Kitap Künyesi

Yazar: Boris Vian

Çevirmen: Alev Er

Yayın Evi: Can Yayınları

İSBN: 9789755102051

Sayfa Sayısı: 318

--reklam--

Pekin'de Sonbahar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Pekin'de Sonbahar adlı bu romanını yirmi altı yaşındayken ve üç ay içinde yazmıştı. Bu roman, önceden belirlenmiş bir çizgiyi izlemeyen, hızlı, özgür ve çok ustaca yazılmış bir anlatıdır. Boris Vian, bu romanında, sözcüklere gerçek anlamlarını yüklemiş, sözcükler beklediğimizin ötesinde, pek çok durumu da tanımlar bir nitelik kazanmıştır. Romandaki anlam belirsizlikleri, yazarın isteyerek yarattığı bir durumdur. Boris Vian'ın daha önce ve sonra yazdığı romanların ortasında yer alan bir mola, patlayan bir kahkaha gibidir.

--reklam--

Pekin'de Sonbahar Alıntıları - Sözleri

  • Dansın vazgeçilmez figürlerinden biri olan tehlikeli bir sıçrayışın en keyifli noktasındayken duydukları bir sesle irkildiler.Telefonun zili, bir medüzün kulak zarı patlatan ıslığını çağrıştırabilmek için ne yapmak gerekiyorsa hepsini yaparak, acı acı çaldı. Havada yakalanan Mangemanche sırtüstü yere yayıldı.Cruc da o sırada tepeüstü yere çakılıyordu. İçinde çalımlı, büyük bir hurma ağacı bulunan yeşil bir saksıya gömülüverdi sonunda. İlk ayağa kalkan Mangemanche oldu ve telefonu yanıtlamak için atıldı. Cruc ise topraktan kendini kurtarabilmek için manevra yapıp duruyordu. Sonunda saksıyla birlikte ayağa kalktı, çünkü kafasını kurtarabilmek için çekiştirdiği şey boynu değil ağacın gövdesiydi. Yaptığı yanlışı ancak bütün toprak sırtından aşağı boşaldıktan sonra farketti.
  • Cruc, büyülenmiş gibi bakıyor, gözleriyle pervanenin dönüşünü izlemeye çalışıyordu.Gözyuvarlarını çukurlarının içinde döndürüp duruyordu bu amaçla ama, merkezkaç kuvvetinin etkisiyle göz billurları dışarı uğruyordu. Bu nedenle ancak kirpiklerinin iç kısmını görebiliyordu. Sonunda bu izlemeden vazgeçti.
  • İnsanın, dağın taşın kum ve yapışkan lümetlerle kaplı olduğu bir çölün ortasında kendi düzeyinde biriyle karşılaşması büyük zevk.
  • Kim ki sorunu araştırmaktan kaçınır, hataya düşmek onun için kaçınılmazdır... Lord Raglan
  • Bilirsiniz, genellikle kimse bir şey bilmez. Hatta bilmesi gereken insanlar bile. Yani demek istediğim, düşünceleri düzenleyenler, oluşturanlar ve onları kendilerine özgü düşüncelermiş gibi pazarlayanlar. Hiçbiri oluşturduğu düşüncelerin temeline inemez, öyle ki, anlatım tarzları anlatmak istedikleri konudan en az yirmi yıl daha ilerdedir. Sonuç olarak onlardan hiçbir şey öğrenilemez, çünkü onlar yalnızca sözcüklerle yetinirler.
  • Ama aynı işi iki kez yapma enayiliğine düşmemek için, geri geri yaptı bu işi.
  • ... ve otobüsün içine yayılan tekdüze ezgi Amadis'i sallayıp duruyordu. Arka taraf çukurlara dalıp çıktıkça otobüsün omurgası iniltiler çıkarıyor, kıvılcımların çatırtısı o tekdüze müziğe eşlik ediyordu. Birbirini izleyerek geçip giden dükkânlar rengarenk parıltılar saçıyorlardı. Bir vitrinden ötekine atlayan görüntüsünü görmek onu eğlendiriyordu. Ama görüntüsünün o elverişli pozisyondan yararlanarak öteberi aşırmaya kalktığını anlayınca kıpkırmızı kesildi ve yüzünü öteki tarafa döndü.
  • Tek bir hareketle ışığı yaktı. Dünkü suratı hâlâ oradaydı.
  • Odadan dışarı çıkıp kapıyı kapattı. Claude kalemi yeniden eline aldı, çok heyecanlıydı. Ve elleri öyle titriyordu ki, bir yeri daha lekeledi. Üstelik bu kocaman bir lekeydi. Sırıtan bir insan suratını andırıyor ve fışkıran petrol gibi kokuyordu.
  • "Ve işinize zamanında gelin," diye bağırdı amiri. "Dün altı dakika geç kaldınız." " Ama nasıl olur, dokuz dakika erken geldim," diye itiraz edecek oldu Claude. "Evet , tamam da, her zaman on beş dakika erken gelirsiniz," dedi Saknussem(amiri). "Azıcık gayret edin, gözünüzü seveyim."
  • Arthur Eddington çöldeki aslanları toplamanın kolay bir yolu olduğunu söyler; bu iş için kumu elemek yeterlidir, böylece aslanlar eleğin üstünde kalacaktır. Bu işlemin aşamalarından biri -belki de en ilginci- eleği sallama aşamasıdır. Sonuçta bütün aslanların eleğin üstünde biriktirdiği görülür. Ama Eddington bir şeyi unutmuştur; kumun elenmesi sırasında yalnızca aslanlar değil, çakıl taşları da eleğe takılır.
  • Zenci uşak Dupont akşam yemeği için mutfakta başka bir konserve kutusu hazırlamakla uğraşıyordu. Önce yemeği bol baharatla ve harlı bir ateşin üstünde pişirmek gerekiyordu. Sonra lehim hazırlanacak, bol suyla pişirilmiş yiyecek kalaylı saç kutuya doldurulacak, ama önce yemeğin suyu dökülecekti. Sonra kutunun kapağı sımsıkı lehimlenecek ve akşam yemeğinin konserve kutusu böylece hazırlanmış olacaktı.
  • Ulusal Demiryolu İdaresi tasarruf olsun diye ıslak, artık barutları kullanıyordu ve tabancaların zamanında patlamasını sağlamak için tetiğe yarım saat önceden basılıyordu.
  • Nitekim emme hareketini çağrıştıran bir gürültü oldu ve metro beş kişiyi daha yutuverdi. Bunlardan üçü köylüydü, çünkü ellerinde taşıdıkları sepetlerden kaz çığlıkları geliyordu.

--reklam--

Pekin'de Sonbahar İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Vian'ın Pekin'de Sonbahar Adlı Eseri Üzerine İncelemem: Yılın okumaya başladığım ve bitirdiğim ilk kitabı olan Pekin'de Sonbahar'ı sevdim. Kitap Vian'ın da dediği gibi ne sonbaharla alâkalı ne de Çin'de geçiyor. Akıcı bir üslupla yazılmış bir eser. Vian'dan okuduğum 6. kitap olan Pekin'de Sonbahar 20. yüzyılın en iyi romanlarından biri. (İbrahim)

Egzopotamya’ya giden 975 otobüsü... Egzopotamya çölü... Çölde gereksiz bir demir yolu inşaatı... Ve birbirinden bağımsız, alakasız birçok karakterin çölde kesişen hayatları... Gerçekten ne okuduğumu bilmemekle birlikte çok güzel bişey okuduğumu söyleyebilirim. Olağan dışı olaylar o kadar güzel harmanlanmış ki bi süre sonra onlara alışarak daha fazlasını isterken buluyorsunuz kendinizi. Kitabın anlatmak istediği şuydu diyemiyorum asla. Çünkü eminim her okuyanda hatta aynı kişinin her okumasında farklı anımsamalar yaşatacak bir kitaptı. Özgün bir yazarın elinden aşırı özgün bir eser. Farklılık arayanlara şiddetle tavsiye ederim. (Esra)

--reklam--

Pekin'de Sonbahar PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Boris Vian - Pekin'de Sonbahar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Pekin'de Sonbahar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Boris Vian Kimdir?

Boris Vian ( d.10 Mart 1920 - ö.23 Haziran 1959) Fransız yazar, şair, müzisyen, şarkıcı, gazeteci, senarist, oyuncu, eleştirmen, çevirmen ve maden mühendisi. Vernon Sullivan takma adıyla da yazdı. Daha çok yazdığı roman ve tiyatro oyunları ile tanınır.

Yaşamı

10 Mart 1920’de Paris yakınlarındaki Ville d’Avray’da doğdu. Beş yaşında okuma yazma öğrendi. Hayatı boyunca yaşadığı kalp rahatsızlıkları ilk olarak on iki yaşında başlamıştır. Yine bu yaşlarda tifoya yakalandı.

İlk romanında Fransız bürokrasisini eleştirdi. 17 yaşında trompetle tanıştı. Versailles Lisesi'nde felsefe ve matematik dallarında çok başarılıdır. 1940’ta tanıştığı Michélle Leglise ile bir yıl sonra evlendi. 1942 yılında Maden Mühendisliği dalında üniversite diploması aldı; "Office Professionel des Industries et des Commerces du Papier et du Carton" adlı firmada çalışmaya başladı. 1947'de görevine son verilinceye kadar iki kitap yazmış, daha sonra da çevirilerle geçinmiştir. 1946 yılında en tanınmış üç romanını olan Günlerin Köpüğü (L'Écume des jours), Mezarlarınıza Tüküreceğim (J'irai cracher sur vos tombes) ve Pekin'de Sonbahar'ı (L'Automne à Pékin) yazdığında, henüz 26 yaşındaydı. Alfred Jarry'nin geliştirdiği patafizik felsefeye bağlı bir tarzda yazdı.

Mezarlarınıza Tüküreceğim adlı kitabını "Vernon Sullivan" takma adıyla yazdı. Roman, Afrika kökenli ABD vatandaşı Anderson'ın erkek kardeşinin linç edilerek öldürülmesiyle başlar. Roman kahramanı Anderson, intikamını beyaz kızlara tecavüz ederek alır ve yakalanıp asılır. Kitap yasaklanmadan önce 100.000 adet satmış, Vian ise 100.000 frank para cezasına çarptırılmıştır. Yürek Söken (L'Arrache-cœur) adlı roman en son romanıdır. Bu kitabından sonra Vian müzikle daha çok ilgilenmeye başladı. Kardeşleri Alain Vian ve Léilo Vian ile birlikte Fransız caz topluluğu Claude Abadie'ye girdi. Claude Luter ile birlikte çalıştı. Jazz Hot, Jazz News gibi dergilerde modern cazın Fransa'da kabul görmesi konusunda yazılar yazmıştır. Sadece cazla değil, Bertolt Brecht'in şiirlerinden uyarlamalar ve rock ile de ilgilenmiştir. Evliliği 1952'de sona erdi; 2 yıl sonra İsviçreli dansçı Ursula Kübler'le evlenmiştir.

1954'te Cezayir Savaşı'nı ve bir barışseveri konu edinen Asker Kaçağı (Le Déserteur) adlı şarkısı büyük yankı uyandırdı. Binlerce satışa rağmen Fransız vatanseverlerinin öfkesi üzerine şarkı yasaklanmıştır. Tiyatro oyunlarında avangart tarzla absürt tarzı harmandı. Herkes Av (L'Équarissage pour tous) olarak bilinen oyununda Normandiya Çıkarması sırasında bir ailenin yaşadığı gülünçevlilik sorunlarını anlatır. İmparatorluk Kuranlar ya da Schmurz (Les Bâtisseurs d'Empire ou le Schmurz) adlı oyununda ise kapitalist bir ailenin, yeni bir apartman dairesine taşınması ve burayı istila etmesi konu edilir. Bu oyun, 1962'de İngiltere'de, 1968'de New York'ta, Vian'ın ölümünden yedi yıl sonra da Fransa'da sahnelenmiştir. Gerçekçiliğe şiddetle karşı çıkan Vian, varoluşçuluğu(egzistanyalizm) benimsedi.

Filmlerde küçük rollerde oynayan ve senaryo yazan Vian, 23 Haziran 1959 günü Mezarlarınıza Tüküreceğim adlı romanından uyarlanan filmin galasında, Cinéma Marbeuf’te kalp krizi geçirdi ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Ölümü uzun süredir mağruz kaldığı kalp atışı düzensizliğine bağlanmıştır.

--reklam--

Boris Vian Kitapları - Eserleri

  • Mezarlarınıza Tüküreceğim
  • Günlerin Köpüğü
  • Pekin'de Sonbahar
  • Yürek Söken
  • Bütün Ölülerin Derileri Aynıdır
  • Çıtırlar Farkında Değil
  • Generallerin Beş Çayı
  • Generallerin İkindi Kahvaltısı
  • Kasaplığın Elkitabı
  • Kızıl Ot
  • Savrulan Otlar Arasında
  • Ve Bütün Çirkinler Öldürülecek
  • Jöleli Şarkılar
  • Kızlar Farkına Varmıyor
  • Bir Kara Kedi İçin Blues
  • Kurtadam
  • Vercoquin ve Plankton
  • Karıncalar
  • Pornografi Üzerine
  • Derilerinizi Yüzeceğim
  • Sıradan Kişiler İçin Peri Masalı
  • Vasatlar İçin Peri Masalları
  • İmparatorluk Kuranlar
  • Mezarlarınıza Tüküreceğim
  • Günlerin Köpüğü (Çizgi Roman)
  • Geceyarısının Yarısına Doğru
  • Barnum's Digest
  • Mezarlarınıza Tüküreceğim
  • Ve Bütün Çirkinler Öldürülecek

--reklam--

Boris Vian Alıntıları - Sözleri

  • Hep böyledir. Evlisin. Kızlarla yatarsın da hiç sıkılmazsın. Ama karını bir başkasıyla düşündün mü, tüm dünyayı gebertmeye kalkarsın. Bu iş böyle, arada hiç benzerlik yoktur. Erkeğin yaptığı, hiçbir zaman karısını aldatmak değildir. (Bütün Ölülerin Derileri Aynıdır)
  • Adelphin siyah kumaştan (iç kısmı ise kıpkırmızı kadife) dikilmiş pelerini içinde çok yakışıklıydı. Funda ağacından, topuzcuğu elektrikle ka­rartılmış bastonunu almak için aniden eğildi ve iki gün önce soyunurken olduğu gibi, gene yere düşen yaka düğmesini çıkardı yatağın altından bir yerden. (Savrulan Otlar Arasında)
  • Çin: ülke. Çinliler yaşar. Sayıları birden fazladır. Oraya gitmek için oraya götüren yoldan geçmek gerekmektedir. (Vasatlar İçin Peri Masalları)
  • Çiçekçilerin asla demir parmaklıkları olmaz. Kimse çiçekleri çalmayı aklına getirmez. (Günlerin Köpüğü)
  • Can sıkıntısından ölemeyecek kadar gencim. (Geceyarısının Yarısına Doğru)
  • Ritchie'den daha sakar bir herif görmedim hayatımda; tıpla uğraştığını düşününce, hastaları için fena halde kaygılanıyorum. Umarım ruh doktoru olur, bu dalda en boktan herifler bile başının çaresine bakmayı başarıyor her zaman, tedavi edilecek hastaların en kaçığından daha kaçık olmak yetiyor. - sf. 61 Şayet bu aynasıza, havanızı yesinler dediysem, öyle düşündüğümdendir, kötülük bunun neresinde? Hiçbir şeyin, açık yürekliliğin yerini tutamayacağı kanısındayım. - sf. 67 ..., zira viski, bütün Amerika'da bulunabilecek en sağlıklı içkidir kesinlikle. - sf. 95 (İthaki Yayınları - 3. baskı - Hakan Tansel çevirisi) (Çıtırlar Farkında Değil)
  • Neyse ne, batacağımız kadar battık bir kere.. (Generallerin Beş Çayı)
  • " Bir çağlayanda, suyun düşüşünde, " dedi, önemli olan düşüştür, su değil. " (Kızıl Ot)
  • ... gerçekte demek pek bir şey ifa­de etmez aslında, olsa olsa dış görünüşe bakıp yargıla­ma alışkanlığımızın, yengeç ve kabuğu misali, kalbimi­zin derinliklerine demir atmış olduğunu hatırlatır ... (İmparatorluk Kuranlar)
  • Siz düşünmek için yaratılmışsınız.. (Generallerin Beş Çayı)
  • Fakat kapıyı açamadı, üstüne üstlük bir de süpürgeyle alnını şişirdi, zira şövalye dediğin sayısız silah kullanabilir ama süpürge, asla! (Vasatlar İçin Peri Masalları)
  • " Kendimizi bu kadar sevmeseydik, hep yalnız kalırdık. " (Kızıl Ot)
  • “İnsan ancak hiçbir şeye heves duymadığı zaman özgür olur ve tam anlamıyla özgür olan bir yaratık hiçbir şeye heves duymaz.” (Yürek Söken)
  • .. fakat bu savaşta bize asla seçenek sunulmuyor. (Karıncalar)
  • Ne kadar yürürsen yürü; arkanda bıraktığın yol kadar güçlü, ve henüz yürümediğin yol kadar zayıfsın. (Savrulan Otlar Arasında)
  • Yaşamda önemli olan, her şey için bir yargıya varabilmektir. Sonunda kitleler haksız bireyler haklı çıkar. (Günlerin Köpüğü)
  • - Hayat böyle. - Hayır. (Günlerin Köpüğü)
  • Biçimlendirmeyi başaramadığı belli belirsiz bir düşünce kafasını kurcalıyordu yine de. Belli belirsiz bir düşünce. Bir düşünce ki belli belirsiz. (Yürek Söken)
  • Müstehcenlik yalnızca onu keşfedenlerin ve bundan dolayı başkalarını mahkûm edenlerin beyinlerinde var olur. (Pornografi Üzerine)
  • Bütün hızımızla geleceğe doğru yol alıyoruz, o kadar hızlı gidiyoruz ki şimdiyi göremiyoruz; arkada bıraktığımız toz duman, geçmişi de siliyor gözümüzden. (İmparatorluk Kuranlar)