Kitap Künyesi
Yazar: George Saunders
Çevirmen: Niran Elçi
Orijinal Adı: The Brief and Frightening Reign of Phil
Yayın Evi: Delidolu Yayınları
İSBN: 9786055060374
Sayfa Sayısı: 80
--reklam--
Phil’in Dehşet Verici Kısa Saltanatı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Saunders’tan modern bir Hayvan Çiftliği hikâyesi
“Küçük ülke olmak bir şeydir, ama İç Horner ülkesi o kadar küçüktü ki, aynı anda yalnızca tek bir İç Hornerlı içine sığabiliyordu ve diğer altı İç Hornerlının, ülkelerinde yaşamak için İç Horner’ı çepeçevre kuşatan Dış Horner’da süklüm püklüm sıralarını beklemeleri gerekiyordu.”
Phil’in Dehşet Verici Kısa Saltanatı, tuhaf yaratıkların yaşadığı iki komşu ülkenin, Phil adlı savaş çığırtkanı bir tiran yönetiminde yaptıklarını konu alıyor. Politik göndermelerle dolu olan hikâye, hem insan doğasındaki açgözlülüğü absürt biçimde veriyor hem de devletlerin iç ve dış politikada sergiledikleri yaklaşımları alaya alıyor.
Dünyanın yaşayan en iyi öykücülerinden sayılan George Saunders’tan ülkeler, sınırlar, gücün sömürüsü ve birlikte yaşamı konu alan sivri ve eğlenceli bir novella.
“Bu bir hiciv mi? Tam olarak değil. Bilim kurgu mu? Sayılabilir. Ama şu var ki, aynı anda karanlık, endişeli, şaşkın ve güldürücü olabiliyor… Saunders’ın tüm diğer zekice ve çılgınca eserleri gibi Phil de hem yaşadığımız dönemle alakalı hem değil.” The Times
--reklam--
Phil’in Dehşet Verici Kısa Saltanatı Alıntıları - Sözleri
- Size tavsiyem, sakın yaşamayın!
- Çünkü ben o zamanlar Gençliğin gözleriyle görüyordum ama şu anda Yaşlılığın gözleriyle görüyorum.
- Onlar çırak. İşlerini nasıl yapacaklarını iyice öğrendikleri zaman para alacaklar.
- Hepinize tavsiyemiz, Keyif alın! Hayat güzelliklerle dolu. Neden savaşasınız ki? Neden nefret besleyesiniz? Keyif almayı öğrenin, o zaman savaşmanız gerekmez, savaşma arzusu duymazsınız! Hayatı sevin, kahveden keyif almayı öğrenin! Bunu yapar mısınız? Deneyeceğinize söz verir misiniz?
- Ne tür bir hiç bu kadar şevkli olabilirdi ve bunca kafa karıştırıcı cümleyi böylesine kendinden emin şekilde söyleyebilirdi ve ne kadar harika, cömert ve anlaşılmamış olmaları konusunda nasıl bu kadar haklı olabilirdi?
- Kahveden keyif almayı öğrenin.
- Gece ilerlerken gökyüzü hâlâ karanlık!
- Doğru düzgün ülkeler küçülmez, dedi Melvin. Ya aynı kalırlar ya da genişlerler.
- ... son zamanlarda ağlamalarım biraz odağını yitirdi. Tam kilom hakkında ağlarken aniden kendimi, bırakacağım mirası düşünüp ağlarken buluyorum. Tam elli sene önce söylemiş olmam gereken bir şey hakkında ağlarken, aniden kendimi pantolonlarım bu kadar hızlı daraldığı için ağlarken buluyorum. Sonra aniden ağlamayı bırakıyorum ve oturup saatler boyunca çocukluğumun geçtiği evi gözümde canlandırıyorum. Hiçbir işi tamamlayamıyorum! Bir ağlama programına ihtiyacım olduğu açık.
- Bu kibir , sizde alışkanlık haline gelmiş.
- Genel olarak bu Vergi nasıl bir tepki doğurdu? Halk, Vergiyi destekliyor mu? Destekliyorsa, o zaman gerçekten de böyle bir kanun çıkardığınızı hatırlıyorum. Diğer yandan, halk Vergiden memnun değilse, o zaman yumruğunuzu masaya indirdiğinizden ve böylesine aptalca bir kanun çıkarmanızı önerdiği için birini kınadığınızdan çok eminim.
- Güzel bir manzarayı seyrederken ya da komik bir şakayı dinlerken, çok uzaklarda bizim yardımımıza ihtiyaç duyanlar olduğunu düşündüğümüzden içimiz eskisi kadar açılmayacak mı?
- If they are as good as us, why do they look so much worse than us?
- Bir Milli Erdemimiz varsa, o da cömert olmamızdır ve bir Milli Kusurumuz varsa, o da aşırı cömert olmamızdır!
- Genel olarak bu vergi nasıl bir tepki doğurdu? Halk, vergi destekliyor mu? Destekliyorsa, o zaman gerçekten de böyle bir kanun çıkardığınızı hatırlıyorum. Diğer yandan, halk vergiden memnun değilse, o zaman yumruğunuzu masaya indirdiğinizden ve böylesine aptalca bir kanun çıkarmanızı önerdiği için birini kınadığınızdan çok eminim.
--reklam--
Phil’in Dehşet Verici Kısa Saltanatı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Güç, gerçekten güç müdür?: Yine şahane bir eser okudum, George Saunders'in muhteşem kalemine hayran kaldım. Lafı fazla uzatmadan incelemeye geçiyorum, sizlere de keyifli okumalar diliyorum. Phil'in Dehşet Verici Kısa Saltanatı, mizahi üslupla yazılmış olan yarı siyasi, yarı politik bir mini novella. Bu eser bana Aziz Nesin'in eserlerini anımsatmadı desem yalan olur, tam Aziz Nesin'in keskin mizahi üslubu yer almış diyebilirim :) Olaylarımız İç Horner ve Dış Horner adı verilen iki gezegende geçiyor. İç Horner gittikçe küçülen ve yaşayanların sığamadığı bir gezegen iken, Dış Horner bağımsız ve refah açısından rahat bir gezegen konumunda yer alıyor. Günler geçtikçe İç Horner gezegeni küçülüyor ve içinde yaşayanlar düşerek, istemsiz olarak Dış Horner bölgesini istila ediyor. Bunlara da istilacı diyorlar ve arkasından da o bölgede bulundukları için bölge vergisine mahkum ediliyorlar. İç Horner'da yaşayanlar gezegenlerinin küçüldüğünü kanıtlamaya çalışırken, Phil adında Dış Horner'lı bir (vatandaş!) geliyor. Phil, İç Horner gezegeninin küçüldüğünü görüyor ve bunu inkar etmiyor olsa da, bunu umursamayıp işgalcilere en ağır cezaları uygulamayı teklif ediyor. Çevresinde bulunanlar da onay verince, bu cezalar uygulanmaya başlıyor. Zaman geçtikçe Phil'e olan saygı ve sadakat Dış Horner'lılar tarafında artışa geçiyor, böylece Phil başkan gibi sözüne itaat edilen biri haline geliyor. Bu yükseliş hem başkanın sonu, hem de İç Horner'lıların sonu demek oluyordu. Phil öncelikle oybirliğiyle başkan seçiliyor, ardından da bir diktatör gibi gezegeni yönetmeye başlıyor. Gücün ve kazancın vermiş olduğu şehvet içerisinde kaybolan Phil, yapmış olduğu tercihler nedeniyle, çok da ilerlemeden düşüşe geçiyor. İşte burada gücün zararını görmeye başlıyoruz. Buradan sonrasını anlatarak eserin tadını kaçırmak istemiyorum. Konu olarak yorumumu burada noktalıyorum ve hislerime geçiş yapıyorum. Eser içerisinde epey derin mesajlar bulunuyor, bu mesajlar çok güzel noktalara değiniyor. Yaşadığımız coğrafyada bile aslında her gün eser içerisinde yaşanan şeyleri yaşadığımızı fark ediyoruz. Bunu sorgulayabiliyor olmak güzel olsa da, gerçekte var olduğunu bilmek çok üzücü. Sürekli söylemiş olduğum gibi, epey derin olan ama kolayca akıp giden bir eserdi. Herkesin bu eseri okumasını ve de üzerine düşünüp bazı şeyleri sorgulamasını tavsiye ediyorum. 10 üzerinden 9 puan alıyor Phil'in Dehşet Verici Kısa Saltanatı veeee sizlere bu incelemeyi bırakıp veda ediyorum. (Berkant)
Phil’in Dehşet Verici Kısa Saltanatı: Genel olarak güzeldi. Kitabı okurken Orwell ile Kafka’yı birlikte okuyor gibi hissediyorsunuz. Sadece bunun için bile okunmalı. Eskisi kadar güzel yazarların olacağına inancınız artıyor. Orwell’ın Hayvan Çiftliği’ndeki gibi bir kurgu var ama asla onun kadar iyi değil. Ayrıca hiçbir şey açık açık söylenmemiş, göndermeler güzel. Sizin fark edip çıkarım yapmanızı sağlıyor böyle olması. Kafka kadar distopik değil, hüzün vermiyor okuduklarınız ama Dönüşüm’deki gibi fantastik şeylerle karşılaşıyorsunuz: karakterlerin vücut şekilleri, beyinlerini kullanma şekilleri vb. gibi. Yorumlarda genelde komik olmasından bahsedilmiş ama bana komik gelmedi genel olarak. Kitabın dili fena değil, güzel cümleler de var ama iki kez okumanızı sağlayacak kadar değil. Bir de hikaye tamam ama kitapta hiç bölüm yok bu yüzden ara verme hissinizi ortadan kaldırıyor bu durum. Bu da bir okur olarak hiç hoşuma gitmedi. Karakterler derinlemesine işlenmediğinden, ara vermeden okurken çok da zevk almıyorsunuz. Bu sebepler kitabı akıcı olmaktan baya uzaklaştırıyor. Kapağının da çok daha güzel olabiceğini söylemeden geçemeyeceğim. (Çilem Güçlü)
Deli Dolu Kitap’tan çıkan bu uzun öyküyü ilk kez 2 gün önce duydum ve ilgimi çektiği için hemen bir tane edinip okudum. Okuması oldukça keyifli bir kitap. George Saunders ile de tanışma kitabım oldu. Kendisi 2013’te Time dergisi tarafından oluşturulan “Dünyadaki En Etkili 100 Kişi” listesine girmiş. İçeriğe değinecek olursak Hayvan Çiftliği’nin gidişatına oldukça benziyor fakat olgular ve öykünün yapısı daha farklı. İç Horner isimli “küçük” bir ülke ve ona nazaran daha büyük bir Dış Horner ülkesinin sakinleri olarak yaşayan enteresan varlıkların masalvari bir biçimde yaşayışlarını görüyoruz. İç Horner ülkesi o kadar küçüktür ki aynı anda sadece bir İç Hornerlı içine sığmaktadır ve öyküye de adını veren bir Dış Hornerlı olan Phil, baskıcı bir biçimde olaya müdahale etmeye çalışacaktır. Kabul görülen insani değerler karşısında baskın bir zekanın algı yönetimi yaparak nelere sebebiyet verebileceğini okudum. Bir kahve içimlik sürede bitirebileceğiniz bir eser. Herkese iyi okumalar diliyorum. (Elif Özsoy)
--reklam--
Phil’in Dehşet Verici Kısa Saltanatı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
George Saunders - Phil’in Dehşet Verici Kısa Saltanatı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Phil’in Dehşet Verici Kısa Saltanatı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı George Saunders Kimdir?
George Saunders, CivilWarland in Bad Decline adlı öykü kitabıyla 1996 PEN/Hemingway Ödülünü almıştır. The New Yorker, Harper's ve Story dergilerinde yayınlanan eserleri iki kez 'Ulusal Dergi Ödülü' almış, üç kez de 'O. Henry Ödülleri' koleksiyonuna dahil edilmiştir. Yazar, şu an Syracuse Üniversitesi'nde yaratıcı yazarlık alanında ders vermektedir.
--reklam--
George Saunders Kitapları - Eserleri
- Phil’in Dehşet Verici Kısa Saltanatı
- Arafta
- İkna Ulusu
- Pastoralya
- Aralığın Onu
- Tilki 8
- Frip'in Aşırı Israrcı Pırtlakları
- İç Savaş Diyarı Feci Düşüşte
--reklam--
George Saunders Alıntıları - Sözleri
- İnsanların yapabildii diyer harika şeyleri gördüm, meselaa çimenleri kısacık yapmak gibi, yuvalarının içinde çiçek büyütebilmek gibi. Ve kafamın içinde şey dedim: Yaratıcı, en becerikli yaratıklardan oluşmuş bi Sürüyü neden aynı zamanda en kötü kalpli yaptı? (Tilki 8)
- . Neden dans ediyordu ? Sebep yok. Sadece hayatta, sanırım. ... (Aralığın Onu)
- ürünün uzun vadeli dayanıklılığı arkasında durmuyoruz, arkasından koşuyoruz; çünkü şansımızı denemenin nesi yanlış, o şans boynuzlu toynaklı olsa da olabileceğinin en iyisi olman için seni destekleyen on bin kişinin bağıra çağıra tezahürat yaptığı yerde senle en kötü korkun baş başa kalıyorsun. (İkna Ulusu)
- Buradaki bizler yol değiştirmek için çok geç kaldık. Her şey bitti. Gölgelerden ibaretiz, maddeden sıyrılmış hakkımızda verilen yargı o önceki (maddesel) âlemde yaptıklarımızla (veya yapmadıklarımızla) ilgili olduğundan, telafi etmek elimizde değil. Oradaki işimiz bitti; yalnızca bedel ödemeyi bekliyoruz. (Arafta)
- Bir Milli Erdemimiz varsa, o da cömert olmamızdır ve bir Milli Kusurumuz varsa, o da aşırı cömert olmamızdır! (Phil’in Dehşet Verici Kısa Saltanatı)
- Vaktiyle öylesine iyiliksever görünen dünyada, bu kadar zalim bir olayın gerçekleşmesi insanı yıldırım çarpmışa çeviriyor. (Arafta)
- "Bu zamanlarda, bu tuhaf zamanlarda," dedi, birinin bencilce ve iğrenç olmayan bir şey yaptığını görmek, bir nefes taze hava gibi ; güzel, taze ve temiz hava gibi. (İç Savaş Diyarı Feci Düşüşte)
- Dünyanın hüzünle dolu olduğu gerçeğini kavramıştı; herkesin hüzün yükü altında yaşadığını; her şeyin hüzün olduğunu; bu dünyada hangi yolu seçerse seçsin herkesin acı çektiğini (kimsenin tamamen mutlu olmadığını, herkesin incitilmiş, ihmal edilmiş, göz ardı edilmiş, yanlış anlaşılmış olduğunu) hatırlamaya çalışması gerektiğini ve dolayısıyla insanın temas halinde olduğu kişilerin yükünü hafifletmek için elinden geleni yapması gerektiğini; mevcut hüznünün ona özgü bir durum olmadığını, aksine her zaman onlarca kişi tarafından hissedildiğini, bu yüzden uzatılmaması ve abartılmaması gerektiğini, çünkü bu durumdayken kimseye bir faydası olamayacağını ve bu dünyadaki konumu, insanlara büyük fayda sağlayacağından ya da zarar vereceğimden, elinden geliyorsa hüzünlü kalmanın doğru olmayacağını kavramıştı. (Arafta)
- geçen hafta sonu müdürüm bay ted ames uğradı (süper biridir, bana gerçekten büyük destek oldu, bu mektubun size en ufak yardımı olduysa lütfen ona da bildirin) ve cidden gülmekten karnımıza ağrılar girdi. billy, KNB2100’ün, “SÜRTÜNME OLAĞAN VE FAYDALI BİR ISI KAYNAĞIDIR!” diye bağırmasını sağlamak için yüzünü hızla halıya sürtmeye başlayınca bay ames, küçük yeşil defterine takdir dolu notlar çiziktirmeye başladı. (İkna Ulusu)
- Bu kibir , sizde alışkanlık haline gelmiş. (Phil’in Dehşet Verici Kısa Saltanatı)
- “Her zaman böyle hissederek yaşayabilseydik keşke , diye düşünüyordum,hayatın bir gün sona ereceğini bilerek yaşayabilseydik. İşin numarası bu .” (Aralığın Onu)
- itiraf etmem lazım bir parça kuşku duyuyordum; çünkü carolyn hayatı ne kadar güzel olursa olsun asla mutlu olmayacak, tatminsiz bir kıza benziyordu gittikçe. (İkna Ulusu)
- Ne yoz bir evren bu; iyi başlayıp sürekli kötüye giden şeylerin ne kusursuz bir örneği... (İç Savaş Diyarı Feci Düşüşte)
- "Pek çok insanın aynı şeyi yüksek sesle, tekrar tekrar söylemesi, o şeyin doğru olduğu anlamına gelmez." (Frip'in Aşırı Israrcı Pırtlakları)
- benim dedem devamlı bacaklarımın kalın olduğunu söyleyerek sataşırdı bana. öyle ki, banyo yaparken hâlâ dedem hakkında hiç de hoş olmayan şeyler düşünürüm. insanın dedesi tarafından kınanmasının nasıl bir duygu olduğunu bilirim, bu yüzden her iki seferinde de dua ettim: sevgili tanrım, bu çocuk neyse o. ne olursa olsun onu sevmeme izin ver. eğer eşcinsel bir çocuksa, tanrı onu kutsasın; eğer eşcinsel değilse ve yalnızca ninesinin peruğunu takıp, köpeğe “edelweiss” şarkısını söylemekten hoşlanıyorsa, öyle olsun; ama her durumda, ne olur, onu sevdiğimi ve kabul ettiğimi her hareketimle anlatabileyim ona. (İkna Ulusu)
- . Hayatımda en çok pişman olduğum şey, nezaketin başarısızlıklarıdır. Karşımda başka bir insanın olduğu, acı çektiği ve yanıt verdiğim o anlar… Mantıklı bir şekilde, ihtiyatlı ve hafifçe... ... (Aralığın Onu)
- "Evet," dedi baba gözyaşları içinde, dua etmeyi bitirdikleri zaman."Sevgi varsa her zaman umut da vardır. Umut varsa her zaman şifa da vardır. Evet. Evet." (İç Savaş Diyarı Feci Düşüşte)
- Genel olarak bu vergi nasıl bir tepki doğurdu? Halk, vergi destekliyor mu? Destekliyorsa, o zaman gerçekten de böyle bir kanun çıkardığınızı hatırlıyorum. Diğer yandan, halk vergiden memnun değilse, o zaman yumruğunuzu masaya indirdiğinizden ve böylesine aptalca bir kanun çıkarmanızı önerdiği için birini kınadığınızdan çok eminim. (Phil’in Dehşet Verici Kısa Saltanatı)
- Kafanızın karışmasından korkmayın. Her daim kafası karışık olmaya çalışın. Her şey mümkündür. Sonsuza dek açık olun, o kadar açık olun ki, canınızı yaksın ve sonra biraz daha açılın, ta ki öldüğünüz gün e kadar, durmaksızın, amin. (Aralığın Onu)
- "ah, benim küçük erkeğim,” dedi, “seni çok seviyorum, bu yüzden yapabileceğim en zor şeyi yaptım, yani senden ayrıldım, tatlım. olağanüstü zekânı o en kutsal şeyi yapmak için yani başka insanlara yardım etmek için kullanabilesin diye. olduğun yerde kal, dikkatinin dağılmasına izin verme, mutlu ve üretken bir hayat yaşa, o zaman ben de mutlu olurum.” (İkna Ulusu)
Yorumlar
0 yorum