Kitap Künyesi
Yazar: Behçet Çelik
Editör: Duygu Çayırcıoğlu
Tasarımcı: Suat Aysu
Yayın Evi: İletişim Yayınları
İSBN: 9789750531163
Sayfa Sayısı: 131
--reklam--
Patikaların İyi Yanı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bu kez bir şeye benziyor susuşu, hem de çok benziyor. Halasının eskiden sabah akşam dinlediği, yaşlı adamların soluk almadan uzun upuzun cümlelerle yasak bir aşkı, yaralı bir sevdayı, ölüp gidenlerle acıyla kalanları anlattıkları, derin bir soluk alıp yeni bir cümleye başlamadan önce tek bir kelimeyi atılamadığı için ağdalanıp göğüs boşluğuna yayılan bir çığlığı titreterek yineleyip durdukları şarkılara benziyor.
Öykücülüğümüzün usta isimlerinden Behçet Çelik, geçirimsiz kale duvarlarına çevirdiğimiz sıkı dokulu hayatlarımıza apansız düşen ışıkların yarattığı siluetleri; seyrelme, dağılıp ortalığa saçılma ya da her şeyin şeklini yitirip bir büyük eriyikte birleşmesi telaşlarımızı; yola girdim yoldan çıktım derdi duymaksızın aşındırdığımız patikaları; şehrin tozunun güneşe ait zannedildiği saatleri; bir düşünceden ya da bir olasılıktan düşerken dönen başlarımızı, Türkçenin en ince, en özenli haliyle anlatıyor.
Patikaların İyi Yanı, zamana atılmış edebî bir çıpa, hem sabit hem değil, öncesiyle sonrasını da sezdiğimiz, uzayıp kısalan bir şimdiden öyküler.
--reklam--
Patikaların İyi Yanı Alıntıları - Sözleri
- - Gençken herkesten alacaklı zannediyor insan kendisini, kimseyle arasında herhangi bir sözleşme olmadığını zamanla kavrıyor.
- “Seyrelmek istemiyor, yok olmak gibi bir şey bu onun için, dağılmak, ortalığa saçılmak, bir daha toparlanamamak.”
- (...)İçinde kendisinin bile olmadığı bir boşluğa -uzak yakın, bildik yabancı- sonradan sığmaya çalışmak(...)
- (...)Dönüp dolaşıp aynı cümleleri yeniden ısrarla peş peşe yineleyen, sanki bütün dünya onlara bir şeyler-para, mülk, unvan, itibar- borçluymuşçasına mağdur ve bundan her daim haklılık, aksilik ve şirretlik almaşığı bir ömür devşiren adamlarla kadınların evreninde sıkışıp kalmış hissetmekten bıkkın, her yanını balçık bataklık kaplamışçasına hareket edememiş olmaktan yorgun, gecenin korkusundan, kaygısından henüz sıyrılamamış halde ağır aksak yürürken tökezleyiverdi, düşer gibiyken doğruldu.
- Düşünceden düşmek....
- Sinirlendi, ne kadar zorlanarak açmıştı oysa derdini, gizli bir sevdayı itiraf eder gibi, utanç, hüsran, merak iç içeydi.
- Bekliyorlar, çoktandır bekliyorlar, hep bekliyorlar, ama bir şey olmuyor
- Yıllarını aldı o münasebetsizi kovmak.
- Başkasının değil senin ne düşündüğün önemli....
- Ama ben şiir yazmak ,şair olmak değil, şiir olmak istedim..
- "Canım kendim," deyiverir.Dert etmez belli ki bir sonraki adımı.Geçmişte yürüdüklerine sayar.
- Bir sonraki adımı atamamak değildi mesele, atabilmek, bu haldeyken bu denli isteksiz, takatsizken gene de atabilmekteydi.Adım olmayan adımlarla yürümekti.
- Gözyaşlarım kırık şimdi.
- Hep mazeret saydılar korkaklığıma, alınmadım, bunları konuşacak kadar yakındım onlarla.
--reklam--
Patikaların İyi Yanı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bir başka ustayı okudum bu defa. Behçet Çelik'in son öykü kitabı "Patikaların İyi Yanı". Bu kitabı, konuyu ele alış biçimi, izlediği yol ve kullandığı dil açısından, bir önceki kitabı "Belleğin Girdapları"nın izini süren bir kitap gibi okudum. Edebi bir tahlil olmayacak ama çokomel kapları vardır, kırış kırıştır ve onu tırnağını süre süre düzeltmek pek hoş bir haz verir, sonra o çokomel kapları kitapların arasına konur. Çelik'in öyküleri açıp sermesi yukarıda anlattığım çokomel kabı düzleme hazzı veriyor. Öykülerin ekserisi durum öyküsü. Geçmişle hesaplaşma, söylenemeyenler, olamama, dostluk, aile gibi konuları seçmiş Behçet Çelik. İyi kitap. Bir solukta okuyup bitirmek üstüne kurulmamış, her okunuşta farklı bir anlam arayışına sevk edecektir. (Özgür Çırak)
Geçtiğimiz mayıs ayında çıkar çıkmaz hemen siparişini verip aldığım bu kitap, 11 öyküden oluşuyor. Adını kitabın içinde yer alan aynı adı taşıyan öyküden almış. Patikaların İyi Yanı Behçet Çelik ile tanışma kitabım oldu. Diline aşina olmadığım için başlarda zorlanarak okudum tüm konsantremi vererek okuyunca da aslında her hikayenin ortak temaya sahip olduğunu fark ettim. İç dünyamızda olup bitenler,çözüm arayışları, karanlık noktalarımız, geçmişle hesaplaşmalar, düşünce ve duygular, geçmişin bugüne uzantıları ve günümüze etkileri tüm hikayeler de olan ortak temalardır. Kitap günümüzün bir çok sorunlarına da değiniyor yalnızlık, parasızlık, işsizlik, anlaşamadığımız sığ ilişkiler, Emeğin sömürüsü, insanların sıkıntılarını, yüksek binalarla kuşatılmış kalabalık şehirler, uzun çalışmalarla geçen zaman gibi sorunlara yer vermiş yazar, dönüpte etrafımıza baktığımızda bu sorunların en az ikisi bizlerde mevcut, yazarın böyle ciddi sorunları kitabında yer vermesi kitaba olan beğenimi daha çok arttırdı. Geçtiğimiz o patika yolların bize iyi ve kötü yanlarını düşündüren bu öyküleri okumanız dileği ile İyi kitap okumalar (Güloo)
--reklam--
Patikaların İyi Yanı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Behçet Çelik - Patikaların İyi Yanı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Patikaların İyi Yanı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Behçet Çelik Kimdir?
Behçet Çelik 1968'de Adana'da doğdu. Adana Anadolu Lisesinden 1986'da, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 1990'da mezun oldu. İlk yazısı 1986'da Yeni Adana gazetesinde, ilk öyküsü 1987'de Varlık'ta yayınlandı. Çeşitli dergilerde öykü, yazı ve çevirileri yayınlanan Çelik, Yazılı Günler ve Virgül dergilerini yayınlayanlar arasında yer aldı. 1989'da Akademi Kitabevi Öykü Başarı Ödülünü kazandı; Gün Ortasında Arzu isimli öykü kitabı 2008'de Sait Faik Hikâye Armağanına, Diken Ucu adlı öykü kitabı da 2011'de Haldun Taner Öykü Ödülüne değer bulundu. İki Deli Derviş(1992), Yazyalnızı (1996), Herkes Kadar (2002), Düğün Birahanesi (2004), Gün Ortasında Arzu (2007), Diken Ucu(2010) adlı öykü kitaplarının yanı sıra Dünyanın Uğultusu (2009) ve Soluk Bir An (2012) adlı romanları ile Sınıfın Yenisi adlı ilkgençlik romanı (2011) yayınlandı. Çelik'in doğup büyüdüğü Adana üzerine yazılmış yazılardan oluşanAdana'ya Kar Yağmış (2006) adlı bir de derlemesi ve Ateşe Atılmış Bir Çiçek/ Yazarlar, Kitaplar, Okuma Notları(2012) adlı bir deneme kitabı bulunmaktadır. Behçet Çelik'in "Çok Tanıdık, Çok Bildik" isimli öyküsü ABD'de yayımlanan Istanbul Noir adlı kitapta, "Soğuk Bir Ateş" adlı öyküsü de Hollanda'da yayımlanan Stad en Mens adlı kitapta yer almıştır.
--reklam--
Behçet Çelik Kitapları - Eserleri
- Gün Ortasında Arzu
- Belleğin Girdapları
- Diken Ucu
- Dünyanın Uğultusu
- Soluk Bir An
- Sınıfın Yenisi
- Düğün Birahanesi
- Herkes Kadar
- Kaldığımız Yer
- Yolun Gölgesi
- Patikaların İyi Yanı
- Yazyalnızı - İki Deli Derviş
- Çantasızlar Kampı
- Ateşe Atılmış Bir Çiçek
- Adana'ya Kar Yağmış
- Düğün Birahanesi
- Dünyaya Baktığımız Yol
--reklam--
Behçet Çelik Alıntıları - Sözleri
- her düşüme sindi şu uyanıklık. (Yazyalnızı - İki Deli Derviş)
- “Seyrelmek istemiyor, yok olmak gibi bir şey bu onun için, dağılmak, ortalığa saçılmak, bir daha toparlanamamak.” (Patikaların İyi Yanı)
- “Benim güçsüzlüğüm kendini güçlü hissetmene neden oluyor, biliyorum,” dedi. “Çok yanlış,” dedim. “Bu çok yanlış.” “Doğru olan ne peki? Çırpınıyorum karşında, susuyorsun. Daha da zorlarsam, kelimelerin yetmediğini söyleyeceksin hep yaptığın gibi. Takılmışsın buna. Beni üzmekten zevk alıyorsun. Yaşadığını böyle hissediyorsun. Kim bilir, kimin öcünü alıyorsun beni böyle sefil hallere sokunca.” (Gün Ortasında Arzu)
- Baykuşun tünediği daldayım. Baykuş değil yarasa - baş aşağı asılıyım. (Gün Ortasında Arzu)
- Oysa gitmeyi bilen ne de güzel gidiyordu. (Gün Ortasında Arzu)
- çevremizi saran incir ağaçlarının kokusu, yalnızca sarhoş olduğum zamanlar duyduğum bir acıyı depreştirdi. yitip gidenin peşinden bakmaya benziyordu. artık göremeyeceğini bildiğin bir dostu, gece rüyanda görüp, sabah ağlayacak gibi uyanmaya. haymada oturan adamın ufkuna bir iki incir ağacı yerleştirdim. insan neler düşünür böyle bir haymada, bir yola, bir ufka bakarken? (Yazyalnızı - İki Deli Derviş)
- incecik bir yara, hiç iyileşmiyor. (Yazyalnızı - İki Deli Derviş)
- Her şeyin sonsuza dek değiştiğini ikimiz de anlamıştık, ama tam bize göreydi benim böyle debelenmem ve onun hiçbir şey dememesi. (Diken Ucu)
- kardeşim, demezler mi, dostum, canım, bir tanem, nedir bu seni hülyalı hülyalı ortalığa bakmaya zorlayan şey? (Yazyalnızı - İki Deli Derviş)
- Neresi olduğunu kestiremediğim bir yerler açıyor içimde. Bedenin mi bana ait olmaktan çıkıyor, acı mı yer değiştiriyor? Kalbim diyorum, karnım diyorum, göğsüm, hepsinin arasında bunca yıldır farkında olmadığım bir boşluk, neresi bilemiyorum. (Yolun Gölgesi)
- yaşaya yaşaya, acısını duya duya, uykusuzluğu, açlığı, her şeyi bir umutsuzluğa ulayan karamsarlığıyla bitireceğim bu kederi. bir sabah, belirli ölçekte keder duyup belirli litre gözyaşı akıtınca, aylar yıllar sonra ilk kez, kedere değil de sabah sevincine uyanacağım. (Yazyalnızı - İki Deli Derviş)
- tek doğru; her şeyin bir kederle birlikte örüldüğü. (Yazyalnızı - İki Deli Derviş)
- (...)Dönüp dolaşıp aynı cümleleri yeniden ısrarla peş peşe yineleyen, sanki bütün dünya onlara bir şeyler-para, mülk, unvan, itibar- borçluymuşçasına mağdur ve bundan her daim haklılık, aksilik ve şirretlik almaşığı bir ömür devşiren adamlarla kadınların evreninde sıkışıp kalmış hissetmekten bıkkın, her yanını balçık bataklık kaplamışçasına hareket edememiş olmaktan yorgun, gecenin korkusundan, kaygısından henüz sıyrılamamış halde ağır aksak yürürken tökezleyiverdi, düşer gibiyken doğruldu. (Patikaların İyi Yanı)
- "Bir yemeği güzelleştiren yapan değil yiyenlerdir." (Düğün Birahanesi)
- Görüşmelerimiz de bu yüzden seyrelmişti. Bana ev içleri, o ikisine dışarısı batıyordu. Kimselerle görüşmediklerini söylemişlerdi bir keresinde. Şikayetçiye benzemiyorlardı bundan. Yalnızca Aytül, insanların her şeyde bir karşılık beklemelerinden bunaldığını söylemişti. "Bizim ev her zaman, herkese açık, ama her gelen bizim de onlara 'iade-i ziyaret' e gitmemizi bekliyor," demişti. Kendi sözleriyle dolduruşa gelip sesini yükseltmişti ardından. "Ne bu ya? Arkadaş mıyız, diplomatik misyon şefi miyiz, anlamadım!" Sezai Aytül'e o akşam, "Şefim, büyükelçim" diye takılmıştı sürekli. (Düğün Birahanesi)
- Gözyaşlarım kırık şimdi. (Patikaların İyi Yanı)
- Kelimeleri boş verelim, can dostlarımdan birinin dediği gibi, bazı anlamlara gelmiyor onlar. (Kaldığımız Yer)
- 'Herkesin kendini övdüğü bir çağda yaşıyordu.Kimse utanmıyor bundan.' Behçet Çelik - Soluk Bir An (Soluk Bir An)
- Başkasının değil senin ne düşündüğün önemli.... (Patikaların İyi Yanı)
- Bunca kapkaranlık bir dünyada, bu rezaletler bileşkesi karşısında, içimizi yakan kendilik kuruntularımızdan kurtulmanın yegâne yolunun sencileyin başkalarına, kendimiz gibi olmayanlara, onların acılarına, sızılarına açılmak olduğunu sezmezden geldik de ne oldu, ne elde ettik kızım? (Kaldığımız Yer)
Yorumlar
0 yorum