Kitap Künyesi

Yazar: Marguerite Duras

Çevirmen: Nedret Tanyolaç Öztokat

Orijinal Adı: Un barrage contre le Pasifique

Yayın Evi: Can Yayınları

İSBN: 9755107185

Sayfa Sayısı: 267

--reklam--

Pasifik'e Karşı Bir Bent Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Romanın başkişisi olan Anne, Kuzey Fransalı bir eğitmendir. Eğitmen olan kocasıyla birlikte, kendilerini Pierre Loti'nin romanlarına, propaganda afişlerine kaptırıp soluğu Çinhindi'nde alırlar. Birkaç yıl süren mutlu bir yaşamdan sonra, baba ölür, Anne iki çocuğuyla, (Joseph ve Suzanne) tek başına kalır. On yıl çalışıp para biriktirdikten sonra, uzun uzun uğraşıp Tapu İdaresinden birkaç hektar toprak alır. Ne var ki, bu toprak deniz kıyısında, ekime elverişsiz bir toprak parçasıdır. Çocuklarını tutkuyla seven, onlara birşeyler bırakmak isteyen Anne, inat eder. Ona inanan bazı köylülerle birlikte Pasifik'e karşı bent kurmaya girişir. Ama Pasifik'in yükselen sularıyla bent yıkılır. Marguerite Duras'nın romanı işte bu noktada başlar. Anne, yirmi yaşındaki Joseph ve on altı yaşındaki Suzanne, bir bungalovda zor koşullarda yaşamaktadırlar; topraklarının her an ellerinden alınma tehlikesi vardır. Çocuklarının kendisini terk edeceğinden çok korkan Anne, büyük bir enerji ve umutla toprağı verimli kılmak için çabalar durur. Sonunda, Joseph'in öfkeleri ve aşkları, Suzanne'ın yazgısına boyun eğişi arasında tükenir gider. Çinhindi'nde doğan Marguerite Duras'nın adını edebiyat dünyasına duyuran Pasifik'e Karşı Bir Bent'te, utanılası bir sömürge yönetimi altında yaşayan Asyalılarla yoksul Beyazların, maddi ve manevi sonsuz sefaleti gözler önüne serilmiştir.

--reklam--

Pasifik'e Karşı Bir Bent Alıntıları - Sözleri

  • - Bazen ona baktığımda yaşamıma bakıyormuş gibi oluyorum ve hoş değil bu.
  • - Yalnızca elinizi tutmak bile, dedi susamış bir sesle, bende müthiş bir etki yapıyor. Suzanne elini onun avucuna bırakmıştı.
  • Beyaz aslında son derece kirleticidir.
  • Joseph düşler içindeymişçesine ona baktı: - Yaptığımız tek şey bu, beklemek, ama artık bekle­mekten bıktığımıza karar vermemiz yeterli. Onunla konu­şacağım.
  • Geniş ve güzel bir ırmağın iki yanında uzanan yüz bin nüfuslu büyük bir kentti burası. Tüm sömürge kentlerinde olduğu gibi burada da iki kent vardı; beyaz kent ve öteki.
  • - Yakınmamalısın, dedi Suzanne. - Yakınmıyorum, ama bir kez daha başlamaya artık gücüm yok.
  • Çünkü bana öyle geliyor ki durumumu iyice bil­seydiniz, tümüyle ilgisiz kalmayabilirdiniz.
  • - Sizin için değerim hiçten de az, dedi Mösyö Jo ye­niden umutsuzluğa kapılarak, her gün bunu daha çok his­sediyorum.
  • Tabii ki çok parası var. Yolculuk ediyor. Aşk onu Venedik Karnavalında bekliyor. Öteki yakışıklı. Koyu renk gözleri, siyah saçları, sarı peruğu var, çok soylu.Önce ne yapmış olurlarsa olsunlar işin tamam olduğu bili­niyor bu erkekle. İşte büyülü olan bu, bunu kadından ön­ce biliyor izleyen, ona haber vermek istiyor. Bir fırtına gi­bi geliyor ve tüm gökyüzü kararıyor.
  • Onu da hiç unutamayacaktı ya da daha çok onun çektikle­rini. - Kim olduğumu unutmam gibi bir şey bu, olanaksız.
  • - Yalnızca kendime, bir kez olsun, yalnızca kendime.
  • - Belki ona ben anlatmalıydım, dedi Joseph. Hiçbir şey anlamamış olmalı.
  • Genç ve güzel bir kadın.
  • - Beni şaşırtmıyor bu, dedi, ummalıydık böyle bir şeyi.
  • Barner'i dinlemek için gözle görünür bir çaba gösteriyordu, ancak aslında aklı uzaklar­da, Joseph'teydi.

--reklam--

Pasifik'e Karşı Bir Bent İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Duras Fransız edebiyatının en önde gelen ve üretken yazarlarından biri. #pasifikekarşıbirbent ilk dönem eserlerinden ayrıca üne kavuştuğu kitabı. Duras 18 yaşına kadar ailesiyle Fransa sömürgesi Hindiçin’de (Vietnam) yaşamış. Anne ve babası Hindiçine göçmüş iki öğretmenmiş ve babasının ölümüyle daha yoksul şartlarda yaşamışlar. Bu dönem farklı açılardan Duras’ın kitaplarında sık sık geçer. Annesi birikimleriyle Pasifik kıyısında bir arazi satın alıyor ama tarıma elverişsiz bir arazi verilmiş. Sömürgede yaşamı, ayrımcılığı, yozlaşmayı bizzat tecrübe eden Duras bu kitabında yaşanları kurgusallaştırıyor, bir anne ve iki çocuğunun yaşadıkları üzerinden. 16 yaşında kendinden yaşça büyük bir işadamıyla maddi imkansızlıklar yüzünden yaşadığı ilişkiye bu kitapta farklı bir şekilde yer vermiş. Ama genç kızın bedeni üzerindeki hakimiyet tavrı aynı:) İlişkiyi anlattığı kitabı #sevgili . Sevgili ile Pasifik’e Karşı Bir Bent birbirlerini tamamlayıcı kitaplar. Konu aynı olaylar çerçevesinde olsa da anlatım olarak, yoğunlaşılan detaylar olarak çok da farklılar ve ikisini de çok seviyorum :)) Kitabın konusu Anne’nin verdiği mücadele olsa da Duras’ın erkek kardeşine olan sevgisini de derinlemesine anlattığı kitaplardan biri. #yazmak kitabında yer alan Genç İngiliz Havacısının Ölümü denemesi de kardeşi ile ilgili ve beni çok sarsmıştı, kurgu da olsa onları birlikte görmek güzeldi. Duras anlatımında Brecht’in yabancılaştırma efektinden* faydalanmış. Karakterlere mesafeli bir anlatıcı ve iç dünyalarından çok olayları veriyor. Anlatımını seviyorum Duras’ın. *Yabancılaştırma efekti tiyatro için kullanılıyor genelde, Brecht geliştirmiş. İzleyice katharsis^ deneyimi ile gelen duygulanımın önüne geçmek ve izleyecinin nesnel olarak sınıf farkını, halkın sorunlarını sorgulamasını sağlamak amacı güden bir teknik. ^Katharsis Aristoteles’in Poetikasında geçer ilk olarak. Tragedya’da acıma ve korku uyandırarak katharsis deneyimlenir, bir çeşit arınma. #margueriteduras ın eksiktili üslubu ya da diyalog anlatılarıyla sorun yaşadıysanız bu kitapla o sorunu düzeltirsiniz diye umuyorum. Başlangıç için çok uygun. (Vox Nihili)

Kuşkusuz şimdi başkasıyla olmak isterdi, zorla gülümsemeyeceği birisiyle.: Duras'ın bu eserinde, iki çocuğuyla birlikte yaşam mücadelesi veren bir annenin sahip olduğu topraklarını sürekli olarak sular altında bırakan Pasifik'e karşı verdiği mücadele anlatılıyor. Kitabın ana teması bence "arzu". Kendini çocuklarına ve topraklarına adayan bir anne, hayal kuran ve zengin olmayı umut eden çocukları göze çarpıyor bu hikayede. Romanda her ne kadar Anne'nin topraklarını mahveden Pasifik'e karşı bir bent yapmaya çalışması söz konusu olsa da, burada, Suzanne ve ona elmas teklif eden Monsieur Jo arasında geçen anlar ve Suzanne'ın evlilik düşüncesi anlatılıyor. Kitap ilk başta sıkıcı gelmişti ama olaylar ardı ardına geldikçe, roman akıcı bir hal almaya başladı. 20. yüzyıl yazarlarından olan Marguerite Duras'ın bu romanını tavsiye ederim :) yazar/Marguerite-Duras kitap/pasifike-karsi-bir-bent--228290 (Figen)

Pasifik'e Karşı Bir Bent: Duras'ya bir kez daha hayran oldum. Çok iyi bir kitap, kesinlikle tavsiye ediyorum. Pasifik'e Karşı bir Bend, hayatlarını tarumar etmek için üstlerine çullanan sayısız dalgalara karşı her gün irili ufaklı bentler inşa ederek inatla adeta çılgınca mücadele eden dünyanın her yerindeki kadınlara, bizlere bir selam Duras'dan. Kitap iki kez beyaz perdeye uyarlanmış. Karakterler benim gözümde canlandığına yakın mı diye merak edip baktım. Kısa tanıtım filmlerinden gördüğüm, her iki filmde de ana karakterler ne kadar farklı hayat bulmuş. Mösyö Jo'yu için seçilen aktörlerin arasındaki inanılmaz fark çok şaşırttı özellikle. Bir kez daha mutlaka önce kitabı okumak insanın kendi karakterlerini canlandırması için en doğrusu diye düşündüm. Yine de 1958 ve 2008'de çekilen filmlerin oyuncu kadrosundan bir seçki olsa sanki en uygunu. Joseph kesinlikle Antony Perkins (1958) anne mutlaka Isabelle Huppert (2008) olmalı, Mösyö Jo için Randal Douc (2008), Suzanne için bence Sevgili filminde ana karakteri (Duras'yı) canlandıran Jane March olabilse.. (Zeynep Kivilcim)

--reklam--

Pasifik'e Karşı Bir Bent PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Marguerite Duras - Pasifik'e Karşı Bir Bent kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Pasifik'e Karşı Bir Bent PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Marguerite Duras Kimdir?

1914 yılında Çinhindi'nde doğan Duras, gençliğini geçirdiği bu ülkenin atmosferinden ve olaylarından derinden etkilendi. 18 yaşında Paris'e geldi; hukuk, matematik ve siyaset bilimi okudu. Komünist Parti'ye katıldı. İlk romanı Les Impudents'ı 1943 yılında yayımladı. Özyaşamöyküsel bir roman olan Sevgili ile 1984'te Fransa'da Goncourt Ödülü'nü aldı. Çok sayıda roman dışında, birçok senaryoya da imza attı. Bütün eserlerinde edebiyatı sorguladı. 1960 Cannes Film Festivali'nde gösterilen Hiroşima Sevgilim, Duras'ı ününün doruğuna çıkardı. Duras 1996 yılının Mart ayında 82 yaşında öldü.

--reklam--

Marguerite Duras Kitapları - Eserleri

  • Sevgili
  • Ölüm Hastalığı
  • Hiroşima Sevgilim
  • Moderato Cantabile
  • Bir Yaz Akşamı On Buçukta
  • Bir Kış Günü Öğleden Sonra
  • Yaz Yağmuru
  • Yazmak
  • Mavi Gözler Siyah Saçlar
  • Bahçe
  • Acı
  • Yıkmak Diyor Kadın
  • Askıya Alınmış Tutku
  • Bay Andesmas'ın İkindisi
  • Pasifik'e Karşı Bir Bent
  • Somut Yaşam
  • Yeşil Gözler
  • Buraya Kadar
  • Konsolos Yardımcısı
  • İngiliz Sevgili
  • Lol V. Stein'ın Kendinden Geçişi
  • Tarquinia'nın Küçük Atları
  • Ayrılık Müziği
  • Normandiya Kıyısının Yosması
  • Savaş Yılları Defterleri ve Diğer Metinler
  • Kuzey Çinli Sevgili
  • Cebelitarık Denizcisi
  • Bütün Gün Ağaçlarda
  • Yann Andrea Steiner

--reklam--

Marguerite Duras Alıntıları - Sözleri

  • ona bakıyordum gitgide daha hızlı konuşuyordu ve sonra birdenbire konuşmayı kesti -bakıştık, bakıştık. Gökkubbe yıkıldı. (İngiliz Sevgili)
  • Demek, yine. Her gün, her yerde artıyor. Televizyon hastalığı. Televizyon cihazı pis. Bir ev eşyası haline geliyor, ama eski ve pis, eski bir tencereye, bir bulaşık çukuruna dönüşüyor. Çok zamandır görüyor, duyuyoruz onları. (Yeşil Gözler)
  • Karşılarına geçip bütün bir gece seyretseniz de, sizi ne fark eder, ne de sizden tedirgin olurlardı. Öylesine yalnızlardı ki dünyada, yalnızlık nedir artık bilmez olmuşlardı. (Bir Kış Günü Öğleden Sonra)
  • Filmler vardır, kalıcıdır; filmler vardır, seyredildikten sonraki saatler içinde yok olur gider. Ben sinemaya gidip gitmediğimi buradan anlarım: bir önceki gün gördüğüm film, ertesi gün bende nasıl bir kılığa bürünmüşse, ne hale girmişse, gördüğüm film odur. (Yeşil Gözler)
  • Öznesiz bir acının anlamı nedir? (Lol V. Stein'ın Kendinden Geçişi)
  • İnsanın herhangi birinden kopması, doğasına uygun bir olay değildir . (Cebelitarık Denizcisi)
  • Hayat beni fazla ilgilendirmiyor... Hiçbir zaman gerçek anlamda ilgilenmedim hayatla... (Yaz Yağmuru)
  • Kalbimi hissetmiyorum artık. (Acı)
  • Ben sizin yerinizde olsam dinlerdim. Dinleyin beni.. (İngiliz Sevgili)
  • Ona beslediğim bu saçma sevgi, benim için kavranması olanaksız bir gizem olarak kalıyor. Neden ölümüyle ölmek isteyecek ölçüde çok seviyordu onu, bilmiyorum. Bu iş başa geldiğinde on yıldır ayrıydım ondan, onu çok ender düşünüyordum. Öyle görünüyordu ki her zaman için seviyordum onu, bu sevgide hiçbir değişiklik olamazdı. Ölümü unutmuştum. (Sevgili)
  • Bakarsın ki yaşamda çözüm az ve her şey yerli yerine oturur, gün gelir bir tek değiştir­me düşüncesi bile şaşırtıcı olur. (Bahçe)
  • Bir yıl sürdü saçının uzaması. Düşünüyorum da, saçları­ mı kesenler saçların bu kadar zamanda uzadığını bilselerdi, bu işi yapmadan bir kez daha düşünürlerdi diyorum. (Hiroşima Sevgilim)
  • Yavaş sesle ekledi: "Hep yirmi yaşındaymışçasına çekip gitmek gerek, bunu unutma." (Tarquinia'nın Küçük Atları)
  • Yalnızlık hazır bulunmaz, oluşturulur. (Yazmak)
  • Para yoksa erdem "geçersizdi" ve masumiyet mahküm edilebilirdi (Savaş Yılları Defterleri ve Diğer Metinler)
  • Birincisi, onu öldürdüğümü düşümde görmüştüm. İkincisi, onu öldürdüğümde düş görmüyordum. (İngiliz Sevgili)
  • Onun yanına uzanırsınız. Kendinize ağ­larsınız hep. (Ölüm Hastalığı)
  • tuhaf bir hikâye bu her şeye rağmen. (Yaz Yağmuru)
  • Artık, yalnızca gözlerinizi görüyorum. (Normandiya Kıyısının Yosması)
  • ..uzaklara git... Asla geri dönme ... Asla! .. çok uzaklara git... öyle ki, bulunduğun yer aklımın ucundan bile geçmesin ... (Konsolos Yardımcısı)