bağırdı: -Aman öyle ise bu mühim edebiyat nevi için bir kürsü ihdas ede lim. Yahya Kemal sükûnetle cevap verdi: -Yok, işte bu olamaz. -Neden? -Çünkü bizde bu işin üstadı çoktur. Bir kürsü değil, bin kürsü bile yetmez de ondan. (Öyle Cevap Verdiler Ki 1)
- Yenmesinde sakınca olmayan yiyecek ve içeceklerin de tiryakisi olmamalıyız. Çünkü tiryakisi olduğumuz şeyleri elde edebilmek için haramlara, şüphelilere dalar ve zamanla helal hassasiyetimizi kaybedebiliriz. (Ayetler ve Öyküler-1)
- Kime dua kapısı açılmış ise ona rahmet kapıları açılmış demektir. ALLAH tan talep edilen ( dünyevi şeylerden ) Allahın en çok sevdiği Afiyet tir. Dua , inen ve henüz inmeyen her çeşit ( musibet ) için faydalıdır. Kazayı sadece dua geri çevirir. Öyle ise sizlere dua etmek gerekir. (Hadisler ve Öyküleri 1)
- ..... Sen asıl Âlemlerin Sultanına kendini sevdirmeye bak ki, O, seni sevince sırtını bile Sultan Murad'a keselettirir. (Allah'ın Sevdiği Kullar)
- Arif Nihat Asya, lisede öğretmenlik yaptığı yıllarda bir müfettiş, şairi elinde tespihli görünce yadırgar: "Bugüne kadar eli tespihli öğretmenler görmeye alışmamıştık!" Bu dokunduruşa" Kubbe-i Harda" şairi Arif Nihat Asya'nın cevabı teskin edici, kesin ve kısadır. "Üzülmeyin, ben sizi alıştırırım." (Öyle Cevap Verdiler Ki 1)
- Yusuf Ziya Akbaba'da yayımlanacak karikatürler üzerine titrediği gibi çıkardığı dergilerde yayımlanacak yazılar üzerinde de hassasiyet göstermiştir. Attila İlhan'ın anlattığı şu olay bunun güzel bir delilidir: "Yusuf Ziya yazının iyisini kötüsünü hemen anlar, bu konuda ha ar gönül dinlemezdi. Ünlü bir yazarın yazısını beğenmemişti, ama nedenini bulamıyordu; düşündü, taşındı; sonunda gerekçesini özetledi: -Bu yazı gazete yazısı olmuş, ben dergi çıkarıyorum, dergi yazısı isterim. (Öyle Cevap Verdiler Ki 1)
- Koyun, çobanı için değil; çoban, koyunlar içindir. (Ayetler ve Öyküler-1)
- İnsanlardan kimisi:" Ey Rabb'imiz! Bize dünyada ver!"der. Onun için ahirette hiçbir kısmet yoktur. Bakara suresi 200 (Allah'ın Sevdiği Kullar)
- Üstadın avukatı Muhammed Özkan Yazarlar Birliği'nin Çarşamba toplantılarının birinde anlatmıştı: Necip Fazıl, Büyük Doğu'nun kapağına Falih Rıfkı Atay'ın bir resmini yaptırır. Atay'ın yüzünün yarısı normal, diğer yarısı maymun başı. Falih Rıfkı Atay, üstadı mahkemeye verir. Araya giren yakınları Necip Fazıl'a yazardan özür dilemesini ve mahkemenin kapanmasını isterler. Üstat: "Peki, der. Özür dilerim, ama Falih Rıfkı'dan değil maymundan..." (Öyle Cevap Verdiler Ki 1)
- İki göz vardır ki , cehennem ateşi onlara dokunmaz : Allah korkusundan ağlayan göz ile Allah yolunda uyanık sabahlayan göz . (Hadisler ve Öyküleri 1)
- Allah sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur. (Hadisler ve Öyküleri 1)
- Bilinir ki, sabah namazının sadece iki rekât sünneti bile dünyada üstüne güneş doğan her şeyden daha hayırlıdır. (Ayetler ve Öyküler-1)
- "Mallarımı gece ve gündüz, gizlice ve açıkça infak edenler yok mu, işte onların Rab'leri katında ecir ve mükâfatları vardır. Ve onlara herhangi bir korku yoktur, onlar hiçbir zaman mahzun da olmazlar." ~(Bakara suresi, 274)~ (Ayetler ve Öyküler-1)
- "Ayağını yere vur." Yani "Düş yola." Davran bakalım. Zımnen şudur demek istenen: "Yan gelip yatma, ara derdinin dermanını; bak gör, mutlaka bulacaksın! " Çünkü Allah (c.c) 'ın yasası bu ! (Allah'ın Sevdiği Kullar)
- Sert, kavgacı, geçimsiz bir adam olan komşusu Tahsin Bey'le karşılaşır. Tahsin Bey: -Bugün hanımı dişçiye götüreceğim. Dün gülerken gördüm, ön dişlerinden ikisi çürümüş. -Yalan söylüyorsun! -Neden yalan söyleyecek mişim? -Seninle yaşayan insanın yüzü güler mi hiç? (Öyle Cevap Verdiler Ki 1)
- "Her insan hata eder. Hata işleyenlerin en hayrlisi tevbe edenlerdir. (Hadisler ve Öyküleri 1)
Yorumlar
0 yorum