Kitap Künyesi

Yazar: Ahmed Cevdet Paşa

Yazar: Mahir İz

Derleyen: M. Ertuğrul Düzdağ

Yayın Evi: Erkam Yayınları

İSBN: 9799757402311

Sayfa Sayısı: 366

--reklam--

Peygamber Efendimiz Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Son Peygamber Hz. Muhammed (S. A.)

Doğumundan vefatına kadar bütün hayatı

Peygamberliği, Mucizeleri

Getirdiği Din

Hicreti, Savaşları

Kurduğu Devlet

Ashabı, Yakınları ve Hasımları

Ahlakı, Yaşayışı ve Özellikleri ...

--reklam--

Peygamber Efendimiz Alıntıları - Sözleri

  • Peygamberlerin sonuncusu, evlâddan evlâda kalacak bir devlet ve saltanat kurmak için gelmedi ki, erkek evlâdı kalmadı diye endişe edilsin. O ancak âlemi, Allah'a ortak koşmaktan ve sapıklıktan kurtarmak için geldi. Kıyâmete kadar bâki kalacak bir şeriat bırakıp gitmek için geldi. Belki arkasında erkek evlâdının olmaması, bu inceliğe işaret ve birtakım hikmetlere daha uygundu.
  • İnsanoğlu yaşlandıkça, iki şey onda gençleşir: Mal sevgisi ve çok yaşama arzusu.
  • Ya Resulallah, amellerin hangisi yüce Allah’a daha sevgilidir? “Vaktinde namaz kılmak; sonra ana babaya iyilik; sonra cihad etmektir.” (H.Şerif)
  • (Hayası sebebiyle, hakkını aramayan kardeşini azarlayıp, utangaçlığını gidermeye çalışan birisine hitâben): “Onu bırak(azarlama), çünkü haya, imandandır.” H.Ş
  • O gün Medine ahalisi Hazret-i Hâlid'in evine gelip, Resûl-i Ekrem'i ziyaret ettikleri sırada, Yahudi âlimlerinden Abdullah bin Selâm dahi geldi ve dikkatle Hazret-i Peygamber'in yüzüne baktı, "Bu yüz yalancı yüzü değildir" deyip İslâm'la müşerref oluverdi.
  • Allah, "faiz yoktur" hükmünü koymuştur. İlk kaldırdığım faiz de Abbas bin Abdilmuttalib'in faizidir.
  • Kulak veriniz, dikkat ediniz, gökte haber var, yerde ibret alacak şeyler var. Yeryüzü bir sarayın döşemesi, gökyüzü bir yüksek tavan, yıldızlar yürür, denizler durur, gelen kalmaz , giden gelmez.
  • İşte dünyanın hali budur. Kişi ne kadar yaşarsa sonu ölümdür, baki ancak Allah'dır. Vesselam
  • Kureyş’in imana gelmemiş ulularından Velid bin Mugîre, birgün Resûl-i Ekrem’in huzuruna gelerek, “Bana biraz Kur’ân oku da dinleyeyim” dedi. Hazret-i Peygamber de “İnnallahe ye’muru bi’l-adli..” diye başlayan âyet-i kerimeyi okudu. Bunu can kulağı ile dinleyen Velid, “Allah’a yemin ederim ki bunda büyük bir tad ve pek çok güzellik vardır,çok derin ve faydalı bir söz,bu sözü insanoğlu söyleyemez”diye hayranlığını bildirdi ve oradakilere dönüp, “Sizin aranızda şiiri benden daha iyi bilen kimse yoktur,şiirin her nev’ini ve cinsini hepinizden iyi bilirim. Muhammed’in okuduğu kelâm,onların hiç birine benzemez. O söz, her sözden üstündür. Onun üstünde hiç bir söz söylenemez” dedi.
  • “Hirâ’da idim. Bana seslenildiğini duydum. Sağıma soluma baktım,bir şey göremedim. Yukarıya baktım,bir de ne göreyim,bana seslenen melek, yerle gök arasında bir tahta oturmuş! Korktum,Hadîce’ye vardım: Beni örtün,dedim. Cibril indi ve : Yâ Eyyühe’l - Müddesir.. dedi.” Müzzemmil sûresi de bu vak’a üzerine inmiştir. Müddessir: Elbisesine bürünen, Müzzemmil: Örtüsüne bürünen, demektir. Kur’ân-ı Kerîm’in 73. ve 74. sûreleridir.
  • "Ölüm ırmağının girecek yerleri var,ama çıkacak yerleri yoktur. Büyük, küçük hep göçüp gidiyor. Giden geri dönmüyor. İyice inandım ki,herkese olan bana da olacaktır..."
  • ...O vakit Kâ'b da, Resûl-i Ekrem'e medhiye olmak üzere yazdığı meşhur “Bânet suâdu” kasidesini okumaya başladı. Bu medhiyeye “Kasîde-i Bürde” denir. Bürde Arapça hırka demektir. Böyle denmesine sebep ise, Kâ'b kasideyi okurken, Resûl-i Ekrem'in fevkalâde memnun kalarak, sırtından Hırka-i Şerifini çıkarıp, Kâ'b'a giydirmesidir. Kâ'b da onu alıp, ömrü oldukça çok kıymetli bir hediye olarak iftiharla saklamıştır. Sonra Muâviye bin Ebi Süfyân, Kâ'b'a on bin dirhem verip, onu almak istediyse de, Hazret-i Kâ'b, “Ben Resûlullah'ın hırkasını giymek için kimseyi nefsime tercih edemem” diye reddetmişti. Fakat Kâ'b'ın vefatında Muâviye, onun Vârislerine yirmi bin dirhem gönderip, Hırka-i Saadet'i almıştır. İşte ondan sonra hükümdarlar arasında birinden ötekine geçmek suretiyle bugüne kadar gelen Hırka-i Şerife budur.
  • Onların nazarında muharebede şehîd olmaktan daha kıymetli bir saadet yoktu.

--reklam--

Peygamber Efendimiz İncelemesi - Şahsi Yorumlar

İlginç bir kitaptı. O kadar fazla bilmediğim garip ve karisik isimler vardı ki hiç birini ezberliyemedim. Yazarın anlatımı biraz ağır ama bence ara ara böyle dini kitaplar okunmalı. (Ayşe Semra)

İnsanın Kuran Meali ve Siyer kitaplarını okuması bence üzerine borç, zira islamı bu şekilde anlayacak ve idrakine varacağız. Bundan önce çok okumasam da birkaç siyer kitabı okumuştum. Bu kitap dil olarak çok basit bir kitap olmamakla birlikte, kitap severlerin rahatlıkla okuyabileceği bir kitap. İçerisinde çok fazla isim var, hepsini hatırlamak biraz zor. Birkaç defa daha okuruz biz de. Ama ara vermiş olmama rağmen ben çok severek okudum. Allah O'na(S.A.V) layık ümmet olmayı nasip etsin. (Fatıma)

Okunması gereken harika bir kitap. Efendimiz s.a.v. in hayatını bilmek her müslümanın bilmesi gereken en güzel en önemli bilgilerden, ilimlerden birisi.Hayatimizi onun sünnetleri ile yaşamak ve yaşatmak ile onu güzel anlarız ki eğer onun ümmeti isek oda bizim için ümmetim diye göz yaşı döktüyse bizim 4 elle sarilamiz gerekir . Ben kitabı zevkle ve beğeniyle okudum okumanızı da tavsiye ederim. (Murat DEMİRTAŞ)

--reklam--

Peygamber Efendimiz PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Mahir İz - Peygamber Efendimiz kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Peygamber Efendimiz PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Mahir İz Kimdir?

Ankara Kadısı İsmail Abdülhalim Efendinin oğlu, edebiyat tarihçisi yazar/fahir-iz 'in ağabeyidir.

Babasının vazifesinden dolayı öğreniminin bir kısmını Midilli, Balıkesir, Isparta, Medine, İstanbul ve Ankara'da gördü. Ankara Sultanisini bitirdi. Birinci Büyük Millet Meclisinde zabıt katipliği yaptı. İstanbul İmam Hatip Lisesinde ders verdi. Bu ara iki yıl Kimya, bir yıl Hukuk fakültesinde okudu. Sonra Edebiyat Fakültesini tercih etti ve Türk Dili ve Edebiyatı Bölümün bitirdi (1936). Haydarpaşa Lisesinde edebiyat; İstanbul Yüksek İslam Enstitüsünde hitabet, irşad ve tasavvuf tarihi dersler verdi.

Mahir İz, İslami ilimlerde geniş kültürü ve hitabetiyle çevresinde saygı uyandırmıştır. Şiirlerinde Maksud Kamran, edebi yazılarında Namık Yaz, ilmi yazılarında Abdullah Söğüt imzalarını da kullanmıştır. Yazı ve şiirleri Sa'y (Ankara), Sebilüreşad, Yeni İstiklal, İslam Düşüncesi, Bugün, Yeni Asya, Sabah, Yeni İstanbul dergi ve gazetelerinde yayınlandı. Diyanet İşleri Başkanlığının hazırlattığı Kur'an-ı Kerim Meali'nin redaksiyon kuruluna başkanlık etti.

Eserleri: Din ve Cemiyet (1973), Tasavvuf (1969), Yılların İzi (Hatıraları, 1975).

--reklam--

Mahir İz Kitapları - Eserleri

  • Peygamber Efendimiz
  • Yılların İzi
  • Tasavvuf
  • Din ve Cemiyet

--reklam--

Mahir İz Alıntıları - Sözleri

  • Kul emek sarfeder, Allah karşılığını zamanı gelince verir. (Din ve Cemiyet)
  • Medine'nin hususiyetlerinden biri de, İslâm diyarından gelen mücâvirlerden çoğunun bir iş tutarak yerleşmiş olması, aşk-ı Resûl ile mücâvir olan bazı kimselerin, sabah namazlarını haber vermek üzere şafiî vaktinde sokaklarda yüksek sesle 《Ent'el hâdi ent'el-hak, yâ Hak》 diye zikretmeleridir. (Yılların İzi)
  • Rubâi Âheng-i tarab her biri bir yanda söner Cânâna fedâ eylediğin can da söner Bürkân-ı kader, âteş-i mey, şem'-i visâl Hilmî gün olur, cümlesi bir anda söner (Yılların İzi)
  • “Edep İlahi nurdan bir taçtır ki, onu başına geçirdikten sonra istediğin yere gidebilirsin.” (Tasavvuf)
  • Onların nazarında muharebede şehîd olmaktan daha kıymetli bir saadet yoktu. (Peygamber Efendimiz)
  • Ne şemmet bülbülün verdin, ne de hârdan incin Ne gayrın yârına meyl et, ne sen ağyârdan incin Ne sen bir kimseden âh al, ne âh u zardan incin Ne sen bir kimseden incin, ne senden kimse incinsin. (Pertev Paşa) (Tasavvuf)
  • Hazret-i Dâvud’un kabin güzel sese ve saza hayrandı. Cenâb-ı Hak, onlara gönderdiği Dâvud aleyhisselâma öyle fevkâlade bir ses verdi ki, herkes kendinden geçti. (Din ve Cemiyet)
  • Şeref-i zât iledir insanlık Himmetin kesbine masrûf olsun Sûretin kıymeti yoktur aslâ Nazarın sîrete mâtuf olsun. (Yılların İzi)
  • "Hak ezilirken sükut etmek, şeytana ümmet olmaktır.." (Din ve Cemiyet)
  • "Kadere iman, kısmete rıza..." (Din ve Cemiyet)
  • "Evlenen bir kimsenin düşüneceği ilk şey, kadına müstakil ev kurmaktır. Ev kadına aittir. Onu koruyacak ilk ocak, kocasının kendisine temin ettiği evdir.." (Din ve Cemiyet)
  • Kıt'a Simsiyah tohmu ekersin, gelişir ak pak olur Emer esrârını arzın ve yeşil yaprak olur Reng ü bûlarla İrem Bağı'na benzer de cihân Âkıbet cümlesi tekrar bir avuç toprak olur (Yılların İzi)
  • "..Herkes niyetinin karşılığını alır.." (Din ve Cemiyet)
  • Naz, âşıkın ma’şûka kuvvet vermesidir. (Tasavvuf)
  • Üç haslet vardır ki, kalbe darlık verir.Bunlardan birincisi çok yemek,ikincisi fazla uyku,üçüncüsü de gevezeliktir. (Tasavvuf)
  • Maâlesef halk câmiasında Müslümanlık câmide ve Arafat'ta tecelli etmekte idi; yani câmie ve hacca giden hâlis Müslüman sayılırdı. Halbuki cami ve Arafat'taki Müslüman, birçok vecîbelerinden yalnız ikisini yapan Müslümandır. Acaba o Müslüman işinin başında nasıldı? Mahallede zekât sandığı kurulsa hakikî zekâtını onlardan kaç kişi verecek ve cemiyete yardım edecekti? Müslümanın ölçüsü, insanın hakikat ölçüsü, mâlî vecîbesini yaptığı, sığınanın elinden tuttuğu, her işini doğru yaptığı zaman anlaşılır. (Yılların İzi)
  • Aldırır, gelmek için hak, yerine, Birinin sârını bir diğerine. "Hak, yerine gelmek için, birinin intikamını ötekine aldırır." (Yılların İzi)
  • İnsanoğlu kendini başıboş bırakılıyor sanmasın. Zerre kadar iyilik yapan da, bir o kadar kötü işler işleyen de mutlak karşılığını bulacaktır. (Din ve Cemiyet)
  • "..Dinde her amel niyete bağlıdır. Niyeti ne ise onun karşılığını görür.." (Din ve Cemiyet)
  • "..Allah'ın rızası ibadetin temelini teşkil eder. İbadetlere Allah'ın rızasından gayrı menfaat düşüncesi hakim olursa, ibadet hükümsüz olur.." (Din ve Cemiyet)