Kitap Künyesi
Yazar: Mario Vargas Llosa
Çevirmen: Ülker İnce
Orijinal Adı: Quién mató a Palomino Molero?
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789755103655
Sayfa Sayısı: 168
--reklam--
Palomino Molero'yu Kim Öldürdü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Palomino Moleroyu Kim Öldürdü? Bir cinayet romanı bu. 1950'lerin Perusu. Kuzey çöllerinde hava kuvvetlerine ait bir üssün yakınlarında vahşice öldürülmüş bir hava eri bulunur. Bu cinayeti araştırma görevi Teğmen Silva ile yardımcısı Lituma'ya verilmiştir. Lituma için bu cinayet bir dönüm noktası olur, çünkü bu onun kötülükle ilk tanışmasıdır. Cinayeti ortaya çıkarmak, büyük bir tutkuya dönüşür, yoksa kötülük nedensiz kalacaktır. Ama çabalarının sonunda eşitsizlik üzerine kurulmuş bir toplumda adaletin olanaksızlığını öğrenir ancak. Günümüzün en iyi romancılarından biri olarak kabul edilen Perulu yazar Maria Vargas Llosa, olay örgüsü son derece iyi tasarlanmış, bir solukta merakla okunacak, polisiye bir öyküye bir edebiyat yapıtının derinliğini veriyor. Öldürme olayını aydınlatmaya çalışan iki polisin, başka ölümlerin karanlığıyla önlerinin kesilmesi oldukça anlamlı görünüyor: İnsanın daha evrensel boyutlu serüveninin, gerçeği yakalama çabalarının en çok nereye varabileceğine işaret eder gibi. Ama umutsuz bir çaba olması eğlencesiz olduğu anlamına gelmiyor.
--reklam--
Palomino Molero'yu Kim Öldürdü Alıntıları - Sözleri
- Bir adam bir kadını gerçekten seviyorsa onu kıskanır.
- Kıskançlık insanın kafasını allak bullak eder, doğru dürüst düşünmesini engeller. İçki içmek gibidir.
- Belki ben gerçek aşk duyamayacak türden biriyim. Belki de bütün hayatım boyunca orospuların peşinde koştuğum için yüreğim de orospulaştı.
- Bekle beni Sevdiğim Çıkınca ay Geleceğim..
- "İyi akşamlar," dedi gölge.
- Çok doğru gibi görünen doğrulara dört ayrı açıdan bakarsan, yakından bakarsan yarı-doğru ya da yanlış görünmeye başlarlar.
- Ölümden başka kesin bir şey yoktur.
- İnsan aşıksa bunu nasıl bilmez? Bu kadar da budalalaşır mı insan?
- Eski bir valste söylendiği gibi, aşk engel tanımaz. Bu kez şarkı doğru söylüyordu: Aşk 2sevgiliyi ayıran ekonomik uçurumu yıktığı gibi toplumsal ve irksal önyargıları da yıkmıştı. Birbirlerine karşı duydukları aşk yoğun, gem vurulması olanaksız, onları bu yaptıkları şeyi yapmaya sürükleyen 1aşk olsa gerekti...
- "...Hiç1şey kolay degil, Lituma. Çok doğru gibi görünen dogrulara 4ayrı açıdan bakarsan, yakından bakarsan yarı-doğru ya da yanlış görünmeye başlarlar..."
- Kıskançlık insanın kafasını allak bullak eder, doğru dürüst düşünmesini engeller. İçki içmek gibidir...
- Gözünü çok yükseğe diken, başkasının yasak topraklarına giren kişi, genellikle bunu öder!
- İnsanlar ne suçlar işliyorlar. Asıl suçluların cezasız kalmaları beni çıldırtıyor. Onlara hiçbir zaman hiçbir şey olmuyor, öyle değil mi?
--reklam--
Palomino Molero'yu Kim Öldürdü İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Hikâye 1950’lı yıllarda Peru’da bir taşra kasabasında geçiyor. Hikâyede insanın hayal gücünün çok ötesinde bir şekilde öldürülen havacı er Palomino Molero cinayetinin her türlü sindirmeye ve baskıya rağmen azimli iki dedektif tarafından ortaya çıkarılması anlatılıyor. Çok heyecanlı bir polisiye ya da dedektif romanı mı? Kesinlikle değil. Ne koşuşturmaca, ne aksiyon, ne de okuyucunun ilgisini çekmek için atılan türlü türlü taklalar var. Çok sıradan bir cinayet soruşturması. Üstelik kitabın ilk sayfalarında katilin kim olduğunu az çok seziyorsunuz ve tahminleriniz sizi yanıltmıyor. Her ne kadar başlık bir cinayet olayını ima etse de anlatılmak istenen çok farklı bir şey. “Palomino Molero’yu Kim Öldürdü” ırkçılık, ensest ilişkiler, fuhuş, güçlünün kazandığı zayıfın ezildiği, korku, geçim sıkıntısı gibi alt temalarıyla yozlaşmış bir toplumda dürüst olmaya/kalmaya çalışmanın ne kadar zor olduğu gösteren bir kitap. (N)
Hayat gerçekten çok basit. Her şeyiyle. Mario Vargas Llosa da edebiyatı böyle görüyor. Bir polisiye hikaye anlatılıyor bize ancak çok basit bir kurgu var. Cinayet var ve çözümü o kadar basit ki küçük bir çocuk bile okuyabilir. Llosa"nın dili ise çok akıcı. Basit cümleler kuruyor. Polisiye kurgusu basit olabilir ancak yazar burada karakter çizimlerine önem vermiş. Onların psikolojik yapılarını ele almış cinayetin olgusundan çok. Cinayetin insanı nereye götürebileceğinden bahsetmiş. Llosa toplumsal meselelere değinip, Peru iklimini bizlere hissettiriyor. (M)
Mario Vargas Llosa 'yı okumaya yeni başlayacaklar için ideal bir başlangıç kitabı diyebilirim. Yazar bu kitabında Peru'daki bir kasabada vahşice işlenen bir cinayetin katilinin ortaya çıkarılması çabalarını anlatıyor. Bugüne kadar okuduğum kitaplarının aksine tek bir konuya odaklanıyor. Ayrıca çok basit, sade ve akıcı bir şekilde olayları bize aktarıyor. Ama tabii ki kendine has argo ağırlıklı ve espiritüel bir dille bunu yapıyor. Her ne kadar konu bir cinayetin araştırması ise de yazar, her zamanki gibi toplum ve kişisel ilişkilerdeki ahlaksızlığı ve yozlaşmayı gözler önüne sererek eleştiriyor. Beğenerek ve bir çırpıda okuduğum bu kitabın yukarıda da yazdığım gibi, yazarın anlatım diline ve yazım uslubuna alışmak bakımından bir başlangıç eseri olarak okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. (mehmet temiz)
--reklam--
Palomino Molero'yu Kim Öldürdü PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mario Vargas Llosa - Palomino Molero'yu Kim Öldürdü kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Palomino Molero'yu Kim Öldürdü PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mario Vargas Llosa Kimdir?
Mario Vargas Llosa, ("Yosa" şeklinde okunur) (d. 28 Mart 1936 Arequipa, Peru) Perulu roman, öykü ve oyun yazarı, eleştirmen, 2010 yılında Nobel Ödülü kazanmıştır.
Dedesinin konsolos olarak görev yaptığı Cochabamba'da yetişti. Lima'daki askeri bir okuldan mezun oldu. Lima San Marcos Üniversitesi'nde edebiyat eğitimi gördü. İspanya'da Madrid Üniversitesi'nde doktora yaptı.
Yayınlanan ilk eseri 1952'de basılan İnkanın Kaçışı adlı oyundu. Ardından çeşitli dergilerde öyküleri yayınlandı. Gazetecilik ve televizyonculuk yaptı. Cuadernos de Composiction ile Literatura dergilerinin yayın kadrosunda yer aldı. 1959-1966 arasında Paris'te yaşadı. İlk romanı Kent ve Köpekler 1963'de yayınlandığında büyük ilgi gördü. Birçok dile çevrildi.
3 yıl Londra'da yaşadı. 1969'da ABD'de Washington Üniversitesi'nde ders verdi. 1970'te Barselona'ya yerleşti. 1974'te Lima'ya döndü.
1990'da Demokratik Cephe'nin adayı olarak katıldığı Peru başkanlık seçimlerinde başarılı olamadı. Latin Amerikalı yazarların en tanınmış ustalarındandır.
Latin Amerika'nın kır ve kent yaşamını, değişik insanlarını anlatan romanlarında kendine özgü bir üslup kullandı. Gerçekçiliği ve anlatımdaki ustalığıyla başarı kazandı. 2010 Nobel Edebiyat Ödülü'nü almıştır.
--reklam--
Mario Vargas Llosa Kitapları - Eserleri
- Teke Şenliği
- Üvey Anneye Övgü
- Genç Bir Romancıya Mektuplar
- Cennet Başka Yerde
- Kelt Rüyası
- Elebaşılar - Hergeleler
- Hınzır Kız
- Kent ve Köpekler
- Masalcı
- Palomino Molero'yu Kim Öldürdü
- Yüzbaşı ve Kadınlar Taburu
- Mayta'nın Öyküsü
- Ketum Kahraman
- And Dağlarında Terör
- Yeşil Ev
- Don Rigoberto'nun Not Defterleri
- Dünya Sonu Savaşı
- Bir Ziyaretçi
- Julia Teyze
- Das Böse Mädchen
- Los Cachorros
- Conversation in the Cathedral
--reklam--
Mario Vargas Llosa Alıntıları - Sözleri
- Kitap okumayan, edebiyata el sürmemiş bir insanlık, kaba ve ilkel dili yüzünden ürkütücü iletişim sorunları yaşayan bir sağır-dilsizler topluluğuna döner.. Aynı şey bireyler için de geçerlidir.. Hiç okumayan, az okuyan ya da yalnız süprüntü okuyan insan, engelli bir insandır..' (Hınzır Kız)
- "...Hiç1şey kolay degil, Lituma. Çok doğru gibi görünen dogrulara 4ayrı açıdan bakarsan, yakından bakarsan yarı-doğru ya da yanlış görünmeye başlarlar..." (Palomino Molero'yu Kim Öldürdü)
- No, not in any way. One thing is sure, we have to put an end to this situation. (Conversation in the Cathedral)
- İnsanın, kendisini artık bir insan gibi hissetmemesinden daha berbat bir şey olamaz. (Masalcı)
- Söz çok fiil az, ne bu böyle?! (Los Cachorros)
- Siz hiç hapiste bulunmadınız, öyle değil mi Dona Merceditas? Günler gelip geçer ve insanın yapacak hiçbir şeyi yoktur. İnsan çok sıkılır orda, inanın bana. Çok da açlık çeker. (Elebaşılar - Hergeleler)
- Aşk mucizeler yaratır. (Elebaşılar - Hergeleler)
- 'Bilindiği gibi sürüler konuşma yeteneği olmayan, az çok güçsüz yaratıklardan oluşur. Ayrıca, kargaşa anında sürünün düzensizliği değil itaatkarlığı yeğlediği deneylede 1çok kez doğrulanmıştır. Yani keçiler gibi hareket edenlerin başını çeken liderler değil tekelerdir. Bu yaratıklardan bizlere de 1seyler bulaşmış olmalı ki, insan sürüleri arasında da teke gibi yöneticiler insan kitlelerini sarp kayaklıklara sürükleyip, kayalıkların doruğundan denize atlatabiliyor. Bu tür durumlar uygarlığı kasıp kavuruyor olmasa da oldukça sık rastlanan durumlar.' (Don Rigoberto'nun Not Defterleri)
- Çok keyifsiz olduğu halde, yazdığı şeyin korkunçluğu karşısında gülme krizine tutulmuştu. (Kelt Rüyası)
- Platon'un yaşadığı dönemde spor bir araçtı, yaşamın belediyelerce kontrol altına alındığı modern zamanlarda olduğu gibi bir amaç değil. (Don Rigoberto'nun Not Defterleri)
- "Sivil kıyafetle dolaşılacak, sivillerle birlikte olunacak, bir sivil gibi çalışılacak:' "Ama, bir asker gibi düşünülecek’’ (Yüzbaşı ve Kadınlar Taburu)
- Evet, onları kullanıyor, bu açık. Ama hiç değilse aşağılamiyor onları... (Masalcı)
- İnsanlar ne suçlar işliyorlar. Asıl suçluların cezasız kalmaları beni çıldırtıyor. Onlara hiçbir zaman hiçbir şey olmuyor, öyle değil mi? (Palomino Molero'yu Kim Öldürdü)
- Ve böylece günler geçiyor, sen umudunu yitiriyorsun... (Elebaşılar - Hergeleler)
- "Devrim toplumu, bilim de bireyi tüm felaketlerinden kurtaracaktır." (Dünya Sonu Savaşı)
- “Çocuklar çamura bulanmayı mı seviyor, öyleyse topluluklarda çöp toplama işi onlara verilecekti” (Cennet Başka Yerde)
- "Korkak olduğumuz için kahramanı oynarız, yakınlarımızı öldürme isteğiyle yanıp tutuştuğumuz için katili oynarız, doguştan yalancı oldugumuz için oynarız." Jean-Paul Sartre (Kent ve Köpekler)
- Bence hayatta bir insanın tutkuları uğruna şerefsizliği ve hapse girmeyi göze alması kadar değerli bir şey olamaz. (Don Rigoberto'nun Not Defterleri)
- "Neden dövüşmekten başka bir şey bilmezler, neden barış içinde yaşayıp da hayatın tadını çıkarmazlar ki bunlar?" diye söylendi Don Anselmo. "Yaşam o kadar güzelleşirdi ki o zaman." (Yeşil Ev)
- Bir an anlıyor ve unutuyor. Onunla iletişim kuramıyorsun. Kendi kendine konuşuyorsun, otuz yıldan fazla bir zamandır yaptığın gibi. (Teke Şenliği)
Yorumlar
0 yorum